{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/245 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1598<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/272 Esas 2021/968 Karar\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 26.09.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.09.2024<br><br>\t İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.11.2021 tarih 2018/272 Esas 2021/968 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, 26.11.2014 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın seyir halinde iken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek, annesi ...'nin kontrolündeki bebek arabası içerisinde bulunan müvekkili küçük ...'in yaralanmasına sebep olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacı tarafın müvekkili sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin ödeme süresinin dolmasını beklemeden davayı ikame ettiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olabileceğini, davacının annesi ...'nin yaya olarak yaya kaldırımı bulunmayan yolda, taşıt yolunun sol kısmını kullanması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, taşıt yolunun sağ kısmında park halinde bulunan araçların solunda kaplama alanı içinde arkası gelen araçlara dönük şekilde yürüdüğünden dava konusu trafik kazasında kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının olay tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan rapora göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, yaya ...'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Ege  Üniversitesi'nden alınan 19.07.2019 tarihli rapora göre dava konusu trafik kazasının davacının maluliyetini oluşturacak kalıcı bir arızaya yol açmadığı, iyileşme süresinin 2 hafta olduğu, davacı vekilinin itirazı üzerine İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 04.10.2019 ve 01.06.2020 tarihli maluliyet raporlarında kaza nedeniyle davacı küçükte kalıcı maluliyet oluşmadığının, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 2 haftaya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olmadığı, kaza tarihinde 4 aylık olması nedeniyle gelir getirecek bir işte çalışmasının mümkün olmadığı, geçici maluliyete ilişkin tazminat isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, yeteri kadar inceleme yapılmadan ve somut, objektif ve hukuki verilere dayanılmadan hazırlanan raporların hükme esas alındığını, tespit edilen maluliyet oranının davacının gerçek durumunu yansıtmadığını, müvekkilinin tedavisine ilişkin hastane evraklarının ve tedavilerine ilişkin kayıtların yeterince incelenmediğini, 01.06.2020 tarihli maluliyet raporuna karşı itirazlarını değerlendirilerek İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun Üst Kurulundan maluliyet raporu alınması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t İlk derece mahkemesince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 19.07.2019 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacı küçük ...  'nin yaralanmasının maluliyet oluşturacak kalıcı bir arızaya yol açmadığı tespit edilmiştir. Yine İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 04.10.2019 ve 01.06.2020 tarihli raporlarda da aynı şekilde davacı küçüğün kaza nedeniyle kalıcı maluliyetinin oluşmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi yerindedir. Davacının kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamayacağından ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince geçici işgöremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi de isabetlidir. Davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden alınması gereken istinaf karar harcı olan 427,60 TL maktu harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıların yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30857fd2859f0a05","SID":"8ae8754f3b6ffe3f"}}