{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1984 <br>KARAR NO: 2024/1726<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/12/2023<br>NUMARASI: 2023/446 E. -  2023/995 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 11/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 31.01.2020 tarihli imzalanan Uzun Dönem Araç Kiralama Sözleşmesi gereği üç adet araç kiralandığını, davalıya teslim edildiğini, davalının sözleşme süresince kira faturalarının ödemelerini geciktirerek borç bakiye bıraktığını,  ödeme düzensizliği nedeniyle ihtarname ile 18.172-TL kalan borç bakiyesinin 2 gün içerisinde ödenmesi, vade farkı ve temerrüt faizine ilişkin hakların saklı tutulduğu, ihtarnamenin tebliği itibariyle 1 hafta içerisinde araçların teslim edilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından da Kadıköy ... Noterliği'nin 22.04.2022/...  tarih ve yevmiye numaralı ihtarname cevabını davacı şirkete gönderdiğini, davalının  20.05.2022 tarihinde ... ve ... plakalı araçları davacı şirketin işyeri adresine getirerek iade ettiğini, aracın iadesi esnasında davacı şirkete haber veya bilgi verilmemiş olan gözle görülür hasarlar tespit edildiğini, bunların tamamının iade tutanağına yazıldığını, şimdilik toplam 36.466,19-TL'nin tazminini, faiz işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı şirket ile davacı şirket arasında 28.09.2020 ve  31.01.2020 tarihinde Uzun Dönem Araç Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresince davalı şirketin ödemelerini düzenli bir şekilde yerine getirdiğini, davacı ile sözleşme süresinin 2020 yılından itibaren süre geldiği ancak davacının ödemelerin süresinde yapılmadığına ilişkin ihtarnamesinin 13.04.2022 tarihinde çekildiğini, 2 seneyi aşkın süreçte davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir uyarı mevcut olmaması davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü beyanlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunun, davalı şirkete 13.04.2022 tarihli  ihtarname öncesinde davacının muvafakati dışında farklı bir zamanda bir ödeme yapılmadığını, tüm işlemlerin bilgisi dâhilinde yapıldığını, kullanım süresi içerisinde hasarların bildirilmediği iddialarını kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; mahkememizin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın  görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı Şirketin araç kiralama faaliyeti ile uğraştığını, araç kiralama işlerinde ticari faaliyet olup olmadığına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemeleri yetkili ise bunca zaman  davacı Şirket için Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan tüm dosyaların hatalı olduğunu, mahkeme kararının hatalı olduğunu, usul ve yasalara aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davanın konusunu oluşturan uzun dönem araç kiralama sözleşmesinin TBK'da düzenlenen taşınır kirası kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir.İlk derece Mahkemesince de aynı yasa maddesi dikkate alınarak görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından, davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin  istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-b maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3429ac1dc911213","SID":"ef1578c7044c1bb8"}}