{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/166 Esas<br>KARAR NO:2024/1431<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/11/2022<br>NUMARASI: 2021/373 Esas, 2022/697 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/214 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz ederek dava açtıklarını, işbu dosyada alınan bilirkişi raporunda söz konusu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, bononun müvekkili tarafından ciro ve imza edilmediğini, müvekkili adına yapılan ciro işleminin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını beyanla ...Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :Davalı vekili cevap  dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, takip konusu çeki bir diğer ciranta ... ciro yolu ile teslim aldığını, müvekkilinin diğer cirantalarının imzalarının sıhhatini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, borçlunun müvekkilinin alacağına kavuşmasını geciktirmek ve zarara uğratmak amacı ile kötü niyetli hareket ettiğini borçlunun tek amacının müvekkili tarafından yapılacak olan haciz işlemlerine engel olmaya çalıştığını ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 09/06/2022 tarihli raporunda, inceleme konusu çek arka yüzde 1.cirantada  atfedilen imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, mutlak def'i olan sahtelik def'inin iyi niyetli olsa dâhi hamile karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, ... esas sayılı takip dosyasına dayanak ... Şubesine ait .. numaralı,30/06/2012 keşide tarihli 9.500,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine lehtar imzasının davacıya ait olmadığının davalı tarafça bilinemeyeceğinden  şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf  dilekçesinde; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek, iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkilinin diğer cirantaların imzalarının sıhhatini araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, borçlunun avukatı ile danışıklı olarak kendi aleyhine icra takibi yaptırarak yalnızca maaş haczi yaptığını, aradan geçen 9 yıldan sonra menfi tespit davası açıldığını, bu sürede kendisine ait olmayan imzaya karşı koymadığını, eksik inceleme ile yasaya aykırı karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ATK'dan alınan raporda, davaya konu çekteki atfedilen imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, mutlak def'i olan sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, hükme elvrişl ATK raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Alınması gereken 622,50 TL harçtan, peşin alınan 74,91 nispi+80,70 TL maktu olmak üzere toplam 155,61- TL  harcın mahsubu ile bakiye  466,89-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5051629b89989d74","SID":"b454957de86ec386"}}