{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/111 Esas<br>KARAR NO: 2024/1426 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2018<br>NUMARASI: 2017/359 E.  -  2018/56 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline  ait \"...\" ibareli ..., ..., ... tescil numaralı markalarının bulunduğunu, müvekkili tarafından 1991 tarihli ilk tescil tarihinden çok önce  markanın kullanılmaya başlandığını, davalı şirket tarafından müvekkilinin ibaresi ile ayırt edilemeyecek derecede benzerinin 29 ve 30.sınıfta ... tescil numarası ve \"...\" ibaresi ile tescil ettirdiğini belirterek, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak birebir aynı olması ve davalının kötü niyetli tescili nedeniyle gerçek hak sahipliği ve karıştırılma ihtimali de göz önüne alınarak markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına kayıtlı www...com alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap  ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin 1993 yılından beri kullanmakta olduğu \"...\" ibareli markasını 2002 yılında 29 ve 30.sınıflarda tescil ettirdiğini, ... tescil nolu markanın 2010 tarihinde ... tarafından kurulan firmaya devredildiğini, müvekkilinin markasının 29 ve 30.sınıflarda tescilli olduğunu, davacının marka başvurusunun  müvekkili başvurusundan 3 ay sonra olduğunu, müvekkilinin markasından önce tescilli olan \"...\" markasında sadece \"Nebati yağ, zeytinyağı, ayçiçek yağı\" emtiaları bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini davacıdan önce kullanması ve tescil ettirmesi sebebiyle üstün hak sahibi olduğunu belirterek, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın kısmen hükümsüzlüğüne, bu markanın davacının dayanağı olan markadan önce tescil edilmiş olması sebebiyle kazanılmış hakkına dayalı olarak daha sonraki tescile dair ... nolu markaya ilişkin hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı-karşı davalı karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin \"...\" markası üzerinde \"... yağ, zeytinyağı ve ayçiçek yağı, yenilebilir sıvı ve katı yağlar, margarinler, tereyağlar..\" emtiası üzerinde öncelik hakkı olduğunun davalı-karşı davacı tarafından kabul edildiğini, davalı-karşı davacının ... tescil numaralı markasının bu emtia için hükümsüz kılınması gerektiğini, \"...\" markasının müvekkili tarafından çok uzun süre tescilli olarak kullanıldığını, meşhur ve maruf hale getirildiğini, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, marka üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu, Davalı-karşı davacının kazanılmış hak iddiasının yerinde olmadığını, kazanılmış hakkın kabul edilmesi için haksız yararlanma ve iltibas tehlikesinin oluşmaması gerektiğini, Müvekkilinin ticari hayatın yoğunluğu içinde davalı-karşı davacının ... tescil numaralı \"...\" markasının tesciline itiraz edemediğini, bu durumun davalı-karşı davacıya \"...\" markasını yeniden ve yeni şekillerle tescil ettirme imkanı vermediğini, bu markanın yeni bir işlem ve yeni bir marka olduğunu, yeniden kendi şartlarında hukukilik denetimine tabi olduğunu, Davalı-karşı davacının müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğüne ilişkin iddia ve taleplerinin uzun süre sessiz kalma nedeniyle kabul edilemeyeceğini, Müvekkilinin 15/11/1991 tescil tarihli, ... tescil numaralı ve 25/09/2002 tescil tarihli, ... tescil numaralı markalarını yaklaşık 25 yıldan bu yana kullandığını, davalı-karşı davacının uzun süre kullanmadığı hakkını artık kullanamayacağını, Müvekkilinin  davalı-karşı davacıdan önce meşhur ve maruf hale getirdiği \"...\" markası üzerinde öncelik hakkının mevcut olduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı-karşı davacının \"...\" markasından haberdar olduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket etmediği gibi, iddia ve taleplerinin hakkaniyete de uygun olmadığını belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/02/2024 tarihli 2017/359 E. - 2018/56 K. sayılı kararıyla; \"...Somut olayda, tarafların markalarındaki ... ibaresi benzer olup, her iki markanın benzerliği kabul edilmiştir. Ancak davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı ... ibareli markanın daha önce tescilli ... şekil markasındaki sınıflarla ve ürünlerle aynı sınıfta tescilli olduğu, söz konusu marka hükümsüz sayılmadığı sürece davalı tarafın daha önceki markaya dayalı haklar açısından seri marka yaratma hakkı olup ve yarattığı markaları tescil edildiği emtia ve sınıflar bakımından kullanma hakkı olduğundan, davacı tarafın yerinde olmayan hükümsüzlük davasının ve davalı kullanımları kendi markası kapsamında kalıp, tecavüz teşkil etmeyeceğinden reddine, Karşı dava yönünden ... sayılı ... markası tescil tarihi, 12.10.2003 tarihi olup, dava tarihi dikkate alındığında uzun süre sessiz kalınmış ve markasal kullanım devam etmiş olduğundan, her ne kadar Mülga 556 sayılı KHK 42/1-a maddesinde tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre düzenlemesi getirmiş, tanınmış olmayan markalar yönünden herhangi bir süre sınırlaması koymamış, fakat Yargıtay 11 Hukuk Dairesi tanınmış markalar bakımından uygulanan 5 yıllık süreyi tanınmış olmayan markalar içinde geçerli kabul ederek hükümsüzlük davalarında 5 yıllık süre öngörmüş olup, karşı dava yönünden dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan yerinde olmayan karşı davanın reddine\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı-k.davalı  vekilinin asıl davayla ilgili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla; müvekkilinin \"...