{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1339 <br>KARAR NO:2024/1248<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  25.06.2024 ve 27.06.2024 tarihli ara kararlar. <br>NUMARASI: 2024/261 E.<br>ASIL DAVANIN KONUSU:İstirdat<br>İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/262 ESAS SAYILI DOSYASI <br>BİRLEŞEN DAVADA<br>BİRLEŞEN DAVA KONUSU: Alacak Taraflar arasında görülen  istirdat ve alacak talepli asıl ve birleşen davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen asıl davada 25.06.2024 tarihli, birleşen davada 27.06.2024 tarihli ara karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; dava dışı .. Şirketi ile ... şirketi arasında on kalem mal satışı gerçekleştirildiğini, müvekkili ile de ... firması arasında malların taşınması konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin davalı ... şirketine taşıma işini forward ettiğini, davalı şirketin Kazablanka'daki  yerel temsilcisi ... şirketinin ise  ...arasındaki deniz  yolu taşıma işini ... şirketi ile fiili taşıma ilişkisi kurduğunu, ... Limanına ulaştırılan malların  alıcı ... firması tarafında ekonomik sebepler ileri sürülerek teslim alınmadığını, bu nedenle konteynerlerin limanda kaldığını, ... şirketinin konteyneri donatan ....'ye teslim edememesi üzerine  ... şirketinin  davalı Imperial ... yerel temsilcisi olan ....şirketi aleyhine Kazablanka Ticaret Mahkemesinde konteynerin iadesi ile 28.759,00USD demuraj alacağı için dava açtığını, mahkemenin 18.05.2023 tarihli ve 2023/8202/3219 sayılı kararı ile konteynerin davacı ...  iadesi ile  16.494,00USD demuraj bedelinin tahsiline karar verildiğini, Kazablanka Ticari İstinaf Mahkemesinin demuraj bedelini 1.995,00 USD'ye indirilmesi suretiyle kararı kısmen onadığını, bu karara rağmen davalının,  ... sayılı ilamsız icra dosyası ile davacı  aleyhine \"fatura 15/04/2023 (Müvekkilin taşıdığı ...numaralı konteynerden doğan çekilmeyen yük masrafı faturasına ilişkin ödenmeyen bakiye borcun tahsili talebidir) 26.719,00 USD\" açıklaması ile 26.719,00 USD ana bedel ve 1.567,61 USD fiili ödeme tarihi işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.286,61 USD (895.268,38 TL) bedelli ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinin e-tebligat yoluyla müvekkilinin  muhasebesine tebliğ edilmesi nedeniyle, bu ödeme emrine ve borca karşı süresinde itiraz edilemediğini, davalının, müvekkili haciz baskısı altında bırakarak elde ettiği bu durumdan faydalanması sonucunda, müvekkilinin istirdat ve menfi tespit davası açma hakları  saklı kalmak kaydıyla şerh düşerek  22.03.2024 tarihinde 1.092.975,83 TL tutarını icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, davalının, müvekkilinden 28.09.2023 tarihinde cari hesap üzerinden 20.000 USD tahsil ettiğini ve bakiye alacak olarak 26.719,00 USD için icra işlemi başlattığını beyan ettiğini,  bu durumda, davalının, davacıdan toplamda 46.719 USD tahsil ettiğini,  20.000 USD'lik tahsilata ilişkin dava açma haklarının saklı olduğunu, Kazablanka Mahkemesi  tarafından,...'nin ...şirketinden talep ettiği 288.187,20 ...i (yaklaşık 28.759,00 USD) tutarındaki alacağın  yargılama sonucunda kısmi olarak kabul edilip 20.000 Fas dirhemi (yaklaşık 1.995 USD) olarak hükme bağlanmasına rağmen, davalının davacıdan  haksız ve mesnetsiz olarak daha fazla tahsilat yaptığını,  demuraj hak sahibi ...'nin kendi davasını açarken başlangıçta, davalının ...n 288.187,20... (yaklaşık 28.759,00 USD) tutarında alacak talep ederken, davalının  davacıdan  46.719,00 USD talep ederek bu bedelli faturayı düzenlemesinin kötü niyetini gösterdiğini,  davacının demurajdan sorumluluğu bulunmadığını,  davacının  sözleşmesel taşıyıcı sıfatıyla demuraj bedelinden doğan herhangi bir sorumluluğu olmadığını,  davalının... yerel temsilcisi ... Mahkemesi'ne sunmuş olduğu cevap dilekçesinde de bunun  açıkça beyan edildiğini,  ... söz konusu cevap dilekçesinde, Kazablanka'da açılan davaya konu olan konteynerin zamanında teslim edilememesi nedeniyle meydana gelen gecikmenin ve ürünlerin asıl sahibinin ... şirketi olduğunu belirttiğini,  bu nedenle davanın ...  aleyhine açılması gerektiğini savunarak, mahkemeden ... davaya müdahil olarak katılmasını talep ettiğini,  davalının, mahkeme kararını göz ardı ederek, bu bedelin tamamını ...'ye ödemiş gibi müvekkiline  rücu ettiğini,  davalının müvekkiline  rücu edebilmesi için, öncelikle kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiş ve müvekkilinden  cari hesap üzerinden önceden tahsil ettiği 20.000 USD ile işbu davaya konu olan 26.719 USD'yi, yani toplamda 46.719 USD'yi, ilamsız icra takibini başlatmadan önce konteyner sahibi ve donatan ...'ye gerçekten ödemiş olması gerektiğini,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının davacıya karşı bu rücu silsilesini gerçekleştirebilmesi için öncelikle ...'nun