{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/584 Esas<br>KARAR NO: 2024/1413<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2023<br>NUMARASI: 2022/334 Esas, 2023/45 Karar<br>DAVANIN KONUSU:  Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dilekçesinde özetle;  müvekkillerinin takibe konu çek yönünden hiçbir sorumlulukları olmadığını, limited şirkette ortakların borçlardan sorumlu olmadığını, müvekkillerinden ...'nın  dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'deki hisselerini diğer müvekkili ...'ya devrettiğini ve ...'nın şirketin tek hissedarı ve tasfiye memuru olduğunu, çeki şirket adına imzaladığını, zamanaşımına uğramış bir çek olduğunu, davalı tarafça 31/12/2012 keşide tarihli, 12.000,00 TL bedelli çekten dolayı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek müvekkillerinin söz konusu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve müvekkilleri aleyhine başlatılan  takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkiline  çek, savcılık kasasından iade alındığı takdirde bankaya teslim ederek ödeneceğinin şifahen iletildiğini, sonrasında ise şirketin tasfiye sürecine girdiğini belirterek ödemeyi kendilerinin yapacağını bildirdiklerini, şirketin mevcut mal varlıklarının davacılar üzerine aktarıldığını, tahliye edildiğini, şirketin gayrifaal hale geldiğini, Vergi Dairesinden ve ilgili kurumlardan yoklama fişleri ve sair evrakların celbi halinde ve yapılacak diğer incelemeler neticesinde tüzel kişilik perdesinin aralanması sonrasında mevcut malvarlıklarının davacılara aktarıldığı ve bu surette şirketin içinin boşaltıldığının görüleceğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"1-Davanın kabulü ile davacıların Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, 2-İİK 72/5 uyarınca asıl alacağın %20'sine tekabül eden 2.400,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Tanık dinlenmesine ilişkin ara karardan rücu edilmesinin hatalı olduğunu,  Delil başlangıcı niteliğinde evraklar olduğunu, tanık dinlenebileceğini, Bununla birlikte tüzel kişilik perdesinin aralanması yönünde talepleri olduğunu tanık dinlenebileceğini, adil yargılanma hakkımızı ihlal edildiğini, Çek aslı savcılık kasasında bulunduğundan kambiyo takibine konu edilemediğini, çekte taraf olan şirket ... San. Ltd. Şti.'in Hali hazırda tasfiye halinde olup tasfiye memurunun davacı ... olduğunu, İcra müdürlüğü dosyasına konu çekin vadesi geldiğinde davacı taraflarca çekin savcılık kasasından iade alındığı takdirde bankaya teslim edilmesi suretiyle ödeneceği müvekkiline şifahen  iletildiğini,  ilk başta müvekkil tarafından kabul edilmişse de,  davacılar tarafından müvekkile \"şirketin tasfiye edileceği, bu sebeple borcu şirket adına kendilerinin ödeyeceği, zaten çeki bankaya iade etmeden ve şirket borçlarını bitirmeden tasfiyenin gerçekleşmesine imkan olmayacağı ve ayrıca tasfiye memurunun da ... olması sebebiyle kendisine de rücu edilebileceği\" beyan edildiğini, Davacıların borcu üstlenmesi sonrasında geçen sürede de çek keşidecisi ...'in fiili olarak tüm malvarlıkları davacıların üzerine geçirildiğini, şirketin tebligat adresinin tahliye edildiğini, gayri faal hale getirildiğini, Vergi dairesinden ve ilgili kurumlardan yoklama fişlerinin ve sair evrakların celbi halinde ve yapılacak diğer incelemelerde tüzel kişilik perdesinin aralanması sonrasında mevcut malvarlıklarının davacılar üzerine aktarıldığı ve bu surette şirketinin içinin boşaltıldığı görüleceğini, bu yöndeki savunma hiç değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, Kötüniyet tazminatının koşullarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlığa konu icra dosyasında; takip sebebi olarak 12.000TL bedelli çeke dayanılmış olup davacıların çekte şahsi sorumluluğunu gerektirecek imzaları bulunmamaktadır. Davalı yanca, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin savunma yönünden dosyaya somut delil sunulmamıştır. Davalı yanın delil listesi, mevcut dosya durumuna göre; mahkemece tanık dinlenilmemesi yahut kurumlara yazı yazılmaması eksik inceleme oluşturmayacaktır. Neticeten ilk derece mahkemesinin menfi tespit talebinin kabulü kararı yerindedir. Davalı kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; davacı ...'nın çek tarihinden önce, şirketteki hissesini devrettiği ve devrin ilan edildiği, keşideci şirketin tasfiyesi ile birlikte şirketin tasfiye memurunun davacı ... olduğuna ilişkin işlemlerin de icra takibinden çok önceki tarihte ilan edildiği dikkate alındığında bu durumda davacıların zamanaşımına uğramış çekte şahsi imzaları da mevcut değilken aleyhlerine takip başlatılması nedeni ile mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,  2-Alınması gereken 2.014,46TL harçtan, peşin alınan 503,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 1510,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c812bc14e0503497","SID":"e963c62cdcfadc18"}}