{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                                TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t                        T.C.<br>\t                  BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                \t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR \t: 1-... - <br>\t: 2-<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 3-... - <br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 30/10/2007<br>KARAR TARİHİ\t: 22/02/2018<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 16/03/2018<br><br>Mahkememize tevzi edilen  Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı dava dilekçesinde özetle: Davalılardan ...'ın 2005 yılı başında müvekkilinin ikamet ettiği Bursa Selçukgazi köyüne gelerek tanıklar huzurunda kendisinin Marmara Gemlik Zeytinleri adına yani İstanbul Ticaret Sicilinde kayıtlı asıl ünvanı davalılardan ... Pazarlama .... Şirketi  olan şirket adına zeytin alacağını isöylemiş ve müvekkilinden takribi 6 ton miktarında siyah salamura sofralık zeytini Bursa Dürdane köyünde teslim alarak, şirket adına satın almış ve bunun teminatı olarak müvekkiline senet vereceğini beyan etmiştir, daha sora müvekkilinin muvafakatıyla müvekkilinin köydeki evini tamir eden Ramis Aslan'ın lehdarı olan bir senet tanzim edildiğini, bu senedin ödenecek bölümüne  ödeyecek şirketin Gemlik Vergi Dairesine  mükellifiyetsiz şube adresi olarak bildirilen Gemlik Üretici  Zeytin Hali .................. adresini yazıp gösteren ... tanzim tarihi 15/06/2005 olan,  10/07/2005 vadeli 9.000.000.000 TL bedelli 1 adet senedi şirket adına verdiğini, müvekkiline tanıklar huzurunda söylediğini ve imzaladığını,  müvekkilce satılan ve Selçukgazi köyünde tanıklar huzurunda teslim edilen zeytinlerin ... vasıtasıyla  davalı şirketçe mübayası için müvekkilinden teslim alınıp, bizzat ... Pazarlama ve İhracat ... ve ortağı  tarafından düzenlenen müstahsil makbuzu ile kanıtlandığı gibi anılan  şirket Gemlik Üreticisi Zeytin Hali .................adresini şube olarak üçünçü kişilere bildirdiğini, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 292 sırasında mübrez olan  27/01/2006 tarihli bilgi edinme ifade tutanağı ile kanıtladığı gibi ...... Üretici Zeytin Hali ....... adresindeki yerin kiracısı davalılardan  ... olduğunu, ...'ın diğer davalı ...'ın eniştesi olduğunu ve ... ile Kestel Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/10/2005 tarihinde kesinleşmiş ve 07/09/2005 tarih ve ... esas,  ............ karar sayılı kararı ile boşandıklarını, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 183 sıra numarası ile mübrez olan ve Antalya 7. Noterliğinin 07/12/2004 tarih ve ............ yevmiye sayılı vekaletnamesi ile kanıtladığı gibi ...ın Davalı ... Pazarlama ve İhracat ... ve Ortağı Adi Komandit Şirketinin  ... ve Ortağı temsilen ... tarafından zeytin alımları ile ilgili müstahsil belgesi ve evrak düzenleme ve belgeler almaya ve benzer yetkilerle donatıldığını ve bu hususlarda Garanti Bankası Gemlik Şubesinde hesap açtırıp tahsilat ve gerekli ödemeleri yapmaya ve kendisine bu konuda benzeri yetkiler verildiğini ve ...'ın  davalı şirketçe vekil olarak tayin edildiğini, ... ile ...'ın ve ... Pazarlama ve İhracat ... ve Ortağı adi komandit Şti. arasındaki para akışını kanıtlayan ve ...'