{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/115 <br>KARAR NO: 2024/1486<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/10/2021<br>NUMARASI: 2021/316 E. - 2021/169 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 1862 yılında İsveç'te kurulmuş kalıp sistemleri, maden işletmeciliği ve inşaat alanlarında faaliyete bulunan ileri teknoloji sahibi bir mühendislik grubu olduğunu, müvekkilinin birçok tescilli markalarının olduğunu, müvekkilinin ... markasını hem ticaret unvanında hem alan adından kaynaklanan haklar kapsamında da korunmakta olduğunu, davalı şirketin müvekkillerinin ... ve ... markalarını ve logolarını ve telif hakkına konu görsellerini ve materyallerini taklit etmekte olduğunu, davalı şirket ...com ibareli alan adını kendi adına kötü niyetli bir şekilde tahsis ettirdiğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine Bakırköy 1. FSHHM'nin 2020/210 d.iş sayılı dosyası kapsamında delillerin tespiti talep ettiklerini ve tespit raporlarında tüketici nezdinde iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varıldığını, açıklanan nedenlerle davalının, müvekkillerinin markalarının ve logolarının ve ürünlerinin, müvekkillerinin telif hakkına konu görselleri, tanıtıcı materyalleri, videoları ve ürün kullanım kılavuzlarının aynını veya benzeri ürünlerini kullanmak, üretmek, depolamak, satışa arz etmek, satmak, reklam ve tanıtımını yapmak suretiyle vaki fiillerinin haksız olduğunun ayrı ayrı hükmen tespitine, davalının haksız rekabetlerinin men'ine, davalının fiillerinin, müvekkillerinin markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün tespitine binaen tecavüzün önlenmesi men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait müvekkillerinin markalarının ve logolarının ve ürünlerinin, müvekikllerinin telif hakkına konu görselleri, tanıtıcı materyalleri, videoları ve ürün kullanım kılavuzlarının aynını veya benzerini taşıyan her türlü mal, ürün, tabela, etiket, broşür, ambalaj, katalog, fatura, ticari evrak ve benzeri basılı malzeme ile tanıtma vasıtalarının, davalıya ait işyerlerinden ve ticari amaçla bulundukları her yerden toplanmasına, imha edilmesine, davalıya ait www...com.tr, www...com ve ...com adresli web siteleri, .../, www.instagram.com/... adresli sosyal medya hesapları ve www....com.tr/.../, www... adresindekiler de dahil olmak üzere, müvekkillerinin markalarının ve logolarının ve ürünlerinin, müvekkillerinin telif hakkına konu görselleri, tanıtıcı materyalleri, videoları ve ürün kullanım kılavuzlar ile iltibas yaratacak şekildeki müvekkillerinin markasına ve fikri sınai haklarına tecavüz teşkil eden davalının tüm kullanımlarının çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde söz konusu web sitelerine erişimin engellenmesine, advalıya ait ....com alan adı tahsisinin iptaline ve sicilden terkinine, sicilden terkini mümkün olmadığı takdirde erişimin engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafından açılan davadaki iddiaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tespit dosyasından aldırılan raporların tek taraflı beyanlar sonucu tanzim edildiğini, değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporunda www...com internet adresinde yapılan inceleme ile ... marka ve logosunun kullanıldığı şeklinde değerlendirme yapılmışsa da işbu yanlış değerlendirmenin neye göre yapıldığının belirsiz olduğunu, davacı taleplerinin markaların korunması hakkındaki kanunun 70.maddesine göre zamanaşımına uğramış olduğundan, davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete yönelik haksız rekabete ilişkin iddiaların çok daha önce ve birden fazla kez yöneltildiğini, ilgili ihtarnamelere gerekli cevapların sunulduğunu ve bu süreçler sonunda davacı tarafın herhangi bir girişimde bulunmadığını, aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren pek çok şirketin internet sitesi ve ürün tanıtım kılavuzlarında da aynı durumun söz konusu olduğunu, bu durumda kanuna ve marka hakkına herhangi bir tecavüzün de oluşmadığının sabit olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 15 yıllık bir ticari ilişkinin olduğunu, herhangi bir sorun yaşanmadığını, ticari ilişki sona erdikten sonra haksız rekabet iddiası ile dava ikame edilmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirkete ait internet sitesinde yer alan ürünlerin müvekkili şirketin kendi ürünleri olduğunu, sitede açık ve net bir şekilde alternatif ürün olduğunun belirtildiğini, açıklanan nedenlerle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalının davacılara ait \"...\" ve \"...\" ibareli markalardan doğan haklarına tecavüzünün, haksız rekabetinin ve FSEK 84.maddesi kapsamında haklarını ihlal etmek suretiyle haksız rekabetinin tespitine, men'ine, ref'ine, bu kapsamda \"...