{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/469 <br>KARAR NO: 2024/1433<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 04/11/2021<br>NUMARASI: 2020/685 Esas - 2021/815 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 12/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından 28.07.2019 -2020 tarihleri arasında geçerli Kasko Sigorta poliçesi ile sigorta ettirilen ... plakalı aracın, 15.03.2020  tarihinde İsfalt şantiyesinde sıra beklerken, davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün maliki olduğu, diğer davalı sürücü ...'nin idaresindeki ... plakalı aracın, geri geri gelmek suretiyle manevra yaptığı sırada, ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza nedeniyle tutulan trafik kazası tespit tutanağında, davalı sürücü ...'nin, geri geri manevra yaptığı sırada sigortalı araca çarpmasında, 8/8 oranında kusurlu olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda, sigortalısına 10.600,00TL hasar tazminatı ödediğini, söz konusu hasar sebebiyle TTK' nun 1472. maddesi gereğince, \"Müvekkili şirket hasar bedelini  ödedikten sonra sigortalısının haklarına halef olduğunu ve 2918 sayılı KTK' nun 85. ve diğer maddeleri ile Sigorta Genel Şartları gereğince müvekkili sigorta şirketince sigortalısına ödenen 10.600,00.-TL alacağın, 05.06.2020 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan  tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, Karayolları Zorunlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi genel şartları A.3 (Sigortanın Kapsamı)  maddesi hükmünce, sigorta şirketinin ancak sigortalısının kusurlu olduğu durumlarda ve kusur oranında sorumlu olarak ve azami teminat limitini aşmamak kaydı ile sorumlu olduğunu,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkili şirket aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak açılmış huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle yargı yolu nedeniyle, aksi takdirde esastan reddini, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep etmiştir.  Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kabulü ile; 10.600,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 05.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 41.000,00  TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalının trafik kazasının meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğu olmadığını, davalı kendisinden beklenen ve beklenebilecek gerekli tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, rücuan tazminat talebinden davalı Karayolları Genel Müdürlüğü KTK  m.85 hükmü uyarınca  sorumlu davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de A.3 sigortanın kapsamı hükmü uyarınca davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nce sigortalanmış olan araçtan kaynaklı açılmış işbu tazminat davasında poliçe  kapsamında sorumlu olduğunu, söz konusu zarar  diğer davalı sigorta şirketinin poliçe limitini aşmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirkete sigortalı araç tam kusurlu bulunmadığını, kaza tutanakları kesin delil niteliğinde olmadığını, bu nedenle başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi önem taşıdığını, kusur yönünden çelişkilerin kaldırılması için Mahkemece Adli Tıp Trafik İhtisas kurumundan rapor alınması gerektiğini, kazanın hasar ile uyumlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığını  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK'nun 114. maddesinin (b) bendinde \"yargı yolu\" dava şartı olarak düzenlendiğini, 2577 sayılı İdari yargılama usulü hakkındaki kanun 2. maddesi gereğince İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarında idare mahkemeleri görevli olduğunu, kamu araçlarının karıştığı kazalarda emniyet veya jandarma yetkilileri tarafından trafik kazası tespit tutanağının tutulması zorunlu olduğunu, davalı idare harçtan muaf olduğu halde İlk Derece Mahkemesi kararının 2. ve 3. bendi ile müvekkil idare aleyhine harca hükmedilmiş olması hatalı olduğunu  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir.Davalı sürücü ... vekilinin istinaf dilekçesinde aracın ZMSS poliçesi bulunduğunu, bu nedenle  zararın  sigorta şirketinden ve sigortalıdan tazmin edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Yukarıda belirtilen KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar görene  ödemede bulunan davacı  TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.  Davalılar zarara sebebiyet veren aracın işleteni, zmms sigortacısı ve sürücüsü olduğuna göre aleyhlerine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan kusur bilirkişi  raporunun  olay yeri, kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre, Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından  davalı  ... vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.HMK'nın  357/1. maddesinde de  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların  dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur ve hasar bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline   HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalının süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur ve hesap bilirkişi raporu bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın  357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusura ve bilirkişi raporuna ilişkin davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı KTK'nın 110. maddesinin gerekçesi, Anayasa Mahkemesinin  26/12/2013 tarih ve 2013/68-165 E-K sayılı kararı, Uyuşmazlık Mahkemesinin 11/04/2016 tarih ve 2016/163-210 E-K sayılı,  24/09/2018 tarihli ve 2018/530-467 E-K ve 2020/400 E. 2020/453 K. sayılı kararları ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2020/2045 Esas 2020/1746 Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, 2918 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda yapılan değerlendirmeye göre de eldeki uyuşmazlıkta davalı idarenin 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle tazminat talep edilmesine göre uyuşmalığın çözümünde adli yargı görevli olacağından davalı  Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin yargı yoluna ilişkin  istinaf itirazı yerinde değildir. Ancak Karayolları Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalılar  ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının reddine, davalı  Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun  kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalılar  ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf  başvurularının REDDİNE, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davacının davasının kabulü ile; 10.600,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 05.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 41.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 724,08 TL harçtan peşin alınan 181,03 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 543,05 TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafın yatırmış olduğu 181,03 TL peşin harcç ile 54,40 TL başvurma harcının davalılar ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,4-Davacının yapmış olduğu posta, bilirkişi ve müzekkere masrafı toplam 1.073,10 TL'nin  davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa  iadesine, 6-Arabulucu ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 4.080,00  TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı  Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 10,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı  Karayolları Genel Müdürlüğü'ne verilmesine, b- Harçlar Yasası'na göre davalı  ... Sigorta A.Ş.'den alınması gereken 724,08 TL harçtan peşin alınan 181,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 543,03 TL harcın davalı  ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,c- Harçlar Yasası'na göre davalı ...'den alınması gereken 724,08 TL harçtan peşin alınan 181,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 543,03 TL harcın davalı ...'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"550ba360ee43b9b4","SID":"fd1de7810298f118"}}