{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/182 Esas<br>KARAR NO: 2024/1437<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2022<br>NUMARASI: 2020/688 Esas, 2022/917 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 07/10/2020<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davacı hakkında18/11/2017 vadeli ve 100.000-TL bedelli bonoya dayalı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo takibi yapıldığını, icra hukuk mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin reddine ve borca itirazın süre yönünden reddine karar verildiğini, takibe konu senet üzerinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, dosyasından davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve müvekkil hakkındaki icra takibinin iptaline, haksız ve kötü niyetli takip nedeni ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap  dilekçesinde özetle; davacı vekilinin de eski ortaklarından olduğu ve senette ciranta olan... Dış Ticaret Ltd.Şti. yetkilisi sıfatını haizmiş gibi davacı tarafından atıldığını, davacının eşi dava dışı ... ile beraber bu senedin düzenlendiğini, senedin bedelsiz olduğu, borcun itfa veya ihmal edildiğini yalnız resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebileceğini, borçlunun dava dilekçesi ekinde ve delil listesinde İİK.md 169 uyarınca bir belge bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporlarında senet aslında ... adına atfen atılmış olan borçlu imzalarının davacının eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu senetteki imza davacıya ait olmadığından, davacının senet metninden anlaşılan bu iddiasını herkese karşı da ileri sürebileceği, davacının bu senetten  dolayı sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, davalı lehtar cirantadan sonra hamil olduğundan, imzanın sahte olup olmadığını bildiği söylenemeyeceğinden kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kabulü ile davacının davaya konu takip dayanağı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf  dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu raporunda yazılı izahat yapılmışsa da görsel olarak izahat yapılmadığını, bu durumun ATK raporunu denetime elverişsiz hale getirdiğini,  denetime elverişsiz raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, senet üzerindeki imza ile mukayese edilen imza tarihleri birbirlerinden oldukça uzak olduğunu, yazıya ilişkin inceleme için ATK'nın istediği hususların yerine getirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporlarında davaya konu bonodaki davacıya atfedilen avalist imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, emsal imzalar arasında bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın (20/07/2017 tarihli) emsal imzanın da bulunduğu, atfedilen imzanın davacıya ait olmaması karşısında yazı incelemesinin hukuk yargılamasına bir bir etkisinin olmayacağı anlaşılmakla,  davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 6.831,00- TL nispi harçtan, peşin alınan 1.708,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,00- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56e49c34cb7d1183","SID":"4ee7d0af03e64fe8"}}