\" ve \"...\" markalarını ihtiva eden ve davacı yana ait FSEK 84.madde kapsamında korunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen fotoğraf ve görüntüleri ihtiva eden davalı yana ait her türlü tanıtım malzemesine, ürünlere, tabela, etiket, broşür, ambalaj, katalog, fatura, ticaret evrakına el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, -www...com.tr, -www...com-\"Instagram-@...\" ve \"...\" -https://www.facebook.com/.../ adreslerine ve sosyal medya hesaplarına ve tüm linklerine erişimin engellenmesine, -www....com alan adı tahsisinin iptaline ve terkinine,  -Hüküm özetinin masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 2020/210 D.İş dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmaksızın aynı bilirkişiler tarafından aynı raporun birebir tanzim edildiğini ve bu tespit raporu dikkate alınarak yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne hükmedildiğini, yapılan incelemede kullanılan görsellerin birebir aynı olduğu hususunun haksız rekabete yol açacak ve tüketici nezdinde iltibas yaratacak bir niteliğe haiz olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 15 yıllık bir ticari ilişki söz konusu olduğu ve belgelerle sabit olduğu halde marka kullanımına ilişkin yetkinin olmadğı yönünde yapılan değerlendirmenin hukuka uygun olmadığını, daha önce ihtiyati tedbir kararı verilen ve yerel mahkeme hükmü ile erişimin engellenmesine karar verilen müvekkili şirkete ait internet sitesinde yer alan ürünlerin müvekkili şirketin kendi üretimi olup sitede alternatif ürün olduğunun belirtildiğini, bu husus dikkate alınmadan karar verildiğini, erişimin engellenmesine ilişkin kararın ifade özgürlüğünün, bilim hürriyetinin, adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlali anlamına geldiğini, müvekkili şirket tarafından içerik kaldırıldığı halde internet sitesinin tamamen erişime engellenmesi yahut kapatılmasının AYM tarafından hak ihlali olarak değerlendirildiğini, mahkeme tarafından verilen kararın amacı aşan bir uygulama olmakla birlikte müvekkili şirkete ait internet sitesinin tümden engellenmesinin ticari hayatın büsbütün engellenmesine neden olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın * karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın zamanaşımının dolduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı fiilleri devam ederken zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlamış olmayacağını, bilirkişi kök ve ek raporunun tek taraflı olduğu ithamının savunma sınırının aşılması mahiyetinde olduğunu, dosyanın 19.03.2021 tarihli ara karar ile yeni bir bilirkişi heyetine de tevdi edildiğini, birden fazla kez yapılan tespit ile müvekkillerinin marka haklarına tecavüze sebebiyet verildiğinin ispatlandığını, davalı şirketin ...com ibareli alan adını kendi adına kötü niyetli şekilde tahsis edildiğini, müvekkillerinin izni olmaksızın ... markasını içeren alan adının karşı taraf adına tahsisinin haksız rekabete sebebiyet verdiğini, tüketicinin karşı taraf ile müvekkilleri arasında idari ve/veya ticari bir ilişki olduğu yanılgısına düşmesinin kaçınılmaz olduğunu, davalının müvekkillerinin telif hakkına konu görsellerini ve tanıtım materyallerini haksız bir şekilde kullandığını, davalı şirketin uzun yılllardır müvekkilleriyle ticari ilişkisi bulunduğunu ve ticari ilişkinin bitmesi ile birlikte huzurdaki davanın kötü niyetle ikame edildiği iddiası bulunduğunu ancak davalı fiillerinin ticari hayatta yeri bulunmadığını, davalının müvekkillerinin görselleri, videoları, katalogları ve ürün kullanım kılavuzlarını kendine ait izlenimi vererek kullanmasının kötü niyetini gösterdiğini, müvekkilleri aleyhine markaya ve telif hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu ortaya çıkmış olmasına rağmen davalı şirkete ait https://www...com, https:/.../ ve http://....com/ adresli web sitelerinde halen tedbir kararına aykırı bir şekilde haksız kullanımın devam ettiğini belirterek davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, FSEK kapsamındaki haklar ile  marka hakkına  tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, meni , refi, internet alan adının iptali  istemlerine ilişkindir. Davacı vekili ,   davalı şirketin  davacıya ait ... ve ... markalarını ve logolarını ve telif hakkına konu görsellerini ve materyallerini taklit ettiğini,\" ...com\" ibareli alan adını tahsis ettiğini,  bu fillerin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili, tespit raporlarındaki değerlendirmelerin hatalı olduğunu,  davacı taleplerinin  zamanaşımına uğramış olduğunu , haksız rekabete