{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/578 <br>KARAR NO: 2024/1446<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 02/12/2021<br>NUMARASI: 2018/1086 Esas - 2021/1314 Karar<br>DAVA: Tazminat<br>(Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.02.2017 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kaldırımda yürüyen yaya ...'ya çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasını, maddi zararın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davanın Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, hesaplamanın 01/06/2015 tarihli Genel Şartlarda yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini,  geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışında  olduğunu, davacı vekilinin haksız olduğunu,  tazminat hesabı için dosyanın aktüerya uzmanına gönderilmesini, SGK 'dan rücuya tabi bir gelir alınmış ise tazminat hesabından mahsup edilmesini, ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; 12.636,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 228.034,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 240.670,60 TL’nin 16.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi  raporunda her ne kadar geçici iş göremezlik tazminatına ve bakıcı giderine ilişkin olarak hesaplama yapılmış ise de söz konusu tazminat kalemi müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığına,  01.06.2015 yürürlük ve 04.05.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS  Genel Şartları uyarınca geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışında olduğundan müvekkil şirketin davaya konu talepler bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaza nedeniyle mağdurda oluşacak sürekli sakatlık hali teminat kapsamına alınmış olup geçici iş göremezlik halinin teminat kapsamı dışında bırakılarak, söz konusu talepler bakımından SGK'nın sorumlu olduğunun belirtildiğini, yerel mahkeme tarafından yapılan hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu  Prograsif Rant Sistemine göre yapıldığını ancak kişinin yaşam olasılıklarının göz önünde bulundurularak %1,8 teknik faiz uygulanması gerekmekte olduğundan bu hususa ilişkin itiraz ettiklerini, davacı tarafından dava şartı yerine getirilmemiş olması nedeni ile her halükarda davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerektiğini, mahkeme tarafından yapılan yargılama aşamasında talep edilmiş olmasına rağmen savcılık-ceza dosyasının celp edilmediğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğinden aleyhe hüküm kurulsa dahi faiz işletilmemesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi  tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur bilirkişi raporuna göre dava dışı sigortalı araç sürücünün   % 100,  yaya olan davacının ise kusursuz  olduğu, aynı olaya ilişkin kaza tespit tutanağında  dava dışı sürücünün KTK 47/1-d maddesi gereğince kusurlu, yaya olan davacının ise kusursuz  olduğu bildirilmiştir. Bu durumda ATK kusur raporu ile kaza tespit tutanağının  birbiri ile örtüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nedenle   kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile  iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı  iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm  denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nın 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.  Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formül esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Davacı vekilinin 1.8 teknik faiz uygulanması yönündeki istinaf talebi yerinde bulunmamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin  2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararları). Dosya kapsamınında geçici bakıcı tazminatına ilişkin bir talep ve karar bulunmadığı nedenle bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Dava tarihi  itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile  müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Ancak davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile davalı temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden tazminat yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü yerine  yazılı şekilde  belirlenmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf itirazı yerindedir. Kabule göre davanın kabulüne karar verilmesi nedeni ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın KABULÜ ile; 12.636,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 228.034,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 240.670,60 TL’nin 20/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 16.440,21 TL harçtan davacı tarafından  yatırılan 35,90 TL peşin harç, 628,72 TL  ve 193,12 TL tamamlama harçları olmak üzere toplam 857,74 TL harcın mahsubu ile kalan 15.582,47 TL  harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90 TL başvurma harcı,  35,90 TL peşin harç ve 821,84 TL tamamlama harcı toplamı olan 893,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.187,13 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından  sarfedilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 25.296,94-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 54,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4fac92abb96728b","SID":"04a6a16dbad0d12c"}}