konteyner sahibi donatan ...'ye 1.995 USD ödeme yapması,  ardından ...'nun bu bedeli davalıya  rücu ederek ondan tahsil etmesi ve bunları tamamladıktan sonra ancak davalının davacıdan talep hakkı doğacağını, davalının bu silsileyi  tamamlamış olsa dahi, bu sorumluluğunun ...kararı gereğince yalnızca 20.000... (yaklaşık 1.995 USD) ile sınırlı olacağını, bu durumda dahi, davalının müvekkilinden tahsil ettiği 46.719 USD tutarındaki bedelin haksız, mesnetsiz ve sebepsiz zenginleşmeye yol açan bir bedel olduğunu  ileri sürerek,  1.092.975,83-TL'nin  22.03.2024 ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine tedbir kararı verilmesine,  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Birleşen davada davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;dava dışı ... Şirketi ile ... şirketi arasında on kalem mal satışı gerçekleştirildiğini, müvekkili ile de .... firması arasında malların taşınması konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin davalı ... ... şirketine taşıma işin... ettiğini, davalı şirketin ...  yerel temsilcisi ... şirketinin ise  İxmir-Kazablanka arasındaki deniz  yolu taşıma işini . ... şirketi ile fiili taşıma ilişkisi kurduğunu, ...ulaştırılan malların  alıcı ... firması tarafında ekonomik sebepler ileri sürülerek teslim alınmadığını, bu nedenle konteynerlerin limanda kaldığını, ... şirketinin konteyneri donatan ...'ye teslim edememesi üzerine  ... şirketinin  davalı Imperial ...y şirketinin ... yerel temsilcisi olan.... şirketi aleyhine Kazablanka Ticaret Mahkemesinde konteynerin iadesi ile 28.759,00USD demuraj alacağı için dava açtığını, mahkemenin 18.05.2023 tarihli ve 2023/8202/3219 sayılı kararı ile konteynerin davacı ...'ye  iadesi ile  16.494,00USD demuraj bedelinin tahsiline karar verildiğini, Kazablanka Ticari İstinaf Mahkemesinin demuraj bedelini 1.995,00 USD'ye indirilmesi suretiyle kararı kısmen onadığını, davalı tarafından müvekkiline ... numaralı, 22.08.2023 tarihli ve 46.719,00 USD bedelli  fatura düzenlendiğini,  oysa, demuraj hak sahibi ..., kendi davasını açarken başlangıçta, davalının... temsilcisi ... 288.187,20 Fas dirhemi (yaklaşık 28.759,00 USD) tutarında alacak talep ederken, davalının müvekkilinden   46.719,00 USD talep ederek bu bedelli faturayı düzenlemesinin kötü niyetini ispat ettiğini,  davacı müvekkilinin  bu faturaya istinaden, davalıya 28.09.2023 tarihinde 20.000 USD ödeme gerçekleştirdiğini,  davalı tarafından bakiye alacak iddiasıyla, ... sayılı dosyası ile 26.719,00 USD için icra takibi başlatıldığını, bu durumda, davalının, müvekkili şirketten toplamda 46.719 USD tahsil etmiş bulunduğunu, söz konusu konteynerin limandan alınmaması ve tahsilatın ...dan yapılmaması üzerine, yükün menşe yerine iade edilmesi için müvekkiline... tarafından muvafakat verildiğini, yükün iadesi veya limanda millileştirilmesi yahut... devleti tarafından limanda satışı sonrası oluşan masrafların satış bedelinden düşülmesinin ardından kalan bedelin karşılanacağının beyan ve taahhüt edildiğini, buna rağmen, davalının, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve müvekkili şirkete karşı icra takibi başlattığını, davalının 26.719,00 USD alacak için... sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takip sebebiyle müvekkili şirket tarafından haciz baskısı altında ödenen bedelin istirdadı talebiyle dava açıldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, ödenen 20.000,00USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca  davalı aleyhine tedbir kararı verilmesini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARLARI ÖZET : İlk Derece Mahkemesince asıl davada 25.06.2024 tarihli ara kararda özetle; \"...Davacının ihtiyati tedbir talebi değerlendirildiğinde; HMK.389/1.maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncasının yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davaya konu uyuşmazlığı esastan çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemez. Buna göre Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği ve HMK.nun 391.maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere \"açılacak dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde\" başka bir deyişle \"uyuşmazlığın esasını halleder şekilde\" ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Davanın konusu haciz baskısı altında icra dosyasına ödendiği iddia edilen bedelin istirdadı talebine ilişkindir Tedbir talebinin mahiyeti gereğince ancak yargılama ile tartışılacak ve nihai hükümle birlikte değerlendirilecek bir husus olduğundan, haklılık şartının bu aşamada gerçekleşmemesi sebebiyle, talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.