{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/220 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1590<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/1448 E. - 2021/1026 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26.09.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.09.2024<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.11.2021 tarih 2017/1448 E. - 2021/1026 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA: Davacı vekili, 07.08.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'ın maliki, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... yabancı plakalı araca çarptığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araç Alman trafiğine kayıtlı olduğundan Almanya'daki .... Motorlu Araç Bilirkişi bürosundan alınan 28.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda araçtaki hasarın giderim bedelinin KDV dahil 7.717,48 Euro, rayiç değerinin 10.500,00 Euro ve hurda değerinin 3.800,00 Euro olarak tespit edildiğini, bu duruma göre aracın pert-total olarak kabul edilebileceği ve müvekkilinin zararının 6.700,00 Euro olarak belirlendiğini, bilirkişi raporu için 669,98 Euro ödeme yapıldığını davalı şirkete 16.11.2017 tarihinde hasar ihbarı yapıldığını, ihbar tarihinden sonraki 8. iş günü sonu olan 29.11.2017 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.700,00 Euro maddi tazminat ile 669,98 Euro bilirkişi ücretinin temerrüt tarihi olan 29.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki T.C.M.B. Efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 12.02.2019 tarihli dilekçesi ile davalı ...'e karşı açılan davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının aracında kaza nedeniyle basit göçük, boya aşınması ve çizikler oluştuğunu, aracın perte çıkmasının mümkün olamayacağını, aracın Almanya'ya götürülerek açılan tazminat davasının zenginleşme aracı olarak kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Kooperatifi vekili, müvekkilinin poliçe limiti oranında sigortalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağını, sürücü kusurlarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkiline yapılan başvuru neticesinde hasar dosyası açıldığını ve eksper raporuna göre belirlenen KDV hariç 8.916,18 TL hasar bedelinin 08.03.2018 tarihinde davacıya ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece bir makine mühendisi bilirkişiden alınan 16.06.2019 tarihli raporda, kazanın oluşumunda davalı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacıya ait araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 7.717,48 Euro (KDV Dahil) hasar meydana geldiği, aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 10.500,00  Euro, sovtaj değerinin 3.800,00 Euro olduğu, araç piyasa değerinin 10.500,00 Euro olduğu, böylece gerçek hasarın 6.700,00 Euro olarak bulunduğu, ekspertiz rapor ücretinin 669,98 Euro (KDV Dahil) olduğu yönünde görüş bildirildiği; tarafların itirazı üzerine alınan 16.06.2019 tarihli ek raporda, davacının zararının 6.700,00 Euro olduğu, davacı tarafa hasar bedeli olarak 08.03.2018 tarihinde 8.916,18 TL (KDV Hariç) ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle 1.884,67 Euro’ya karşılık geldiği yönünde görüş bildirildiği; farklı bir makine mühendisi bilirkişiden alınan 17.05.2021 tarihli raporda, davacıya ait araçtaki toplam hasar bedelinin KDV hariç 1.891,20 Euro olduğu, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme ile talep edilen hasar bedelinin karşılanmış olduğu, 350,00 Euro ekspertiz ücretinin uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği; Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK Trafik ihtisas Dairesince düzenlenen 17.08.2021 tarihli raporda davacının aracında meydana gelen zararın  7.369,98 Euro olduğunun tespit edildiği; davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihte TCMB efektif satış kuruna göre karşılığının 1.883,10 Euro olduğu, kaza tarihinde poliçe limitinin 33.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde davalı sigorta şirketinin poliçeden dolayı bakiye 24.083,82 TL sorumluluğunun bulunduğu, Almanya'dan Türkiye'ye gelmiş ve Türkiye'de hasara uğrayan araçlara ilişkin açılmış bulunan diğer davalarda çok farklı miktarlarda ekspertiz ücretleri talep edildiği, bir standardının olmadığı, bu nedenle 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ekspertiz ücretine hükmedilmesinin daha adil olacağı gerekçesiyle, davalı ...'e karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... Sigorta Kooperatifine karşı açılan davanın kabulü ile 6.700 Euro tazminatın (sigorta şirketi poliçe limiti olan 33.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 29.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmak ve dava aşamasında ödenen 8.916,18 TL'nin tüm tazminat bedelinden mahsup edilmek üzere) davalı ... açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak bir yıllık Euro mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in tek ve asli kusurlu olmadığını, müvekkilinin sorumluluktan kurtulduğunu, müvekkilinin işleten ve araç kiralama şirketi sahibi olduğunu, araçtaki herhangi bir bozukluğun kazaya sebebiyet vermediğini, talep edilen zararın gerçek zarar olmadığını, davacının aracında basit birkaç göçük, boya aşınması ve çizikler oluştuğunu, aracın Almanya'ya götürülürken herhangi bir çekici kullanılmadığını, Almanya''dan alınan raporun Türk mahkemelerini bağlamayacağını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilemediğini, dosyanın Trafik İhtisas Dairesi'nin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetinden rapor alınması gerektiğini, Euro kurundaki fahiş artışın müvekkili bakımından gabin hükümlerini doğurduğunu, mahkemece ekspertiz ücreti yönünden kısmen kabul kararı verildiği halde yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanmadığını, davacının davalı sürücü hakkındaki davasından feragat ettiğini, müvekkilinin de böylece borçtan kurtulduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkil şirketin sorumlululuğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili tarafından davacıya 08.03.2018 tarihinde 8.916,18 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin ödediği kısım tenzil edilmeden poliçe limitinin tamamı ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, diğer davalılar aleyhine hükmolunan tazminat tutarı belirlenirken 6.700 Euro tazminat tutarından müvekkili şirketin yaptığı ödemenin ödeme tarihindeki Euro karşılığı olan 1.883,10 Euro'nun tenzil edilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince müvekkili şirket aleyhine hükmedilen harç, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin poliçe limitine oranla belirlenmesi gerektiğini, ekspertiz ücreti talebinin reddi gerektiğini, hükmedilen hasar bedeli tutarının fahiş olduğunu, yabancı para cinsinden ve yabancı ülke şartlarına göre değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, MÖHUK m. 34/1 md gereğince haksız fiilden doğan borçlar haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tâbi olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın B.2. Maddesi gereğince iskonto yapılması gerektiğini, KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının fahiş olduğunu, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden önce faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.       <br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan zararın kazaya sebebiyet veren aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davalı sürücüye karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine,  davalı işleten ve davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br> \t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) Davalı ... vekilinin, davalı sürücü hakkındaki davadan feragat edilmesi nedeniyle müvekkilinin de tazminat sorumluluğundan kurtulduğuna dair istinaf sebebi yerinde değildir.  <br>\tİlk derece mahkemesince alınan tüm bilirkişi raporlarında, davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, belirlenen kusur oranlarının dosya kapsamındaki belgeler ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olmasına göre davalı sigorta şirketi vekili ve davalı işleten vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br>\tSigorta şirketi, poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü  olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.) <br>\tEkspertiz gideri yargılama giderlerinden olup, yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.- 2019/9723 K. sayılı ilamı) İlk derece mahkemesince ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içerisinde hüküm altına alınması doğru olup, davalı ... vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dava tarihinden önce faiz işletilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta  Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut olayda davacının ihtarnamesinin davalı sigorta şirketine 16.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, 8 iş günü sonrası olan 29.11.2017 tarihinde temerrüdün oluştuğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\tYabancı plakalı araçların hasar tazminat talepleri yönünden aracın pert değerlendirilmesi yapılsa dahi, aracın onarım bedeli, aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Şöyle ki; eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece, aracın Türkiye'deki tamir bedeli, olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/26157 E. 2022/1048 K.; Yargıtay 17. HD 2016/10741 E. 2019/10657 K. sayılı kararları).\t<br>\tSomut olayda, davacı hasarlı aracı gümrüğe terk etmemiş, ikamet ettiği ülkeye götürmüştür. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/6873 E. 2016/2916 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davacı aracını gümrüğe terk etmiş olsa idi, az yukarıda açıklandığı gibi yurtdışı ikinci el değeri ile Türkiye'deki tamir masrafı belirlenerek bu iki tutar karşılaştırılıp hangisi az ise o değer üzerinden hüküm kurulması gerekirdi. Araç Almanya'ya götürülmüş olduğundan, ilk derece mahkemesince öncelikle davacının aracın trafikteki tescil kaydını sildirip sildirmediği tespit edilerek, sildirmiş ise aracın sovtaj bedeli ikinci el değerinden düşülerek ve ödemeler de mahsup edilerek davacının zararının belirlenmesi; aracın kaydı sicilden silinmemişse, kazanılmış haklar korunarak Almanya'daki tamir bedeline hükmedilmesi gerekmektedir. Ne var ki, aracın tescil kaydının sildirilmiş olduğunun tespiti halinde sovtaj bedeli ikinci el değerinden düşülerek davacının zararı belirlenecek olup, dosya kapsamında mevcut 16.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve ATK Trafik ihtisas Dairesince düzenlenen 17.08.2021 tarihli raporda bu yöntemle davacının hasar bedeline ilişkin zararının 6.700,00 Euro olduğu belirlenmiştir. Trafik tescil kaydının sildirilmemiş olduğunun tespit edilmesi halinde ise Almanya'daki tamir bedeline hükmedilecek olup, Almanya'daki tamir bedeli 7.717,48 Euro olarak tespit edilmiş olduğundan, istinaf edenlerin sıfatına göre kazanılmış haklar korunarak davacının zararının 6.700,00 Euro olduğunun kabulü sonucu itibariyle yerindedir. <br>\tDava tarihinden sonra 08.03.2018 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 8.916,18 TL (ödeme tarihindeki kur itibariyle 1.884,67 Euro) yönünden dava konusuz kaldığından, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, tahsilde tekerrür yaratacak şekilde ve sadece davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutardan mahsup edilerek hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, hükmedilen tazminat tutarı dava tarihindeki kura göre poliçe teminat limitini aşmadığından garame hesabı yapılmasına gerek görülmemiştir. <br>\tBu durumda, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.11.2021 tarih 2017/1448 E. 2021/1026 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavalı ...'e karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine,<br>\tDavalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile (Tespit edilen 6.700,00 Euro tazminat tutarından, dava tarihinden sonra ödenen 8.916,18 TL'nin ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı olan 1.883,10 Euro'nun mahsubu ile) 4.815,33 Euro'nun (davalı sigorta şirketi bakiye poliçe limiti olan 24.083,82 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş.'den şirketinden temerrüt tarihi olan 29.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; davalı ...'dan kaza tarihi olan 07.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak bir yıllık Euro mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenen 8.916,18 TL'nin ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı olan 1.883,10 Euro yönünden konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>\t Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.491,85 TL harçtan peşin alınan 518,94 TL'nin mahsubu ile 972,91 TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\tDavacı tarafından yatırılan 554,94 TL ilk harcın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,<br>\t Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan  17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavacı tarafından yapılan 950,00-TL bilirkişi ücreti, 800,00-TL Adli Tıp Fatura bedeli, 1.186,60-TL tebliğat ve posta ücreti ve 4.802,00-TL ( 350,00-Euro ekspertiz  ücretinin karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı) ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 7.738,60-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,<br>\tKullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 1.491,85 TL'den peşin alınan 522,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 969,85 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ödenmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29fd0cce398a3458","SID":"5f8c1940e8fd67e0"}}