{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br><br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/245 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/298<br><br>HAKİM\t: ...\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... -  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: ... - ....<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 31/08/2010<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 14/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari mal alım satımı gerçekleştiğini, taraflar arasınd her ayın sonunun hesap kesim dönemi olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin davalıya sattığı mallara ilişkin fatura düzenleyip, cari hesap dönemi sonunda fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmekte olduğunu, davalının cari hesap ekstresine konu 12.04.2010 tarihli seri... seri nolu faturaya ilişkin malları teslim almasına rağmen, hesap dönemi sonunda faturanın bedeli olan 9.500,00 TL'yi ödemediğini, davalı borçlu 9.500,00 TL borcu tebliğ etmediğinden mütemerrit duruma düştüğünü, bunun üzerine davalı borçlu kooperatif aleyhine 9.500,00 TL asıl alacak 453,92 TL işlemiş faiz olmak üzere; toplam 9.953,92 TL'nin tahsili için ... sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını ve örnek no: 7 ödeme emrinin gönderildiğini, davalı borçlu şirket vekili aracılığı ile 05.08.2010 tarihli dilekçesinde borca itirazda bulunduğunu, davalı borçlunun yapmış olduğu bu itirazların alacağın elde edilmesini imkânsızlaştırmak, zorlaştırmak gibi iyi niyetli olmayan eğilimler olduğunu, bu nedenle haksız olan 9.500,00 TL asıl alacağa yapılan itirazın iptaline takibin devamın davalı borçlunun hükmolunan meblağın %40'ından az olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br><br>CEVAP:<br>Davalı kooperatif yetkilisi tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı kooperatifin merkezinin ...'de bulunduğunu, bu nedenle davada yetkisizlik kararı verilmesine ayrıca yetkili yerde takip yapılmadığından davanın reddine karar verilmesini davacı/alacaklı şirketten dava dilekçesinde bahsedildiği gibi mal alımı da yapılmadığını, alacaklı şirket ile kooperatif arasında her hangi bir mal alış verişi olmadığını, sadece davacının fatura kesmiş olması böyle bir alışverişin var olduğunu davalı tarafın borçlu olduğunu göstermeyeceğini, bu konudaki ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, bu nedenle haksız ve yersiz kötü niyetli haksız kazanç elde etme amacı güden davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:<br>... ) dosyası.<br>GEREKÇE:<br>Davanın, davacının, davalıya fatura karşılığı satmış olduğu malların karşılığı olarak alacağının tahsili için giriştiği icra takibine davalının yapmış olduğu itiraz yönelik yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı hükmedilmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; 29/12/2010 tarih ve...Esas-Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Mahkemesi'ne (... Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili tarafından Yargıtay'da temyiz kanun yoluna başvurulduğu, kararı inceleyen ... Karar sayılı kararı ile; \" ... Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yetkisizlik  kararı verilmiştir. <br>Ancak davacı, ticari mal alım satımı nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmaması nedeniyle fatura konusu mal alışverişinin olmadığını savunmuştur. <br> Bu durumda, eldeki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi, akdi ilişkinin bulunmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir. O halde, sözleşme ilişkisinin varlığı, ancak tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanmasından sonra tespit edilebilecektir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağı HMK’nın 117/3 maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK’nın 163-164. maddelerinde açıklandığı görülmektedir.<br>Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek, taraflara yetki konusunda delillerini gösterme imkanı tanınarak, gösterildiği takdirde ise toplanarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA,...