{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/88 <br>KARAR NO: 2024/1484<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2021<br>NUMARASI: 2018/1502 E. - 2021/938 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketler, LPG dağılım grup şirketleri olup; keşidecisi müvekkil ... A.Ş olan,... Bankası Kartal E-5 Şubesine ait diğer müvekkil ... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. emrine düzenlenen 1.200.000.00 TL bedelli çek zayi olduğunu, Müvekkil ... tarafından çekin iptali için İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesine 2018/592 E. sayılı dosyası ile çekin iptali davası açılmış ve ödemeden men kararı verildiğini, davalının, çeki bankaya ibraz etttiğini ve iptal davasına katıldığını, Mahkeme 06.12.2018 tarihli celsede davalıya karşı istirdat davası açılması için davacılara süre verildiğini, çek incelendiğinde çekteki imzaların müvekkillerin imza yetkilisine ait olmadığını ve taklit edilerek bankaya ibraz edildiğini, çekin tarihinin de sonradan ilave edildiği tespit edildiğini, her iki şirketin de yetkilisinin ... olduğunu, çekteki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkiller ve davalı arasında ticaret olmadığını, müvekkiller ile davalı arasındaki ilişkiyi açıklamak gerekirse; müvekkiller davalıdan gayrimenkul danışmanlık hizmeti almak istemiş ve teminat olması amacıyla iki adet imzasız ve tarihsiz çek verildiğini, ancak taraflar anlaşamamış ve çekin ortak tanıdıkları olan ...'e bırakılması hususunda anlaşmış olduklarını, daha sonra hem davalı hem de ... çeklerin kaybolduğunu müvekkillere bildirdiğini, müvekkiller tarafından çeklerin zayi olması nedeniyle iptali için dava ikame edildiğini, mvekkillerin davalıya borçlu olmadığı ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, mahkeme, 06.12.2018 tarihli duruşmada çekteki ödemeden men kararının kaldırılmasına karar vermiş olduğu,  bu doğrultuda bankaya tezkere yazıldığını, çekin yüksek bedelli olduğu da dikkate alınarak işleme konulduğunda telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşılacağını, müvekkillerin, muhtemel uğrayacağı zararların engellenmesi için dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasını;  talep ve dava edilmiştir. Davalı vekilince yasal süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde özetle: keşideci ...  A.Ş. tarafından keşide edilen ve kendilerinde bulunan çekin zayii iddiası kesinlikle yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bir beyan olup çeki teslim ettikten 1 yıla yakın süre sonra zayi nedeniyle iptal davası açılmış olduğunu, İstanbul Anadolu 7. As. Tic. MHK. 2018/592 Esas sayılı dosyası ile açılmış bulunan \"zayii nedeniyle çek iptali\" davası devam ederken çekin tahsili maksadıyla bankaya müracaat edilmesi üzerine mahkemenin tedbir kararına istinaden çek davalı tarafa belge verilmek kaydıyla alınmış ve mahkemeye teslim edilmiş olduğunu, Mahkeme muhatabın ortaya çıkması gerekçesiyle davacı tarafa \"İstirdat davası\" açmak için kesin bir süre verdiğini, ancak davacı mahkemenin isteminin aksine ve biraz da kazanma ihtimali olmadığı için istirdat davası değil de \" Menfi Tespit” davası açtığını, çekin müvekkile teslim tarihi esas alındığında, menfi tespit talebinde bulunamayacağı, bu hakkın zamanaşımına uğradığının görüleceğini, davacı taraf İstanbul Batı 7. As. Tic. Mahkemesi'nin 2018/592 E sayılı dosyası ile açtıkları davada \"çeklerin tarihli ve imzalı olup olmadığı hususunda herhangi bir beyan olmayıp, dilekçeden anlaşılan henüz kaybolmuş bir çekin varlığı olduğunu, halbuki 14 ay öncesinde verilen iki adet çek vardır ve bu çekler incelendiğinde seri numaralarının birbirini takip ettiği, 1.750.000.00 TL bedelli çekin nakden ödendiği de delillerle sabit olduğunu, davacının beyanına katılmak mümkün olmadığını, çünkü her iki çeki de sahibi oldukları iki şirketten ... A.Ş. adına keşide edip, ... mahiyetinde diğer şirket ...  Lid. Şti'ne veren ve o şirket adına cirolayan o tarihte kendisini şirketlerin yetkilisi olarak tanıtan ... olduğunu, eğer böyle bir sahtecilik varsa ... aleyhinde sahte çek düzenlemek nedeniyle suç duyurusunda bulunulacağını, davacı taraf dilekçede, müvekkilleri ile davalı müvekkili arasında ticari bir ilişkinin olmadığını beyan ettiğini, davalı taraf “Senet illetten mücerrettir” kuralı uyarınca bu kadar zamandan sonra alacak verecek ilişkisini kanıtlamanın zor olduğunu bunun hukuki olmadığını ifade ettiğini, açılan iş bu davanın mahiyeti itibari ile İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkisiz olup, davalının Ankara' da ikamet etmesi ve genel yetki kuralı uyarınca davayı görmeye yetkili mahkeme Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu bu nedenle ilk itirazlardan olan iş bu itiraz nedeniyle öncelikli olarak yetkisizlik kararının verilmesi, davanın reddine karar verilmesi beyan edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın kabulü  ile, davacıların ... Bankası E-5 Şubesine ait ... çek numaralı , keşidecisi ... A.