{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/147 <br>KARAR NO: 2024/1470<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/04/2021<br>NUMARASI: 2019/257 E. - 2021/177 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili şirket adına tescilli \"...\" markasını taklit eder nitelikteki \"...\" ibaresinin satışa sunulan ürünlerde, tabela, reklam, tanıtımlarda ve ‘’www...com.tr’’internet sitesinde kullanıldığını, davalının 30. sınıfta \"... + şekil \"marka tescili bulunmasına rağmen markanın kompozisyonunun tamamen değiştirilerek ve diğer unsurlar çıkarılmak suretiyle müvekkiline ait tescilli, tanınmış \"...\" markasının aynı şekilde ön planda olacak şekilde kullanıldığını, ... ve ... ibaresinin müvekkili adına tescilli  ... markası ile iltibas yaratacak şekilde satışa sunulan ürünlerde, tabela, reklam, tanıtımlarında, internet sitesinde haksız, izinsiz ve kötü niyetli olarak kullanarak marka hakkına tecavüz ettiği, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde  ... ibareli ve aynı şekilde 10 adet markasının bulunduğunu, ... yalnızca hedef kitlesi tarafından değil aynı zamanda toplumun tüm kesimleri tarafından yüksek düzeyde tanınmışlığa sahip ibare olduğunu, marka olarak tescil edildiği ibare ve şekil olarak bu büyük ticari organizasyonu ayırt eden tek ibare olduğu, müvekkil şirketin ürünleriyle özdeşleşmiş olduğunu, davalının her ne kadar  markasını \"...\" ve \"...\" ibarelerini ekleyerek kullansa da bunların mal ve hizmet tanımlayıcı ve ayırt edicilik kazandırmayan yan nitelikteki ibareler olduğunu, markadaki baskın unsurun ... ile birlikte kullanılan yan nitelikteki işaret ve kelimelerin varlığının marka tecavüzünü ortadan kaldırmayacağını, davalının fiilinin SMK uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, www...com.tr ve\"https://...com/... adresli internet sitelerine erişimin engellenmesini, tecavüz teşkil eden ibarelerin kullanıldığı ürün, ekipman, tabela, reklam ve tanıtım vasıtalarına el konularak tecavüzün önlenilmesini, davalının adresi olan \"... MAh. ... Cad. No:... Şehitkamil/Gaziantep\" ve \"... Mah. ... Nolu Sok. No:... Şehitkamil / Gaziantep\" adresleri ile diğer adreslerde tecavüz teşkil eden ibarelerin kullanıldığı ürünlere ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara, tabela, reklam, tanıtma vasıtalarının bulunduğu yerde el konularak dava sonuna kadar satışının ve kullanımının tedbiren durdurulmasını, el konulan tüm bu ekipmanlarda tecavüz teşkil eden ibarelerin silinmesini, bu mümkün değil ise imha yoluyla tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TPMK nezdinde ... numara ile tescilli ... markası üzerinde hak sahibi olduğunu,  ... numaralı tasarımın tescilinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin markasının, markanın esaslı ve ayırt edici vasıfları değiştirilmeden kullandığını, TPMK internet sitesinde ... ibaresiyle arama yapıldığında bu ibareyi taşıyan binlerce marka olduğunu, ... ibaresinin ayırt edici vasfının zayıf, harcı alem bir kelime olduğunu ve münhasıran bir kişinin tekelinde olamayacağını, ... ibareli markanın 30 emtia sınıfında sadece çay ve pekmez markası olarak müvekkili adına tescil edildiğini, nihai tüketici nazara alındığında ... ile ...'nin iltibas ihtimali bulunmadığını, markanın filli kullanımının ancak esinlenme kavramıyla izah edilebileceğini, müvekkilinin ... markasının, markanın esaslı unsurlarını değiştirmeden farklı kompozisyonlarla kullanmakta beis görmediğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir durum söz konusu olsa idi çay sektöründe en esaslı aktör olması gerektiğini,  ama ... markalı çay satışının yok denecek kadar az olduğunu, müvekkilinin davacı adına tescilli ... markasının tanınmışlığından haksız yere yararlanmadığını, markayı sulandırmadığını ve marka hakkına tecavüz etmediğini, müvekkilinin sanal ortamda, araçlarda ve ambalajlarından kendi markasını kullandığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, Davalının eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, www...com.tr ve https://...com/...