{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/272 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1585<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/78 E. - 2021/243 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Markanın Kullanılmama Nedeniyle İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 25.09.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.09.2024<br><br>\tİzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 15.11.2021 tarih  2021/78 E. - 2021/243 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davalı ... ticaret sicil numaralı anonim şirketi tarafından 26/04/2016 tarihinde “...” adlı marka tescil işleminin gerçekleştiğini, her ne kadar “Eğitim ve öğretim hizmetleri.(41)” için tescil işlemi gerçekleştirilmiş olsa da, tescil tarihinden dava tarihine kadar tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından kullanılmadığını, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan yapılan sorgulama sonucunun ''sahip bilgileri'' bölümünde ise marka tescil işlemini gerçekleştiren davalı şirket hakkında “Ohal kapsamında hazineye intikal etmiştir.” ibaresi bulunmakta olduğunu, T.C. Ticaret Bakanlığı MERSİS sorgulaması sonucunda da marka tescil işlemini gerçekleştiren davalı şirketin terkin edilmiş olduğunu, davacı şirket tarafından “...'' adlı marka için yapılan tescil başvurusunun, davalının kesintisiz olarak 5 yıl süre ile kullanılmamış olduğu halde davalı şirketin 26/04/2016 tarihinde “...” adlı markasının tescilli olması sebebiyle reddedilmiş olduğunu belirterek, markanın kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmesini talep dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir Ticaret sicil Müdürlüğü'nün 29/06/2021 tarihli yazısı dikkate alındığında, davalı şirketin 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi uyarınca Ticaret Sicilinden resen terk edildiği, resen terkedilen şirketlere karşı dava takip usulü'nün 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinde düzenlendiği,  675 sayılı KHK'nın 16.maddesinin 3. ve 4. fıkraları uyarınca davalıya yönelik dava ve takip şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın, dava şartı bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinin 3. ve 4. fıkrasına karşılık,  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 26/3. maddesinin ''Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.'' şeklinde olduğunu, marka iptaline ilişkin davalarda kurumların taraf gösterilemediğini, bu nedenle davanın, dava tarihinde sicile kayıtlı marka sahibi olan davalı şirkete karşı açıldığını, ayrıca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 9. maddesinde yer alan “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucunun markalar sicilini kullanılmayan markalardan arındırma amacını güttüğünün anlaşıldığını, İzmir Ticaret sicil Müdürlüğü'nün 29/06/2021 tarihli yazısı incelendiğinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı şirketin, 5 yıl kesintisiz olarak markanın kullanımına ara verdiğinin görüleceğini, bu nedenle markanın kullanmama nedeni ile iptaline karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, markanın kullanılmama nedeniyle iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDosyanın incelenmesinde, davalı şirketin 670 sayılı KHK'nın 5.maddesi uyarınca Ticaret Sicilinden resen terk edildiği, resen terkedilen şirketlere karşı dava takip usulü'nün 675 sayılı KHK'nın 16.maddesinde düzenlendiği, buna göre \"(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile ... Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile ... Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile ... Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir. (4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz.\" şeklinde olduğu dikkate alındığında 675 sayılı KHK'nın 16.maddesinin 3. ve 4. fıkraları uyarınca davalıya yönelik dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle usulden reddine yönelik İDM kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24f3bc51eff1ae7f","SID":"51bdf780764fa7fb"}}