{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2448 <br>KARAR NO: 2024/2349<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 24/07/2024<br>NUMARASI: 2024/510 E<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket <br>KARAR TARİHİ: 24/09/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  ... Ltd. Şti., “...” filminin ana yapımcısı olup, müvekkili ... ile davalı ... Ltd. Şti. arasında 21.01.2022 tarihli “Ortak Yapımcı Sözleşmesi” imzalandığını,  işbu söz- leşme gereğince, müvekkilinin “...” filminin ortak yapımcılığını üstlendiğini,Sözleşmenin, “Tarafların Eserin Genel Prodüksiyon Bütçesindeki Katılım Payları Ve Gelir Paylaşımı İle Diğer Mali Hükümler” başlıklı 6. Maddesinin, “6.1-Taraflar işbu. sözleşme kapsamında meydana getirilecek esere ilişkin olarak Genel Pro- düksiyon Bütçesi'ni 3.900.000,00-TL (Üç Milyon Dokuz Yüz Bin Türk Lirası) olarak belirlemişlerdir. Bu kap- samda, katılım payı olarak Ortak Yapımcı 20.000,00 USD'a karşılık gelen sözleşmenin imza tarihinde TCMB Bankası Efektif Döviz satış kuru karşılığı TL bedelini ödemeyi kabul,beyan ve taahhüt etmiştir.Ortak Yapımcı' nın yatırdığı bedel/hisse sahibi olduğu destek doğrultusunda işbu sözleşmeye konu eserde  % 7 pay sahibi/ hisse sahibi olduğu kararlaştırılmıştır. “6.2-Genel Prodüksiyon Bütçesi'nin, öngörülemeyen masraflar, projenin büyümesi ya da başkaca herhangi bir sebeple artmasının söz konusu olması durumunda, ... tarafından artış bütçesi hesaplanarak ... ve ... Yapımcılar'a artan bütçeye payları oranında katılım için bildirim yapılacaktır.Bütçe artışı olması durumunda sözleşmeye ek finansman sağlamak amacıyla yeni bir ortak yapımcı alınmadan önce, öncelikli olarak Ortak Yapımcı ve/veya Diğer Ortak Yapımcılar bütçe artış katılım payını ödeyerek katılım hakkına sahiptir. Dolayısıyla taraflar işbu rüçhanlı hakları çerçevesinde sözleşmenin 6.1. maddesinde belirtilen hisse oranları doğrultusunda artış bütçesinde belirlenen artışa katılabileceklerdir. Taraflar katılım sağlamak isteyip istemediklerine ilişkin olarak diğer taraflara yazılı olarak 3 (üç) gün içinde yazılı bildirim yapmakla yükümlüdür. Bu süre içerisinde bildirim yapılmaması durumunda artış bütçesine katılım sağlanmayacağı kabul edilecektir. Bu durumda hisse oranları bütçe artışında ödenen bedellerle yeniden belirlenecektir. ...” “6.3-Eserin dağıtım ve satıma hazır olması durumunda ... Yapım, ...'yı yazılı olarak bilgilendirecektir. Eserin yurtiçindeki ve yurtdışı dahil olmak üzere sinema salonlarına dağıtımı ve televizyon kanalları dahil dijital, analog vb. her türlü mecraya satışı neticesinde elde edilecek gelirler, taraflar arasında işbu sözleşmenin 6.1 maddesinde belirlenen hisseler oranında/katkı oranlarında olacak şekilde paylaş- tırılacaktır. Bu durumun tek istisnası ... tarafından Eserin satışından ve dağıtımdan elde edilecek ilk gelirin alınmasına müteakip ...'nın işbu sözleşme ile vermiş olduğu (ödeme tarihindeki TL karşılık baz alınarak) yatırımcı bedelinin yarısına tekabül eden tutarı sözleşmede belirtilen süreler dahilinde Ortak Yapımcı'ya, işbu sözleşme kapsamında belirtilen hissesine tekabül edecek toplam kar payından mahsup edilmek üzere ödenecektir. Müteakip gelirlerden ise taraflar hisseleri oranında kar payını almaya devam edecektir. Bu madde kapsamında belirtilen ilk satıştan elde edilecek gelirden ödenecek meblağ Ortak Yapımcı'nın hissesine tekabül eden rakamdan daha fazla ise ...'