{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1032 <br>KARAR NO: 2024/1235<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2021<br>NUMARASI: 2019/1187  E. -  2021/66 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı,  davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Paz. Tic. Ltd. Şti.vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigortalı olan dava dışı ... AŞ tarafından satın alınan emtiaların nakliyeleri sırasında hasarlanmaları sonucunda, davacı/alacaklı müvekkil sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacı ile davalılar aleyhine Gebze ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını,  davalıların itirazı ile takibin durduğunu,  müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan dava dışı ... AŞ tarafından Romanya'da yerleşik ... isimli firmadan 14.11.2014 tarih ve ...-... no’lu faturalar muhteviyatı olarak satın alınan “ısıtıcı” cinsi emtialardan muhtelif adedinin davalı şirket tarafından ...-... (çekici-dorse) plaka sayılı nakil vasıtasıyla nakliyesi esnasında hasarlandığını, işbu hasar sonucu, ... numaralı abonman sözleşmesine istinaden tanzim edilmiş ... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı sigortalısı ... AŞ'ye, davacı müvekkil sigorta şirketi tarafından 01.07.2015 tarihinde poliçe limiti dahilinde %10 poliçe marjı ilavesiyle birlikte 11.051,02 Euro hasar tazminatı ödendiğini, bu ödeme ile davacının  sigortalısının haklarına halef olduğunu, zarar sorumlusu olduğu tespit edilen davalılara  %10 poliçe marjı hariç tutulmak suretiyle hasar tazminatı olarak ödenen 10.695,44 Euro için rücu hakkı doğduğunu, dava konusu nakliye hasarından davalı ... şirketinin ...-... (çekici-dorse) plaka sayılı nakil vasıtasıyla nakliyeyi gerçekleştirmesi, davalı sigorta şirketinin ise ... sayılı ... sorumluluk poliçesi sebebiyle poliçe limiti ve şartları doğrultusunda diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu  olduğunu, müvekkilinin rücuen alacağının  tahsili için başlattıkları ilamsız icra takibine davalılarca haksız itiraz edildiğini ileri sürerek,  10.695,44 Euro asıl alacağa ve bu asıl alacağın takip öncesi işleyen döviz faizine yapılan  itirazın  iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili, savunmasında özetle;  takip konusu alacak iddiasına konu hasarlandığı iddia edilen malların 3.diğer davalı/takip borçlusu ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı bulunduğundan rücu talebinin muhatabının davalı sigorta şirketi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını,  alacak iddiasının yargılamayı gerektirdiğini,  eksper raporunda hasarlandığı ileri sürülen ürün adedini ve adet başı belirtilen hasar bedellerinin haksız ve fahiş olduğunu,  işlemiş döviz faizi adı altında talep edilen faiz ile ana alacağı işleyecek döviz faizi ve ferileri haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, ... Tic.AŞ'nin fiilen taşımayı yapan taşıma şirketi olduğunu, taşıdığı yükün hasarlanmasında araç sürücüsü ile birlikte kusur ve sorumluluğu bulunduğunu,  davacı sigorta şirketi tarafından, fiilen nakliyeyi yapan ve sorumluluğu bulunan nakliye şirketi aleyhine icra takibine girişildiği halde  işbu itirazın iptali davasında davalı olarak aleyhine dava açılmadığını,  işbu davanın yasal olarak bu şirkete ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davacı ... Sigorta AŞ vekili savunmasında özetle;  davacı sigorta şirketi tarafından müvekkil sigorta şirketine karşı açılan davada  müvekkil şirketin adresi Beykoz olduğundan davada yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden öncelikle reddi gerektiğini, itirazın iptaline yönelik davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili nezdinde sigortalı ... ve ... Pazarlama  Ltd. Şti.  için 04.06.2014-04.06.2015 tarihleri arası dönem için ... nolu ... Sigorta Poliçesi düzenlendiğini,  müvekkilinin poliçe gereğince belirli şartlar ile ve sadece sigortalı şirket lehine  poliçe ile teminat yükümü altına girdiğini,  sigortalısı ... Ltd. Şti.   tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında ortaya çıkan bir hasar ve zarar bulunmadığını, dava konusu edilen hasarın eşyaların tek taşıyıcısı şirket ... Nakliyat ve Tic. AŞ'ne ait ve bu şirketin sorumluluğundaki ... – ... plakalı