ın Garanti Bankası Gemlik Karma şubesinin hesapları arasında para akışını kanıtlayan Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı  dosyasında 58 ila 70 sıra numaralarıyla mübrez banka belge ve kayıtlarını tevsik edecek Garanti Bankası Gemlik Karma Şubesindeki ilgili hesaplarla ilgili tüm kayıtları ve ayrıca yine Garanti Bankası  İstanbul Bayrampaşa Mega Center şubesindeki davalı şirkete ait 00358/66000102 nolu hesapla ilgili  2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait para akışını kanıtlayan tüm belgelerin celbinin gerektiğini, davalı gerçek kişilerin müvekkiline karşı gerçekleştirdikleri bu eylemleriyle aynı zamanda dolandırıcılık suçunu ika ettikleri için müştereken işlenen bu suçun ve bu eylemleri nedeniyle oluşan haksız fiilleri nedeniyle de oluşan bu borcun ödenmesinden de müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ......................................'den oluşan mağdurlardan Mudanya C.Savcılığının 2005/2015 hazırlık sayısıyla ilgili suç duyurusunda bulunan diğer bir kısım müvekkilin bu şikayet ve itirazları sonucunda yine sanıklar aleyhine Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinde nitelikli dolandırıcılık nedeniyle ... esas sayısıyla kamu davası açıldığını, müvekkilinin davalılara karşı fazlaya ilişkin her türlü yasal talep ve dava hakları saklı olmakkaydıyla müvekkilinin muaccel ve vadesi gelmiş alacaklarının İİKnun 257/1 fıkrası gereğince şimdilik toplam  9.000 TL tutarındaki kısmının teminat altına alınması için bu konuda herhangi bir teminat aranmaksızın öncelikle borçluların yedinde ve 3. Şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla  diğer haklarından  müvekkilin alacağına yeter kısmının ihtiyaten haczine karar verilerek, yine müvekkilinin davalılara karşı her konuda fazlaya ilişkin tüm yasal talep ve dava haklarının ve fazlaya ilişkin alacaklarının saklı olması kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştr.<br>Davacı vekili 02/03/2016 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin alın terlerinin karşığlıı olan takribi 70 ton zeytinleri dolandırıcılık yoluyla davalılarca gaspedildiğini, 18 kişiden oluşan bu zeytin üreticisinin hepsinin de müvekkili olduğunu, davalıların tümünün iştirakiyle maddi ve manevi unsurlarıyla oluşmuş bir dolandırıcılık haksız fiili bütün çıplaklığıyla gerçekleştiğini, topla 18 zeytin üreticisinin aynı sanıklarca aynı yöntemlerle ve 2005 yılı ocak ayından başlayan ve sanıkların aynı yöntemlerle ve 2005 yılı aralık aynı zaman periyodu içinde sanıkların başta Mudanya olmak üzere Bursanın zeytin mahsülü  yetişen ilçelerinde oturan müvekkillerinden dolandırıcılık yoluyla tesellüm ettikleri zeytin miktarının takribi 70 ton olduğunu,  70 tonu aşan zeytinin bugünkü işlemiş ticari avans faizi ve esasen denkleştirici adalet ilkesine göre değerlendirildiğinde parasal değerinin takribi 900.000  TLyi aştığını,  sonuç olarak sanıkların mağdur müvekkillerine yan yana durduklarında 10 tonluk 7 kamyon yükünde 70 ton zeytinlerini dolandırıcılık yoluyla yok ettiklerini, bu zeytinleri pazarladıklarını,  müvekkillerini zarara uğrattıklarını, bu olayın bütün boyutlarda davalılarda müştereken ve müteselsilen gerçekleştirilen bir olay olduğunu, 11 senedir hukuk mücadelesi verdiklerini, sanık tarafnıdan müdahil vekili olarak bu hukuk mücadelesinde  hakarete maruz kaldıklarını,  hukuk mahkemelerinin kesinleşmiş ceza mahkumiyetlerindeki maddi olgalara kesinlikle bağlı olduklarına ilişkin Yargıtay  Hukuk Genel Kurulunun  karar örneklerini dosyaya sunduklarını, yine aynı olay hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gerçekten Türk hukuk tarihine geçecek 21/12/2015 tarih ve ......... esas, ............... karar sayılı ve aynı tarih .............. esas ............ karar sayılı kararlarının örneklerini emsal olarak dosyaya sunulduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 02/11/2013 havale tarihli dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili ...'in tarafına yaptığı beyana ve Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında kararında yazılı Yargıtay 23. Ceza Dairesinin onayı ile kesinleşmiş ceza davasındaki maddi olgulara göre; Davalılardan ...'ın 2005 yılı nisan ayında davacı müvekkili ...'in zeytin üreticiliği yaptığı Bursa Merkez Selçukgazi köyüne gelerek davacı müvekkilinin takribi 6000 kg  siyah salamura zeytini kayınbiraderi ...'