\" gerekçesiyle bozma kararı verilerek mahkememize gönderilen dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir. <br>Bozma kararı ve diğer tebligatlar davalının dosyada daha önce tebligat yapılan adresine TK 35'e göre tebliğ edilmiştir. <br>Davacı vekili, 12/12/2023 tarihli celsedeki beyanında; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, sözlü anlaşmaya istinaden davacının mal alım satımına ilişkin faturayı düzenleyip karşı tarafa gönderdiğini, karşı tarafın faturaya itiraz etmediği gibi bedelini de ödemediğini, malın teslim yerinin ... olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. <br>Davaya konu,... sıra numaralı fatura ve 12/04/2010 tarihli seri... sıra numaralı sevk irsaliyesi dayanak gösterilerek 9.500,00 TL asıl alacak ve 453,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.953,92 TL alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK 67.madde hükümlerine göre itirazın iptali istemli işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Tarafların ticari defter ve belgeleri, dosya kapsamında yer alan tüm delillerde değerlendirilmek sureti ile; Uyuşmazlık konusunda, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri yerinde incelenmek ve ayrıca dosya kapsamında yer alan  icra takip dosyası, takibin dayanağı faturalar, sevk irsaliyesi ve diğer tüm deliller değerlendirilmek suretiyle; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, takibin dayanağı olan fatura ve sevk irsaliyesinin davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığı, BA & BS formları ile vergi dairesine bildirilip bildirilmediği, fatura ve sevk irsaliyesine konu malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği, davalı tarafça ödeme yapılıp yapılmadığı ve diğer tüm hususlar bakımından Mali Müşavir bilirkişiden  HMK. nın 279. Maddesine uygun olarak rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi ... tarafından 08/03/2024 tarihli rapor düzenlenerek dosyaya sunulmuştur. Raporda özetle; davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, takibin dayanağını oluşturan faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura içeriği ürünlerin takibe konu sevk irsaliyesi ile ...tarafından...'a teslim edildiği, sevk irsaliyesinde isim ve imzaların yer aldığı, davacı şirket tarafından davalı Kooperatiften yapılan herhangi bir tahsilata rastlanmadığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalıdan 9.500,00 TL fatura bedeli alacağının bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce 28/12/2023 tarihli celsenin 4,5,6 numaralı ara kararları gereğince; davalı tarafa 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi hükümlerine göre, ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri ve irtibat kurulacak kişinin iletişim bilgilerini bildirmek üzere kesin süre verildiği, beyanda bulunulması durumunda  ... talimat yazılmasına karar verildiği, ancak davalı tarafa TK 35'e göre tebligat yapılmasına rağmen beyanda bulunmadığının anlaşılması üzerine talimat yazılamadığı ve davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin de incelenemediği anlaşılmıştır. <br>Buna göre, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, ancak davacı, ticari mal alım satımı nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmaması nedeniyle fatura konusu mal alışverişinin olmadığını ileri sürdüğü, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere, takibin dayanağını oluşturan faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiği, buna ilişkin olarak yine takibin dayanağı olan sevk irsaliyesinde teslim eden ve teslim alanın isim ve imzalarının bulunduğu, söz konusu faturanın davacı tarafça ticari defter ve belgelere kaydedildiği, fatura bedelinin ödendiğine dair davacı kayıtlarında bir bilgi ve belge bulunmadığı, davalı tarafça ise ticari defter ve belgelerin incelemeye sunulmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle HMK 222.maddesi hükümlerine göre davacı tarafın ticari defter ve belgelerine üstünlük tanındığı, bu haliyle davacı tarafın takibe konu olan faturadaki malları davalı tarafa teslim ettiği hususunu ispatladığı, davacı tarafça mal tesliminin... yapıldığının ileri sürüldüğü, buna göre tüm dosya kapsamı ve delillere göre HMK 10.madde hükümleri de dikkate alındığında davalı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığı, mahkememizin yetkili olduğu, bu defa ispat yükü üzerine geçen davalı tarafın ise ödeme olgusunu ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; <br>1-Davanın KABULÜ ile; davaya konu ... ) dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik  davalı tarafın itirazının İPTALİ ile takibin aynı koşullarda DEVAMINA, <br>2-Alacağın (9.500,00-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,  <br>3-Alınması gereken 648,95-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 91,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 557,55-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 91,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,  <br>5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,  <br>6-Davacı tarafça yapılan 2.430,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde  HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,<br>Dair,  davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2024<br>Katip ...<br> ¸<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"adcace9b9b8b6072","SID":"1b4552338195b251"}}