{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/252 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1582<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/243 E. - 2021/941 K.\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25.09.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.09.2024<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.11.2021 tarih 2017/243 E. - 2021/941 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...  tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacının 05.08.2016 tarihinde, dava dışı ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç ile İzmir ili Urla ilçesi, Ahmet Besim Uyal Caddesi'nde seyir halindeyken tali yol olan Dörtyol Sokaktan ana caddeye çıkış  yapmakta olan ve geçiş üstünlüğüne riayet etmeyen ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada ağır yaralandığını,  kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü davalı ...' ün kusurlu olduğunu, ...  plakalı araç kaza tarihi itibarı ile davalı ... Sigorta A.Ş  tarafından 4101600266604 numaralı KZMMS  poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, ... plakalı araç malikinin ise davalı ... olduğunu, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davacının efor kaybı ve sürekli işgücü kaybından doğan maddi tazminatı için şimdilik 100 TL, geçici iş göremez kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı olarak; şimdilik 100 TL, sürekli tedavi gerektiren cismani zararı nedeniyle doğan tedavi giderleri için 100 TL talep ettiklerini, SGK tarafından karşılanmayan tedaviye bağlı sair harcamaların da hesaplanması gerektiğini, davacının  yaralanması sonrası uzun süre hastaneye ulaşım ücreti olmak üzere maddi zararlarının da mevcut olduğunu, davacının kaza neticesinde kalıcı olarak sakatlandığını, sağ elindeki işlev kaybı nedeniyle kazadan bu güne çok büyük acılar yaşamış olduğunu  ve yaşayacağını, yaşadığı ekonomik sıkıntılar dışında yaşadığı ve  yaşayacağı bu acıların bir ömür boyu hayatını etkileyecek olması nedeniyle 50.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini beyanla, 300 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş 'den teminat limitleri dâhilinde dava tarihinden, diğer davalılardan ise kaza  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 05.08.2016 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalılardan ... aleyhine açılan davanın mahkemece işbu dosyadan tefrik olunduğu görülmüştür.<br>\tDavacı vekili 02.10.2020 tarihli değer artırım dilekçesiyle, 100 TL olarak talep ettikleri efor kaybı ve sürekli işgücü kaybından doğan maddi tazminat alacaklarını  12.131,50-TL,  100 TL geçici iş göremez kaldığı döneme ilişkin tazminat alacaklarını 5.282,44-TL, 100 TL tedavi giderleri tazminat alacaklarını 275,00-TL artırarak toplam  17.988,94 TL'ye çıkartmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı  ... vekili, meydana gelen kazada davacı yanın kusurlu olduğundan hiçbir hak ve tazminat talep edemeyeceğini, davalının sahibi olduğu araç sürücüsünün kusurlu olduğu kabul edilse bile; davalının tüm tazminatlardan sorumlu olamayacağını,  kaza ile illiyet bağının ispatlanması gerektiğini,  maluliyet oranının tespiti konusunda Adli Tıp 3. ihtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini,  davacıya  kaza sonucu SGK tarafından yapılan tahsilat ve ödemelerin araştırılması ve bu miktarların tazminattan düşülmesinin gerektiğini, davacının özellikle işgücü kaybı, geçici iş göremezlik kayıpları ve diğer maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak maddi durumunun tespitinin  gerektiğini, tedavi giderlerinin  SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davalının sorumluluğuna karar verilse dahi Yargıtay kararları gereği tedavi giderleri başta olmak üzere, davacı yanın tüm maddi tazminat taleplerini belge ve masrafa ilişkin delillerini sunarak ispatlaması gerektiğini, istenilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davalının hali hazırda işsiz olup kirada oturmakta olduğunu, eşi ve iki çocuğuna da bakmakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı sigorta vekili, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının tedavi giderlerine ilişkin talebinin SGK nın sorumluluğunda olduğunu, davacının geçici iş göremezlik talebinin sigorta genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sigortalısının kusur oranında sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti için  Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının  kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp 3.İhtisas Dairesinden Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini,  davalının davacıya karşı temerrüdünün söz konusu olmadığını, davalı şirketin dava konusu talepten sorumlu tutulması halinde dava tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizden sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat yönünden,  Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 09/11/2017 tarihli raporda, sürücü ...’