{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/117 Esas<br>KARAR NO:2024/1424 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/01/2022<br>NUMARASI:2019/326 E.  -  2022/13 K.<br>DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili firmanın 1993 yılından beri müşterilerine hizmet vermeye devam eden, duvar kaplama ve tavan paneli ürünleri alanında Türkiye'nin en değerli markalarından biri olduğunu, davalı ...'un ... nezdinde .. numaralı tescilli endüstriyel tasarım ürünlerinin davalının tescil tarihinden önce dünyanın birçok yerinde kamuya sunulduğunu ve ticari faaliyete konu edildiğini, davalı tarafın tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını bildiği halde, kötü niyetli bir şekilde haksız bir tescil hakkı elde ettiğini, davalının tescil tarihinden önce birçok yerli ve yabancı firma tarafından tescilli tasarımların kullanıldığını bilmesine rağmen, dava konusu tasarımları kötü niyetle adlarına tescil ettirerek, piyasayı tek başına belirleme, müşteriyi sadece kendisinden <br>alışveriş yapmaya zorlama, rakip firmaları yıldırma kastıyla hareket ettiğini, davalının bu tasarımların yeni olduğunu bilmemesini ispatlaması halinde dahi, ilgili tasarımların yenilik unsurunu taşımaması nedeniyle, yeni ve ayırt edici olmadığından hükümsüz kılınması gerektiğini,  ...adresinde ...üzerinden yapılan incelemede davalının ... çoklu tescilli  tasarımından ... no'lu tasarımlarla ilgili benzer tasarımların mevcut olduğunun tespit edildiğini,  tescil tarihinden önce ... firmasında kamuya ve satışa sunulduğunu iddia ettikleri ürün görsellerini dosyaya sunduklarını, dava konusu tasarımların anonim nitelikte olduğunu, tescil tarihinden önce de bir çok yerli ve yabancı firma tarafından kullanıldığını, mevzuat gereği tasarımların korunması için en önemli şart olan yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığını iddia ederek, bu hususlar göz önünde bulundurularak bu tasarımların kötü niyetle kullanımlarının önüne geçebilmek ve telafisi mümkün olmayan zararlara neden olunmamak için yargılama sonuna kadar işbu tasarımlardan kaynaklı hakların kullanılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu kararın bir örneğininin ... Kurumu'na müzekkere ile bildirilmesini, her ne kadar sundukları görsellerden de açıkça görülmekte ise de, Mahkemece gerekli görülmesi hainde itirazları doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdi ile dava konusu tasarımların korunması açısından mutlak şartlar olan yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinden yoksun olduğunun bilirkişi marifetiyle de tespitini, neticede ...Kurumu nezdinde tescilli bulunan davalıya ait ....tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve bu tasarımların sicilden terkinini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde mahkeme ilamının Türkiye’de Tirajı en yüksek 3 gazetede yayın ve ilanına, masrafların davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin 2005 yılından itibaren Türkiye ve dünyada dekoratif duvar, tavan, cephe kaplama panellerinin öncü ismi ve yenilikçi markası olarak faaliyet gösterdiğini, 15 yıl içinde 8000'i aşkın projeye çözüm ortaklığında bulunduğunu, yurtdışında 40'dan fazla ülkeye ihracat yaptığını, davacı şirketin davalı şirketin tasarımlarını ve internet sitesini birebir kopyaladığını, aynı zamanda tüketiciyi ve alıcıyı yanıltıcı gerçeğe aykırı beyan ve reklamda bulunduğunu, davacının 2014 yılından itibaren panel sistemleri alanında faaliyet göstermesine rağmen dava dilekçesinde 1993 yılından beri bu alanda faaliyette olduğunu belirterek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, dava konusu ile ilgili müvekkiline ait duvar paneli tasarımlarından bazılarının davacılar arafından birebir kopyalandığını,...isimli siteden ve ... satışa sunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/100701 soruşturma numaralı dosyasından bu konu ile ilgili şikayette bulunulduğunu, bu konunun haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkiline ait ürünlerin satışının ve tanıtımının yapıldığı websitelerinin birebir davacı tarafından taklit edilerek aralarında müvekkile ait kopya tasarımların da bulunduğu ürünlerinin satış ve tanıtımının