{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1308 <br>KARAR NO\t: 2024/1410<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/218 E.  -  2022/92 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Tescili  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2022 tarih ve 2021/218 Esas - 2022/92 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:  <br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili, müvekkilinin  2020/67528 sayılı ve  \"....\" ibareli başvurusunun SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, tarafların marka kapsamlarının ve faaliyet alanlarının farklı bulunduğunu, diğer taraftan başvuruya itiraz eden redde mesnet marka sahibinin dava konusu başvuru kapsamında bulunan 7. sınıf malların satışına özgü 35 sınıf hizmetler yönünden başvuruya itirazının bulunmamasına rağmen başvurunun anılan hizmetler yönünden de reddedilmesinin hatalı bulunduğunu ileri sürerek,  2021-M-5387 sayılı YİDK kararının iptalini ve başvurunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili,  dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece hem dava konusu markanın kapsamından çıkartılan mallar/hizmetlerin tamamının redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle davaya konusu marka başvurusu ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığını, tarafların marka kapsamlarının ve faaliyet alanlarının farklı bulunduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını, tarafların markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, dava konusu başvuru 7. sınıf  mallarda tescil edilmişken bu sınıf malların satışına özgü 35. sınıf hizmetlerin başvurudan çıkarılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemi ve başvurunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tescili istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı taraf, 2020/67528 sayılı marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptalini talep etmiş olup bu tür davalarda  ... ile başvuruya itiraz eden redde mesnet marka sahibi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2007 tarih ve 2006/4324 E.-2007/12678 K.,12/09/2012 tarih ve 2011/5689 E. 2012/13100 K., 13/01/2014 tarih ve 2013 10545 E. -2014/658 K. Sayılı ilamları)<br>Somut olayda ise dava dilekçesinde davalı olarak sadece ... gösterilmiştir. İlk derece mahkemesince, 02.09.20121 tarihli tensip ara kararı ile, davacı vekiline dava konusu başvuruya itiraz eden ...'in davaya dahil edilmesi için süre ve imkan verilmiş,  davacı vekilince de 05.09.2021 tarihli dilekçe ile dava konusu başvuruya itiraz eden ...'in davaya dahil edilmesi talebinde bulunulmuştur. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin  dahili davalı talebi kabul edilmiş ise de,  6100 Sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, 2018/5580 E., 2020/3723 K. sayılı ilamı).<br>\tBu itibarla mahkemece, dava konusu başvuruya itiraz eden redde mesnet marka sahibi ... aleyhine usulüne uygun olarak dava açılması ve sonrasında iş bu dava ile birleştirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, davaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.<br>Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2022 gün ve 2021/218 Esas - 2022/92 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2024   <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>... <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c390b558f5960ca2","SID":"a2024c09a0d3b2b5"}}