ın burada yaptığı fazla ödemeyi diğer hak edişlerin herhangi birisinden kısmen ya da tamamen mahsup etme hakkı saklıdır. Eserin satışından ve dağıtımından elde edilecek gelirlerin Dövizli olması halinde döviz cinsinden hisseler oranında kar payı ödenecek olup TL olarak gelir gelmesi halinde TL cinsinden ödemeler yapılacaktır. ..., eserden elde edilen ve ...'ya ödenmesi kararlaştırılan bedelleri ...'ın hesabına ve uhdesine geçmesi ile en geç 15 (on beş) gün içerisinde ...'nın hesabına ödeyecektir. ...”hükümlerini içerdiğini, işbu hükümler gereğince müvekkil tarafından, 21.02.2022 tarihinde 20.000,00 USD”nin TL karşılığı olan 266.050,00 TL,15.05.2022 tarihinde 20.000,00 TL, 14.06.2022 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, Söz konusu ödemeler ile, müvekkilinin sözleşme gereği üstlenmiş olduğu tüm edimlerin fazlasıyla yerine getirildiğini, sözleşmenin 6.1 maddesi ile ilk olarak % 7 şeklinde belirlenmiş olan müvekkilinin hisse oranının, ek yapılan 50.000,00 TL ödeme neticesinde arttığını, ancak, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri  kendilerine ibraz edilmediğinden, incelenemediğini ve müvekkilinin son hisse oranının tespit edilemediğini, yapılan ek ödemeler neticesinde meydana gelen müvekkilinin hisse oranının mahkemece tespit edilmesini  istediklerini, Mevcut durumda, çekimleri tamamlanmış ve yurt dışında birden çok film festivalinde gösterimi yapılarak ödül almış ve son olarak Türkiye'de sinemalarda gösterime girmiş olan  “...” filmine ilişkin, gerek çekimler sırasında yapılan giderler gerek ise çekimlerin tamamlanması ile sağ- lanan gelirler konusunda, müvekkili tarafından birçok kez davalı şirketten detaylı bilgi ve yazılı belge talep edilmiş ise de, bu zamana dek müvekkiline filmin gelir ve  giderlerini gösterir herhangi bir yazılı belge sunulmadığı gibi sözlü bilgilendirme dahi yapılmadığını, Sözleşmenin 4.2. maddesinde,*...3.Kişilerle imzalanan her anlaşmanın onaylı bir örneği yazılı olarak talep edilmesi durumunda, talepten itibaren 3(üç) gün içerisinde ...'ya teslim edecek, ayrıca ... dilediği zaman yazılı talep ile tüm hukuki ve mali işlerin evrakını, iş işleyişine ilişkin bilgi ve belgeleri görebilecektir. Üçüncü kişilerle imzalanacak sözleşmeleri takip eden azami 3 (üç) gün içerisinde ...'ya sözleşmenin onaylı bir örneğinin teslim edilmemesi ya da ...'nın belgeleri inceleme talebinin karşılanmaması işbu sözleşmeye aykırılık anlamına gelmektedir. ...” işbu hükmü gereği, davalı şirketin talep halinde en geç 3 (üç) gün içerisinde ortak yapımcı olan müvekkilin talep etmiş olduğu bilgi ve belgeleri teslim etmesi zorunlu olmakla; Müvekkilinin mail ile bilgi ve belge temin edememesi üzerine, davalı şirketin “...” filminin çekimi adına 3. Kişiler ile yapmış olduğu tüm sözleşmeleri, çekimlerin gerçekleşmesi adına yapılmış olan giderler ile işbu giderleri gösterir resmi belgeleri (makbuz, fiş, fatura vb.), “...” filminin yurtdışında yapılan gösterimleri neticesinde alınan ödüller yahut başka herhangi bir yolla sağlanan tüm gelirleri gösterir resmi belgeleri müvekkiline iletmeleri,  müvekkili tarafından yapılan ek ödemeler neticesinde oluşan yeni ortaklık payının belirlenmesi ile müvekkilin işbu orana göre hak etmiş olduğu kar payının hesaplanarak (üç) gün içinde müvekkiline ödenmesi hususunda davalı şirkete Üsküdar ... Noterliği'nin 13.05.2024 Tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilmiş olup davalı tarafın işbu ihtara da kayıtsız kaldığını ve herhangi bir cevap yahut belge paylaşımında bulunmadığını, ödeme de yapmadığını, Davalı şirket tarafından, miktarı bilinmemekle birlikte gerek filmin almış olduğu ödüller gerek ise onda gösterime girmesi nedeniyle gelir elde edildiği tarafımızca haricen öğrenil- diğini, elde edilen gelirlerden sözleşmenin 6.2. maddesinde