{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/486 Esas <br>KARAR NO: 2024/973<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2020<br>NUMARASI: 2020/636 Esas, 2020/860 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin, her türlü teknik,  usul ve araçlarla, yurt içine ve yurt dışına radyo ve televizyon yayınlarının yapılması, radyo ve televizyon programcılık hizmetleriyle iştigal edilmesi amacıyla  kurulan ... Logolu televizyon kanalının yayın haklarına sahip saygın bir medya kuruluşu olduğunu,  davalı şirketin ise ... isimli program yapımcısı olduğunu, taraflar arasında imzalanan 06.01.2011 tarihli sözleşme ve 19.06.2015 tarihli ek protokol uyarınca davalı tarafın kendisinin hazırladığı ... isimli programını müvekkili şirkete ait TV kanalında yayınlanması karşılığında her bölüm için 4.000 TL +KDV ödemeyi kabul ettiğini,  daha sonraki yıllarda artırıldığını, müvekkili şirketin sözleşmeyi feshettiğini, müvekkili şirketin ödeme yapılmayan bölüm yayın bedellerinin tahsili amacı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını,  takibe karşı haksız yere itiraz edildiğini iddia ederek, takibe yapılan İtirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı, davaya karşı beyanda bulunmamıştır.Davacı vekili,11.11.2019 tarihli ön inceleme duruşma zaptına geçen beyanı \"...dava açıldıktan sonra 65.091,00 TL ödeme yapılmıştır. Ödeme dekontlarını dosyaya sunacağız, vekalet ve yargılama gideri talebimiz mevcuttur.\" şeklindedir. Davacı vekili, 11.11.2019 tarihli dilekçe ile davalı tarafın,  dava tarihinden sonra 14.06.2016 tarihinde 28.757,90 TL ve 17.10.2019 tarihinde 36.243,01 TL olmak üzere toplam 65.000,91 TL bedeli davacı şirket hesabına ödediğini, dava tarihinden sonra borca mahsuben yapılan ödemelerin itirazın haksız olduğunun delili olduğunu, dava harcı, masraf, inkar tazminatı ve vekalet ücreti alacaklarına dair davaya devam ettiklerini belirterek, dekont örneklerini dosyaya ibraz etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafından, dava açıldıktan sonra dosya borcunun ödendiği beyan edildiği dikkate alınarak davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve davada tarafların haklılık durumları dikkate alınarak yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına dair hüküm tesis edilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; icra ve inkar tazminatı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, kararın hatalı olduğunu, alacak likit olduğundan icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ilam vekalet ücreti hesaplamasının yanlış yapılarak Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleriyle belirlenen ilam vekalet ücretinin yarısına hükmedildiğini, tarife hükümlerine göre lehe tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak kararı istinaf etmiştir.<br>DAİREMİZİN 05/11/2020 T. 2020/513 E. 2020/1955 K. SAYILI  İLAMI Mahkemece, öncelikle,  dava konusu icra takip dosyasının tamamının, özellikle ödeme emri tebligatının ve itiraz dilekçesinin dosyaya celbi ve incelenmesi aşamasından sonra, davacının icra inkar tazminatı yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yasanın emredici hükmüne aykırı olarak bu konuda karar verilmemiş olması yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Hükmün düzeltilmesi,  mahkemece bu konuda hiçbir karar verilmemiş olması ve bu konuya dair belgelerin tam olarak celp edilmemiş olması HMK 341. maddeye uygun düşmeyeceğinden davacı vekilinin diğer istinaf nedenleri şimdilik incelenmeden İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/268 Esas, 2019/901 Karar ve 18.11.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>KALDIRMA İLAMI SONRASINDA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARITaraflar arasında akdedilen 06/01/2011 tarihli sözleşme ve 19/06/2015 tarihli ek protokol uyarınca davalı tarafın ... isimli programın davacıya ait Atv Avrupa isimli televizyon kanalında yayınlanması karşılığında her bölüm için 4.000 TL+KDV ödenmesi konusunda anlaştıkları, taraflar arasında 01/01/2018 tarihi itibarı ile mail ortamında bölüm başı ücretin 6.000 TL+KDV olması hususunda anlaşıldığı, davalının bu artışa uygun olarak kesilen faturaları herhangi bir itiraz olmaksızın ödediği, sözleşmenin 16. maddesi hükmüne dayalı olarak davacının sözleşmeyi 01/01/2019 