{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/193 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1542<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1475 E. - 2021/855 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 19.09.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.09.2024<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.11.2021 tarih 2018/1475 E.-  2021/855 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve  ZMMS olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının oluşan zararı karşılaması gerektiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak 5.000-TL maddi 20.000-TL manevi tazminatınn tahsiline karar karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat davasını sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 136.477,19-TL olacak şekilde artırmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davalının geçi iş görmezlik zararından sorumlu tutulamayacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde geçici ve kalıcı maluliyete uğrayacak şekilde yaralandığı, söz konusu kalıcı maluliyetin  % 6 olduğu ayrıca davacı asilin bu kazadan ötürü kaza tarihinden itibaren 140 güne kadar geçici maluliyete uğradığı, oluşan  maluliyetlerin söz konusu yaralanmaya neden olan  trafik kazasından ötürü meydana geldiği, bu anlamda aralarında illiyet bağı olduğu, davacı asildeki bu şekildeki kalıcı ve geçici maluliyetin oluşmasına neden olan trafik kazasında davalılardan araç sürücüsü ...'in % 75 davacının ise % 25 oranında kusurlu davranışlarının neden olduğu, davacı asilde oluşan kalıcı ve geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminattan davalıların sorumlu oldukları, başvuru tarihinden itibaren 8  iş günü eklenmek sureti ile sigorta şirketinin 03/05/2018 tarihinde temerrüte düştüğü, kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatının kusur indirimi ve maluliyet oranı göz önüne alındığında 127.010,56-TL sürekli, 9.466,63-TL geçici iş görmezlik tazminatına hak kazandığı, davacının yaralanması nedeni ile oluşan manevi zararına karşılık 10.000,00-TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili,  hükme esas alınan bilirkişi raporunda  geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak hesaplama yapılmış ise de söz konusu tazminat kaleminden davalı sigorta şirketin sorumlu olmadığını, sürekli iş görmezlik durumuna ilişkin bilirkişi tarafından yapılan hesaplama hatalı ve  pek fahiş olduğunu, alınan sakatlık raporunu tanzim eden kurul ve raporun tanzim edilme usulü yönetmeliğe aykırı olduğunu, gelirin yanlış hesaplandığını,  bilirkişi raporunca yapılan kusur tespitinin hatalı olduğunu, söz konusu davanın açılmasına davalı sigorta şirketinin sebebiyet vermediğini, davalının vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlulu tutulmayacağını,  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş gücü kaybı zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, kusur ve iş gücü kaybı zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı geçici iş görmezlik zararı bakımından da işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmasına, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, kabul ve red edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla,  istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden istinaf karar harcı olan 9.322,75-TL'den peşin alınan 2.330,69-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.992,06-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş.tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br>\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"312a94dda9dbb34f","SID":"55fa83019c8c640a"}}