{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/462 - 2024/1009<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/462 <br>KARAR NO\t: 2024/1009<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/499 Esas 2022/657 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 11/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13/09/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.11.2016 tarihinde müvekkili olan davacının  yolcu olarak bulunduğu, araç işletenin davalı ... işletme müessesesi, belediye otobüsü sürücüsü davalı ... ve iş bu belediye otobüsü trafik poliçesini yapan sigorta şirketinin davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu ... plakalı belediye otobüsü ile sürücüsünün davalı ..., malikinin davalı ... ve iş bu araç ihtiyari sigorta poliçesini yapan sigorta şirketinin ise davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu ... plakalı hafriyat kamyonunun çarpışması sonucunda, müvekkilin ağır yaralandığı belirterek şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL daimi iş göremezlik, 200,00-TL tedavi ve bakıcı giderleri alacağı olmak üzere şimdilik 1.200,00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), işleten ve sürücüler yönünden olay tarihinden, sigorta şirketleri yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek davalıların kusur oranları da dikkate alınarak alacakların avans faiziyle  davalılardan tahsiline, ayrıca 40.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faiziyle sigorta şirketi dışındaki davalılardan kusur oranlarına göre tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.847,80-TL’ye, bakıcı ve tedavi giderleri tazminatı talebini 823,50 TL’ye yükseltmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek üzere, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, davacının müvekkilin kusuruna dayanak gösterdiği raporun Ceza yargılaması sırasında usulen alınmış, sadece tarafların sağlık durumlarıyla ilgili olması gerekirken, kaza mahallinde kesinlikle keşif yapılmadan salt trafik görevlilerinin çizdiği -o da gerçek durumuna aykırı- kaza tutanağı üzerinden hazırlanmış ve asla gerçek durumu yansıtmayan, esasen kaza nedeniyle tarafların kusurlarının tespitte işlevi de olamayacak Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanmış rapor olduğunu, anılan raporun mahallinde yapılmış bir keşfe dayanmadığını ve yine araçların kaza sırasındaki konumlarını gösterir video ve fotoğrafları dahi dikkate alınmadan hazırlanmış raporlar olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun kusur ve sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkil ...'nın sevk ve idaresindeki ...’ya ait araç kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş’nin 484284716 no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğu gibi ayrıca yine ... Sigorta A.Ş’nin 522076512 no.lu 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerini kapsar şekilde de sigortalı olduğunu, ... Sigorta her ne kadar davalı olarak iş bu davanın tarafı ise de, 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ve manevi tazminat yönünden davanın kendilerine ihbarı gerektiğini, sorumluluklarının olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... ve ... Sigorta A.Ş.'ye dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen, davaya cevap vermemişlerdir.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; “1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, <br>A-Daimi iş göremezliğe ilişkin 500,00 TL maddi tazminat talebinin reddine,<br>B- 1.847,80 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı, 823,50 TL bakıcı gereksiminden kaynaklı olmak üzere 2.671,30 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 29.11.2019 tarihinden, davalılar ... ve ... (...) yönünden 30.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş.,  ... ve ... (...) 'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, <br>A-5.000,00 TL manevi tazminatın 30.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... (...) 'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>B-Davalılar ... Genel Müdürlüğü ve ...'ya yönelik manevi tazminat taleplerinin reddine,” karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece sürekli iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Hacettepe Tıp Fakültesinde fiziki muayenesi dahi yapılmadan sırf beyanlarına dayanarak maluliyeti olmadığı yönünde rapor düzenlendiğini, bu raporun yetersiz olduğunu, yaralanma derecesi nazara alındığında hükmedilen manevi tazminatın da az olduğunu, bakıcı ihtiyacı ve iyileşme sürelerinin de eksik belirlendiğini, ceza mahkemesinde ...'nın tali kusurlu, ...'un ise asli kusurlu bulunduğunu, BAM kararı ile kesinleştiğini, mahkemece kabul edilen kusur oranlarını da kabul etmediklerini, ...’nın da tazminattan sorumlu olması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; karar duruşması öncesi gerekçe göstererek mazeret dilekçesi sundukları halde belge olmadığından mazeretin reddedilerek karar verilmesinin doğru olmadığını, tazminattan sadece kendisinin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, ceza dosyasında alınan kusur raporlarında otobüs sürücüsünün de kusurlu olduğunun tespit edildiğini, asıl kusurlu olanın otobüs sürücüsü olduğunu, sürücü ...'nın ceza dosyası içinde yer alan kendi ifadelerinde dahi  \"... Bağlum'a seyir ederken cadde üzerinde sağa doğru viraj vardı. Virajın sağında park halinde bir tır olunca ben virajı hafif geniş aldım. Dönüş yaptığım esnada nereden geldiğini göremediğim...hafriyat kamyonu ile kafa kafaya çarpıştık...\" şeklindeki beyanının sürücü ...'nın kendi şeridini hafif de olsa ihlal ettiğinin de ikrarı ve kanıtı olduğunu, hükme esas alınan raporların karar vermeye elverişli olmadığını, maluliyetin ATK’dan tespiti gerektiğini, kusur raporu alınmadan kaza tespit tutanağına göre karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Somut olayda davacının kaza tarihinde, davalı ... A.Ş. tarafından işletilen otobüste biletli yolcu konumunda olduğu anlaşılmaktadır.<br>Dava tarihinden önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 73/1 maddesinde; \"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir.\", aynı Yasa'nın 3.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde; \"Tüketici, işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni/taşıyıcı ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/1135 E. - 2023/952 K. ve 2022/872 E. 2023/576 K. sayılı; 20. Hukuk Dairesinin 2022/266 E. - 2022/287 K. ve 2019/832 E. - 2020/1232 K. \"Tüketici Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik istinaf talebinin esastan reddine yönelik kararlar\", 2018/1180 E.- 2019/591 K. \"Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Tüketici Mahkemesine verilen görevsizlik kararına karşı yapılan istinaf talebinin esastan reddine yönelik kararlar\" )<br>Davanın açıldığı tarih (17/10/2020) itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketleri ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan diğer davalıya (... Genel Müdürlüğü’ne) ve sürücüye karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davada davalı Sigorta Şirketleri hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.<br>Somut olayda; taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması, davacı yolcu ile davalı ... AŞ. arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu kapsamında kalması gözetilerek, davanın görülmesinde Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yargılamaya devam edilerek esastan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, istinaf eden davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 29/09/2022 tarihli 2020/499 Esas – 2022/657 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9023e69a75aa7fc","SID":"6abe7d984ab3362d"}}