tarihinden itibaren feshettiği, davalı tarafın fesih bildiriminin yapıldığı tarihten yayının sonlandırılacağının bildirildiği tarihe kadar olan faturaları ödemediği, bunun üzerine davacının toplam 64.160,91 TL olan alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça takip başlatıldıktan ve işbu itirazın iptali davası açıldıktan sonra 14/06/2019 tarihinde 28.757, 90 TL ve 17/10/2019 tarihinde 36.243,01 TL olmak üzere toplam 65.000,91 TL ödeme yapılmakla takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların ancak infaz müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınabileceği, bu bağlamda icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle alacaklı olan davacının davasının kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra  dosyasında yapılan icra takibine davalının itirazının iptaline, takibin 64.160,91-TL asıl alacak üzerinden devamına, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 19,50 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, dava tarihinden sonra yapılmış bulunan 14/06/2019 tarihli 28.757,90-TL ve 17/10/2019 tarihli 36.243,01-TL'lik ödeme olmak üzere toplam 65.000,91-TL'lik ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek alacak bedeli olan (harçlandırılan) 64.160,91-TL'nin % 20'si oranında olmak üzere 12.832,18-TL aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Davacıya program başına paranın ödendiğini, yayınlanan ve yayınlanmayan programların olduğunu, aynı zamanda yıllık ödenecek bedellerin değiştiğini, bu nedenlerle alacak miktarının taraflar arasında çekişmeli olması nedeniyle takibe itiraz edildiğini savunmuştur. Dava aşamasında çekişmeli alacak konusunda tarafların anlaşması nedeniyle ödemenin yapıldığını, alacağın çekişmeli, yargılamaya muhtaç ve belirsiz olması nedenleriyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılarak karar verilmesine yer olmadığına, davacının icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, yayın bedelinden kaynaklanan faturalar nedeniyle alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki sözleşme, protokol ve yayın bedeli faturaları nedeniyle takip konusu toplam 64.160,91 TL asıl alacağın tahsili amacı ile davacı tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 05.03.2019 tarihinde icra takibine başlanıldığı, takibe itiraz üzerine davacının 10.05.2019 tarihinde harca esas değer 64.160,91 TL üzerinden dava açtığı, dosyaya sunulan banka dekont örneklerine göre davalı tarafından 14.06.2019 tarihinde 28.757,90 TL ve 17.10.2019 tarihinde 36.243,01 TL ödemelerin yapıldığı konularında bir uyuşmazlık yoktur. Davalı tarafça ödeme emrine itiraz dilekçesinde, alacağın çekişmeli olduğuna dair bir itiraz bulunmamaktadır. Yine itiraz dilekçesinde, davacı tarafça yapılan feshin haksız olduğuna dair bir beyan bulunmadığı gibi herhangi bir belge de dosyaya sunulmamıştır. Açılan davaya davalı tarafça cevap verilmediğinden davalı münkir durumundadır. Davalı tarafça, davacı tarafından düzenlenen faturalara süresi içerisinde itiraz edilmemiştir. Ayrıca davalı tarafça dava tarihinden sonra çekince konulmaksızın ödeme yapılmıştır. Tüm bu nedenlerle faturaya ve davaya konu alacak likid ve belirlenebilir olduğundan yerel mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan davalının bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından kaldırma ilamı öncesinde verilen kararda, AAUT m. 6/1 gereğince davacı lehine vekalet ücretinin yarısına hükmedilmiştir. Bu karar davacı vekili tarafından ilk karar sonrası istinaf edilmiştir. Ancak kaldırma kararındaki gerekçelerle bu hususa kaldırma ilamında değinilmemiştir. Kaldırma kararı sonrasında ise mahkemece tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu karar bu kez davalı tarafça istinaf sebebi yapılmıştır.Davalı tarafça en son 17.10.2019 tarihinde ödeme yapılmıştır. Ön inceleme duruşmasına davalı taraf iştirak etmemiştir. Ön inceleme duruşması bitirilerek tahkikat aşamasına geçilmiştir. Ara  kararla davacı vekiline ödeme dekontlarını sunmak üzere süre verilmiştir. Daha sonra 2. celsede davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı vekilinin 12/11/2019 tarihli dilekçesi; \"11.11.2019 tarihli celsede verilen ara karar ile ödeme dekontlarını sunmak üzere tarafımıza kesin süre verilmiş olmakla süresi dahilinde ara karar