{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/284 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1557<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.12.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/1072 Esas 2021/879 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20.09.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20.09.2024<br><br>\tİzmir 6. Asliye  Ticaret Mahkemesinin 20.12.2021 tarih 2019/1072 Esas 2021/879 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili,  21/09/2019 tarihinde davacı şirkete ait inşaat alanında SGK'lı çalışan ...'ın asansör seramiklerini yaparken üstteki parçanın koparak eline düşmesi sonucunda orta ve yüzük parmağından iş kazası sonucunda yaralandığını, tedavi giderlerinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bilahare ödenen bedellerin davalı tarafından yapılan\"İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi\" kapsamında ödenmesi için davalıya başvurulmasına rağmen davalının poliçede işveren mali mesuliyet teminatı olmadığı gerekçesi ile hasar dosyası açmadığını, poliçe tanzimi sırasında işveren mali mesuliyet teminatının olmasının ayrıca belirtildiğini, davalının da bu teminatın olduğunu söyleyerek en üst prim tutarı ile poliçe tanzim ettiğini, TTK 1425/2 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesi gereğince özel şartlar ve kapsam dışı hallerin sigortalının herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini, bilgilendirmenin açıkca yapılması gerektiğini,  davaya konu poliçenin davacıya teslim edilmediğini, davalı tarafından gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21/09/2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan ... için yapılan hastane masraflarının inşaat bütün riskler sigorta poliçesi gereğince 35.000,00 TL hastane masrafının red tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte  tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, dosya kapsamında geçerli bir temlik sözleşmesi bulunmadığını, dolayısıyla davacının aktif taraf sıfatı olmadığını, davacı ile inşaat sigorta poliçesi imzalandığını, ancak ileri sürülen taleplerin poliçe teminatı dışı olduğunu, poliçe ile sözkonusu inşaata ilişkin üçüncü şahısların uğrayacağı zararların teminat kapsamına dahil edildiğini, ancak işçinin üçüncü şahıs sıfatı bulunmadığını, davalı şirketin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığı yolundaki iddiaları kabul etmediklerini, poliçede teminat kapsamının ayrıntılı olarak belirlendiğini, sorumluluğun işveren poliçesine atfeden sigorta şirketine ait olacağını, bu nedenle Türk Sigorta Birliği 'nden 21/09/2018 tarihini kapsayan işveren mali mesuliyet sigortası poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, tedavi giderlerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin harcama belgelerinin ibraz edilmediğini, davalı şirketin faizden sorumlu tutulamayacağını belirtmekle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iş kazası sonucunda yaralanan dava dışı ...'ın tedavisi nedeni ile ödenen bedelin davalı taraftan rücuan tazminine ilişkin olup, 21.09.2019 tarihinde davacı şirkete ait inşaat alanında SGK'lı çalışan ...'ın iş kazası geçirdiği, tedavi masrafı olan 35.000,00 TL'nin  taraflar arasında yapılan \"İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi” uyarınca karşılanması amacıyla davacı tarafından davalıya başvurulmuş ise de, poliçede işveren mali mesuliyet teminatının bulunmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı, poliçe tanziminde birçok şirketten teklif alındığı, poliçe teminatında işveren mali mesuliyet teminatının olduğu bilgisinin verildiği, poliçenin teslim edilmediği, davalı sigorta acentesi çalışanı olan tanık ... 'in beyanlarından davalı tarafça gerekli bildirimin yapılmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, davacı tarafça ileri sürülen taleplerin poliçe teminatı kapsamı haricinde bulunduğunu, söz konusu poliçe ile sigorta konusu inşaat faaliyetleri sebebiyle üçüncü şahısların uğrayacağı zararların teminat kapsamı altına alındığını, somut olayda davacı tarafça poliçe konusu inşaatta işçi olarak çalışan dava dışı ...’ın uğradığı zararın talep edildiği, işçinin 3. şahıs konumunda dolmadığı, aydınlatma yükümlülüğününün yerine getirilmediğine ilişkin tespite katılmadıklarını,  davacı tarafça, sigorta poliçesine hiçbir şekilde itiraz edilmediği, sigorta poliçesinin kabul edildiğini, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğine yönelik iddianın kötü niyetli olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, taraflar arasında yapılan \"İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi” uyarınca iş kazası sonucunda yaralanan davacı şirket işçisinin tedavi giderlerinin poliçe kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tTarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, özellikle de  davalı sigorta acentesi çalışanı olan tanığın beyanları uyarınca davalı tarafça gerekli sigorta poliçesinin davacı tarafa gönderildiği ve aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin davalı tarafça kanıtlanamamasına ve hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.390,85‬ TL'den peşin alınan 598,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.792,85‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 20.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c4b0797768f3fcd","SID":"2fc2d7b265cd8dbe"}}