{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t                   T.C.<br>\t               BURSA\t\t\t\"Türk Milleti Adına\"<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t \t         KARAR\t<br>\t<br><br>Esas No\t: 2016/<br>Karar No\t: 2018/<br><br>Hakim \t: <br>Katip\t: <br><br>Davacı\t: <br>Vekili\t: Av. <br>Davalı\t: <br>Vekili\t: Av. <br>Dava\t: Alacak (Abonelik Sözleşmesinden  Kaynaklanan)<br>Dava Tarihi\t: 04/04/2016<br>Karar Tarihi\t: 19/02/2018<br>Kararın Yazım Tarihi                  : 05/03/2018<br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil tacir sıfatına haiz olduğunu, davalının da TTK hükümlerine göre kurulmuş şirket olduğunu, müvekkilin .............................. numaralı aboneleri için ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisini 01/03/2006 tarihinden itibaren davalı ..................... Elektrik Dağıtım A.ş'den satın aldığını, ancak müvekkilden haksız ve hukuka aykırı olarak elektrik satış bedeli haricinde çeşitli adlar altında haksız ve hukuka aykırı bedellerin tahsil edildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin tüm talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkilden hukuka ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak tahsil edilen kayıp kaçak, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli ve daha değişik adlar ile tahsil edilen ve fatura içerisinde haksız olarak monte edilen ve açık olmadığı için müvekkilce bilinmesine imkan olmayan diğer bedeller ile alınmaması gereken fazladan alınan kısımları için 5.000 TL'nin dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap  dilekçesinde özetle: müvekkilinin yürürlükteki mevzuata uygun davrandığını,  şirketin yasal zorunluluk  gereği tahsiline aracılık ettiği bedellerden sorumlu tutulmasının hukuken kabul edilemez olduğunu, kimse yasalara ve mevzuata uygun davrandığı için cezalandırılamayacağını, dava konusu edilen bedellere ilişkin kanun hükmü ve kurul kararı yürürlükte ve mevzuatın bir parçası olduğundan bu bedellerin tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Dava, elektrik aboneliğinden kaynaklı davacıdan haksız olarak kesildiği iddia edilen kayıp kaçak, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, dağıtım bedeli adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. <br>Mahkememizce yargılama yapılmış, dava konusu aboneliklere ilişkin dökümler davalı şirketten celp edilmiştir. <br>Dava tarihinden sonra, 17.06.2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanun'un 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır\" hükmü getirilmiştir.<br>Ayrıca, 6719 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 19.madde de; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur\" ve Geçici 20.madde de ise, \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır\" hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetleri'nin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır. <br> 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin Kanunun 17.06.2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş dava konusu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun \t2013/10-1350 Esas  ve  2013/1740 Karar sayılı Kararı, yine  2013/10-1860 Esas ve  2015/1451 Karar sayılı Kararında \"Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. \" konusuz kalma hallerinin sayıldığı ve yeni bir çıkan kanun durumunda dava hakkında konusuz kalmaya karar vermesi gerektiği vurgulanmıştır.<br>Diğer yandan 6100 sayılı HMK' nın 331. Maddesine göre :Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. <br>Hal böyle olunca  sonradan yürürlüğe giren yasa uyarınca davanın reddine dahi karar verilse davalıların yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutumasına karar verilmesi gerekir.<br>O halde toplanan deliller, yukarıdaki yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatlarındaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacının kullandığı elektrik aboneliğinden faturalara yansıtılan kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, sayaç okuma ve perakende satış hizmet  bedelinin davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 6446 sayılı Yasanın 17, geçici 19 ve 20. Maddelerinin geçmişe etkili olarak açılmış davalarda da uygulanacağından ve yeni çıkan yasa ile hakkın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri yönünden ise davacının dava açmakta  haklı olduğu  anlaşılmakla yargılama giderleri yönünden haklılık durumu dikkate alınarak davalı aleyhine hükmedilmesine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 85,39  TL'nin mahsubu ile artan 49,49 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan 104,40 TL tebligat ve müzekkere bedeli, dava açılış aşamasında alınmış olan 85,39 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı ve 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam yargılama gideri olan 225,49 TL'nin dava açılırken davacının haklı olduğu anlaşıldığından davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne ve HMK' nın 331. Maddesine göre davacının dava açmakta haklı olduğu  dikkate alınarak belirlenen 2.180 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan  gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>6-Davalılarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>Dair,  davacı vekilinin ve davalı vekilinin  yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  19/02/2018<br><br><br>Katip <br> <br> <br> <br>Hakim</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca0c2b427d3869de","SID":"c0692a7f07be9805"}}