{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/276 Esas<br>KARAR NO: 2024/1456 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2022<br>NUMARASI: 2015/49 E.  -  2022/615 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı hakkında  alacaklı tarafından Kadıköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 01/01/2012 keşide tarihli ve 01/08/2012 vade tarihli, 1.450.000 USD bedelli bononun 100.000 USD'lik kısmı için kambiyo yolu ile takip başlatıldığını, davacı tarafından söz konusu bonodaki imzasına itiraz ettiğini, İstanbul Anadolu 13. İcra Mahkemesi'nin 2012/1374 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, davacının söz konusu bonodaki  imzaya itiraz etmesinin temel sebebinin davacının senette lehtar olarak görünen ...'e  böyle bir bono vermediğinden dolayı söz konusu  bononun sahte düzenlendiğinden şüphelenildiğini, ATK raporunda da  takip konusu bononun bazı kısımlarının sonradan yazıldığı ve bedel bölümünde tahrifat yapıldığının tespit edildiğini,  davalılar hakkında  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, senedin lehtarı olan davalı ...  ifadesinde; davacı ...'nun kendisine herhangi bir borcunun bulunmadığını kendisinden habersiz senet düzenlenip kendisinin de alacaklı gösterildiğini itiraf ettiğini, her iki davalının ifadelerinde belirttiği gibi davacı ile davalılar arasında herhangi bir tır alım satımının gerçekleşmediğini, ifadelerinde 14 adet tır satıldığına dair hiçbir belge sunulmadığını, tır satışı olması halinde  ellerinde noter satış senetlerinin bulunmasının gerektiğini, dava konusu bononun \"nakden\" kaydını içerdiğini, yani bononun ihdas nedenin nakden olduğu, davalıların savcılıktaki savunmalarıyla tır satışı nedeniyle verildiğini ileri sürerek bononun veriliş nedenini değiştirdiğini, bu nedenle ispat külfetinin davalıya geçtiğini, açıklanan bu sebeplerden dolayı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibine konu 01/01/2012 keşide tarihli 1.450.000,00 USD bedelli bononun iptaline, davalılar aleyhine  icra takibinde talep edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkemece 19/03/2020 tarihli duruşma ara kararı ile; davacının 1.450.000,00 USD bedelli senedin iptalini de talep ettiği halde yalnızca 188.615,13 TL için harç yatırdığı anlaşıldığından talebini açıklaması ve eksik harcı yatırması için kesin süre verilmiş, davacı vekili 08/09/2020 tarihli duruşmada, taleplerinin yalnızca takibe konu olan icra dosyasında borçlu olmadıklarına ilişkin olduğunu, bu nedenle takip miktarı üzerinden harç yatırıldığını beyan etmiştir. Davalı ... yargılama sırasında öldüğünden, mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığı tespit edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; davanın İİK md.72/7. 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini,  davacının davaya konu icra takibinden  muttali olduktan sonra 1 yıl içerisinde  ikame edilmediğinden dosyanın usulden reddinin gerektiğini, dava ile alakalı  İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nde  derdest bir dosyanın bulunduğunu, oradaki davada da haksız olduğunun ortaya çıktığını, icra inkar tazminatına mahkum edildiğini, söz konusu bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun icra mahkemesince yapılan muhakeme neticesinde ortaya çıktığını, davacının davalılar hakkında suç duyurusunda bulunmasının borçtan kurtulmaya çalıştığını gösterdiğini, davacının, alacaklı ile kendi kardeşinin de hazır bulunduğu bir ortamda, alacaklının ve kendi öz kardeşinin gözleri önünde imzaladığını,  bu hususta ... 'nun kardeşi ...'nun tanıklığına başvurulmasını talep ettiklerini, açıklanan bu sebeplerden dolayı davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>MAHKEME KARARI:  İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarihli  2015/49 E. - 2022/615 K. sayılı kararıyla; \"...Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava bono niteliğinde olduğu iddia edilen senetten doğan borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davası olup, davacı tarafın temel iki iddiası bulunmaktadır. Birinci iddiası senet metninde tahrifat yapıldığı iddiasıdır. Bu iddianın değerlendirilmesi için ATK' dan rapor alınmıştır. ATK raporunda; sol başta bulunan \"1\" rakamının üzerinden gidilmiş olduğu, söz konusu rakamın baskı derecesi üzerinden gitmelerden dolayı sağlıklı olarak değerlendirilemediği, bu nedenle ilave olup olmadığı hususunda tespite gidilemediği şeklinde rapor düzenlenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetlerinde sadece keşidecinin imzası bulunarak verilen senetin alacaklı tarafından doldurulması mümkündür. Bu durumda kambiyo senetinin vasfı ortadan kalkmaz. Ancak borçlu kambiyo senetindeki bu kısımların taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri sürebilir. Borçlu tarafından bu şekilde bir iddiada bulunulması halinde bu iddiasını ispatla yükümlüdür.  Alınan ATK raporunda \"1\" rakamının sonradan ilave edilip edilmediği tespit edilememiştir. Senette tahrifat yapıldığına ilişkin İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/554 Esas 2019/61 Karar sayılı kararında davalı (müteveffa) ... yönünden ölüm nedeniyle düşme kararı verildiği, diğer davalı ... yönünden ise senette tahrifat nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği ancak hükmün açıklanmasının ertelendiği (HAGB) anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ... yönünden senette tahrifattan dolayı mahkumiyet kararı verilmiş ise de, HAGB kararı maddi anlamda bir kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden ve mahkememiz açısından kesin delil niteliği taşımadığından ceza yargılamasındaki belirlemeler ve mahkumiyet kararı hükme esas alınmamıştır.  Davacı senette ilave yapılarak tahrifat yapıldığı iddiasını ispat edememiştir. Davacının ikinci iddiası ise davalıların senet metnin talil ettiği iddiasıdır. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında; menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu ileri süren davalılardadır. Ancak kambiyo senedi niteliğindeki belgeden kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Senet metni talil edilmiş ise, ispat yükü talil eden tarafa geçer.  Somut olayda senedin talil edilip edilmediği önem kazanmaktadır. Davalıların savcılık beyanları incelendiğinde, daha önce taraflar arasındaki tır satışından kaynaklanan alacak nedeniyle düzenlenen 20 adet  bonoların ödenmemesi nedeniyle borcun yapılandırılması kapsamında dava konusu bononun alacaklıya verildiği şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır. 20 adet bono para borcunu içeren bir belge niteliğinde olduğu ve dava konusu bononun bu para borcunun yapılandırmasına yönelik verildiğine ilişkin beyanda bulunulması, senet metnindeki nakden kaydının talil edilmediğini göstermektedir. Davacı taraf senet metnin tatil edildiği iddiasını da ispat edemediğinden davanın reddine\" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ceza mahkemesi tarafından davaya konu senette tahrifat yapıldığından davalının mahkumiyetine karar verilmesine rağmen, yerel mahkemece üstünkörü bir inceleme ile senette tahrifat yapıldığını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini,  Senedin lehtarı olan davalı ...’in savcılık ifadesinde açıkça, müvekkili ...'nun kendisine herhangi bir borcunun bulunmadığını, kendisinden habersiz senet düzenlenip, kendisinin de alacaklı gösterildiğini itiraf ettiğini ve davalının ifadesi ikrar niteliğinde ve bağlayıcı olduğunu, İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/554 Esas, 2019/661 Karar sayılı mahkumiyet kararının kesinleştiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi nedeniyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Davalıların savcılıktaki savunmalarıyla, tır satışı nedeniyle verildiğini ileri sürerek bononun veriliş nedenini talil ettiklerini, bono da “nakden” kaydının mevcut olduğunu, bu nedenle de, ispat külfetinin davalı yana geçtiğini, ancak bu yönde hiçbir delil sunmadıklarını, Yine Mahkemenin, bononun veriliş nedeninin tır satışından kaynaklandığını, dolayısıyla dava konusu bononun para borcu nedeniyle verildiği, senet metnindeki nakden kaydının talil edilmediği yönündeki gerekçesinin tamamen hatalı olduğunu