ın yetkilisi olduğu ... Pazarlama ve İhracat Adi Komandit Şirketi ... ve Ortağı unvanlı  şirketi adın asatın alacağını ve davalılardan ... zeytinlerin satış bedelinin de  olduğunu ileri sürdüğü  ve ... Pazarlama Şirketinin ödeyeceğini söylediğini, teslim alınan takribi 6 ton zeytinin bedeli olarak senedin ödenecek bölümüne ödeyecek şirketin Gemlik Vergi Dairesine  mükellefiyetsiz şube adresi olarak ...'ın açılış bildirimine imza attığı belgede yazılı Gemlik  adresini yazdığını, Davalı ...'ın bugünkü parayla 9.000 TL tutarlı 1 senedi şirket adına verdiğini, davacı müvekkiline söylediğini ve senedi imzalayarak müvekkiline verdiğini, ancak senedin lehtar kısmına davacı müvekkilinin isteğiyle o sırada müvekkilinin köydeki evini tamir eden usta Ramis Aslan'ın ismini yazdığını, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının Yargıtay 23. Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği için hukuk mahkemeleri bu ceza yargılamasındaki maddi olgulara bağlı olduğunu, Buras 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla kanıtlanmış olan dolandırıcılık haksız fiili yoluyla tesellüm ettikleri zeytin miktarının takribi 70 tondan fazla olduğunu, bu konuda müvekkilinin de içinde olduğu 18 zeytin üreticisinin mağdur olduğunu, davalılar aleyhine 16 zeytin üreticisi  ile ilgili olarak dava açıldığını,  davalı gerçek kişilerin müvekkiline karşı gerçekleştirdikleri bu eylemleriyle aynı zamanda dolandırıcılık suçunu ika ettikleri için müştereken işlenen bu suçun ve bu eylemleri nedeniyle oluşan haksız fiilleri nedeniyle de oluşan bu borcun ödenmesinden de müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, 'den oluşan mağdurlardan Mudanya C.Savcılığının ................... hazırlık sayısıyla ilgili suç duyurusunda bulunan diğer bir kısım müvekkilin bu şikayet ve itirazları sonucunda yine sanıklar aleyhine Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinde nitelikli dolandırıcılık nedeniyle ... esas sayısıyla kamu davası açıldığını, müvekkilinin davalılara karşı fazlaya ilişkin her türlü yasal talep ve dava hakları saklı olmakkaydıyla müvekkilinin muaccel ve vadesi gelmiş alacaklarının İİKnun 257/1 fıkrası gereğince şimdilik toplam  9.000 TL tutarındaki kısmının teminat altına alınması için bu konuda herhangi bir teminat aranmaksızın öncelikle borçluların yedinde ve 3. Şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla  diğer haklarından  müvekkilin alacağına yeter kısmının ihtiyaten haczine karar verilerek, yine müvekkilinin davalılara karşı her konuda fazlaya ilişkin tüm yasal talep ve dava haklarının ve fazlaya ilişkin alacaklarının saklı olması kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... ve ... Pazarlama ve İhracat Adi Komandit Şirketi ... ve Ortağı cevap dilekçesinde özetle: Davacının ne demek istediğinin anlaşılamadığı, muğlak olduğunu, davacı iddialarının gerçek dışı ve hukuki olmadığını, davacının tüm iddialarının reddine karar verilmesi gerektiğini,  taleplerin reddine karar verilmesini, davacının ne demek istediğini anlayamadıklarını, neye dayandıklarını açıklaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili ... ve ... Pazarlama ve İhracat Adi Komandit Şirketi ... ve Ortağı sunmuş olduğu 02/03/2016 havale tarihli dilekçesinde özetle: Borçlular ..., ..., ... Pazarlama görünse de asıl borçlunun ... olduğunu, çünkü senedin ...'a çektiğini fakat ödeme erinin 3 borçluya da gönderildiğini, 11/11/2005 tarihinde ... ve ... Pazarlama hakkında savcılığa dolandırıldık diye suç duyurusunda bulunulduğunu, Zafer Demirtaş'ın da şikayetçiler arasında Mudanya C.Başsavcılığında  kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini, taraflarınca icra takibinin istendiğini, Bursa 1. İcra Hakimliği 15/05/2006 tarihli kararı ile takibin iptaline karar verildiğini, bu kararın ayrıca Sulh Hukuk Hakimliğine ... bakımından menfi tespit başvurusu  tarafınca yapıldığını, Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi .......... esas ve ................ karar sayılı dosya kapsamında ...'ın ................. tarafından temyiz edildiğini ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin  30/04/2007 tarihinde onama kararı verildiğini, davacı Fahrettin Nazlı bakımından müvekkili ...'ın Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde ceza almadığını,  dolayısıyla müvekkili aleyhinde dolandırıcılık suçlamasıla açılmış ve aleyhine çıkmışbirçok dosya varmış gibi davranmasının etik olmadığını,  bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ve ... Pazarlama ve İhracat Adi Komandit Şirketi ... ve Ortağı sunmuş olduğu 17/02/2017 tarihli beyan dilekçesinde özetle: Davacının alacağını neyle ispatlamaya çalıştığını, ...'dan aldığı şahsi yani ... keşideli senetle ispatlamaya çalıştığını, bu senette şirketin ve şahsın hiçbir alakasının olmadığını, iki taraf arasında mal alım satım sözleşmesi, satıcı tarafın malı teslim ettiğine dair irsaliye satıcı tarafın irsaliyeye karşılık alıcı tarafa kestiği fatuar, alınanbu senetler için belirlenmiş keşideci, ciranta ve kefil kişilerin adı ya da imzası, alacaklının rızaen aldığı bu şahsi senete bakılacak olursa zaten asıl senedin dosyada mevcut olmadığını ve incelemeden yoksun olduğunu, alacaklı ...'in aldığı bu senede karşılık hangi irsaliye veya fatura ile hangi malı ne miktarda  verdiğinin belli olmadığını, tarafların tacir olduğunu, tacir olduklarına göre defterler ve evraklar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edilmesi gerektiğini, ...'a 2004 yılında verilen dar kapsamlı vekaletname dikkatlice incelendiğinde ne adıma mal almaya ne de  senet alıp şirketi borçlandırmaya yetkili olmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden bu kişilerin Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları adavalır ve Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi, Mudanya Asliye Hukuk Mahkemelerinde lehine sonuçlandığını, Mudanya Asliye Hukuk Mahkemelerinde lehine sonuçlanan, bu borçlardan şirketin ve dolayısıyla kendisinin borçlu olmadığının yargıtayca onandığını, karşı taraflça delil olarak sunulan Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dışı tarafı ...'in alacağı olan 3.000 TLsini kendisinden ne zaman talep ettiğini, 2005 yılına kadar şirketi ve şahsı adına açılmış bir hukuk ve ceza davası olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ve ... Pazarlama ve İhracat Adi Komandit Şirketi ... ve Ortağı sunmuş olduğu 21/02/2018 tarihli beyan dilekçesinde özetle: Davacının haksız iddialarında dayanak oluşturmaya çabaladığı ve müvekkilleri ... ve ... şirketi bakımından sadece ... bakımından mahkumiyet kararına hükmedilen dosyada yer alan ...'in 25/12/2017 tarihinde Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştırdığı şikayetten vazgeçme dilekçesinde; ...'in ...ı tanımadığını ve hiç görmediğini, senetle ilgili olan borcunun diğer davalı ...'ın oğulları tarafından kendisine ödendiği ve borcunun kalmadığını, Müvekkilinin ...'ın suçsuz olduğunu ve vicdanı sızladığı için ...ın yok yere ceza aldığı bu durumu düzeltmek için şikayetten vazgeçme dilekçesi yazdığını, davaya ilişkin karar aşamasında davacı tarafla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla ileri sürülen bu mahkeme kararına ilişkin gelişmenin değerlendirilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalı ... adına usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.<br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, delil dilekçesi,  beyan dilekçesi, tarafların  beyanı, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi ... ve ... esas sayılı dosyası, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesine ait ... esas,  ... karar sayılı dosyası, yazılan müzekkere cevapları.