yapıldığını, ayrıca dava konusu tasarımlarla ilgili davacının bir takım linkler ve taraflarınca okunamayan ekran görüntüleri ile müvekkiline ait tescilli tasarımların tescil tarihinden önce yayınlandığını iddia ediyorsa da, sunulan linklerin ve ekran görüntülerinin müvekkiline ait tasarımların tescil tarihinden önce yayınlandığını ne şekilde ispat edildiğinin anlaşılmadığını, davalıya ait tescilli tasarımların davacının soyut iddiaları haricinde dosyada delil bulunmadığını, davacı tasarımlarının tescil tarihinden önce kamuya sunulmadığını, davalı müvekkiline ait tasarımlara benzer olduğu iddia edilen davacının dosyaya sunmuş olduğu resimlerde yer alan ürünler incelendiğinde, ölçülerinin 24x24 olduğunu, hammaddelerinin metal, montaj tekniğinin yapıştırma, çizgilerinin net ve parlak olduğunu, oysa ki davalıya ait tescilli tasarımlarda her bir plakanın ölçülerinin 120x240 komplike şekilde, ... hammaddeye ait farklı bir üretim süreci içeren, mekanik montaj yöntemi ile montajı yapılan, mukavemet, dayanıklılık ve yangına dayanıklılığı gelişmiş, eski ve  doğal görünümlü tasarımlar olduğunu ve bu nedenle de farklılaştıklarını savunarak, tüm <br>bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.  <br>MAHKEME KARARI:  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13.01.2022 tarihli 2019/326 E. - 2022/13 K. sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı sunulan bilirkişi heyet raporları ve izahı yapılan mevzuat kapsamında kapsamında değerlendirildiğinde; tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 15.01.2016 başvuru tarihli ... – ... numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 15.01.2016 başvuru tarihli ... – ...  numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün görsellerin arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davalı tarafa ait ... – ... -... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 15.01.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu anlaşılmakla davacının başvuru tarihi itibarı ile yenilik ve ayırt ediciliği bulunmadığı tespit olunan denetime elverişli bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda ... – .. nolu tasarımlar yönünden davanın kısmen kabulüne\" karar verildiği görülmüştür.  <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, davacı tarafından sunulan linklerde yer alan tasarımların kesinlikle müvekkilinin tasarımlarının tescilinden önce umuma arz edilmediği gibi, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte bahsi geçen tasarımların, müvekkiline ait tasarımlar ile benzer olmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte, benzer tasarımların yurt dışında kamuya sunulmuş oldukları iddiasının, tasarımların tescil edildiği yer bakımından Türkiye sınırları içinde korunan tasarımlar için davanın konusu olamayacağını, İncelenen linklerin yayın tarihlerinin onaylanmış olmadıklarını, \"...\" sitelerinin zaman damgalayıcısı ile damgalanmadığını, tarihlerinin her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bu linklerin delil niteliğinde olmadıklarını,  Tasarımlar arasında teferruat sayılamayacak boyutta farklılıklar bulunduğunu,Kök rapora yaptıkları itiraz nedeniyle ek rapor alınmışsa da, bu raporun da kök rapor ile birebir aynı olduğunu, ek rapor alınmasına duyulan ihtiyacın karşılanmadığını,Bilirkişilerin yalnızca ürünler üzerindeki desenleri incelediklerini, tasarıma ait diğer özelliklerin incelenmediğini, Davacının tasarımların daha önce kamuya sunuldukları iddiasını ispatlayamadığını, sundukları belgelerin ve web site içeriklerinin tercümelerinin mevcut olmaması nedeniyle HMK'nun 223. Maddesi uyarınca delil niteliğinde olmadıklarını, Bilişim bilirkişisi tarafından bu ürünlerim kamuya sunulma tarihlerinin tespitine dair incelemeyle ilgili hiçbir açıklamaya raporda yer verilmediğini, Müvekkilinin tescilli tasarımlarının bilirkişiler tarafından \"doğrudan\", \"ayrık olarak\" ve \"...