{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/57 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1538<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/217E.  2020/44 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>DAVA TARİHİ\t\t: 29.08.2016<br>KARAR TARİHİ\t: 19.09.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.09.2024<br><br>\tİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2020 tarih 2017/217 E. 2020/44 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi   davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı ... şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...Ş.'nin maliki, davalı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı belediye yolcu otobüsünün hız limitine uymayarak ani fren yapması nedeniyle, otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL gelir kaybı, 100,00 TL tedavi masrafı ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili, 26.11.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat istemini 19.071,29 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı ... vekili, dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak yapılan ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin ani fren yapmasına sebebiyet veren dava dışı ... plakalı kamyonet sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, müvekkili ile davacının tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, talep edilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davacı tarafından başvuru şartının yerine getirilmediğini, sigortalı aracın ticari araç niteliğinde olmadığını, davacının ticari faiz isteminin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Tic. A.Ş. vekili, kazaya karışan ... plakalı belediye otobüsünün malikinin müvekkili şirket olduğu iddia edilmiş ise de aracın ...'ne ait olduğunu, malik ve işleten sıfatının ...'ne ait olduğunu, davanın bu kuruma ihbarını talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kazanın oluşumunda kusursuz olduğu ancak yolcu olarak gerekli tedbirleri almadığından kazanın sonucu üzerinde zararı arttırıcı etkisi olduğundan %15 oranında müterafik kusurlu olduğu, alınan ATK raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %4 olduğu, tıbbi iyleşme süresinin 4 ay olduğu; aktüer bilirkişi raporuna göre davacının 1.287,91 TL geçici işgöremezlik, 4.261,30 TL sürekli işgöremezlik, 60,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.609,21 TL maddi tazminat alacağının bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, maddi tazminat talepleri bakımından, dava ve ıslah dilekçesinin kısmen kabulü ile 1.287,91 TL geçici işgöremezlik, 4.261,30 TL sürekli işgöremezlik, 60,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.609,21 TL maddi tazminatın davalılar ... A.Ş. ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşrereken ve müteselsilen tahsiline; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... A.Ş. ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kaza yapan otobüste yolcu olduğunu, kaza tarihinde belediye otobüslerinin hiç birinde emniyet kemeri bulunmadığını, müvekkilinin arka sıranın orta koltuğunda oturması nedeniyle alabileceği hiç bir önlem bulunmadığını, müvekkiline kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, müvekkili hakkında takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarının olayın oluş şekli ve müvekkilinin iş gücü kaybı  dikkate alındığında düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ...Ş. vekili, kazaya karışan otobüsün malikinin müvekkili ... A.Ş. Olmayıp ... olduğunu, davalı araç sürücüsünün dava dışı ...'nün emir ve talimatı altında çalıştığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkilinin yapılan iş ve araçları denetleme yetkisinin bulunmadığını, davacının tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, kazanın 05.09.2010 tarihinde meydana geldiğini, tazminat taleplerinin zararın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl herhalde 10 yıl olarak düzenlendiğini, 10.12.2012 tarihinde ceza yargılamasının kesinleştiğini, zararın bu tarihte öğrenildiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunduğunu, davacının kazadan sonra çalışmaya devam ederek emekli olduğunu, 01.12.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının bu dönemler için herhangi bir kazanç kaybının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, kazanın 06.09.2010 tarihinde meydana geldiğini, davacının ceza dosyasında alınan 01.09.2010 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile zararını öğrendiğini, davanın ise 2017 yılında açıldığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’un kusurunun bulunmadığını, dava dışı kamyonet sürücüsünün trafik kurallarına uymaması, kavşak kontrolü yapmadan ve geçiş önceliği otobüste olmasına rağmen buna uymaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, trafik bilirkişi raporunda davacının %15 oranında kusurlu bulunmasına rağmen mahkemece davacının bu %15’lik müterafik kusurunun göz ardı edildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br> \tGEREKÇE : Dava, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı ...Ş. vekili, kazaya karışan otobüsün malikinin dava dışı ... olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; işleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı sürücünün davalı ...Ş. Personeli olduğu da gözetilerek, davalı ...