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Davacıların Bursa ili Selçukgazi Köyünde  zeytin üreticisi olduğu, davalıların ise zeytin üreticilerinden toptan zeytin satın alarak zeytin toptan satış ve pazarlama ticari faaliyetinde bulundukları, davalıların Bursa- Gemlik ve İznik Köylerindeki üreticilerden birlikte hareket ederek toptan zeytin satın aldıkları, davalıların davacılardan 6 ton siyah salamura sofralık zeytin karşılığında; 15/06/2005 keşide tarihli 17/02/2005 vade tarihli 9.000,00 TL bedelli ve 1 adet bonoyu  davalı ... tarafından tanzim edilerek davacıya  verildiği, diğer üreticiler ile davacılara zeytin bedellerinin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ceza soruşturması açılıp, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinde .............. Esas sayılı ceza davaları açıldığı, buna rağmen davacı alacağının ödenmemesi üzerine, 1 adet senet bedeli 9.000 TL  alacağın tahsili için eldeki davanın  açıldığı anlaşılmıştır.<br>Davalılar vekili ise, müvekkillerinin bonoyu tanzim eden ... ile birlikte hareket etmediklerini, davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğu, davacıdan zeytin teslim almadıklarını, bu nedenle zeytin bedelinden sorumlu olmadıklarından; hakkındaki davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.<br>Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda; Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının sonucu beklenilerek; yargılamaya devam edilmiştir.<br>Sonucu beklenilen Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanık ... ve ...'ın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bir kısım müştekiler yönünden 7 yıl 6 aylık zaman aşımı süresi dolmuş olduğundan; davanın düşürülmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 23.CD nin 12/10/2015 tarih ve 2015/11411-2015/4977 E/K sayılı ilamı ile ONAYLANARAK KESİNLEŞTİĞİ anlaşılmıştır.<br>Ceza Mahkemesi dosyasında yapılan yargılama toplanılan deliller ve Yargıtay onama ilamına göre; davalılar ... ve ... ile davalı ...'ın yetkilisi ve ortağı olduğu ... Paz. Kom. Şti nin birlikte hareket ederek ... aracılığı ile davacılar ile diğer zeytin üreticilerinden zeytin topladıkları anlaşılmıştır.<br>Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 05/11/2012 tarih ve ...-............. E/K sayılı kararının gerekçesinde belirtildiği gibi; ''...Tüm bu hususlar göz önüne alındığında sanık ... tarafından verilen vekaletname uyarınca sanık ...'un şirket vekili gibi hareket ettiği, sanıkların katılana zeytinleri şirketin faaliyeti kapsamında satın alıp şirketin adı, ticaret ünvanı ve sermayesi göz önüne alındığında, katılan üzerinde güven telkin ettikleri, katılanın üzerinde inandırıcılık sağladıkları, yaşlılığı ile satış sırasında yalnızlığından da istifade ederek dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdikleri, buna göre sanıkların eylemlerinin tacir veya şirket üreticilerinin gerçekleştirdiği dolandırıcılık suçunu oluşturduğu sonucuna ulaşıldığından; her iki sanığın katılana yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir...'' belirtilerek; davacıdan zeytin toplayan ve satın alan sanıkların birlikte hareket ettikleri, bonoyu tanzim eden ...'ın davalı ... ve davalı şirketin vekili olarak hareket ettiği, her üç davalının da birlikte hareket ederek davacıdan zeytin satın aldıkları, diğer davalıların adına vekaleten hareket eden ...'ın düzenlediği bonolardan diğer davalıların da birlikte müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmış olup; Yargıtay 23. CD nin 12/10/2015 tarihli onama ilamında da; ''....... Pazarlama Adi Kom. Şti'nin sahibi olan sanık ...  