{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                                TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t                    T.C.<br>\t               BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t                \t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br>DAVACI\t: ... - T.C.N.... - <br>DAVALI \t: HASIMSIZ<br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 26/01/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 29/01/2018<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 29/01/2018<br><br>Mahkememize tevzi edilen  Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı dava dilekçesinde özetle: Davacının kendisine ait Bursa Denizbank Kestel Şubesinin, ... çek numaralı,  15/02/2018 vade tairhli, 23.000 TL bedelli ve yine Bursa Kestel Türkiye İş Bankasına ait .................. çek numaralı, 25/02/2018 vade tairhli, 32.160,00 TL bedelli çeklerini kaybettiğini,  tüm aramalarına rağmen söz konusu çekleri bulamadığını,  bu çeklerin bir başkaları tarafından bulunup bankaya ibraz edilmesi durumunda karşılıklarının çekileceğini ve çekildiğinde de mağdur olacağını belirterek çekler üzerine tedbir konularak, çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 818/1-s ve 757.maddesi kapsamında çek iptali  istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen \"Önleyici önlemler\" başlıklı 757. maddesinde;<br> '' (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.<br>(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir.\"<br>\"İade davası\" başlıklı 763. maddesinde ise;<br>'' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Kanunun \"İptal kararı\" başlıklı 764. maddesi uyarınca;<br>''(1) Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir.<br>        (2) Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.\" Hükümleri yer almaktadır. Anılan maddeler uyarınca, çekin iptaline ilişkin dava açma hakkı çeki kaybeden hamile aittir. Çekin hamili çekin iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra çek bedelini çekin keşidecisinden talep edebilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulun 2013/11-1884 Esas ve  2015/1059 Karar sayılı İlamında vurgulandığı üzere)<br> Bu nedenle hem yasal düzenlemedeki açıklık hem de geçerliliğini sürdüren istikrarlı Yargıtay uygulaması dikkate alındığında, keşidecinin çek iptali davası açmasına yasal olanak bulunmadığı kabul edilmelidir. Keşideci - hesap sahibinin kaybettiği, çaldırdığı yada benzer şekilde elinde çıkan çek veya çek yaprağı ile ilgili olarak kendisinden talepte bulunulması halinde, hak iddia edene karşı menfi tespit davası açması mümkündür. <br>Sonuç olarak, iptali istenen  çek yapraklarının davacıya ait olması nedeniyle diğer bir değişle davacının keşideci konumunda olmasından dolayı,  çekin cirantası, hamili ya da çek üzerinde hak sahibi  olan kişinin dava açmadığından, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla HMK' nın 114/1-d ve 115/2. Maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Diğer yandan davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin, çekin iptaline yönelik açılan davada dava şartı sebebiyle davanın reddine karar verildiği ve yaklaşık olarak uyuşmazlık konusu hakkında davacı açısından ispat edilemediğinden ödemeden men yasağı konulmasına dair ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>\t1-Davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından dava şartı noksanlığı sebebiyle USULDEN REDDİNE <br>2-Davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE<br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Harç peşin alınmış olmakla bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>\t5-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden itibaren ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacının yokluğunda HMK' nın 341 ve 345. Maddeleri gereği kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek  bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere, Türk Milleti adına dosya üzerinden karar verildi. 29/01/2018<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>                                                 <br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"524661522e994970","SID":"f93b5c55d5c40577"}}