ilişkin iddialarla  ilgili ihtarnamelere gerekli cevapların sunulduğunu ve bu süreçte  davacı tarafın herhangi bir girişimde bulunmadığını, aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren pek çok şirketin internet sitesi ve ürün tanıtım kılavuzlarında da aynı durumun söz konusu olduğunu, taraflar arasında  15 yıllık bir ticari ilişkinin olduğunu, herhangi bir sorun yaşanmadığını, ticari ilişki sona erdikten sonra haksız rekabet iddiası ile dava ikame edilmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirkete ait internet sitesinde yer alan ürünlerin müvekkili şirketin kendi ürünleri olduğunu, sitede açık ve net bir şekilde alternatif ürün olduğunun belirtildiğini beyanla  davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı adına ... ibareli  ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı  ve ... ibareli ... sayılı markaların  tescilli oldukları görülmektedir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/210 D.İş dosyası dosyasında  alınan bilirkişi raporunda; \"Aleyhine tespit istenen tarafından www...com.tr, www....com ve ...com sayfalarında bulunan katalog, tanıtım videoları, ürün açıklamaları ve ürün adlarında ... ve ... markalarının kullanıldığı; ve  aleyhinde tespit talep edilen ... firmasına ait olarak kurulmuş sosyal medya hesaplarında paylaşılmış görsel içeriklerde yer alan ... ve ... şeklindeki kullanımların, davacıya ait ... ve ... markaları ile benzerlik arz ettiği, söz konusu kullanımların bir bütün halinde değerlendirildiğinde tüketici nezdinde iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğu ve haksız rekabetin mevcut olduğu\" bildirilmiştir. 1.Ek raporda ise,  \"aleyhine tespit talep edilen www...com.tr/.../ adresindeki katalog içerisinde yer alan görsellerin, müvekkillerine ait görseller ile birebir aynı olduğu \" bildirilmiştir. Mahkemece delil tespiti sonucu rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden alınan  18/01/2021 tarihli  bilirkişi 2. Ek raporunda; \"heyetlerince kök ve 1.ek raporları ile davalı yanın davacı yana ait görseller ve markaları ihtiva eden kullanımlarının tespit edildiğini, davalı yanın başkaca firmaların da ilgili markasal kullanımları gerçekleştirmekte olduğu yönündeki savunmalarının \"tescilli markalar ile korunmakta olan davacı yanın hakları karşısında dinlenemeyeceği\" kanaatinde olduklarını, her ne kadar davalı yan cevap ve sair dilekçelerinde davacı yan ile 20 yılı aşkın bir süredir ticari faaliyetinin var olduğunu iddia ve beyan etmekte ise de huzurda bulunan rapora konu tespitlerin gerçekleştirildiği döneme ilişkin olarak davalı yanın dava konusu kullanımları yapmaya yetkili olduğuna ilişkin herhangi bir verinin dosyada mevcut olmadığını, herhangi bir hak sahibi olduğu dosya münderecatından anlaşılamayan davalı yanın davacı yana ait marka ve görselleri ihtiva eden kullanımları bakımından kök ve 1.ek raporlarında arz ettikleri görüşlerini değiştirmedikleri\" belirtilmiştir. 30/07/2021 tarihli bilirkişi heyet  raporunda ; \"www...com.tr\" ve \"www...com\" internet sitesinin  kullanımda ve aktif olduğu,  bağlı linkler/kataloglar incelendiğinde davaya konu \"...\" ve \"...\" ibarelerinin kullanıldığı, ürünlerin tanıtımlarının yapıldığı,  \"www....com\" internet sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, ancak 10/08/2020 tarihli bilirkişi raporundaki ekran görüntüleri incelendiğinde ilgili internet sitesinin geçmişte yayında olduğunun tespit edildiği ve içeriklerinde davaya konu \"...\" ibarelerinin kullanıldığının görüldüğü,  Instagram-@... sosyal medya hesaplarına ait sayfaların güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, paylaşımlar kontrol edildiğinde dava konusu \"...\" ibarelerinin kullanıldığı, bahsi geçen ilgili ... A.Ş.isimli Facebook sosyal medya hesabının https://www.facebook.com/.../ /linkindeki profil sayfasının güncel olarak yayında olmadığı, ancak 10/08/2020 tarihli bilirkişi raporundaki ekran görüntüleri incelendiğinde ilgili Facebook sayfasının geçmişte yayında olduğunun tespit edildiği ve paylaşımlarında davaya konu \"...\" ve \"...\" ibarelerinin kullanıldığının görüldüğü, davalının internet sitesinde davacının reklam amaçlı çekilen fotoğrafların izinsiz olarak kullanımı nedeniyle FSEK 84'ün uygulama alanı bulacağı, davalının dava konusu markaları kullanım şekli dikkate alındığında; davalı tarafın bu eylemlerinin SMK'nın 7 ve 29.maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, davalının, davacı markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği, bu sebeple yukarıdaki tespitler ışığında, karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanım yönünden haksız rekabet oluşacağı, aynı şekilde görsellerin birebir internet sitesinde kullanılmasının da TTK m. 55/1/a/4 uyarınca davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği\" belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre,  \"...