Ş , lehtarı ... Paz. ve Tic. Ltd.Şti olan 03/09/2018 keşide tarihli, 1.200.000 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, koşulları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacının yasal süresinden sonra verilen cevap dilekçelerine karşı verdiği cevaba cevap dilekçesinde iddia ettikleri vakıaları ispata yönelik sundukları delillere muvafakat etmediklerinin bildirildiğini, süresinden sonra verilmiş cevap dilekçesi bulunsa da işbu davanın basit yargılama usulüne tabi olmadığı için süresinde sunulmayan cevap dilekçesindeki delilleri eğer cevaba cevap verilirse ikinci cevap dilekçelerinde sunmalarının önünde bir engel olmadığını, somut olayın da tam olarak böyle olduğunu, delillerine muvafakat arama ihtiyacı ortadan kalkmasına rağmen mahkemece gerekçeli kararda süresinde sunulmama gerekçesiyle delillerinin incelenmediğinin ikrar edildiğini, kararın usulen bozulmaya mahkum olduğunu, 23.10.2019 tarihli duruşmada taraflarına delillerini sunmak için süre verildiğini ve süresinde 04.11.2019 tarihli delil dilekçesi sunduklarını, delillerini zamanında ileri sürmediklerinin varsayıldığı halinde cevap dilekçesi vermeye ndavalının inkar kapsamındaki savunmasını ispat için karşı delil sunma hakkının kabul edilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki vakıaları inkara yönelik sundukları deliller için davacının muvafakati aranmayacağını, sunulan delillerin hepsinin bu çekin davacılar tarafından müvekkiline rıza ile verildiğini gösterir mahiyette olduğunu, mahkemenin HMK m.128'i atlayarak inkar neticesinde sundukları delilleri incelemediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/592 E. sayılı dosyası ile iptal davası açılan dava  konusu çek ile birlikte müvekkile 1.750.000.00 TL bedelli bir çek daha verilmiş olup verilme tarihinin 02/10/2017 olduğunu ve bu çekin seri numarasının aynı bankanın aynı şubesine ait olup seri numarasının ... yani bir yaprak sonraki çek olduğunu, dava tarihinden 14 aydan daha öncesinde bu çeklerin birlikte müvekkile verildiğinin anlaşılabileceğini, çekin tesliminden 14 ay sonra zayi olduğu iddiasıyla iptal davası açıldığını, davacı tarafın art arda kesin çek yaprağındaki seri numaralarından ilki ibraz edilmeden karşılığı alınınca ikincisinin de evleviyetle alınacağını, yerel mahkemenin yalnızca sahtelik iddiasına göre karar verdiğini belirtmişse de bu hususta yapılan incelemenin de eksik olduğunu, dava sonucu yerel mahkemenin verdiği kararın bilirkişi raporları doğrultusunda verildiğini ve raporların da bizzat şirket yetkilileri ve ... tarafından verilen çeklerin öncesinde sahte imza ile düzenlendiğini ve müvekkiline bu şekilde verildiğini kanıtladığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı ... A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketlerinden ... şirketi hakkında iflas kararı bulunduğundan vekillik görevleri düşmüş olduğundan dilekçelerinin yalnızca davacı Yeniyurt yönünden verilebildiğini, yerel mahkeme kararının hukuka ve yasalara uygun olduğunu, davalı tarafça dosyaya süresinde sunulan bir cevap dilekçesi bulunmadığını, davalı tarafın süresinden sonra verilmiş cevap dilekçesi bulunsa da süresinde sunulmayan cevap dilekçesindeki delillerin eğer cevaba cevap verilirse ikinci cevap dilekçesinde sunulmasında bir engel olmadığından bahsettiğini ancak taraflarınca verilen cevap dilekçesinde savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında ilgili cevaplara muvafakat edilmediğinin açıkça görüldüğünü, bu yasağa aykırı hiçbir beyana muvafakatlerinin olmadığını, davalı ile müvekkilleri arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, müvekkillerinin davalıya bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından ödendiği iddia edilen 1.750.000,00 TL bedelli çek hakkında İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2017/1364 Esas 2018/361 Karar ve 05.04.2018 tarihli kararı ile zayi nedeniyle iptal kararı verildiğini, dosyaya mübrez olan davalının EPDK'ye vermiş olduğu ifadesinde müvekkillerinin gayrimenkul danışmanlığı için davalıya boş çek vermiş olduğunu ancak tarafların anlaşamaması sonucunda çeklerin ortak tanıdıkları ...'e bırakıldığının açıkça ikrar olduğunu, davanın kendisine iki adet çek verildiği ve 1.750.000,00 TL bedelli çekin müvekkilleri tarafından ödendiği ve teslim alındığı iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili şirketlerin tacir olduğunu ve her ödemelerinin ticari defterlerde kayıt altında olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkillerinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığı, kendisine hukuken geçerli bir çek keşide edilmediği ve herhangi bir borç alacak ilişkisinin omladığının ortaya çıktığını belirterek davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı  ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi  vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı arasında ticaret olmadığını, davacıların davalıdan gayrimenkul danışmanlık hizmeti almak istediğini ve teminat olması amacıyla iki adet imzasız ve tarihsiz çek verdiklerini, ancak tarafların anlaşamadığını ve çekin ortak tanıdıkları olan ...'e bırakılması konusunda anlaştıklarını, daha sonra hem davalı hem de ...'in çeklerin kaybolduğunu davacılara bildirdiğini, mahkemece grafolog bilirkişiden alınan raporda inceleme konusu belgelerdeki imzanın ...'