Ş.'nin işleten sıfatının bulunduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br> \tDavalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili zamanaşımı def'inde bulunmuşlar ise de, KTK'nın 109/2 maddesi uyarınca ceza zamanaşımının uygulanması mümkündür. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 5237 saylı TCK'nın 89/1 ve 66/1-e maddesi uyarınca ceza zamanaşımı 8 yıl olup, kaza tarihi olan 05.09.2010 tarihinden dava tarihi olan  29.08.2016 tarihine kadar 8 yıllık ceza zamanaşımı dolmadığı için mahkemece zamanaşım def'inin reddedilmesi doğrudur. Davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. <br>\tDavalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde; dosya kapsamında alınan kusur raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlendiği, kusur oranlarının tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br>\tDavalı ...Ş. vekili, davacının kazadan sonra çalışmaya devam ederek emekli olduğunu, yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının bu dönemler için herhangi bir kazanç kaybının oluşmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de, davacının kaza nedeniyle %4 oranında sürekli iş göremezliğinin meydana geldiğinin tespit edilmiş olmasına, hükme esas alınan aktüerya bilikişi raporundaki tespit ve hesaplamaların olaya ve dosya kapsamına uygun bulunmasına göre, davalı vekilinin bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. <br>\tDavalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tDavacı, kazaya karışan ... plakalı belediye otobüsünde yolcu olup, kazanın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmamaktadır. Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nun 162. maddesine göre borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK'nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup kazaya neden olan her iki aracın sürücü/işleten/trafik sigortacıları meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacı açıkça davalıların kusur oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre, davalıların müteselsil sorumluluğu bulunduğundan davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekir. (Yargıtay HGK 28.12.1983 tarih ve 9-721/1421 E/K; Yargıtay 17. HD 2015/15236 E. - 2018/11491 K.; 2016/10126 E. 2019/4053 K.; 2018/3768 E. 2020/1237 K. sayılı ilamları) İlk derece mahkemesince davacı için hesaplanan bakiye maddi tazminat tutarının tamamının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalı sürücünün kusuru oranında maddi tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.<br>\tİlk derece mahkemesince alınan 21.06.2018 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere, belediye otobüsünde yolcu olarak bulunan davacının ani fren durumunda kendisini koruyacak tedbirleri alması gerektiği gözetilerek, davacının zararın artmasında %15 oranında müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat tutarında bu oranda indirim yapılması gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. Davalı ...Ş. vekili ile davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf sebepleri yerindedir. <br>\tBu durumda, davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ...  vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2020 tarih 2017/217 Esas 2020/44 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tMaddi tazminat davasının KABULÜNE, 4.378,88 TL geçici iş göremezlik, 14.488,41 TL sürekli işgöremezlik, 204,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 19.071,29 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 05.09.2010 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 29.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\tManevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... A.Ş. ve ...'dan kaza tarihi olan 05.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, <br>\tHarçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.507,68 TL harçtan peşin olarak alınan 86,08 TL ile ıslah harcı olarak alınan 322,30-TL harcın mahsubu ile geri kalan 1.099,30 TL harcın davalılardan (davalı ... şirketi bu tutarın 945,39 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tMaddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 md uyarınca takdir edilen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş. ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden 3.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar ... A.Ş. ve ...'a verilmesine,<br>Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 86,08-TL. ile ıslah harcı olarak yatırılan   322,30-TL toplamı 408,38-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davacı tarafından yapılan toplam 1.260,10-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  <br>Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>\t3-Davacı, davalı ...Ş. ve davalı ... tarafından  yatırılan istinaf harcının istek halinde kendilerine iadesine,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 111,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 273,10 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, \t<br>\t5-Davalı ...Ş. tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine,<br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,  \t \t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19.09.2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dede4be5d4e4cea2","SID":"1ef87a3cd81f5cbb"}}