\" ve \"...\" ibareli markaların davacı adına tescilli oldukları, davalının kendisine ait internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında satışını yaptığı ürünlerin tanıtımında davacıya ait markaları ,  davacı yana ait ürünlerin fotoğraflarını kullandığı  uyuşmazlık konusu değildir. Davalı,  zamanaşımının gerçekleştiğini ve sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleştiğini ileri sürmüştür. İhlal oluşturan haksız fiillerin devam eden niteliği gereği somut olayda zamanaşımının söz konusu olmadığı açıktır.  Esasen sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilk kez SMK 26/6 maddesinde hükümsüzlük davaları için düzenlenmişse de, temelini TMK 2. Maddeden alan bu itirazın, markaya tecavüzden kaynaklanan davalar ile ticaret unvanı ve alan adı terkini davalarında da uygulanacağı  uygulamada mahkemelerce ve yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir (bkz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 26/02/2020 Tarih, 2017/11-27 Esas, 2020/225 Karar sayılı kararı). Sessiz kalma yoluyla hak kaybı, önceki hak sahibinin, hakka konu ticari ad ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve ihlallere sessiz kalarak ticari ad ve işareti koruma hakkını yitirmesi demektir. Somut olayda, taraflar arasında eskiye dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının 04/05/2017 tarihli ihtarname keşide ederek kullanımların sonlandırılmasını ihtar ettiği,  bu ihtarname ile  ticari ilişki nedeniyle kullanımlara karşı muvafakatin geri alındığının kabulü gerektiği, bu tarihten sonraki kullanımların akdi yada hukuki bir temele dayalı olmadığı , ihtarname tarihi ile 15/09/2020 dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin geçmediği, davanın makul süre içinde açıldığı sesssiz kalma yolu ile hak kaybının söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan , tarafların inşaat sektöründe faaliyet gösterdikleri , davacı şirketin aynı zamanda ticari ünvanında yer alan ve  marka olarak tescilli  ... ibaresinin ilgili sektörde bilinirliğinin yüksek olduğu anlaşılıyorsa da , bu markanın  ayırt edici işaret olmasından öte ayırt edicilik özelliğini kaybederek  ilgili ürünlerin adı haline geldiği, jenerikleştiğine dair iddianın somut ispatının dosyada mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Davalı da bizzat söz konusu markaları jenerik olarak değil, kendi ürünlerinin bu markalı ürünlerin alternatifi olduğunu vurgulamak suretiyle kullandıklarını beyan ederek, hukuka uygun kullanım savunmasında bulunmuş ise de , ürünün eş değer parçasının tanımına, niteliklerinin açıklanmasına  yönelik bir kullanımın somut olayda mevcut olmadığı,  orjinal olmayan benzer ürünün satışında davacı markasının ticari etki yaratacak şekilde markasal kullanılmasının, SMK 7/5 maddesi kapsamında  ticari hayatın olağan akışı içinde, dürüstçe kendi markası altında alternatif yedek parça tanıtımı şeklinde bir kullanım olmadığı, davalının aynı emtialar için  markaları internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki paylaşım içeriklerinde , alan adında kullanımlarının , davacıya ait orjinal ürün fotoğraflarının kullanımının  tüketiciler nezdinde ürünlerin kalitesine, kaynağına , işletmeler arasında bağlantı kurulmasına bu yolla  itibasa neden olabileceği  SMK 7/2-3 ve 29 maddeleri uyarınca  marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça davacıya ait ürünlerin tanıtım ve reklam amaçlı oluşturulan fotoğraflarının kullanıldığı ,dava konusu fotoğrafların  eser niteliğinin bulunmadığı,   ancak FSEK 84.maddesindeki \" Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmıyan her nevi fotoğraflar, benzerusullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.\" yasal düzenleme gereğince, eser niteliği taşımasa bile fotoğrafın ilk tespit sahibi davacıya  FSEK kapsamında koruma sağlayacağı, davalı tarafça söz konusu fotoğrafların davacıya ait olduğuna karşı çıkılmadığı gibi davacı web sitesi içeriği ve davacı delilleri ile bu hususun sabit olduğu  davacının davalılar tarafından fotoğrafın izinsiz kullanılmasına yayınlanmasına  FSEK'in 84. maddesi delaleti ile haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak karşı koyabileceği anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı   vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/10/2021 tarih ve 2021/316 E., 2021/169 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abc430f88723e9d6","SID":"9ad8c332889ce35a"}}