{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/135 <br>KARAR NO: 2024/1488<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/06/2021<br>NUMARASI: 2020/34 E. - 2021/715 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekilince dava dilekçesinde; davalı tarafından İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasından ilamsız takip yoluyla başlatılan icra takibine konu borcun gerçek olmamasına ve senetteki imzanın yine müvekkile ait olmamasına rağmen davalı alacaklı tarafından haksız ve k.tüniyetli olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasından gerçekleştirilen hacizlerin satışının teminatsız durdurulmasına, mümkün olmadığında satışın gerçekleşmesi halinde icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi için İİK.m.72/3 hükmü gereğince icra dosya meblağı ve alacağın %15'i teminat karşılığında  ancak öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini; talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil, davacının eşi ... ve olaylara tanık konumunda olan 3. Kişi ... birbirlerini tanımadıklarını,  müvekkilin 3. Kişi ...' den 200 bin TL alacağı olduğu, 3. Kişi ...' de davacının eşi olan ...dan 1 milyon TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki bu alacak - verecek meseleleri tüm taraflarca bilindiği, ..., müvekkile olan borcunu ödeyecek mali güce sahip olmadığı, ancak...' dan alacağını da alamadığını, müvekkil alacağını tahsil etmek amacıyla iyi niyetli olarak icra takibi başlattığını, davacı ve eşi vermiş oldukları senet dolayısıyla müvekkile borçlu olduğu, icra takibi yapıldıktan ve davacının babasının adına kayıtlı taşınmaza tapuda haciz işlemi uygulandıktan sonra davacı taraf kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığı, davacı ve eşi birlikte hareket ederek bir şekilde müvekkilin alacağını almasına engel olmak istediklerin, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın kabulü ile davacının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibi ve dayanağı olan, keşidecisi ... lehtarı ... olan , 15/10/2017 düzenleme, 15/12/2017 ödeme tarihli 200.000 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın İstanbul Anadolu CBS 2020/870552 Sr. numara ile bulunduğu suç duyurusunda kendisinin bizzat senede imza atılırken orada bulunmadığını, senedin ... aracılığıyla kendisine ulaştırıldığını ikrar ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetinin bir diğer ispatının da tebligat açısından olduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından aynı konutta yakınına teslim edilen tebligatın hem senette yazılı olan adrese hem de müvekkilinin adresine yapılmamış olup haksız ve usulsüz olarak bilinçli ve hileli olduğunu düşünülerek kesinleştirildiğini, davalı tarafından usulsüz tebligat ile haczedilen gayrimenkul üzerindeki hissesi için davalı alacaklı tarafından ikame edilen izalei şüyu davasında müvekkili ... tarafından verdiği dilekçeden de anlaşılacağı üzere icra dosyasındaki 200.000,00 TL bedelli senete ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını, senetteki imzaların dahi müvekkili ...'a ait olmadığını, davalı ... tarafından haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin İİK m.72 gereğince haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş ise de, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunurken harçları yatırmadığı, Dairemiz 11/11/2021 tarih, 2021/1260 Esas 2021/1369 sayılı kararı ile davalının istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek kararın düzenlenmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrildiği, ilk derece mahkemesi 14/12/2021 tarihli kararı ile davalının istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bu karara karşı istinaf talep edilmediği  anlaşılmıştır.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava   İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra  açılan menfi tespit istemine ilişkindir.  Davacı vekili , davalı tarafından takibe konu edilen senetteki  imzanın  müvekkiline ait olmadığını, böyle bir borcunun bulunmadığını  beyanla menfi tespit talep etmiştir. Davalı vekili ,  müvekkilinin 3. Kişi...' den 200 bin TL alacağı olduğunu, 3. Kişi ...'in de  de davacının eşi olan ... dan 1 milyon TL alacaklı olduğunu, davacı ve eşinin vermiş oldukları senet dolayısıyla müvekkiline borçlu olduğunu beyanla  davanın reddini talep etmiştir. İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından davacı aleyhine ,  15/10/2017 düzenleme tarihli 15/12/2017 vade tarihli ,  200.000 TL bedelli keşidecisi  davacı, lehtarı davalı olan senede dayalı olarak  kambiyo takibi başlatıldığı görülmektedir. 09/04/2021 tarihli grafolog bilirkişi  tarafından düzenlenen imza incelemesine esas bilirkişi raporunda ; inceleme konusu belgedeki imzalar ile ...'ın mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada;  farklılıklar  görüldüğü,  işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir,  hız ve baskı derecesi bakımında değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgede ...'a atfen atılmış imzaların elde mevcut ...'ın imzalarına benzerlik göstermediği, inceleme konusu belgedeki imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/87085 soruşturma sayılı dosyasında davacı hakkında  dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yürütülen  soruşturma sonucunda   kovuşturma yapılmasına yer olmadığına  karar verilmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.  “imzanın sahte olması” iddiası  senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır.  Dosya kapsamına göre,  dava,  imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim  imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu senede dayalı  takip yapıldığı, ancak senedin  keşidecisi olan davacı adına atılmış olan  imzanın davacının  eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda  senedin   keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte  olduğu,  davacının takip konusu senetten  dolayı sorumlu tutulamayacağı  anlaşıldığından, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Yine  davalının senedi dava dışı ...'in borcuna karşılık davacıdan senedi alarak kendisine verdiğini  savunduğu, davacı ile davalı arasında bu savunmanın aksine yüzyüzelik bulunmadığı bu nedenle keşidecinin imzasının sahte olduğunu bilecek durumda olmadığının kabulü gerekmekte olup,   davalının haksız ve kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin  reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu  istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve 2020/34 E., 2021/715 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b049878ccfb63e71","SID":"4c8db7e80913b402"}}