\" internet sitelerine erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, Davalıya ait \"...\" ibaresini taşıyan ürün, ekipman, tabela, reklam ve tanıtım vasıtalarına el konulmasına, el konulan ürünlerden masrafı davalıdan alınmak sureti ile \"...\" ibaresinin silinmesine, silinemedikleri takdirde imhasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin TPE nezdinde ... numarasıyla tescilli ... ibareli marka  üzerinde hak sahibi olduğunu, bununla birlikte ... numaralı tasarım tescilinin de müvekkiline ait olduğunu, somut vakıada müvekkilinin markasını, markanın esaslı ve ayırt edici vasıfları değiştirilmeden kullandığını, Diğer taraftan ... kelimesinin dilimize Farsça'dan geçmiş  \"...\" anlamında bir kelime olduğunu, ayrıca ...'in, İngiltere ülkesinde faaliyet gösteren maruf ve meşhur bir çay markası olduğunu, aynı zamanda ingilizcede rahatlatıcı, endişeden uzak tutan anlamına gelen sempatik bir kelime olduğunu, bu ibarenin ayırt edici vasfı zayıf; harcı alem bir kelime olduğunu, münhasıran bir kişinin tekelinde olamayacağını, ... ibareli markalarının 30. emtia sınıfında ve sadece çay ve pekmez markası olarak müvekkili adına tescil edildiğini, nihai tüketici nazara alındığında ... ile ...'nin iltibas ihtimali bulunmadığını, markanın fiili kullanımının ise ancak ve sadece esinlenme kavramı ile izah edilebileceğini, Mücevherat tüketici kitlesinin dikkat ve marka tercihine nazaran, somut vakıada bir iltibas ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin, kendi markasını, markanın esaslı unsurları değiştirmeden farklı kompozisyonlarla kullanmakta bir beis görmediğini, eğer davacı tarafın iddia ettiği gibi bir durum söz konusu olsa idi; ... markasının ithal (kaçak) çay sektörünün en esaslı aktörü olması gerektiğini, ... marka çay satışının yok denecek kadar az olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması taleplidir. TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı ... ibareli markanın 14-21-34 ve 35.sınıflarda, ... numaralı ... ibareli markanın 1, 2, 5, 7, 8, 9, 12, 13, 15, 16, 17, 19, 21, 28, 31, 33, 34, 36, 38, 39, 42, 44 ve 45.sınıflarda, ... numaralı ... ibareli markanın 14 ve 35.sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, ... markasının TPMK'nun 04/07/2014 tarih ve ... sayılı kararı ile tanınmış marka olarak kabul edildiği,  ... numaralı \" ... + şekil \" ibareli markanın 30.sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Taraf markalarındaki ortak ve esaslı unsurun ''...'' ibaresinden oluştuğu, davalı markasındaki ''...'' ibaresinin markada tanımlayıcı unsur olup markaya bir ayırtedicilik katmadığı, Farsça'da ... anlamına gelen ''...'' ibaresinin Türkçe'de bir anlamının bulunmadığı, taraf markalarının kavramsal ve işitsel yönden de aynı olduğu, davacının kullanmış olduğu markanın pırlanta sektörü açısından ayırtediciliğinin yüksek olduğu, her ne kadar davalı yanca, taraf markalarının tescilli olduğu sınıfların farklı olduğu iddia edilmiş ise de; davacı markasının tanınmış marka niteliğinde olduğu, 6769 sayılı SMK'nun 6/4. ve 5. maddesi uyarınca, tanınmış markaların farklı ürün ve hizmetler bakımından da korunacağının hüküm altına alındığı, kaldı ki somut olayda, dosyaya sunulan görseller dikkate alındığında, davalı kullanımlarının tescil dışına çıkarak, ''...'' ibaresinin ortasında yer alan ''...'' harfinin davacı markasına yaklaştırılmak suretiyle kullanıldığı, ayrıca şekli kullanımda elmas görselinin de yer aldığı, davalı kullanımlarının Mahkeme kararında da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere, marka hakkına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/04/2021 tarih ve 2019/257 E., 2021/177 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d68bbc6fd62411f8","SID":"012e4e9c26b61c3a"}}