{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2017/796 Esas - 2018/68<br>\tT.C.<br>\tSAMSUN<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t               GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2017/796 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/68<br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI \t:...<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/03/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 25/01/2018<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH   : 08/02/2018<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>İSTEM                              :Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; dava dışı...un davacı kurum aleyhine Manisa 3. İş Mahkemesi'nin 2012/416 Esas sayılı dosyası üzerinden iş ilişkisinden kaynaklanan alacak davası açtığını, yargılama neticesinde verilen 03/10/2014 gün, 2015/516 Karar sayılı kararın İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1644 sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, taraflarınca dosya borcunun 05/03/2015 tarihli ödeme emri ile icra dosyasına ödendiğini, davacı idare ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmeleri ve şartnamalerde iş ve işçilik haklarından doğan alacaklarda yüklenici firmaların sorumlu olduğu hükmünün yer aldığını, dolayısıyla, davacı idare tarafından ödenen tutarın tamamının davalılardan rücuan tahsili gerektiğini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 22.160,44.-TL alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı Müflis ...'nin de aralarında bulunduğu davalılar ... müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA                       :Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.<br>DELİLLER                      : <br>1-İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/160 Esas sayılı dosya sureti,<br>2-Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/323 Esas  - 2012/471 karar sayılı ilamı ,      <br>3-Manisa 3. İş Mahkemesinin 2012/405 Esas - 2014/510 Karar sayılı ilamı,<br>4- İlgili yasa hükümleri ve tüm dosya kapsamı. <br>KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE:<br>Dava, davalının işçisi tarafından, davacı ve davalı aleyhine Manisa 1.İş Mahkemesine açılan ve kesinleşen hüküm nedeniyle, davacının dava dışı işçiye yaptığı ödemenin rücuen tahsili davasıdır.<br>Dava, İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/8 Esas sayılı dosyasıyla açılmış olup, İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası incelendiğinde; davalı şirketin iflasından sonra dava açıldığı, iflas kararından sonra açılan davaların iflasa karar veren mahkemece görülmesi gerektiğinden bahisle İzmir 8.asliyeHukuk Mahkemesinin 2017/8 Esas 2017/84 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce, görev açısından yapılan incelemede, aşağıdaki nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.   <br>1-Her şeyden önce, davanın esasının işçi-işveren ilişkisinden kaynaklı, ticari nitelikte olmayan adi bir alacak olduğu tartışmasızdır. Bu açıdan olaya bakıldığında, rücu ilişkisinin dayanağının ticari nitelikte olmadığı açık olduğundan, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu açıktır. Bu açıdan ayrıca, davacının tacir olmadığı açık olan Bakanlık olduğu ve davalının iflas etmiş olmasının, sonucu değiştirecek nitelikte olmadığı açıkça anlaşılmakla, mahkememizin görevsiz olduğu sabittir. <br>2-Görev açısından mahkememizce ayrıca, İİK hükümleri çerçevesinde inceleme yapılmış olup, davalının iflas etmiş olmasının, görev açısından değişiklik yaratıp yaratmayacağı hususu üzerinde de durulmuştur. <br>Buna göre yapılan incelemede:<br>Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsiline ilişkindir.   <br>Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/323 Esas 2012/471 Karar sayılı ve 18/12/2012 tarihli ilamı ile davalı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın masa borcu olup olmadığı yönündeki incelemenin alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda, genel mahkemelerce tespit edilmesi gerektiği, gerek doktrin ve gerekse yüksek Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş hukuksal bir gerçektir. (23. Hukuk Dairesinin 02/02/2012 tarihli ve 2011/4952 Esas, 2012/680 Karar sayılı ilamı açıkça bu yöndedir.)<br>İcra İflas Yasamızda, masa borçları için Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığından, görevli mahkemenin de HMK'nun göreve ilişkin genel kurallarına göre belirleneceği ve buna göre de görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu açıktır. <br>Bu açıdan ayrıca, iflas alacağı ile masa alacağı ayrımının da yapılması gerektiği, buna göre iflas alacağı iflas açıldığı anda, müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilirken, müflisin iflasın açılmasından sonra doğan borçları ise iflas alacağı olmadığından, iflas masasından talep edilemez. İflas masasından istenebilecek alacaklar masa alacakları olup, bunlar bizzat iflas masasının yaptığı borçlardır. Masa borcu iflasın tasfiyesi için iflas müdürlüğünce yapılır ve tasfiyede öncelikli olarak ödenir. İflas alacağı ise, tasfiye sonunda garame oranında ödenir. Bu açıdan iflas masrafları ve masa borçları sıra cetvelinde yer almayacağından, iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nun 235. maddesinde belirtilen süreler uygulanmaz. Dolayısıyla bu alacaklar açısından kayıt kabul davasından da bahsetmek mümkün bulunmayacaktır. <br>Olayımıza, bu bilgiler altında bakıldığında, davalı şirketin Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/323 Esas 2012/471 Karar sayılı ilamı ile, 18/12/2012 tarihinde iflasına karar verildiği, davacı tarafından ise, İş Mahkemesinin kararı uyarınca ödemenin 29/05/2015 tarihinde yani, iflasdan sonra yaptığı anlaşılmış olup, TBK uyarınca davacının rücu hakkına dayalı alacağının iflastan sonra ödenerek, doğmuş olduğu, bu durumda alacağın, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan masa alacağı niteliğinde olduğu, bu durumda davaya bakma görevinin mahkememize ait olmadığı, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerince davaya bakılması gerektiği sabittir.  <br>Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 28/05/2017 tarih 2015/41158 Esas 2017/2644 Karar sayılı, 23. Hukuk Dairesi'nin 2013/2895 Esas 2013/4313 Karar sayılı ve 21/06/2013 tarihli kararı ve Yargıtay 20.H.D.'nin 2015/1053 esas ve 2015/786 karar sayılı 20/02/2016 tarihli kararları ile de görev açısından aynı şekilde içtihatta bulunulmuştur.  <br>Somut olayda; tüm dosya kapsamı incelendiğinde davanın usulden reddi ile mahkemimizin görevsizliğine dosyanın görevli Samsun Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M                     :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-1.Mahkememizin eldeki davaya bakmakta görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114(1)-c), 115/(2), 138(1) maddeleri gereğince davacının dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2.Davaya bakmakta görevli mahkemenin Samsun Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,<br>3.HMK'nın 20(1) maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesi ve iki haftalık başvurusu süresinde talep halinde dava dosyasının belirtilen görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde dosyanın mahkememizce açılmamış sayılmasına,<br>4.HMK'nın 331/2 maddesi de gözetilerek harç ve yargılama giderlerinin iki haftalık başvuru süresi içerisinde talep olması halinde görevli mahkemede gözetilmesine, bu süre içerisinde başvuru olmaması halinde ise, HMK 20/(1) son cümlesine göre daha sonra talep halinde gerektiğinde mahkememizce karar verilmesine,<br>Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.25/01/2018<br><br><br>Katip ...                                                                                                                    <br> <br> <br><br>Hakim ...<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b00f5c657642a9d0","SID":"2c937276aa0fc8e5"}}