ün %75 oranında kusurlu, sürücü ...’nın %25 oranında kusurlu olduğu, yine Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/8 E.sayılı dosyasında trafikçi bilirkişiden aldırılan kusur raporunda sürücü ...' ün asli, sürücü ...'nın tali kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı,  raporların olayın oluşuna uygun ve birbirini teyit eder nitelikte olduğunun anlaşıldığı, söz konusu raporlara  itibar edilerek ... plakalı araç sürücüsü ...' ün  %25, davacı ...' nın   ise %75 kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, davacının maluliyetine ilişkin  İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunca tanzim edilen 22/05/2020 tarihli raporda; olay tarihinde yürürlükte olan  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliğe göre  davacının  sürekli maluliyetinin %6 oranında olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olarak kabulünün uygun olacağının bildirildiği, sunulan raporun mevzuata uygun denetime elverişli ve açık olması nedeni ile itibar edildiği, mahkemece davacı ...'nın  maddi tazminat talepleri hususunda aktüerya bilirkişisinden  aldırılan  20/05/2021 havale tarihli ek raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkemece yerleşik Yargıtay uygulamasına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 arttırım ve %10 eksiltme esaslarına göre belirlenen  faiz  yöntemine göre yapılan hesaplamaya itibar edildiği, buna göre davacının sürekli maluliyetten kaynaklı talep edebileceği maddi tazminat alacağının 21.742,63 TL olduğu, geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.382,44  TL olduğu, tedavi amaçlı yol  giderinden kaynaklı alacağının 375,00 TL olduğu, ancak taleple bağlılık gereği davacının kalıcı maluliyet tazminatı olarak talep ettiği 12.231,50 TL. geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.382,44  TL, tedavi amaçlı yol  giderinden kaynaklı alacağının 375,00 TL olarak talep edilmiş olması ve manevi tazminat yönünden de ... plaka sayılı araç sürücüsü  ...' ün  meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'nın ise   ... plaka sayılı aracın maliki olduğu,  davacı ...' nın meydana gelen kaza nedeniyle %6 oranında kalıcı maluliyetinin  oluştuğu, meydana gelen olay nedeni ile acı ve elem duyduğu, manevi tazminatın, zenginleşme aracı olmadığı gibi, manevi tatmin duygusu oluşturacak miktarda olması gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, kaza geçirenin yaşı ve kaza tarihinin dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.231,50 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 5.382,44 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 375 TL tedavi amaçlı yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 17.988,94 TL maddi tazminatın davalı sigortadan dava tarihinden itibaren, davalı ...’dan 05/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10.000 TL manevi tazminatın 05/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, anılı trafik kazası ile bedeni olarak yaralanan davacının sürekli maluliyet oranının yerel mahkeme tarafından hatalı olarak tespit edildiğini, eldeki somut dava devam ederken iptal edilen genel şartlara göre maluliyet ve tazminat hesaplama yöntemine göre hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, %16 maluliyet oranının esas alınması gerektiğini, kusur oranının hatalı tespit edildiğini, davacının kazada bir kusurunun bulunmadığını, kazanın karşı araç sürücüsü ...'ün tam kusuru ile meydana geldiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat bedelinin mahiyeti açısından bedel olarak çok düşük olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, 05.08.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kazada yaralanan davacının karşı araç maliki ve ZMMS poliçesini tanzim eden sigorta şirketi aleyhine  geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı,  tedavi amaçlı yol  giderine  yönelik  maddi ve manevi  tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t05.08.2016 günü saat 13:09 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı aracı ile Dörtyol Sokağı takiben geldiği olay yeri kavşakta düz seyirle Ahmet Besim Uysal Caddesine giriş yaptığında, Ahmet Besim Uysal Caddesi üzerinde Sanayi istikametine seyirle gelen sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin, otomobilin sol yan arka kesimine çarpması neticesi trafik kazasının  meydana geldiği, meydana gelen kaza nedeniyle davacı ...' nın yaralandığı anlaşılmıştır.<br>\tDavacı vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece meydana gelen dava konusu kazaya ilişkin olarak kusur incelemesine girişilmiş, bu bağlamda Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 09.11.2017 tarihli raporda, sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti yerleşim yeri içerisindeki sokaktan seyirle olay yeri dört yönlü kavşağa gelip anayol konumundaki  Ahmet Besim Uysal Caddesine giriş yapacağı sırada yolu etkin şekilde kontrol etmesi ve bu yol üzerinde doğru seyreden araçlara ilk geçiş hakkını verip güvenli ortam oluştuktan sonra kavşağa giriş yapması gerekirken bunu yapmayıp, yetersiz kontrolle kavşağa giriş yapması neticesi meydana gelen olaya sebebiyet verdiği, dikkatsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle %75 oranında kusurlu bulunduğu, sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde seyir halinde iken olay yeri kavşağa geldiğinde, her ne kadar diğer araca nazaran ilk geçiş hakkı kendisinde olsa da kavşağa girişi öncesi hızını mahal ve kavşak şartlarına göre azaltıp müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususta gerekli özeni göstermeyip seyir istikametine göre sağ tarafından  yola giriş yapan araçla zamanında etkin fren tedbiriyle kendi şeridinde gerektiği biçimde önlem almadan çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle %25 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine varılmış olduğu görülmekle, raporun olayın oluş şekli ile de örtüşür içerikte tanzim edildiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin kusur oranının hatalı tespit edildiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. \t<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı) Somut olayda, tazminata konu kazanın 05.08.2016 tarihinde meydana geldiği, bu nedenle yapılacak tazminat hesaplamasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu itibarla ATK 2.İhtisas Kurulu'nun 15.05.2020 tarih, 22.05.2020 üst yazılı, 6159 sayılı raporun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin maluliyete yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.  \t<br>\tDavacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"471eaa078f108e5b","SID":"cc7d081b19e0d28f"}}