ve müvekkilinin daha fazla mağduriyetine neden olunmaması, borçlu olmadığı senedi ödemek zorunda bırakılmaması için Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulünü isteme zorunluluğu doğduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi tır satışından kaynaklanan borcun yapılandırıldığı kabul edilse dahi, yine bononun veriliş nedeni tır satışı olup, senet metnindeki “nakden” kaydının davalılar tarafından talil edildiğini, dolayısıyla yerel Mahkemenin gerekçesinde çelişkili ifadelere ve sonuçlara yer ver verdiğini belirterek,  haksız, dayanaksız, vicdana ve hukuka aykırı, fahiş hatalarla dolu, dosyadaki lehlerine olan hiçbir delili dikkate almayan Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, rakamla yazılı olan bölümünde tahrifat olduğu ve bononun geçersiz olduğu dikkate alınarak; ayrıca diğer taraftan da bononun veriliş nedenini talil eden davalılar iddialarını yazılı delille ispat etmediklerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Davaya konu senet incelendiğinde; 01/01/2012 keşide tarihli 01/08/2012 vade tarihli 1.450.00 USD bedelli, alacaklısı ..., borçlusu ..., kefilin ... Nakliyat olan bono olduğu, bononun arkasında ..., ... Tic. Ltd. Şirketi’nin cirolarının bulunduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; ... tarafından, ..., ... Nakliyat Ticaret Limited Şirketi, ...Tic. Ltd. Şirketi ve ... aleyhine, 177.850,00 TL asıl alacak, 10.465,13 TL işlemiş faiz, 300,00 TL komisyon olmak üzere toplam 188.615,13 TL alacak için 30 Kasım 2012 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus  icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ise 01/01/2012 keşide tarihli 01/08/2012 vade tarihli, 1.450.000,00 USD bedelli bononun 100.000,00 USD’lik kısmı olarak açıklandığı tespit edilmiştir. Davalılar vekilinin dosyaya sunduğu 31/12/2005 tarihli \"PROTOKOL\" başlıklı belge incelendiğinde; plakası yazılı 10 adet çekici, 10 adet dorse aracın 1.450.000,00 USD karşılığında ...’ten alındığı, 22.500,00 USD olarak 64 eşit taksitte ödeneceği, son senedin 32.500,00 USD olacağının yazıldığı, alıcı olarak ..., satıcı olarak ...’in imzasının mevcut olduğu, ceza mahkemesinde tanık olarak dinlenen ...'nun protokol altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir. Davalılar vekilinin dosyaya sunduğu senet örnekleri incelendiğinde; ilki 30/11/2004, sonuncusu 30/10/2005 vade tarihli olan, 26.700,00 USD bedelli, lehtarı ..., borçlusu ..., kefilleri ... Ticaret Limited Şirketi, ...Tic. Ltd. Şirketi olan ve vade tarihleri birer ay arayla yazılan 12 adet bono oldukları, bonoların arkalarında ...Tic. Ltd. Şirketi’nin kaşesi ile yetkilisinin imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; ...Tic. Ltd. Şirketi’nin 30/04/2003 tarihinde tescil edildiği, 2005 yılında yetkililerinden birinin davacı ... olduğu, 28 Kasım 2006 tarihinde şirketteki hisselerini ...’ya devrettiği, yargılama sırasında şirketin yetkilisinin ... olduğu tespit edilmiştir. ... Nakliyat Ticaret Limited Şirketi’nin ise 14/06/2004 tarihinde tescil edildiği, yargılama sırasında yetkililerinin ... ve ... oldukları tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 27/10/2014 tarihli, 2013/1374 Esas, 2014/805 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, imzaya itiraz nedeniyle icra takibinin iptali için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda senetteki imzanın imza itirazında bulunan davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/554 Esas, 2019/661 Karar sayılı kararı incelendiğinde; sanıklar ... ve ... aleyhine resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, ...’nun davaya müdahil olduğu, yapılan yargılama sonucunda; sanık ... hakkındaki davanın ölmesi nedeniyle düşmesine, sanık ...’in ise resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24/12/2019 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan 18/01/2018 tarihli  heyet raporunda; \"Mahkeme tarafından yapıları tüm bu tespitler, bilirkişi raporları, Adli Tıp Raporu, tanık beyanları ve Yargıtay ilamı dikkate alındığında, davacının söz konusu borç için süresinde itiraz etmediği