ile vekaletname uyarınca anılan şirketin yetkilisi olan ... ve şirketin sanık ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek şirketin faaliyetleri kapsamında katılanların ürettikleri zeytinleri şirket adına sözde imzaladıkları senetler karşılığında teslim aldıktan sonra ilçedeki işyerilerini kapatarak; olay yerinde ayrılıp katılanlara paralarını ödememek sureti ile haksız menfaat temin ettiklerinin...'' kabul edilerek, sanıkların davacıdan ve diğer zeytin üreticilerinden zeytin topladıkları, satın aldıkları zeytinlerin parasını ödemedikleri dosyadaki kanıt ve belgeler, bono fotokopileri ve ceza yargılaması ile ceza dosyası kapsamı ile açıklığa kavuşmuştur. <br>Davacının  Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, davada katılan  sıfatı ile yer aldıkları, davalıların  birlikte dolandırıcılık eylemi yaparak,  kendisinden almış olduğu zeytinlere karşılık 9.000 TL 'lik senet aldığını, ödeme zamanı gelince kaybolduğunu ayrıca  diğer sanık adına aldığını söylediğini  ve dolandırıldığını ileri sürerek; davaya müdahil olarak katıldıkları anlaşılmıştır. <br>Diğer yandan Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Hukuk Mahkemesine etkisi yönünden düzenlemelere değinmekte fayda bulunmaktadır.<br>Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve  ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53.maddesi hükmünde;  \"Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin failinin temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka, ceza mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.\" denilmektedir. Aynı düzenleme, yeni Türk Borçlar Kanununun 74.maddesi hükmünde de; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” şeklinde önceki kanuna paralel bir şekilde düzenlenmiştir.<br>Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.<br>Ancak beraat kararı dahi olsa ceza mahkemesince belirlenmiş maddi olgunun hukuk mahkemesini bağlı olup olmadığı yönünden Yargıtay içtihatlarına bakıldığında,<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin   2016/8116 Esas ve  2018/605 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere \" 6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. \" mahkeme beraat kararı ile bağlı olmasa da maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı vurgulanmıştır.<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/9541 Esas ve 2018/120 karar sayılı kararında\" Ceza mahkemesince delil yetersizliğine dayalı olmayan beraat kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde bu karar, kısmen veya tamamen aynı olan eylemler bakımından hukuk hakimini bağlayacaktır. Kısmen veya tamamen aynı maddi olgulara dayalı olan iki farklı mahkeme kararının ortaya çıkmasının adalete duyulan güveni zedeleyeceği de kuşkusuz olup, mahkemelere güvenin sağlanması bakımından ceza davasının sonucunun beklenmesi, karar verilmiş ise ceza dosyası ve  kesinleşmiş ilamı getirtilerek, 818 sayılı BK'nın 53. maddesi (TBK'nın 74. maddesi) kapsamında incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin olarak eksik inceleme ve  araştırma yapılması doğru görülmemiştir.\" delil yetersizliğine dayalı olmayan beraat kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi halinde bu karar kısmen veya tamamen aynı olan eylemler bakımından hukuk hakimini bağlayacağı vurgulanmıştır.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin  2017/15056 Esas ve  2017/17040 Karar sayılı Kararında :Ceza Mahkemesi kararlarının, Hukuk Mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen TBK'nın 74.maddesinde; (BK. 53) hakimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı bulunmadığı, aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hakimini bağlamadığı düzenlenmiş ise de;Ceza Mahkemesi tarafından maddi vakıaya ilişkin yapılan tespit ile Hukuk Hakimi bağlı olduğu belirtilmiştir.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/6166 Esas ve  2017/11880 Karar sayılı Kararında \"6098 sayılı TBK.'nun 74. maddesi uyarınca, hukuk hakiminin ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu ile  bağlıdır.