ün eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, ticari kayıtlar nezdinde yapılan inceleme ile taraflar arasında bir ticari ilişki tespit edilemediğini, davalı itirazlarının asılsız ve hukuka aykırı olmakla beraber dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili,  03/09/2018 keşide tarihli, 1.200.000 TL bedelli  çekin zayi olduğunu, çekte  keşideci ve lehtar olan   şirketlerin yetkilisine atfen  atılan imzaların  davacı şirketlerin yetkilisi olan   ...'e  ait olmadığını beyanla menfi tespit talep etmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.  “imzanın sahte olması” iddiası  senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Mahkememizce ticaret sicil kayıtları ile davacı şirket yetkililerinin ... olduğu , davacı ... şirketinde 2017 yılıi  Yeniyurt şirketinde ise 2018 yılı öncesinde ...’ün yetkili temsilci olduğu gözetilerek bu kişilerin imza örnekleri ve  mukayeseye esas imza içeren deliller toplanarak imza incelemesi yaptırılmış,  grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen  19/02/2021 tarihli raporda ; \"İnceleme konusu çekte ... A. Ş'ne atfen atılmış imza ile şirket yetkililerinden ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada;  imzanın  mevcut ...'ün imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgelerdeki imzaların ...'ün eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çekte ... A. Şirketine atfen atılmış imza ile şirket yetkililerinden ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada;  imzanın mevcut ...'ün imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgelerdeki imzaların ...'ün eli ürünü olmadığı \" belirtilmiştir. 20/04/2021 tarihli raporda ise; \" inceleme konusu çekte ... San ve Tic. Ltd. Şirketine atfen atılmış imza ile şirket yetkililerinden ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada;  imzanın  mevcut ...'ün imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgelerdeki imzaların ...'ün eli ürünü olmadığı, inceleme konusu çekte ...San ve Tic. Ltd. Şirketine atfen atılmış imza ile şirket yetkililerinden ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılar karşılaştırmada;  imzanın  mevcut ...'ün imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgelerdeki imzaların ...''ün eli ürünü olmadığı \" belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre ; dava, ... Bankası E-5 Şubesine ait ... çek numaralı, keşidecisi ... A.Ş, lehtarı ...Dağ. Paz. ve Tic. Ltd.Şti olan 03.09.2018 keşide tarihli, 1.200.000 TL bedelli çekte  imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim  imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu  çekin  keşidecisi ve lehtarı olan davacı şirketlerin  yetkilisi adına atılmış olan  imzaların  davacı şirketlerin  yetkilisi olan kişilerin  eli ürünü olmadığının tespit edildiği bu durumda  çekin  keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte çek olduğu, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak  defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Davalı aynı seri numarası içindeki bir başka çekin de kendisine verildiğini beyanla inceleme talep etmiş ise de, davacı tarafça daha önce imza inkarı ileri sürülmemiş bir çek bulunması eldeki dava konusu çekte bu iddianın ileri sürülmesine engel teşkil etmez. Mahkemece ticari kayıtlar üzerinde  yaptırılan mali incelemede davacı lehtar ... şirketi ile  davalı ... arasında bir ticari ilişki tespit edilemediğine ilişkin rapor içeriği dikkate alındığında söz konusu çekin aynı hukuki ilişki çerçevesinde verildiğine ve ödendiğine ilişkin somut delil bulunmadığından bu konuda inceleme yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç olarak , menfi tespit talebinin kabulüne , ve kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmesinde   bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince  esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve 2018/1502 E., 2021/938 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 81.972,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 20.532‬,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 61.440‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0c7c5b2b54059c6","SID":"3f2e0cce4fb27a16"}}