{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1029 <br>KARAR NO: 2024/876<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/05/2024<br>NUMARASI: 2024/129 D. İş, 2024/135 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ : 10/09/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Talep, davalı yüklenicinin dava dışı iş sahibi ile yapmış olduğu .03.2023 tarihli \"alüminyum işleri taşeron sözleşmesine\" konu işlerin talep eden şirkete taşero edildiği, talep edenin edimlerini yerine getirmesine rağmen hakkettiği iş bedelinin ödenmediği, bunun üzerine taraflar arasında 29.12.2023 tarihli  fesih protokolünün imzalandığı, bu protokolde karşı taraf şirketin talep eden şirkete o tarih itibariyle 3.446.000-TL cari hesap borcu bulunduğunun kabul edildiği, bu belgeye dayalı olarak başlatılan icra takibine karşı tarafça yapılan itirazda söz konusu fesih protokolündeki imzanın inkar edilmediği, buna göre söz konusu alacağın yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğu iddiasıyla,  3.446.000-TL alacağın tahsili amacıyla borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının Büyükçekmece ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ihtiyaten haczine karar verilmesine ilişkindir.Mahkemece 02.05.2024 tarihli kararla, bu aşamada alacağın varlığının ve miktarının  tespitinin tam mümkün olmadığı, fatura olsa da  alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle ihtiyati haczin yasal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.Talep eden vekili istinafında, ihtiyati haciz talep dilekçesindeki beyan ve iddialarını tekrar etmiş, sundukları fesih protokolü gereğince talep ettikleri alacağa ilişkin yaklaşık ispatın mevcut olduğunu, davalı vekilince bu protokoldeki imzanın takibe itiraz dilekçesinde ayrıca ve açıkça inkar edilmediğini, fesih protokolünün alacağın muaccel olduğunu gösterdiğini, rehinle temin de edilemediğini, bu durumda ihtiyati taciz taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Talep eden taşeron, karşı taraf ise yüklenicidir.İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini  açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava dosyası henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, davalı vekilince sunulan takibe itiraz dilekçesine \"takip dayanağı belgeye ve imzaya\" itiraz edilmiş olup, buna göre davacı tarafça sunulan mevcut delillerle bu aşamada İİK'nın 257.maddesindeki şartlar ve yaklaşık ispat koşulu henüz gerçekleşmemiştir. Bu nedenle mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme  değişik iş kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.05.2024 tarih ve 2024/129 Değişik İş, 2024/135 Karar sayılı değişik iş kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 10/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a8f969ef5d71552","SID":"2698c430ee0e548f"}}