{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/839 <br>KARAR NO: 2024/1424<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/10/2020<br>NUMARASI: 2016/1026 Esas -  2020/742 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  14.07.2016 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı çekicinin, kırmızı ışıkta bekleyen davacılardan ... sevk ve idaresinde bulunan, davacılardan ... ve ...'ın da yolcu olarak bulundukları ... plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilleri ... ile eşi ...' ve ...'ın  yaralandıklarını  ileri sürerek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili ... için 100-TL tedavi gideri ve bakım masrafı, 500-TL iş göremezlik tazminatı, ... için 100-TL tedavi gideri ve bakım masrafı, 250-TL iş göremezlik tazminatı,... için 50-TL tedavi gideri ve bakım masrafının  olay tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile birlikte tüm  davalılardan tahsiline; davacı ... için 250.000-TL, davacı ... için 100.000-TL, davacı ... için 100.000-Tl ve davacı anne ... için 50.000-TL manevi tazminatın  olay tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş; 02/10/2020 tarihli dilekçesi ile, davacı ... için iş göremezlik tazminatı talebini  477.276,06-TL; bakıcı gideri talebini 552.020-TL; davacı ... için iş göremezlik tazminatı talebini toplam 40.500,13-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. Vekili özetle; davanın reddini istemiştir. Davalı  ... davaya cevap vermemiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..davalılardan ..., ... plakalı aracın sürücüsü olup, kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğundan, maddi ve manevi zararın tamamından sorumlu olduğu; İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 07.11.2018 tarihli maluliyet raporuna göre  davacı ...’ın 14.07.2016 tarihli trafik kazası sebebiyle E cetveline göre %5,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve  İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 07.11.2018 tarihli raporuna göe  davacı ...’ın 14.07.2016 tarihli trafik kazası sebebiyle E cetveline göre %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği; ... için yataklı tedavi dönemindeki harcamalar SGK tarafından karşılanmış olmakla tedavi gideri zararı ve bu zarar yönünden sözleşmenin tarafı haline gelen Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda kalan harcamayı karşıladığından, idame tedavi ve süresiz bakıcı gideri zararı yönünden SGK sorumlu olmadığı,  kendisine uygulanan tedaviye rağmen % 100 oranında malul kalan ...'da tedavi sonrasında ortaya çıkan bedensel maluliyetin fonksiyonel varlık değeri dikkate alınarak maluliyet sonucu oluşan idame tedavi ve süresiz bakıcı gideri zararı doğal yaşamı süresince ortaya çıkaracağı miktarı Yargıtay örnek kararları doğrultusunda ve itibar edilen 10/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda, 552.020,00 TL olarak hesaplandığı, bu zarardan davalıların sorumlu  oldukları, davacı ... yönündeki maddi tazminat talebi ispatlanamadığından reddine karar verildiği; kararın İnfazında tereddüt olmaması bakımından davalı ... şirketinin, maddi tazminat yönünden, poliçeye göre kişi başına tedavi teminatı olan 290.000,00- TL ve kişi başına sakatlık teminatı olan 290.000,00 TL'nin toplamı olan 580.000,00 TL kısmından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile  sınırlı sorumlu olmasına karar verildiği; Manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak, Olayın niteliği, iş göremezliğin ve yaralanmanın boyutu,  tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olamaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacıların olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için davacılar lehine aşağıdaki miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görüldüğü; davacı ...'ın manevi tazminat talebinin; yansıma yoluyla zarar gören destek isteyenlerin destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasını talep etmelerinin mümkün olmaması karşısında yansıma yoluyla zarara ilişkin ilkeler dikkate alınarak bu davacı yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği  '' gerekçesiyle, 1-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, 514.422,00 TL bakıcı gideri, 37.598,00 TL tedavi refakat yol ve paramedikal giderler olmak üzere toplam 552.020,00 TL ile 477.276,06 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 1.029.296,06 TL maddi tazminatın (davalı ... şirketi poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılar ... Ticaret A.Ş ve ... yönünden kaza tarihi olan 14/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sınırlı sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 40.500,13 TL iş göremezlik zararının (davalı ... şirketi poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı sorumlu olmak üzere)  davalılar ... Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... yönünden kaza tarihi olan 14/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sınırlı sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, -Davacı ...'ın tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin sigorta tarafından karşılandığından REDDİNE, 3-Davacı ... maddi tazminat talebinin ispatlanamadığından REDDİNE, 4-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile; davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 230.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalılar ... Ticaret A.Ş ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 5-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin yansıma yoluyla zarara ilişkin ilkeler dikkate alınarak REDDİNE,, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve  davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacılar vekili; müvekkili ...'in annesi ...'