gereğini yerine getiriyoruz. Davalı taraf, dava tarihinden sonra olmak üzere 14.06.2019 tarihinde 28.757,90 TL, 17.10.2019 tarihinde de 36.243,01 TL müvekkil şirket hesabına ödeme yapmıştır. (Toplam: 65.000,91 TL) Dava tarihinden sonra borca mahsuben yapılan kısmi ödemeler, vaki itirazın haksız olduğunun delilidir. Davalı taraftan icra harç, icra masraf vekalet ücreti alacaklarımız ile iş bu davanın açılmasına da sebebiyet verildiğinden dava harç, masraf, inkar tazminatı ve dava vekalet ücreti alacaklarımıza ilişkin davaya devam ediyoruz. Bu alacaklarla ilgili tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla ödeme dekontları işbu dilekçemiz ekinde sayın mahkemenizin dikkatine sunulmuştur.\" şeklindedir. HMK'nın 331/1. maddesi; \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder.\" şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bu beyan dilekçesi ile asıl alacağın ödendiği davacı tarafından kabul edilmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlığın icra vekalet ücreti ile icra yargılama giderleri yönünden devam ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından kaldırma kararından sonra verilen kararda, davacının talebini aşar şekilde hatalı olarak davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili sunduğu beyan dilekçesi ile asıl alacağın ödendiğini kabul ettiğinden asıl alacak talebi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından asıl alacak yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Uyuşmazlık, icra vekalet ücreti ile icra yargılama giderleri yönünden devam ettiğinden davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında icra takibine davalının itirazının iptaline, takibin icra vekalet ücreti ile icra yargılama giderleri üzerinden devamına, dava tarihinden sonra yapılan 840,00-TL fazla ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, 64.160,91 TL asıl alacağın %20 si oranındaki 12.832,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Konusuz kalan asıl alacak miktarı yönünden davacının dava tarihinde haklı olduğu gözetildiğinde ve davacı vekilinin yukarıda yer verilen beyanı kapsamında uyuşmalığın icra vekalet ücreti ile icra yargılama giderleri yönünden devam ettiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesi tarafından davacı lehine tam vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi yerinde olduğundan davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/636 Esas, 2020/860 Karar sayılı ve 25/12/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Asıl alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b)Davacının, icra vekalet ücreti ile icra yargılama giderleri yönünden; davasının KABULÜ ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin icra vekalet ücreti ile icra yargılama giderleri yönünden devamına, c) Dava tarihinden sonra yapılan 840,00-TL fazla ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına,  d)Asıl alacak miktarı olan 64.160,91 TL bedelin %20'si oranındaki 12.832,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e) Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 4.382,83 TL karar ve ilam harcından peşin alınan  774,91 TL ve icra veznesine yatan 320,80 TL olmak üzere toplam 1.095,71 harcın mahsubu ile bakiye 3.287,12  TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,f)Davacı tarafından karşılanan 44,40 TL başvurma harcı, 774,91 TL peşin harç ile 128,63 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 947,94 TL'nin  davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,g)Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,ğ)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, h)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi  ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle HAZİNE ADINA GELİR KAYDINA, İstinaf Başvurusu Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.095,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 668,10  TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından yapılan 23,50 TL istinaf yargılama gideri ile 589,70 TL istinaf başvurma ve karar harçları olmak üzere toplam 612,60 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,  5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19.09.2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"152133e0ce2af3a9","SID":"db6f8253a1640a2a"}}