{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/1204 <br>KARAR NO:2024/673<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2024<br>NUMARASI: 2024/93 Esas, 2024/95 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ:18/09/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda değişik işler esası üzerinden verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili; Talep eden  şirketin  davaya konu 28/11/2017 tarihli sözleşme kapsamında,....ilişkin olarak hem malları hem de mallara ilişkin hizmetleri verdiğini ve bu kapsamda bunlara ilişkin 10 Nisan 2023 tarihli hak edişleri düzenlediğini, müvekkilin şirketin bahse konu hak edişleri yine aynı tarihte karşı tarafa ilettiğini ve fakat karşı tarafın üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen, hak ediş ödemelerini yapmadığını, hak edişlere ek olarak, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında, .... ilişkin olarak malları temin ettiğini, bu kapsamda bunlara ilişkin faturaları karşı tarafa ilettiğini fakat karşı tarafın üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen söze konu ödemeleri yapmadığını, karşı tarafın %84 oranında pay sahibi olan hakim hissedarı ...nin iflas ettiğini ve kendisi aleyhine iflas talepli dava açıldığını ve bu davanın halen derdest olduğunu, anılan nedenlerle müvekkili şirketin muaccel hale gelen ve karşı tarafa yapılan ihtarlara rağmen ödenmeyen 1.409.541,42-EURO  tutarında asıl alacağına karşılık karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü  kişilerdeki tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 22/03/2024 tarihli karar ile, \"Talep eden vekilinin ihtiyati haciz istemini sözleşmeye, ihtarnamelere, bir kısım hakediş belgeleri ile faturalara dayandırmış ise de,sunulan belgelerin, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca karşı tarafın ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığının, alacaklının sözleşmeye konu edimleri tam ve gereği gibi yerine getirip getirmediğinin  belirlenememesi, yapılacak yargılama sonucunda belirlenebilir olması gözönüne alındığında alacaklının, para alacağının doğduğunu yaklaşık ispat seviyesinde ispat edemediği \"gerekçesi ile talep eden vekilinin ihtiyati haciz   isteminin reddine karar verilmiştir.Talep eden vekili istinaf dilekçesi ile, Müvekkil Şirket, Karşı Taraf'tan olan 1.409.541,42 EUR tutarındaki alacağının varlığını ve miktarını yaklaşık olarak ispatlayacak şekilde (hatta bu ölçüyü de aşacak surette) yazılı senet, sözleşme, fatura, hak ediş belgeleri, vesair yazılı delilleri ile birlikte ortaya koyulduğunu, Müvekkil Şirket'in terditli olarak talep ettiği teminatlı ihtiyati hacze karar verilmesi yönündeki isteminin değerlendirilmediğini ve bu  bozma sebebi olduğunu, karşı yanın 1 yılı aşkın süredir ödeme yapmadığını, alacağın muaccel olduğunu ve rehinle temin edilmediğini, ihtarnamelerine cevap vermediklerini, sundukları tüm belgelerle  Müvekkil Şirket'in para alacağının varlığını ve miktarını yaklaşık olarak (ve hatta bu ölçüyü aşacak surette) ispatladığını,  karşı taraf'ın %84 oranında ortağı olan ... isimli şirketin  30 Mart 2021 tarihi itibariyle Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/917 K. sayılı kararı ile iflas ettiğini ve  tasfiye halinde olduğunu,  İhtiyati Haciz Taleplerinin  kabul edilmemesinin Müvekkil Şirket'in alacağının tahsilinin imkansız hale getirdiğini, Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 6 uyarınca; Taraflardan birinin, tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz istemesi ve mahkemenin böyle bir tedbire veya hacze karar vermesinin tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmeyeceğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi için her türlü teminatı yatırmaya hazır olduklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi'nin ihtiyati haciz isteminin reddine dair  kararının kaldırılmasına ve  karşı taraf'ça ödenmeyen 1.409.541,42-EUR tutarında asıl alacak miktarınca karşı taraf'ın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati  haciz konulması kararı  verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.  İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Taraflar arasında  28/11/2017 tarihli .... ilişkin eser sözleşmesi  imzalanmıştır. Talep eden vekili ... Şirketinin bu sözleşme nedeni ile tahakkuk eden alacak hakkında ihtiyati haczi  talebinde bulunmuş mahkemece alacağın yaklaşık olarak ispat edilememesi sebebiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, dosya kapsamı, sunulan deliller, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle henüz alacağın yaklaşık olarak ispatına yeter deliller sunulmadığı ve İİK'nın 257. Maddesindeki ihtiyati haczin yasal koşulları oluşmadığından mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, talep eden ... Şirketinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/03/2024 tarih, 2024/93 D.iş,  2024/95 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10d21463faa251e4","SID":"d98404e49adb557b"}}