kanaatine varıldığı taktirde, tazminat ve para cezasına ilişkin durumlar dikkate alınmaksızın davacı aleyhine sonuca ulaşılabileceği, söz konusu imzanın davacının eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı taktirde, tazminat ve para cezasına ilişkin durumlar dikkate alınmaksızın davacı aleyhine sonuca ulaşılabileceği, bilirkişi raporları, Adli Tıp raporu, tanık beyanları ve Yargıtay ilamını dikkate alındığında, söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı taktirde, söz konusu davanın kabulü sonucuna varılabilecektir\" şeklinde rapor edilmiştir. İlk derece mahkemesince imza/yazı incelemesi için ATK den alınan 02/12/2021 tarihli ATK raporunda; Söz konusu imzaların ...'nun eli ürünü olduğu, \"Yazı hususunda değerlendirme yapılabilmesi için ...'nun yazı örneklerinin alınarak tekrardan inceleme için gönderilmesinin uygun bulunduğu\" şeklinde rapor edildiği, 23/03/2022 tarihli ATK raporunda özetle; \"İnceleme konusu senette \"01.08.2012\", \"1 Ağustos 2012\", \"Kadıköy\", \"01.01.2012\" ve \"... Bedeli\" yazısından sonra \"ni\" ibaresinin üzerine yazılmış \"akden\" ibaresi bir kalem, \"...\" ibaresi farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile ve diğer yazıların farklı fiziki evsafta üçüncü bir kalem ile yazılmış olduğu, inceleme konusu senette miktarın rakam ile belirtildiği bölümde sol başta bulunan \"1\" rakamının üzerinden gidilmiş olduğu, söz konusu rakamın baskı derecesi üzerinden gitmelerden dolayı sağlıklı olarak değerlendirilemediği, bu nedenle ilave olup olmadığı hususunda tespite gidilemediği\" şeklinde rapor edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibine konu edilen bonoda tahrifat yapıldığı iddiasıyla açılan, borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilinin ceza davasında davalı ...’in resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de, hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, bu kararın hukuk mahkemesi için kesin delil niteliğinde kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin bononun veriliş nedeninin davalılar tarafından talil edildiğine ve iddialarını ispat yükünün yer değiştirdiğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalıların icra takibine ve davaya konu edilen bononun, davacıya tır satışı nedeniyle daha önce kendisinden alınan 20 adet senede karşılık borcun yeniden yapılandırılması amacıyla alındığını beyan ettikleri, bu durumda, bedelinin nakden alındığı yazılı olan davaya konu bononun veriliş nedeninin talilinden söz edilemeyeceği, davacıdan daha önce alınan ve ödenmeyen senetlere karşılık alındığı savunulduğundan, bedelinin nakden alındığının kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin davaya konu senet üzerindeki 1 rakamının üzerinde tahrifat yapıldığının sabit olduğu ve davalıların alacaklı olduklarını kanıtlayamadıklarına dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; kambiyo senedi niteliğindeki bonodan dolayı borçlu olmadığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporlar ile bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, 1 rakamı üzerinde ise yeniden kalemle geçilmiş olması nedeniyle tahrifat yapılıp yapılmadığının belirlenemediğine dair görüş bildirildiği, kesin olarak bonoda tahrifat yapıldığının tespit edilemediği, davacı tarafından aynı bonoyla ilgili İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesi'ne açılan 2013/1374 Esas sayılı davada yalnızca bonodaki imzaya itiraz ettiği, bonoda tahrifat yapıldığına dair bir iddiada bulunmadığı, ceza yargılaması sırasında dinlenen davacının kardeşi ve o tarihte ortağı olan ...’nun beyanlarıyla da taraflar arasında uzun süre ticari ilişkinin mevcut olduğu, dosyaya sunulan ve ... tarafından imzalandığı kabul edilen 31/12/2005 tarihli 1.450.000,00 USD bedelli araç satışına ilişkin protokolün mevcut olduğunun anlaşıldığı, bu nedenlerle tahrifat iddiası ispatlanamadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesine hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  26/09/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1098c2288689aa35","SID":"b340b6a1f4bcffa7"}}