{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                           <br><br>ESAS NO\t: 2023/650 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/524<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 13/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin sunduğu dilekçeden özetle: Davalı şirketin kurucuları arasında müvekkili ... ve tasfiye memuru ... göründüğü lakin bu bilgi hatalı olduğu, şirket, sahte kimlik ve imza ile kurulduğu, müvekkili ...’ın bu şirket ile hiçbir irtibatı olmadığı, müvekkili ne kuruluş aşamasında ne de daha sonra şirkete ortak olmadığı, müvekkili uzun süre savcılıklarda uğraştıktan sonra, şirketin ortağı olmadığına dair menfi tespit davası açtığı, davada yapılan grafoloji incelemesi ile şirketin kuruluş aşamasında kullanılan imzanın müvekkile ait olmadığı ortaya çıktığı, bu dava ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. sayılı dosyası ile görülmüş ve müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olmadığının tespitine yönelik karar verildiği, ilgili kurumlar bu borcu müvekkilinin üzerinden ancak ... Ticaret Odasının kendilerine yazacakları müzekkere ile terkin edebileceklerini bildirdiği, ... Ticaret Odası ise, ... üzerindeki şirket payının diğer hissedar ve aynı zamanda tasfiye memuru olan ...’na geçmesi halinde, söz konusu dava, ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. numaralı dosyası üzerinden devam ettiği, bu davanın 21.09.2023 tarihli duruşmasında, esas davamızı açmak için tarafa süre verildiği, bu sebeple henüz şirketin ihyası sağlanmadan bu davayı açma mecburiyeti hasıl olduğu, dolayısıyla davanın husumet yokluğu nedeniyle hemen reddedilmemesi, ihya davasının neticesinin beklenerek değerlendirme yapılması gerektiği, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı ilamı doğrultusunda müvekkilimin ortaklıktan haklı sebeple çıkmasına ve payının ortaklığın kendisine veya diğer ortaklara devren tesciline, Davalı şirketin borçlarından dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.          <br>Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.<br>GEREKÇE:<br>Dava haklı sebeple ortalıklıktan çıkma ortaklığın devri ve bu devrin tespitine ilişkin bir davadır. Davacı vekili dava dilekçesinde davacı ... ile tasfiye memuru ...'nun  Davalı ... Şirketinin kurucuları arasında gözüktüğünü davacının şirketle irtibatının olmadığını, kuruluş aşamasında ve sonrasında şirkette hiç ortak olmadığını belirterek davacı şirketin çokca borcunun olmadığını belirterek davacının sorumlu olmadığının tespitini ve davacının ortaklıktan haklı sebeple çıkmasına ve payının kendisine ve diğer ortaklara devren teslimine karar verilmesini talep etmiştir. İTO'dan gelen yazı cevaplarında davalı  ... Şti nin davacı ... ile dava dışı ...in ortak ve müdür olduğu görülmüştür.<br>... 11 ATM'nin ... esas, ... karar sayılı kararı ile davacının ...'ın ... Şti nin ortağı ve yöneticisi olmadığının tespitine karar verilmiş bu karar 01/03/2023 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Dosya davacının şirket ortaklığından çıkmasının mümkün olup olmadığı hususunda rapor düzenlemek üzere bilirkişiye gönderilmiştir. Bilirkişi raporunda ... 11 ATM tarafından verilen ... esas, ... karar sayılı ve 18/02/2021 tarihli karar ile davacının davalı şirkete ortak ve yönetici olmadığına karar verildiğinden ve bu karar kesinleştiğinden davacının şirkete ortak olup olmadığı hususu karara bağlanmış olduğundan kararı veren mahkemece yapılan bu tespit kesin hüküm olması sebebi ile iş bu dava kapsamında bağlayıcı olduğundan davacının şirket ortaklığından çıkmasının mümkün olmadığı, davacının davalı şirkette ortaklığı ve yöneticiliği bulunmadığından davacının davalı şirket adına herhangi bir taahhütte bulunduğuna ve borçlandırıcı işlem yaptığına ilişkin somut delil ile tespit edilemediğinden, davacının davalının borçlarından dolayı sorumlu tutulamayacağı yönünde rapor ibraz edilmiştir.<br>Limited şirketten çıkma TTK 638/2 maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir. <br>... 11 ATM'nin kesinleşen kararına göre davacının davalı şirket ortağı olmadığı kesin karar ile tespit edildiğinden davacının ortağı olmadığı bir şirketten çıkması da mümkün olmadığından davacının davalı şirketten haklı sebep ile çıkmasına ve payının şirkete ve diğer ortağa devrine ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacı davalı şirketin ortağı olmadığından ve davacının davalı şirket adına, herhangi bir taahhütte bulunduğuna ve borçlandırıcı işlem yaptığına ilişkin somut delil ile tespit edilemediği, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğundan davacının davalı şirketin borçlarından dolayı sorumlu tutulamayacağının tespitine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:<br>1-Davacının, davalı şirketten haklı sebeple çıkmasına ve payının şirkete ve diğer ortağa devrine ilişkin talepler yönünden davanın reddine<br>2-Davacının, davalı şirketin borçlarından dolayı borçlu olmadığının tespitine,<br>3-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 427,60-TL'nin, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile 157,75-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5- Davanın niteliği gereği davacı lehine vekalet ücretine yer olmadığına,<br>6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde iadesine,<br>Dair,  davacının, davacı vekilinin ve tasfiye memurunun yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.13/09/2024      <br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br>\"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır.\"<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6b50c25a422f64b","SID":"0e20c38c6601518b"}}