araçlarda taşınması sırasında meydana geldiğini,  taşımanın sigortalı ... Ltd. Şti.  tarafından hiçbir şekilde gerçekleştirilmediği gibi, taşımanın sigortalı şirket tarafından zaten üstlenilmediğini,  yani müvekkilinin sigortalısı olan diğer davalının  hukuken akdi taşıyan- fiili taşıyan ve/veya üst taşıyan sıfatı kesinlikle bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirket sigortalısının gerçekleşen taşıma işleminde ve iddia edilen hasar ile taşıma işleminin gerçekleşmesine ilişkin olarak  ilgisi ve sorumluluğu bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, CMR hükümleri gereği usulüne uygun şekilde ve süresi içinde müvekkiline ve taşıyana ihbar zorunluluğunun yerine getirilmediğini, taşıyan için Kanun ve CMR hükümleri gereğince sorumluluktan kurtulmaya ilişkin hallerin de incelenmesi gerektiğini,  müvekkilinin sorumluluğu ancak poliçe şartları ve CMR hükümleri dahilinde hasar tazminatına ilişkin sınırlamaları altında  söz konusu olabilecek  nitelikte olduğunu, ayrıca poliçedeki  muafiyet kayıtları ve klozlarının dikkate alınması gerektiğini,  tazminat miktarının da  fahiş ve hukuka aykırı nitelikte olduğunu, ayrıca takip öncesi ve sonrasına ilişkin döviz faizi talebinin de haksız ve hukuksuz olduğunu,  müvekkilinin  temerrüdünün söz konusu  olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçeleri ve ekleri,  taşıma senedi, 18/11/2014 tarihli hasar tutunakları, hasar tespiti için dava dışı yapılan eksper raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;  bilirkişi heyetinde yer alan gümrük bilirkişisinin taşıma konusunda uzman olmadığı anlaşıldığından raporuna itibar edilmemekle birlikte, dosya kapsamında alınmış bulunan 09/07/2020 tarihli ve 01/09/2020 tarihli raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, taşıma alanında uzman bilirkişinin raporunda üst taşıyıcı ve fiili taşıyıcının emtiayı hasarlı olarak teslim etmiş olması nedeniyle hasardan sorumlu olduğu makine bilirkişisi ise emtiada meydana gelen hasar miktarının 11.055,49 Euro olduğu tespit edilmiştir. Yabancı para alacaklarında, yabancı paranın, dava tarihinde Merkez Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak \"TL\" karşılığı üzerinden ilâm harcı alınacağı benimsenmiş olmakla itirazın iptâli davalarında ise aynı ilkenin icra takip tarihine göre uygulanacağı açık olduğundan ( Yargıtay 15 H.D. 2015/1304 K) takip tarihindeki efektif satış kuruna göre yargılama harç ve giderleri hesaplanmıştır. (16/11/2015 takip tarihi, MB  efektif satış, 1EURO=3,0990 TL) Davacı talep sonucu ile bağlı kalınarak, 33.145,16 TL(10.695,44 x 3,0990) asıl alacak ve davacının davalıları temerrüte düşürdüğü dikkate alınarak 877,02 TL (283 x 3,0990) faiz talebi yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar Mahkememizin 25/01/2021 tarihli celsesinin (1) no'lu ara kararında \"283,00.-TL\" faize hükmedildiği yazılmış ise de, rakamın sehven Euro bedeli olarak yazıldığı asıl alacak miktarının Türk Lirası olarak yazılması karşısında yanındaki miktarın Euro olarak yazılmasının açık şekilde maddi hata olduğu ortada olduğundan, infaz aşamasında tereddüte yer vermemek amacıyla, hüküm henüz tebliğ edilmemiş olduğundan re'sen tashih edilerek aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. \"  gerekçesiyle, davanın kabulüne; davalı borçluların Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazlarının reddi ile, takibin 33.145,17.-TL asıl alacak ve 877,02.-TL faiz itirazlarının iptaline takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında 6.629,03 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Petrol ve ... Paz. Tic. Ltd. Şti.vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin poliçe gereğince belirli şartlar ile ve sadece sigortalı diğer davalı lehine  poliçe ile teminat yükümlülüğü olduğunu,  ayrıca davalı sigortalısı ... Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında ortaya çıkan bir hasar ve zarar bulunmadığını, yani taşımayı diğer davalı sigortalısının üstlenmediğini, taşımanın dava dışı ... Ticaret AŞ tarafından gerçekleştirildiğini,  bu nedenle talebin bu şirkete yöneltilesi gerektiğini, davacının müvekkiline ve sigortalısına hangi sebeple kusur atfettiğinin belirtilmediğini, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, TTK'nın 898.maddesi uyarınca, paketleme konusunda  hiçbir inceleme yapılmadığını, ... Turizm’in ... – ... plakalı araçlarıile kaza yaptığının zaten sabit olduğunu,  müvekkilinin sigortalısına kusur atfedilemeyecekse de TTK'nın 898.maddesi uyarınca da bir değerlendirme yapılmasının önem arz ettiğini, gönderen firmanın kusuruna asla değinilmediğini,  ekspertiz raporlarında da detaylı bir şekilde yer verildiği üzere kolilerin karton olduğu, iç kısımların mukavva separatörlerle ayrıldığını, bu ambalajların hassas malzemeler olan anılan ısıtıcılar için yeterli koruyuculuğa sahip olup olmadığının değerlendirilemediğin, ayrıca ambalajı tamamen dağılmış ürünlerin ise 1 adet plastik kasa içerisine toplandığını, bu durumda müvekkili şirket sigortalısına hiçbir şekilde kusur atfedilemeyeceğini, kaldırma kararı sonrasında  eksik  belgelerin tamamlanmadığını, bilirkişi raporunda da davacı tarafın hasar bedeline ilişkin  hiçbir hesaplama yapılmadığını, eksper raporunun aynen alındığını, bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, dolayısı ile bu konuda verilen raporun daha önce alınan bilirkişi raporları ile çelişmekte olduğunu, raporun bu hali ile aleyhe şekilde hükme esas alınamayacağını, 30.10.2020 tarihli  Gümrük  Baş Müfettişi tarafından  hazırlanan bilirkişi ek raporunda özetle  hasar bedelinin hesaplanması için dosyada mübrez bilgi ve belgelerin yeterli olmadığı  tespiti yapılarak  davacının iddialarını ispatlayamamış olduğunun ortaya konulduğunu, hükme esas alınan raporlardaki hasar tespitine yönelik yapılan değerlendirme ve hesaplamaların haksız olduğunu,  yapılan hesaplamaların hiçbir dayanağı olmadığı gibi, hasar miktarının dayanağı davacı tarafından ispatlanmadığını, 13.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda ve  30.10.2020 tarihinden hazırlanan ek raporda  belirtildiği üzere dosyada elleçleme  yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin, eşyaların antrepoya alındıktan sonra akibetine ilişkin bilgi ve belgelerin, hasarlı eşyanın ithal edilip edilmediğinin, imha veya terk olup olmadığı konusunda bilgi ve belgelerin mevcut  olmadığını, bu eksikliklerin Bam kararı sonrası dahi tamamlanmadığını, 01.09.2020 tarihli bilirkişi ek  raporunda ise  savunmalarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, İstanbul BAM  14. Hukuk Dairesi ilamına uyulmadığını, taşıma konusunda uzman olmayan ve sigorta mevzuatına hakim olmayan, makine mühendisi tarafından verilmiş olan raporun, denetimden uzak, eksik incelemeye dayalı ve yetersiz olduğunu, müvekkili ile  diğer davalı sigortalı  arasında düzenlenmiş olan ... Sigorta Poliçesine ilişkin ne ek raporda ne kök raporda değerlendirme yapılmadığını, sigorta hukuku ve taşımacılık hukukunun iç içe geçtiği bu davada tek yönlü olarak makine mühendisi olan uzman bir bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre hüküm kurulmasının doğru olmadığını, ayrıca hükme esas alınan 09.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda,  bedel değeri , zararı önleme ve kurtarma çalışmaları, ekspertiz bulguları, sovtaj, poliçe şart ve teminatları ve de hasarın hesaplanması üzerine çeşitli değerlendirmeler yapıldığını,  sonuç itibari ile  üst taşıyıcı ile fiili taşıyıcının  emtiayı hasarlı olarak teslim etmiş olmaları nedeni ile sorumlu olduklarının  belirtildiğini,  bilirkişi raporunda yapılan bu tespitin  hatalı ve haksız olduğunu, raporda savunmalarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, ayrıca hasar tespiti konusunda raporda ekspertiz raporunun aynen alındığını, bunun dışında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, talep edilecek hasar miktarının belirlenemediğini, raporun  bu yönü ile daha önce alınan  bilirkişi raporları ile çeliştiğini, Kanun gereğince müvekkkil şirkete ve taşıyana ihbar zorunluluğunun yerine getirilmediğini, ancak bu konuda da raporda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını,  bilirkişi raporunda hasar miktarına ilişkin olarak yapılan hesaplamaları kabul etmemekle birlikte ayrıca  raporda hasar miktarı tespit edilirken hesaplamaya dahil edilen navlun ve sigorta bedellerine de ayrıca itiraz ettiklerini,  söz konusu bedellere ilişkin müvekkili şirketin sigorta poliçesi kapsamında hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin  poliçe gereğince belirli şartlar ile ve sadece sigortalı şirket lehine  poliçe ile teminat yükümü altına girdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun ancak poliçe şartları ve CMR hükümleri dahilinde hasar tazminatına ilişkin sınırlamalar gözetilerek  belirlenebileceğini, ancak raporda  bu yönde sigorta mevzuatı açısından ve poliçe şartları açısından hiçbir inceleme yapılmadığını,  poliçedeki  muafiyet kayıtları ve klozlarının hesaplamada  dikkate alınmadığını,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Petrol ve ... Ticaret Limited Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaldırma kararında işaret edilen delillerin toplanmadığını,  bilirkişi heyetinde sigorta mevzuatına hakim bilirkişinin de yer alması gerektiğini,  hükme esas alınan ve kabul etmedikleri  bilirkişi raporunun   22.06.2015 tarihli ekspertiz raporunun birebir tekrarı mahiyetinde olduğunu,  rapordaki gerekçelerin haksız ve dayanaksız olduğunu, sundukları  19.06.2015 tarihli   ekspertiz raporunun ie  dikkate alınmadan değerlendirilmeden rapor düzenlendiğini,  bu sebeple raporda yer alan malzeme ve işçilik bedellerinin  haksız ve son derece fahiş olduğunu,  kabul etmediklerini, sorumluluğun fiili taşımayı gerçekleştiren ... Ticaret AŞ'ye ait olduğunu, husumet itirazları  dikkate alınmadan  karar verildiğini,  01.09.2020 tarihli raporda BAM kararında işaret edilen deliller toplanmadığı gibi, rapor düzenleyen bilirkişinin ehil olmadığını, emekli gümrük başmüfettişi bilirkişi tarafından düzenlenen 30.10.2020 tarihli  bilirkişi raporunda, yer alan gerekçeleri haklı olduğunu, yasal mevzuat hükümlerine uygun bulunduğunu,  raporda \"... Eşya hasarlı olması durumunda hasar ile ilgili bir önceki raporumuzda da belirtildiği üzere, yasal prosedürler izinler ve harcamalar yapılmakta ve hasarlı ürünler içinde yine yasa çerçevesinde imha, terk, mahrece iade gibi prosedürler uygulanmaktadır. Bu çerçeveden hasarlı ürünleri gümrük işlem ve prosedürleri ile ilgili de taşıma ve lojistik bilirkişilerce uzman olmadığı konularda görüş verilmesi de mümkün görülmemektedir. Bir  taşıma işinde sadece hasarlı ürünler bedeli ayıklanması gibi işlemlerin yapılabilmesi raporumuzda da belirtiğimiz ve Gümrük ve Dış Ticaret Lojistik ayağının sonlanması için yeterli olmayıp gerekli bilgi ve belgelerin ibrazı olmaksızın görüş serdi de mümkün bulunmamaktadır...\" şeklinde  doğru tespitlerde bulunulduğunu, mahkemenin ara kararına rağmen, davacının istenilen belgeleri dosyaya sunamadığını,  bu sebeple davacının ispat yükünü yerine getirmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, takibe haklı sebeple itiraz edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat sigortasıyla sigortalanmış olan emtianın, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında hasarlanması üzerine dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davalı akdî taşıyıcı ve taşıyıcı sorumluluk sigortacısından rücuen  tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Petrol Ve ... Paz. Tic. Ltd. Şti.vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı sigortalısının yurt dışından getirttiği emtianın nakliyat abonman sigorta poliçesi ile taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığını, Romanya'dan Türkiye'ye taşınan söz konusu  emtianın taşıma sırasında hasara uğradığını,  bu durumdan davalı akdi taşıyan ile onun sigortacısı diğer davalının sorumlu olduğunu, hasar nedeniyle sigortalısına ödeme yaptığını ve onun haklarına halef olduğunu ileri sürerek, hasar bedelinin rücuen tahsili için  icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Eldeki dosyada daha önce mahkemece verilen davanın reddi kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/1581 Esas, 2019/1417 Karar  sayılı ve 27.11.2019 tarihli ilamı ile; '' ...Dosyada alınan bilirkişi raporunda, hasarlı olduğu iddia edilen emtianın elleçleme/ayıklanmasına ilişkin belgeler ile birlikte bu emtianın akıbeti hakkında gerekli bilgi ve belgelerin temininin gerçek hasar tutarının tespiti için gerekli olduğu belirtilmiş, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itirazlarında ise bilirkişi raporunda belirtilen belgelerin sigorta şirketinin uhdesinde bulunmadığından sigortalı şirketten temin