\" şekilde kıyaslanmadığını,Ayırt edicilik değerlendirmesi yapılırken ilk olarak, hükümsüzlüğü istenilen müvekkiline ait ... tescil numaralı tasarımların TPMK nezdinde yapılan başvuruda yer alan görseli, açıklamaları ve tarifnamenin tespit edilmesi gerekirken, ek raporda bu hususlara hiç değinilmediğini,Bilgilenmiş kullanıcı üzerinden yaratılan genel izlenimin ise, ürünün kullanım şeklinden yola çıkılarak belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda kıyas yapılan sözde önceki ürünlerin \"kullanım şeklinin\" ne olduğunun tespit dahi edilmediğini,  Davacı tarafından iddia olunan sözde önceki tarihli ürünler ile davaya konu tasarımların doğrudan mukayesesinin mümkün olmaması halinde, mukayesenin sağlıklı ve hukuki bir şekilde yapılabilmesi için her iki tasarım ve ürünün \"her bir özelliğinin ve yarattığı genel izlenimin net biçimde tespitine olanak sağlayan farklı yöntemlerden\" faydalanılması gerektiğini, bilirkişilerin yeterli inceleme yapmadıklarını,Bilirkişi raporlarına esaslı itirazlarının karşılanması için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği halde alınmadığını, Müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının, bilgilenme/bilgilendirilme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiğini, mevcut bilirkişi (kök/ek) raporunun, hakkaniyete, hukuka aykırı, yetersiz ve davayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, buna ilişkin ayrıntılı/gerekçeli itirazlarının ve rapor alınması taleplerinin yerel mahkemeye sunmaları nedeniyle yeni veya ek rapor alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeni atanacak bilirkişi ile inceleme yapılmasına, davanın tümden reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut ... Kurumu kayıtları incelendiğinde; 15/01/2016 başvuru ve tescil tarihli,... tescil numaralı çoklu duvar kaplama paneli (deseni) tasarımının davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan 28/12/2020 tarihli raporda; \"...davacının dosyaya dava ve cevap dilekçesinde sunduğu görseller ve deliller internet üzerinden tarihleri itibariyle bilirkişi heyetince değerlendirildiği, ...-... numaralı tescilli tasarımların başvuru tarihin olan 15.01.2016  tarihinden önce aynı olarak nitelendirilen tasarımların ... ... gibi yabancı menşeli internet sitelerinde firmaların ürünlerini satışa sunduğu tespit edildiğinden, davalının ..., ... tescil numaralı 10 adet tasarımının yenilik niteliğini haiz olmadığı kanaatine varıldığı, ancak davalının ...-...numaralı tasarımına ait yeni olmadığını iddia eden tasarım  görseli tarihsiz olarak sunulmuş olup, yapılan incelemede 2020 tarihinden önce kamuya sunulduğu tespit edilemediğinden, bu tasarımla ilgili yenilik kriterini haiz olmadığı davacı tarafından ispatlanamadığını, yine ...-... numaralı ahşap desenli tasarım ile inceleme konusu görsel tarihsiz olarak sunulduğundan, yenilik kriterini haiz olmadığı davacı tarafından ispatlanamadığını, davada, davalının ...-... numaralı tasarımlarının davalının sunduğu tasarım görselleri ile karşılaştırıldığında, genel izlenimlerinde bir farklılık bulunmaması nedeniyle ayırt edicilik kriteri haiz olmadıkları görüşüne varıldığını,  ancak 2016/00439 -.. numaralı davalı tasarımıyla, davacının sunmuş olduğu görsel karşılaştırmasında, karşılaştırılan tasarımlarda yer alan yüzeyde eskimiş doğal ahşap deseni bulunduğunu, desenin yapısını oluşturan yüzey hareketleri ile farklılaştığını, davacının sunduğu görselin tarihi belli olmadığından, davalının tasarımının yeni olmadığı ispatlanamamış ise de, genel izlenim değerlendirmesinde küçük ayrıntılardan daha fazla fark tespit edildiğinden, tasarımlar farklılaştığından ayırt edicilik kriterini haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartını haiz olacağı görüşüne varıldığını, SMK. 56/1 maddesinde, tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağının açıkça belirtildiğini, ilgili ürün sektörü kaplama sektörü olup, birçok firmanın iç dekorasyonunda tasarımlar  kullanıldığını, ürünün bilgilenmiş kullanıcısı, sektörü bilen kişilerden oluşabileceği, yine az çok dekorasyonla ilgilenen mimarlar vb. kişilerdir, dolayısıyla bilgilenmiş kullanıcı uzman değilse de, az çok duvar, tavan dekorasyonu ile ilgili bilgi sahibi kişi olarak tanımlanabileceğini, dava konusu tasarımlarda tasarımcının seçenek özgürlüğünde herhangi bir kısıtlama mevcut olmadığı, tasarımcıyı sınırlayan teknik bir kısıtlama bulunduğu, ilgili tasarımlara bakıldığında, davacının sunduğu delillerden yola çıkarak