geçen “... tarafından eserin satışından ve dağıtımdan elde edilecek ilk gelirin alınmasına müteakip ... Yapımcı'nın işbu sözleşme ile vermiş olduğu (ödeme tarihindeki TL karşılık baz alınarak) yatırımcı bedelinin yarısına tekabül eden tutarı sözleşmede belirtilen süreler dahilinde ...'ya, işbu sözleşme kapsamında belirtilen hissesine tekabül edecek toplam kar payından mahsup edilmek üzere ödenecektir.” hükmü uyarınca öncelikle müvekkilinin yatırmış olduğu bedelin yarısına karşılık gelen kısmın müvekkiline ödenmesi gerekmekte olup, bu zamana kadar müvekkile en ufak bir ödeme yapılmadığını, İşbu hususun detayları ile birlikte karşı tarafa iletilmesi ve müvekkilinin sözleşmenin kar payının hesaplanarak ödenmesi adına tarafımızca arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de, yapılan müzakereler neticesinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını beyanla; Öncelikle ; müvekkilinin haklarının korunması açısından, davalı şirket hesapları, hak ve alacakları, menkul ve gayrimenkulleri üzerine teminatsız/ aksi halde mahkemece belirlenecek makul bir teminat mukabilinde  ihtiyati haciz konulmasını, Ayrıca davalı şirketin bugüne kadar ortak yapımcısı olunan film ile ilgili olarak şeffaf davranmadığı, bilgi paylaşmadığından, haricen edinilen bilgi gereğince tüm set çalışanları dahil herkesi mağdur ettiğinden bahisle,bu film ile ilgili gelecek gelirler  yönünden tedbir kararı verilerek,film gelirlerinin mahkemece açılacak bir hesaba bloke edilmesini,  bu hususta filmin dağıtımını üstlenen ... (... Ltd. Şirketi'ne  müzekkere yazılmasına, Yargılama sonunda ; müvekkili tarafından yapılan tüm ödemeler neticesinde meydana gelen müvekkiline  ait hisse oranının tespiti ile (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak  ve bilirkişi  incelemesi  neticesinde tespit edilen kar payı üzerinden talebi ileride artırmak üzere)  şimdilik 50.000,00 TL kar payının davacıya ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı  tarafından dava dilekçesi ekinde \"EK-1\" adı altında paylaşılan 21.01.2022 tarihli \"Film Yapım Ortaklığı Sözleşmesi\"nin \"Uyuşmazlıkların Çözümü\" başlıklı 15. maddesinde; \"İşbu Sözleşme'nin tatbik ve tefsirinden doğacak uyuşmazlıkların halli için taraflar anlaşarak sorunlarını çözümlemeye çalışacaklar, bunun mümkün olmaması halinde ise; İstanbul Çağlayan Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili olacaktır.\" düzenlemesi  yer aldığından  huzurdaki davada İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın açıldığı İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, 24.07.2024 tarihli Tensip Tutanağı'nda davanın \"Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)\" olduğu belirtilmiş ise de, davacı ile müvekkil Şirket ...'ın birlikte ortak oldukları bir ticari şirketin bulunmadığını, mahkeme tarafından da bu durumun açıklığa kavuşturulabilmesi adına T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği gibi kurumlara müzekkere yazıldığını, ilgili kurumlardan dosyaya gelen cevaplardan da anlaşılacağı üzere huzurdaki davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olup Ticaret  Mahkemeleri'nin görevsiz olduğunu, Dava konusu edilen \"...