ın manevi tazminat talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, diğer davacılar için hükmedilen manevi tazminatın ise düşük olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nce  iptal edilen genel şartlara göre yapılan hesaplamanın eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilleri için maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken toplam tazminat üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... şirketi vekili,  davacı tarafça davdan önce müvekkili şirkete başvurulmadığında dava şartı yokluğu nedeniyle davanın esasa girmeden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan maluliyet raporlarının haksız fiil tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığını, bakıcı gideri ve sakatlık için tek bir teminat limiti söz konusu olduğunu, ayrı bir teminat söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını, hüküm kısmında poliçe limitinin rakam olarak açıkça belirtilmediğini, müvekkili şirketin asıl alacağın ferilerinde de poliçe limiti ile orantılı sorumluluğu olmasına rağmen bu hususunda göz ardı edildiğini, müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, müterafik kusurun araştırılması gerektiğini, SGK tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... şirketi vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; 1-26/04/2016 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunu'nun 5. maddesiyle değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği belirtilmiştir. Yasal değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMSS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacak olup yasa ile özel bir dava şartı getirilmiştir. Olayımızda, dava tarihi olan 08/11/2016 tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı ... şirketine başvurulduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Hal böyle olunca mahkemece davacılar vekiline yasada öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli,  sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde bu yöndeki dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli,  kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir. HMK'nın 115/2. maddesine aykırı şekilde  tamamlanabilecek nitelikteki dava şartının tamamlanması için davacı tarafa kesin süre verilmeksizin, davalı ... şirketine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. (HMK.m.353/1-a/4)  2-Bundan ayrı kabule göre de; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin   bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Bknz.  Yargıtay 4. HD'nin  2021/13167 Esas, 2022/7612 Karar) Somut olayda, yerel mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan  ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 31.10.2018 tarihli raporlarda davacı ... ve Hökümet'in maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre  tespit edilmiş, bu  raporlar karara esas alınarak yapılan hesaplama ve  bedel artırımı doğrultusunda bu davacıların maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiş ise de,  iş bu her iki rapora davalı ... şirketi vekilince süresinde itiraz edilmiş olup, yerel mahkemece  kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış bilirkişi raporları  hükme esas alınarak  yazılı şekilde karar  verilmesi doğru görülmemiştir.  Bu halde yerel mahkemece yapılacak iş,  Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından, kaza tarihinde yürürlükte bulunan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, istinaf  eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesinden ibaret olmaldır. 3-Somut olayda;  kaza tarihinde poliçe teminat limiti 290.000-TL değil ölüm/ sakatlık halinde  310.000-TL, tedavi gideri-bakıcı gideri olarak ayrıca 310.000-Tl olup,  teminat limitlerinin yerel mahkemece rakam olarak hatalı tespit edilmesi doğru olmadığı gibi, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğuna karar verilmiş ise de sigorta poliçe limitlerinin toplu olarak belirtilmesi, başka bir deyişle hükmedilen bakıcı gideri ile iş göremezlik tazminatı için davalı ... şirketinin sorumluluğunun  ayrı ayrı poliçe limiti olduğu göz önüne alınarak her iki hükmedilen kalem için rakam olarak ayrı ayrı belirlenerek karara yazılması gerekirken bunun yapılmaması da  doğru görülmemiştir. 4-Davalı ... şirketi, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden,  poliçe limitinin hükmedilen tazminata oranı dahilinde sorumlu olup, yerel mahkemece bu oranlama her bir hükmedilen maddi tazminat kalemi için ayrı ayrı yapılarak davalı ... şirketinin sorumluluğunun rakam olarak belirlenmesi gerekirken;  yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin tamamından hatalı poliçe limitinin toplamı kadar sorumlu  olduğuna karar verilmesi de doğru olmamıştır. Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde;  5-BK.nun 47.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülüklerde değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktadır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. 22.6.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlarda açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda davacı ..., kazada yaralanarak malül kalan ...'ın annesi olup,  meydana gelen trafik kazasında  oğlunun ağır şekilde yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, kusur oranları da gözönünde tutularak davacı  ... için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken buna ilişkin talebin yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiştir. 6-İhtiyari dava arkadaşı olan  davacılardan her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı lehine maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak ayrı ayrı vekalet  ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek bir duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.  (Bknz. Yargıtay 4.HD'nin 2021/15277 Esas,  2022/4707 Karar sayılı ilamı) Hal böyle olunca, yukarıdaki bentlerde tek tek ve ayrı ayrı gösterilen hatalı uygulama ve değerlendirme sonucunda hüküm verilmiş olması hali HMK.m.353/1-a/4 - HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki durumu oluşturacağından davalı ... şirketi vekili ve  davacılar vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan nedenlerle  kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek usuli kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma neden ve şekline göre davacılar vekili ile  davalı ... şirketi vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı ... şirketi vekili ve  davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2020 tarih ve 2016/1026 Esas 2020/742 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 ve 6 madde hükümleri uyarınca  KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,- Kararın kaldırma neden ve şekline göre davacılar vekili ile  davalı ... şirketi vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde kendilerine ayrı ayrı İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"954624739da519d8","SID":"7db995e069d16c86"}}