\" hukuk hakimi ceza mahkemesinde verilen maddi olgu ile bağlı olduğu vurgulanmıştır. <br>İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin.......... Esas ve ................. Kararı üzerine başvurulan temyiz incelemesinde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/6306 Esas ve 2017/11391 Karar sayılı kararında \"Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi, TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. TBK'nın 74.maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir\" Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Y.H.G.K. 11.10.1989 gün ve E.1989/11-373, K.472 sayılı ilamı). Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından Ceza Hâkiminin Hukuk Hâkiminden çok daha elverişli konumda bulunmasıdır. O halde bir Ceza Mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki Hukuk Mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı açıktır (Hukuk Genel Kurulu - 2008/4-564 E, 2008/536 K.).\" Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada Yargıtay bozma kararında açıkça vurgulandığı üzere ceza mahkemesinin maddi olgulara göre kesinleşmiş saptamasının kesin delil olduğu açıklanmıştır.<br>Aynı zamanda benzer olayda  mahkememizin................. Esas ve ..........................Karar sayılı Kararında verilen karar ile dosya istinaf yoluna başvurulmuş İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin  2017/1337 Esas  2017/3888 Karar sayılı kararında:  Her ne kadar Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin davalılar hakkındaki 17.01.2017 tarihli kararına karşı istinaf isteminde bulunulmuş ise de, davalı gerçek kişiler ... ve ... haklarında, davacıları dolandırmak suçundan dolayı Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 12.10.2015 tarih ve 2015/11411 Esas, 2015/4977 Karar sayılı onama ilamı ile kesinleşen mahkumiyet kararı ile tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin istinaf konusu kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf istemlerinin reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.<br>O halde yukarıdaki açıklamalar toplanan deliller ve Yargıtay İçtihatları ışığından,  Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamına göre; davalıların birlikte hareket ederek, fikir ve eylem birliği içerisinde davacıdan 6 ton  siyah salamura sofralık zeytin  satın aldıkları, karşılığında,  borçlusu ... olan,   15/06/2005 keşide tarihli 17/02/2005 vade tarihli 9.000,00 TL bedelli , bonoda bulunan imzaya itiraz edilmediği ancak bono bedellerini ödemedikleri, Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının kesinleştiği ve bu dosyada davalıların birlikte hareket ettiğinin saptandığı ve bu maddi olguların kesin delil oluşturduğu, her ne kadar davacı tarafından Ceza Mahkemesinde Kadriye Sönmezin şikayetten feragat dilekçesi sunulmuş ve kanun yararına bozma sonucunun beklenmesini talep etmiş ise de dilekçesinin içeriği ve  ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararının halen bozulmadığından itibar edilmeyerek  davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın Kabulü ile, 9.000,00 TL alacağın 10/07/2005 tarihinden itibaren işletilecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 614,79 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 121,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 493,29 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan  posta ve tebligat gideri 259,30 TL yargılama gideri ve  121,50 TL peşin harç olmak üzere toplam  380,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan  gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı asil ve vekilinin yüzüne karşı,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  HMKnın 341. Ve  345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2018  <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br>   <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42a5b0bba7e22a66","SID":"7a29d955f2fa1d44"}}