\" markası üzerinde \"Nebati yağ, zeytinyağı ve ayçiçek yağı, yenilebilir sıvı ve katı yağlar, margarinler, tereyağlar..\" emtiası üzerinde öncelik hakkı olduğunun davalı-karşı davacı tarafından kabul edildiğini, davalı-karşı davacının ... tescil numaralı markasının bu emtia için hükümsüz kılınması gerektiğini, \"...\" markasının müvekkili tarafından çok uzun süre tescilli olarak kullanıldığını, meşhur ve maruf hale getirildiğini, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, marka üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu, Davalı-karşı davacının kazanılmış hak iddiasının yerinde olmadığını, kazanılmış hakkın kabul edilmesi için haksız yararlanma ve iltibas tehlikesinin oluşmaması gerektiğini, Müvekkilinin ticari hayatın yoğunluğu içinde davalı-karşı davacının ... tescil numaralı \"...\" markasının tesciline itiraz edemediğini, bu durumun davalı-karşı davacıya \"...\" markasını yeniden ve yeni şekillerle tescil ettirme imkanı vermediğini, bu markanın yeni bir işlem ve yeni bir marka olduğunu, yeniden kendi şartlarında hukukilik denetimine tabi olduğunu, Davalı-karşı davacının 29 ve 30. sınıflarda tescilli ...tescil numaralı \"...\" markasının müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek derecede aynı, iltibas yaratacak nitelikte ve halkı yanıltacak mahiyette olması ve kötüniyetle tescil edilmesi nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, Davalı-karşı davacının müvekkili ile aynı/benzer faaliyet alanlarında yer almaları nedeniyle, davalı-karşı davacının ... tescil numaralı markasının haksız rekabete neden olduğunu, müvekkilinin \"... yağ, zeytinyağı ve ayçiçek yağı/yenilebilir sıvı ve katı yağlar, margarinler, tereyağlar...\" bakımından ... tescil numaralı markası nedeniyle öncelik hakkının bulunduğunun ikrar edilmesi karşısında asıl davanın reddine dair yerel Mahkemece kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/02/2018 tarihli, 2017/359 Esas, 2018/56 Karar sayılı ilamına ilişkin istinaf başvurularının kabulüne, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, davanın yeniden görülmesi mümkün değilse hükmün bozularak dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel Mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde;  davacı-karşı davalı tarafa ait 14/11/1991 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın 29.sınıfta \"Nebati yağ, zeytin yağı, ayçiçek yağı\" emtiası için tescilli olduğu, 25/09/2002 başvuru, 12/10/2003 tescil tarihli,... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 03, 29, 30, 31 ve 32s sınıflarda tescilli olduğu, 08/09/2011 başvuru, ... tescil tarihli, .. tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 35. sınıfta \" Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görnesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\"  hizmetleri için tescilli oluğu, Davalı-karşı davacı tarafa ait 03/06/2002 başvuru, 08/09/2003 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 29 ve 30. sınıflarda tescilli olduğu, 30/03/2012 başvuru, 06/05/2013 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 29 ve 30. sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince ticaret hukuku öğretim üyesi Do. Dr. ..., gıda mühendisi ... ve marka vekili ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda;  \"...asıl dava bakımından davalı tarafın ... ibaresindeki marka korumasını aynı ve benzer emtia bakımından 03.06.2002 tarihinde başladığı, davacı tarafın koruma tarihinin 25.09.2002 tarihinde ... tescilli markayla başladığı davacının koruma tarihinin daha öncelikli ... tescil numaralı markada nebati yağ, zeytinyağı, ayçiçek yagı emtiası bakımından olduğu, davalının ... tescil numaralı ...+şekil markasının benzeri emtia bakımından tescil edilmemiş olması sebebiyle iltibas tehlikesi oluşturmadığı, tescilli marka kapsamında www.....com adlı internet sitesi kullanımının davalının kendi markası kapsamında kullanım olduğu, karşı dava bakımından davalı tarafından ... ibaresinin davacıyla aynı benzer bakımdan tescil edildiği, bu sebeple davalının markasının tescil edildiği 03,31 ve 32.sınıfta yer alan emtia dışındaki 29 ve 30.sınıf emtia bakımından hükümsüzlüğe karar verilebileceği...\" yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. <br>G E R E K Ç E:Asıl dava, marka hükümsüzlüğü ve alan adına erişimin engellenmesi, karşı dava ise marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı vekili asıl davayla ilgili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; mahkemece davalı-karşı davacıya ait www...com alan adına erişimin engellenmesi talebiyle ilgili hiçbir araştırma yapılmadığı, bilirkişi raporunda da internet sitesinin içeriğine ilişkin inceleme ve görüş bulunmadığı tespit edilmişse de, asıl davada davacı vekilinin bu konuda istinaf talebi bulunmadığından, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. Asıl davada davacı vekili 14/11/1991 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markasına ve tescilsiz kullanımlarına dayanarak öncelik ve gerçek hak sahibi olduğu iddiasıyla hükümsüzlük davası açmıştır. Davalı-karşı davacı ise, önceki tarihli tescilli markasından kaynaklanan müktesep hakkı nedeniyle seri marka tescil ettirdiğini savunmuştur. Yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, farklı kişiler adına sicile tescilli mükerrer markaların varlığı halinde, mükerrer marka sahiplerinden birisinin yaptığı ve tescilli markasının serisi niteliğindeki yeni bir başvurunun müktesep hak ilkesinden yararlanarak tescil edilebilmesi için; daha önceki markanın tescil ve kullanımıyla ilgili olarak mükerrer marka sahipleri arasında bir uyuşmazlık çıkartılmamış olması ve önceki markasının asli unsuru muhafaza edilerek marka sahibi ile bağlantısı ve tüketici nezdinde bıraktığı izlenim korunmak suretiyle seri marka yaratmak amacı taşıması, öte yandan da diğer işletme adına tescilli mükerrer markaya yakınlaştırma, benzeştirme vb. şekillerde karıştırılma tehlikesine yol açılmaması ve bu yolla haksız yararlanma sonucunu doğurmaması gereklidir.Davacının ... tescil numaralı \"...\" ibareli markası ile davalının ...tescil numaralı \" ...+Şekil\"  markasının ve ...tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının esas unsurlarının \"...\" ibaresi olup, birebir aynı oldukları, tarafların markalarının farklı renk ve sitilde yazıldıkları, davalı-karşı davacının markalarının şekil unsuru da içerdiği, davacı-karşı davalının markasının 29.sınıfta yalnızca \"... yağ, zeytin yağı, ayçiçek yağı\" emtiası için tescilli olduğu, davalı-karşı davacının markalarının ise bu emtia dışında kalan 29. sınıftaki bir kısım emtia ve 30. sınıfta tescilli olup, her iki taraf markalarının tescil sınıflarının birbirleriyle benzer ve bağlantılı olduğu, bu markaların karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ancak davalı-karşı davacının ... tescil numaralı markasının esas unsuru olan \"...\" ibaresini benzer renkler ve yazı sitiliyle aynen kullanarak hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı markasını tescil ettirdiği, davacı-karşı davalının \"...\" markası ile esas unsuru aynıysa da, yazım sitili ve şekil unsuru ile davacı-karşı davalının ... tescil numaralı ve ... tescil numaralı markasından farklı olduğu, tescil sınıflarının kapsamının genişletilmediği, ayrıca davalı karşı davacının ... tescil numaralı ilk markasından daha eski tarihte tescil edilen davacı-karşı davalıya ait ... tescil numaralı markasından farklı yazı sitili ve şekil unsuru içeren davalı-karşı davacıya ait ... tescil numaralı markanın, davacı-karşı davalının ... tescil numaralı markasına yakınlaştırılarak, iltibas ve haksız yararlanma amacıyla tescil edildiğinin kabul edilemeyeceği, yine farklı sitil ve şekil unsuru içermesi nedeniyle davacı-karşı davalının...tescil numaralı markası ile de iltibas yaratmak amacını taşıdığının kabul edilemeyeceği, davalı-karşı davacının ... tescil numaralı markasının, ... tescil numaralı önceki markasının serisi niteliğinde olduğu, alanında uzman bilirkişilerin de bu yönde görüş bildirdikleri, davacı-karşı davalının işbu dava açılana kadar davalı-karşı davacıya karşı ... tescil numaralı markasıyla ilgili gerçek hak sahipliği veya öncelik hakkına dayanarak bir itirazda bulunmadığı, dava açmadığı, davalı-karşı davacının ilk markasını tescil tarihinden bu yana aradan yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra tescil ettirdiği seri markası için de artık dava açma hakkını kullanamayacağı, 2002 yılından bu yana tescilli olan markasından kaynaklanan müktesep hakkına dayanarak seri marka tescil ettiren ve kullanan davalı-karşı davacının ... tescil numaralı markasını kötüniyetle ve davacı-karşı davalının markasıyla iltibas yaratmak ve yararlanmak amacıyla tescil ettirdiğinin de ispatlanamadığı, tüm bu nedenlerle Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı-karşı davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacı-k.davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı-k.davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 26/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27b0f77eaaa44b4c","SID":"1dc90d4ad63575d9"}}