\"gerekçesiyle, asıl davada davacı  vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince birleşen davada 27.06.2024 tarihli ara kararda özetle;  \"... Tedbir talebinin mahiyeti gereğince ancak yargılama ile tartışılacak ve nihai hükümle birlikte değerlendirilecek bir husus olduğundan, haklılık şartının bu aşamada gerçekleşmemesi sebebiyle, talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.\"gerekçesiyle, birleşen davada davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara kararlara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava dilekçelerini aynen tekrarla, HMK'nın 389 ve  devamı maddeleri  uyarınca ihtiyati tedbir şartlarının somut olayda oluştuğunu, somut uyuşmazlıkta ... no’lu 08.03.2024 tarihli -Kesin- kararı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı ve müvekkili şirketten haksız ve hukuka aykırı olarak 20.000,00 USD ve icra dosyasıyla birlikte 26.719,00 USD karşılığı 1.092.975,83 TL tahsil edildiğinin dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğunu, demuraj hak sahibi ... tarafından davalının... 288.187,20 ... (yaklaşık 28.759,00 USD) tutarında alacak talep edilmesine rağmen davalının müvekkilinden  46.719,00 USD talep etmesinin  açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini,  ... süreci alt taşıyıcı olarak  davalı şirketinin sorumluluğu altında olduğu için müvekkilinin,  davalı hangi bilgiyi verdi ise ona itibar ederek, ayrıca zaten Imperıal ve ... tarafından mahkeme kararının sonucu beklenmesi gerektiği belirtildiğinden düzenlenen bu faturaya itiraz etmek için Kazablanka Mahkemesi'nin kararını beklediğini ve kısmi ödeme yaptığını,  müvekkili şirket yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken işbu talebin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,   bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu  ara kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava,  fiili taşıyan tarafından ödenen demuraj bedelinin akdi taşıyıcı  olan asıl ve birleşen davacıdan tahsili sonrasında haksız  ve fazla ödendiği iddia edilen bedelin  istirdadı ile alacak istemine; istinaf, ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararlarına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir isteminin reddine dair  asıl davada 25.06.2024 tarihli,  birleşen davada ise  27.06.2024 tarihli ara kararlar verilmiş; bu ara kararlara asıl ve birleşen davada davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Asıl ve birleşen davada davacı vekili;  müvekkilinin dava dışı ... firmasının mallarının taşınması konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin İzmit-Kazablanka arasındaki bu taşıma işini davalı aracılığı ile gerçekleştirdiği,  davalının Kazablanka'daki  yerel temsilcisi .. şirketinin  bu deniz  yolu taşıma işini  fiilen...şirketi ile gerçekleştirdiğini,  ... Limanına ulaştırılan malların  alıcı  tarafından teslim alınmadığını ve  konteynerlerin limanda kaldığını,  bunun üzerine ... şirketinin  davalının şirketinin ... yerel temsilcisi olan ... şirketi aleyhine ... konteynerin iadesi ile 28.759,00USD demuraj alacağı için dava açtığı,  mahkemenin 18.05.2023 tarihli ve 2023/8202/3219 sayılı kararı ile konteynerin davacı ...'ye  iadesi ile  16.494,00USD demuraj bedelinin tahsiline karar verildiğini, ... demuraj bedelini 1.995,00 USD'ye indirilmesi suretiyle kararı kısmen onadığını, bu arada bu olaylar kapsamında davacının davalıya 20.000 USD'lik fatura  ödemesi yaptığını, müvekkilinin bu taşımada sorumluluğu bulunmadığını,  davalının ayrıca müvekkili aleyhine 46.719 USD tutarında takip yaptığını, ihtirazi kayıtla ödenen bu bedelden müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek,  takipte ödenen bedelin iadesi ile haksız yer ödenen 20.000 USD'nin tahsilini istemiş, ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.İhtiyati tedbir  HMK'nın  389 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup, buna göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gereklidir. İspat kuralları dahilinde hakim, durumun koşullarına göre olumsuz veya sakıncalı bir olasılığın varlığına kanaat getirirse ihtiyati tedbir kararı verebilecektir. Somut olayda dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davada davacı alacağının yaklaşık olarak ispat edilemediği, yukarıda yer verilen hükümler uyarınca talep  edence ne tür bir ihtiyati tedbir talep edildiğinin açıkça belirtilmesi gerekmesine rağmen  asıl ve birleşen davacının talep ettiği  tedbirin türünü  açıklamadığı, yine asıl ve birleşen dava konusunun para alacağı olduğu ve  ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı, şartları varsa ihtiyati haciz talep edilebileceği   nazara alındığında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri  uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada verilen istinafa konu 25.06.2024  ve 27.06.2024 tarihli ara kararlar usul ve yasaya uygun olup, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.09.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d86100311baa89aa","SID":"f828432295010df7"}}