{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/1268 - Karar No:2024/702<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2022/1268 <br>KARAR NO\t: 2024/702<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/440 E-2022/229 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/09/2024<br><br>\t Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından malın teslim edildiğini, dönem dönem ödeme yapılmakla birlikte fatura bedelinin kısmen ödenmediğini, bakiye 18.760 TL'nin tahsili için başlatılan 2020/5943 sayılı takibin haksız itiraz sonucu durduğunu, davalının faturaya ve borca itiraz etmediğini, malların eksik ve hatalı imal edildiğini öne sürdüğünü, TTK 23 madde gereğince 8 günlük bildirim süresinin geçirildiğini, alacağın likit olduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili özetle; müvekkili ile kendisini davacı şirketin yetkilisi olarak tanıtan ...'ın dilekçe ekinde sunulan malların imalat, teslim ve montajına ilişkin 2018 yılında 45.000 TL bedelle anlaştığını, davacının eksik ve hatalı imalatlar yaptığını, ürünlerin bir kısmının teslim edilmediğini, buna ilişkin tutanak düzenlendiğini, davacının yerine getirmediği işlere ilişkin dava dışı ... firmasından teklif alındığını, 11.900,30 TL bedel talep edildiğini, müvekkili tarafından başka bir firmaya yaptırıldığını, müvekkilinin 40.000 TL ödeme yaptığını,\tfatura içeriğinde yer alan 6.350 TL bedelli masa takımının kararlaştırılan özellikleri taşımadığı için müvekkili tarafından kabul edilmediğini, geri gönderildiğini, müvekkilinin masayı iade etmesine rağmen 5.000 TL ödeme yaptığını,\tAyrıca müvekkiline ait 8 kişilik toplantı masası ile 2 evrak dolabının tadilat yapılmak üzere davacıya teslim edildiğini, davacının 15.000 TL bedelli bu malları müvekkiline iade etmediğini, fatura içeriğine 8 gün içerisinde itiraz edildiğini, bu hususun davacı adına hareket eden ...'ın imzaladığı tutanakla belgelendiğini, kaldı ki faturaya itiraz edilmemesi halinde içeriğinin kesinleşeceğini, iş veya hizmetin yapıldığının kabulü anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin borçlu olmadığını savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince özetle; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının faturaya dayalı olarak davalıya mal teslim ettiği, fatura ve malların teslim edildiğinin ihtilafsız olduğu, bedelin kısmen ödendiği, bakiye iş bedeli için başlatılan takibin haksız itiraz sonucu durduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça teslimin eksik ve ayıplı yapıldığı ve bir kısım malların iade edildiği, bu hususta kendisini davacı şirket yetkilisi olarak tanıtan ... ile dava dışı ... yetkilisi ... tarafından eksiklere ilişkin belge düzenlendiğinin savunulduğu, SGK kaydına göre ...'in 03.09.2012 - 26.10.2017 döneminde davacı şirkette çalışmış olmakla birlikte faturanın daha sonra 25.09.2018 tarihinde düzenlendiği, ...'in belirtilen belgeleri davacı şirketi temsilen imzaladığına ilişkin delil sunulmadığı, yine davalı tarafça eksik ve ayıplı teslim ile teslim edilen bir kısım malın iade edildiğine ilişkin iddianın da kanıtlanamadığı, uygun ayıp ihbarında bulunulmadığı, takip tarihi itibariyle davalı defterlerine göre davacının 20.460 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve vakıaları tekrarla, ... ile 45.000 TL bedelle anlaşıldığı, müvekkilinin 40.000 TL ödeme yaptığı, davacının hatalı ve eksik imalatlarına ilişkin dava dışı şirketin 11.900,30 TL talepte bulunduğu, işlemlerin başka bir şirkete yaptırıldığı, faturada yazılı 6.350 TL bedelli masa takımının sözleşmeye uygun olmaması nedeniyle iade edildiği, yine müvekkiline ait masa ve dolapların tadilatı yapılmak üzere davacıya teslim edildiği, ancak iade edilmediği, faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edilip, buna dair davalı şirket çalışanı ... ile tanık ... arasında tutanak düzenlendiği, tanıklar ... ve ...'un bu hususu doğruladıkları, ...'in davacı adına hareket ettiği, davacıya ait mağazada kendisini şirket yetkilisi olarak tanıttığı ve öyle davrandığı, müvekkili ile davacı şirket adına anlaştığı, sözleşme tarihinde sigortasız çalıştığının müvekkili tarafından bilinemeyeceği, mahkemece dosyaya sunulan belgeler ve tanık beyanları dikkate alınmaksızın karar verildiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tİspat, iddia ve savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadığı hususunda mahkemede kanaat oluşturma işlemidir. İspatın konusu tarafların anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olan vakıalar olup, taraflarca bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (HMK 187/1).  Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat hakkı adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir. İspat yükü kendisinde olan tarafın süresinde ve usulüne uygun olarak bildirdiği delillerin tamamı toplanmış olmadıkça, iddianın/savunmanın kanıtlanmadığından söz edilemez. <br>\tYemin, ispat yükü kendisine düşen tarafın, iddiasını başka bir delille ispatlayamadığı durumda başvurabileceği bir kesin delildir.  Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır (HMK 225/1). Hâkim yargılamayı sevk ve idare ettiği, delilleri serbestçe değerlendirdiğinden ispat yükünün hangi tarafta olduğunu tespitle birlikte, ispat yükü kendisine düşen tarafın delilleri toplandığı halde ispatın gerçekleşmediği düşüncesindeyse, açıkça yemin deliline dayanılmış olmak kaydıyla, ispat yükü kendisine düşen tarafa yemin teklif etme hakkını hatırlatmalıdır. <br>\tSomut olayda davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup, taraflar arasında ofis mobilyalarının imalatına ilişkin sözlü eser sözleşmesi akdedildiği çekişmesizdir. Davacı iş bedeli için düzenlediği 25.09.2018 tarihli, 55.460 TL tutarlı faturadan bakiye 18.760 TL alacaklı olduğu iddiasıyla, faturaya dayanarak başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmektedir. Her iki taraf defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve 55.460 TL tutarlı faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu belirlidir. Davalı tarafça fatura kapsamındaki masanın kararlaştırılan nitelikleri taşımadığı için davacıya iade edildiği ile fatura  kapsamında olmayan  toplantı masası ile iki adet dolabın tadilat için davacıya verildiği halde kendisine iade edilmediğini savunduğu ve cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğu halde  mahkemece  savunmasını ispat hususunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince yargılama yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilemesine karar verilmiştir.    <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t1-)\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br><br>\t2-)\tAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/04/2022 tarih ve 2020/440 E-2022/229 K sayılı kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-)\tDairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>\t4-)\tDavalı tarafından yatırılan 80,70 TL + 80,70 TL istinaf karar harcının  talep halinde kendisine iadesine, <br>\t5-)\tDavalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 18.09.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t\t<br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1f741a921cd3aab","SID":"5c974e0106069ce7"}}