{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/369 <br>KARAR NO: 2024/1427<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/12/2021<br>NUMARASI: 2021/107 Esas - 2021/1168 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Dava dışı sürücü ...  plaka sayılı aracın müvekkiline ait aracın her iki kapısında ve yan tarafında hasar meydana getirdiği, müvekkilinin aracının tamirinin ... San. Ve Tic. A.Ş.'in de yapıldığı ve araçta bu kaza nedeni ile değer kaybı oluştuğu; değer kaybı için ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan davalı ... Sigortaya müracaat yapıldığı, olumlu cevap verilmediği sonuç olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL araç değer kaybının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte  karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete kaza sonrası başvurması akabinde hasar dosyası açıldığı; aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değerinin ortalama 177.000,00 TL olduğunun tespit edildiği: yapılan hesaplamaya göre dava öncesi ödeme yapılmak istendiği ancak bilgilerin eksik verildiği, davacının ... plakalı aracında meydana gelen maddi zararına istinaden davacının kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye 17.12.2019 tarihinde 14.200,75 TL ödeme yapıldığı bu sebeple müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu kaza sebebiyle trafik poliçesinden doğan sorumluluğu bakiye poliçe teminat limiti olan 27.799,25 TL kadar olacağı, davayı kabul etmemek kaydıyla, sürücünün kusur oranı belirlendikten sonra, değer kaybı bedelinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Sigortası Genel Şartlarının ekine yer alan Ek/.C Değer Kaybı Hesaplama Yöntemine göre hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Açılan  davanın kabulü ile 15.000 TL  değer kaybına ilişkin maddi tazminatın, 08.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek  yasal faiz ile birlikte sigorta şirketinden (ZMMS police limitleri ile sınırlı olarak) tahsili ile davacıya ödenmesine \" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, davayı kabul etmemek kaydı ile,  davacının 03.12.2021 tarihili talep arttırım talepli dilekçesi ile müddeabihini arttırarak 1.000 TL'den 15.000 TL'ye ıslah ettiğini davacının ıslah dilekçesi ile arttırmış olduğu 14.000,00 TL'lik kısım için zamanaşımı def'inde bulunduğunu, zira davaya konu trafik kazası 03.11.2019 tarihinde meydana gelmiş olup  dava tarihi itibariyle talep edilmiş olan 1.000 TL'lik kısım dışında kalan ve ıslahla talep edilen 14.000,00 TL'lik kısım zamanaşımına uğradığını, İşbu sebeple davacının ıslahla talep etmiş olduğu miktar yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu araç yönünden davacının uğradığı değer kaybı zararının miktarının belirlenmesi noktasında cevap dilekçesinde de belirttiği üzere ZMMS Genel Şartları ekinde yer alan kriterlerin nazara alınmasını talep etmesine rağmen bilirkişi tarafından salt piyasa rayicine göre değerlendirme yapılmaya çalışılmış ancak piyasa rayiç tespitine göre de hesap hatalı yapıldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. HMK'nın 319.maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalı vekiline dava değeri arttırım dilekçesi usulüne uygun tebliğine rağmen  zamanaşımı defi ileri sürmediğine ve davacı tarafından açık muvafakati bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def'inin  nazara alınması olanaklı değildir. Kaldı ki, dava belirsiz alacak davası şeklinde açılmıştır.Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına  tabi  olmaksızın, davanın  başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  24.06.2019 tarih, 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı). Davalı sigorta şirketi vekilinin  ıslah zamanaşımına ilişkin itirazı yerinde değildir. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın  357/1. maddesinde de  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların  dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalıya HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalının süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın  357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Kaldı ki,  Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların \" Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması\" başlıklı kısmında açıklanan hesaplama yöntemi kullanılamayacağından İlk Derece Mahkemesince Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak değer kaybı belirlenmesi yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.024,65 TL harçtan peşin alınan 256,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 768,49‬ TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"017cfce626034594","SID":"a5eaa5d66a22f1cf"}}