\" isimli sinema filminin \"yapımcı\" olarak münhasır hak sahibinin müvekkili şirket olduğu hususunda  herhangi bir uyuşmazlık  bulunmadığını, ayrıca taraflar arasında münakid 21.01.2022 tarihli Film Yapım Ortaklığı Sözleşmesi'nin 6.1. maddesinde meydana getirilecek olan eserin Prodüksiyon Bütçesi'nin 3.900.000-TL olduğu belirtilmiş olsa da,-davacının da vakıf olduğu üzere- bu bütçenin gelinen son durumda arttırıldığını, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca filmdeki ortaklık payının %7 olduğu, ancak bu payın ek yapılan 50.000-TL ödeme neticesinde artmış olduğu belirtilmişse de, prodüksiyon bütçesinin artması neticesinde %7'lik bu oranın 50.000-TL'lik ek ödemeye rağmen Fransız ortak yapımcı tarafından hazırlanan 25.06.2024 tarihli maliyet tablosundan  anlaşılacağı üzere %1'lere kadar düştüğünü, esasen davacının da bu durumdan haberdar olduğunu, zira 50.000-TL'lik ek ödemenin  yapıldığını tevsik etmek üzere dava dilekçesinde ekinde \"EK-2\" adı altında dosyaya sunulan Yapı Kredi Bankası'nın 11.05.2022 tarihli ve 20.000-TL bedelli ve 14.06. 2022 tarihli 30.000-TL bedelli ödeme dekontlarında açıklama olarak; \"21/01/2022 tarihli sözleşme gereğince bütçe artışına katılım payı ödemesi, Yurt Filmi\" ifadelerine yer verildiğini,davacı tarafından da bir bütçe artışı neticesinde ek katılım payı ödemesi yapıldığının bir ay arayla 2 kere ikrar edildiğini,25.06.2024 tarihli Maliyet Tablosu uyarınca gelinen son durumda ... filminin toplam prodüksiyon bütçesinin 521.287,47-€'ya kadar çıktığını, davacı ...'in bu zamana kadar yapmış olduğu toplamda 316.050-TL'lik katkının, toplam  film bütçesinin değil %7'si, %1'ine bile anca tekabül ettiğini, kaldı ki bahsedilen maliyet tablosunun da filmin son güncel durumunu yansıtmadığını, zira halen daha filmin Dünya genelinde atıldığı pek çok yabancı film festivali söz konusu olup, bu festivallerde yapım ekibini temsilen yer alan kişilerin konaklama ve ulaşım masraf- larının çoğunlukla müvekkil şirketi tarafından karşılandığını  ve  dolayısıyla tüm bu masrafların da prodüksiyon bütçesine eklendiğini, Öte yandan müvekkil şirketin ... tarafından sözleşmesel olarak üstlenilmiş olan tek gerçek  ve uygulanabilir yükümlülüğün, davacı ...'in ödemiş olduğu 266.050-TL tutarındaki ilk ortaklık payının yarısının ödenmesine yönelik olduğunu, zira 21.01.2022 tarihli Film Yapım Ortaklığı Sözleşmesi'nin 6.3. maddesinin son cümlesinde ; \"...'ın işbu sözleşme kapsamındaki tek taahhüdü işbu madde kapsamında  belirtilen ilk satıştan elde edilecek gelirden yatırımın % 50 si oranında ortak yapımcı'ya ödeme yapılması taahhüdüdür, bunun haricinde işbu sözleşme kapsamında başkaca bir kar ya da garanti taahhüdü bulunmamaktadır.\" hükmüne yer verildiğini, müvekkilinin  kar payı taahhüdü bulunmadığını, dahası sinema filmi uya- rınca müvekkili şirket tarafından henüz bir kar da elde edilmediğini,  hatta filmin maliyeti ve gider- lerinin halen  devam ettiğini ve arttığını, Gerek davacı tarafından dosyaya sunulan e-posta yazışmalarından gerekse de müvekkili  ... yetkilisi ... ile davacı arasında gerçekleşen Whatsapp yazışmalarından anlaşılacağı üzere davacının oluşturmaya çalıştığı algının aksine prodüksiyon sürecinin son derece şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü, davacının her fırsatta bir ortak yapımcı olarak korunmaya, kollanmaya çalışıldığını, nitekim bizzat davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davacı ve diğer ortak yapımcılar  ile filmin yönetme- nine 04.01.2024 günü saat 18:18 ve 18:27'de gönderilen e-postalar ile bu durumun  oldukça barizd olduğunu, Davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebi ile açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce 24.07.2024 tarihinde;  \" Somut olay incelendiğinde i davanın neticede alacak davası olması, dizi yayın ve bölümlerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbirin davanın konusu olmadığı, dava konusu olmayan hususlarda tedbir kararı verilemeyeceği\" gerekçesi ile  ihtiyati tedbir talebinin, \"dosya kapsamına göre