{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/351 <br>KARAR NO: 2024/1297<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2021<br>NUMARASI: 2019/49 Esas 2021/999 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalı şirketin cari hesap ilişkisi içerisinde satın aldığı ürünlerin teslim edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, davalı ile cari  borcun   76.878,89 -TL olduğunda mutabık kalınarak ödeme protokolü düzenlendiğini, diğer davalının protokole kefil olduğunu, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi yapıldığını, davalının bildirdiği çeklerin cari hesaba ilişkin bir kısım alacağın karşılığı olup çeklerden sonra da firmadan mal ve hizmet alımına devam edildiğini ileri sürerek İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... esas sayılı  dosyasına yapılan itirazların iptali ile alacaklı müvekkili lehine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili, alınan  mal ve hizmetlerin bedellerinin ödendiğini, vade farkı faturasını  kendilerine tebliğ etmediğini, borcun ikrar edildiğine ilişkin somut delil bulunmadığını, borçların ödenmesi konusunda temerrüde düşürülmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece kefilin ödeme protokolünde  kendi el yazısı ile  sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olduğunu  belirtmediğinden kefaletin geçersiz olduğunu, bilirkişi raporu ile taraf defterlerinden alacağın saptandığını, son vade tarihinden faiz işletilmesinin doğru olduğuna dayanılarak davanın kısmen kabulü ile , davalı ... A.Ş 'nin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 76.877,17- TL asıl alacak  ve 2.998,28- TL işlemiş faiz üzerinden aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı... A.Ş den tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; kök  raporda alacağın 76.878,89 -TL olduğu belirtilmesine rağmen  maddi hata ile sonuç bölümünde 76.877,17- TL olarak yazıldığı,  kefil ..davalı şirketin genel müdürü olup borçtan şahsi mal varlığı ile sorumlu olduğunu, ödeme prokolündeki kefalet kısmında kefilin sorumluluk miktarının belirlendiği, kefilin bilgilerinin açıkça yazıldığı, vade tarihlerinin yazıldığı, borcun kefil adına muacceliyet kesbedeceği durumun belirtildiğini kefalete itirazın olmadığı, TTK nın 7.madde ve devamı uyarınca ticari borçlara kefil olunduğu değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu bildirerek  kararın kaldırılarak davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağı nedeniyle düzenlenen ödeme protokolüne dayalı  alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı ile davalı arasında düzenlenen tarihsiz Ödeme Protokolünde 21.10 2018 tarihi itibari ile borcun KDV dahil 64.083,89- TL olduğu, borcunu ileri tarihte ödeyeceğini taahhüt ettiğinden KDV dahil toplam 12.795- TL vade farkı faturası kesileceği, toplam alacağın 76.878,89- TL olduğu yönünde  mutabık kalındığı,borcun  30/1-2-3/ 2019 tarihlerinde ayrı ayrı 19.000- TL, 30.4.2019 tarihinde 19.878,89 TL vade tarihlerinde taksitler halinde  ödeneceğinin kabul edildiği, ayrıca borçlu şirketin imzaya yetkili temsilcisi  ... 'in 76.878,80- TL borca şahsen kefil olduğu, borcun ödenmemesi durumunda icra  takibine geçileceğinin kararlaştırıldığı, tarafların imzaya  itirazlarının olmadığı  sabittir. Sözleşme tarihi itibariyle TBK'nın 583. maddesine göre kefaletin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması  zorunludur. Dayanılan ödeme Protokolünde Kefalet başlığı altında matbu olarak düzenlemenin yapıldığı ancak kefilin el yazısı ile azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmediği sadece protokol altına imzasının alındığı, hal böyle olunca kefaletin   yasanın aradığı şekil şartlarını taşımadığı ve  davalı ...'in  kefaletinin  geçersiz olduğu, bu nedenle davalı müteselsil kefil  hakkında ki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Protokol içeriği ve gerekçeli raporda benimsendiği bildirilen  bilirkişi raporuna göre de ,asıl alacak miktarı   76.878,89- TL olduğu hesaplandığı, hüküm fıkrasında asıl alacağın  76.878,89 -TL yerine 76.877,17- TL olarak gösterilmesinin maddi hatadan ibaret olup ,HMk nın304(1) maddesi uyarınca her zaman talep üzerine düzeltilebileceği  gözetilerek  kaldırma sebebi yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle; dolayı davacı vekilinin yerinde olmayan  istinaf  başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.\t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70‬-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"313439c3424f3c3d","SID":"9a8f3f0ecb283d32"}}