yurtdışında önceden üretilen, satışa sunulan ve kullanılan dekoratif tasarımların Türkiye'de davalı tarafından  ullanılarak, tescil edildiğinin görüldüğünü, davacının kötü niyetli tescil iddiası incelemesi yapılırken, kötü niyeti ispatlayan ilkeler marka hukuku kıyasla uygulanabileceğini, ...’ye üye diğer bir ülkede aynı veya iltibas  yaratacak derecede benzer bir marka için tescil başvurusu yaptığında; önceki markadan haberdar olup olmadığı ya da bilmesinin gerçekten gerekip Gerekmediği, bir kıstas olduğunu,  bahsedildiği gibi, bu kadar benzerliğin tesadüfen oluşamayacağı, ilgili sektör dar olduğundan, davalının dünyada aynı tasarım ürünlerinin satışı olduğu bilmemesinin olası olmadığını, bu nedenle davalının ...– ... yönünden  kötü niyetin varlığının düşünülebileceğini, ancak sadece bunu bilmesi gerektiği görüşü yeterli olup olmayacağı nedeniyle davacının kötü niyetle tescil iddiası 6769 SMK 77/1/a maddesine göre mahkemenin takdirine bırakıldığını, sonuç olarak davalı tarafa ait ...– ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 15.01.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, davalı tarafa ait ...– ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 15.01.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip  olduğu\" görüş ve kanaatine vardıkları belirtilmiştir. Aynı bilirkişi heyetinden alınan 14/04/2021 tarihli ek raporda; \"...Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 15.01.2016 başvuru tarihli ... –   numaralı tasarım tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile Ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 15.01.2016 başvuru tarihli ... – ...  numaralı  tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün görsellerin arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları sonucuna varıldığını sonuç olarak; davalı tarafa ait ... –... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 15.01.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, davalı tarafa ait ... – ... - ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 15.01.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan  yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu\" görüş ve kanaatine vardıkları belirtilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, davalı adına tescilli çoklu endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığı ve kötüniyetle tescil edildiği iddiasıyla açılan hükümsüzlük davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.SMK'nun 55/1. maddesinde tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünüm olarak tanımlanmış olup, davalı adına tescilli tasarımlar desen tasarımları olup, benzerlik incelemesi yapılırken boyutlarının, kullanılan malzemenin ve hangi amaçla kullanıldıklarının incelenmesine gerek olmadığından ve tasarım tescillerinde tarifname de bulunmadığından, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Alınan bilirkişi kök ve ek raporu incelendiğinde; tasarım ve bilişim konusunda uzman bilirkişiler tarafından davaya konu tasarımlar ile davacı tarafça delil olarak bildirilen ve bilirkişiler tarafından resen araştırılan internet sitelerinde yer alan ürünlerin tek tek karşılaştırıldıkları, raporlarda tasarımların karşılaştırmalı görsellerine yer verilmesi nedeniyle denetime uygun oldukları, bilirkişilerin gerekli ve yeterli incelemeyi yaptıkları, yeniden rapor alınmasını gerektiren bir eksikliğin mevcut olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf başvurusu da kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin incelenen linklerin tarihlerinin değiştirilebilir olduğu, bu nedenle delil niteliğinde olmadıklarına dair istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; bilişim uzmanı bilirkişi tarafından bu linkler üzerinde inceleme yapıldığı, davalının tasarımları ile benzer oldukları tespit edilen tasarım ürünlerinin yayın tarihlerinin tespit edildiği, bu linklerin tarihlerinin değiştirildiğine dair davalı tarafça dosyaya bir delil sunulmadığı, bu nedenle istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle; incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 26/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc7b1347d4df934f","SID":"389c39ab8fa9d5e8"}}