dava konusu alacak bu aşamada muaccel bir alacak özelliğine sahip olma- dığı gibi, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı\" gerekçesi ile \"ihtiyati haciz talebinin  ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Somut olayda uyuşmazlığın bir dizi yayını ve bölümlerinden değil, bir filmden doğduğunu, talebin \"yayın ve bölümlerin durdurulması\" na ilişkin olmadığını, müvekkilinin mülkiyet hakkı olan kar payı para alacağının  tahsili  zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinden oluşan endişe ile banka hesaplarına bloke konulması ile film gelirleri üzerine tedbir kararı konulmasının talep edildiğini müvekkilinin mülkiyet hakkını içeren payı ve film gelirlerinin akıbetinin bilinemediğini, mülkiyet hakkına yapılan bu müdahalenin önlenebilmesi mak- sadıyla film gelirlerine tedbir konulması gerektiğini, ayrıca hesaplara, hak ve alacaklara, menkul ve gayrimenkullere ihtiyati haciz konulmasının elzem olduğunu beyanla  kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri  ve 6100 sayılı HMK'nun  355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davacının asıl talebi, ortaklık payının tespiti ile kar payı alacağına ilişkin olup öncelikle ; davacının haklarının korunması açısından, davalı şirket hesapları, hak ve alacakları, menkul ve gayrimenkulleri üzerine teminatsız/ aksi halde mahkemece belirlenecek makul bir teminat mukabilinde  ihtiyati haciz konulmasını, ayrıca davalı şirketin bugüne kadar ortak yapımcısı olunan film ile ilgili olarak şeffaf davranmadığı, bilgi paylaşmadığı, haricen edinilen bilgi gereğince tüm set çalışanları dahil herkesi mağdur ettiği\"  gerekçesiyle  \"bu film ile ilgili ,gelecek tüm gelirler yönünden tedbir kararı verilerek, film gelirlerinin mahkemece açılacak bir hesaba bloke ettirilmesine\" karar verilmesini istemiştir. Davacının ihtiyati tedbir  ve ihtiyati haciz  talebi reddedilmiş olmakla istinafa getirilen kararın niteliğine göre ; bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati tedbir, geçici hukuki korumaların düzenleme altına alındığı HMK 389 vd maddelerinde düzenlenmiş iken, ihtiyati haciz İİK 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında öden- mesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.  “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 -Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir.  Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK.’nun 257 madde- sinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. İhtiyati tedbir ise; 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihti- yati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.(Pekcanıtez H.; Atalay O.; Özekes M., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2012, S. 873) HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargı- lamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.Somut olaya gelince; davacı  taraf ,davalı  ile akdettiği \" Ortak Yapımcı  Sözleşmesi\" kapsamında  yaptığı tüm ödemelere bağlı olarak hisse oranının tespitini, ayrıca  kar payı alacağına karşılık  şimdilik 50.000,00 TL kar payının  tahsilini istemekte, delil olarak; 21.01.2022 tarihli \" Ortak Yapımcı  Sözleşmesi\", banka ödeme dekontları, beyaz perde web sitesi görüntüleri, mail dökümleri, ihtarname, arabuluculuk anlaşmama tutanağına dayanmaktadır. Dosya kapsamına göre,  davacının iddiaları , ortaklık payı ve bundan kaynaklanan alacağının varlığı  yargılamaya muhtaç olup somut olayda ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-f  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"734525fe595bd2fa","SID":"97e61ce890e0a156"}}