edilmesi için gerekli müzekkerelerin yazılmasını mahkemeden talep etmiştir. Kaldı ki dosyaya sunulan hasar dosyasında, hasarlı emtianın ayıklanmasına ilişkin işçilik ve diğer masrafların dayanak belgelerinin bulunduğu gibi, ekspertiz raporlarında, hasarlı emtianın hasarlı olarak hurdaya ayrılmış olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, dosyada alınan bilirkişi raporunda tarafların iddia, savunma ve delilleri üzerinde hiç bir değerlendirmenin ve incelemenin yapılmadığı gibi bilirkişi heyetinde yer alan gümrük bilirkişisinin taşıma konusunda uzman olmadığı anlaşılmakla, bu durumda bildirilen deliller toplanıp, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve makine mühendisi aracılığıyla inceleme yapılarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi '' gerektiği belirtilerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sırasında dava dışı sigortalı ...  AŞ'den eksik bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiş ve dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilerek Makine Mühendisi Bilirkişinin 01.09.2020 tarihli raporu ile taşıma uzmanı bilirkişi tarafından  düzenlenen 09.07.2020 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına dahil edilmiştir. Her ne kadar mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yeniden yargılama yapılarak istinafa konu davanın kabulüne kararı verilmiş ise de eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki; Davalı sigorta şirketi, diğer davalı taşıma şirketinin  taşıyıcı sorumluluk sigortacısıdır. Bu davalı ile sigortalısı diğer davalı arasında 04.06.2014-03.06.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere  ... sayılı taşıyıcı sorumluluk sigortası yapılmıştır. Öncelikle, mahkemece, davalı  taşıyıcı ... Ltd. Şti. yönünden değerlendirme yapıldığı, ancak bu davalının taşıyıcı sorumluluk sigortacısı davalı  ... Sigorta AŞ yönünden hiç bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalı ... Ltd. Şti.'nden taşıma sözleşmesi  kapsamında talepte bulunmuş, diğer davalı sigorta şirketinden ise davalı taşıyanın sorumluluk sigortası kapsamında talepte bulunmuştur. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna ilişkin olarak davalı taşıyan ile arasındaki 04.06.2014-03.06.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiş taşıyıcı sorumluluk sigortası kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece gerekçeli kararda sadece  davalı taşıyan yönünden değerlendirme  yapılması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Öte yandan,  yukarıda da belirtildiği üzere, davalı sigorta şirketi diğer davalı taşıma şirketinin  taşıyıcı sorumluluk sigortacısıdır. Bu davalı ile sigortalısı diğer davalı arasında  taşıyıcı sorumluluk sigortası yapılmış, dava konusu hasarın meydana gelmesi üzerine davalı sigorta şirketince de hasar dosyası açılarak 19.06.2015 tarihli bir ekspertiz raporu  alınmıştır. Yine davacı sigorta tarafından da açılan hasar dosyası kapsamında 22.06.2015 tarihli eksper raporu alınmıştır. Ancak her iki eksper raporunda  sovtaj değeri ile işçilik maliyet bedeli farklı hesaplanmasına rağmen mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin sunduğu eksper raporu değerlendirilmemiş, sadece davacı yanca sunulan eksper raporu esas alınarak değerlendirme yapılmıştır. Bu haliyle dosya kapsamındaki tüm delillerin değerlendirildiğinden  söz edilemez. İlk derece mahkemesince davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna, taşıyıcı sorumluluk poliçesine ilişkin olarak inceleme ve değerlendirme yapılıp, yukarıda belirtilen diğer eksiklikler de giderilerek  sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Kabule göre de temerrüdün her iki davalı yönünden nasıl ve ne zaman gerçekleştiği konusunda her hangi bir gerekçeye yer verilmemesi hatalı olduğu gibi, dava konusu rücu alacağının likit olup olmadığı hususu hiç değerlendirilmeden icra inkâr tazminatı konusunda karar verilmesi de usule aykırı olmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalılara iadesine, 4-Taraflarca İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran tarafa iadesine, 5-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.19.09.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c537a1f3f845879","SID":"9b9ae92447064fd3"}}