{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/355 <br>KARAR NO: 2024/597<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/09/2020<br>NUMARASI: 2019/687 Esas, 2020/371 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 10/09/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; davacı yanın davalı yan için verdiği fason nakış işçiliği hizmeti karşılığı alacağına dayalı olarak başlattığı icra takibine itirazın  iptali  talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne  dair  verilen karara karşı davalı vekili tarafından  istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalı yanın cari hesap dökümündeki hizmeti aldığı halde ödeme yapmadığı iddiası ile  borcun tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ile asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep  ve  dava etmiştir. Davalı vekili; borcu bulunmadığını savunarak davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 29/09/2020 tarihli  karar ile, borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil bulunmadığı ve alacağın likit  olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının  iptali ile takibin devamına, Asıl alacak olan 12.188,80TL üzerinden  %20 oranında icra inkar tazminatının  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Davalı  vekili istinaf dilekçesi ile;  müvekkilinin söz konusu alacak konusu ile ilgili herhangi bir borcu bulunmadığını, bilirkişi raporunda davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu söylenmiş ise de müvekkile söz konusu  faturanın usule uygun  tebliğ edilmediğini dolayısı ile ortada usule uygun bir fatura bulunmadığını  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur . Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.  Davacı yan davalı tarafa verdiği fason nakış işçiliği karşı alacağını takibe koymuş, davalı tarafından takibe itiraz edilmiş ve davacı yan tarafından iş bu itirazın iptali davası ikame edilmiş, mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda, davalı tarafından  ticari kayıtlar sunmadığı gibi, dosyada bulunan sevk irsaliyelerine de herhangi itirazda bulunmamış, bilirkişi raporu ile de davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve davacı yanın davalı yandan takip talebindeki alacak miktarı kadar alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece ; alınan bilirkişi raporuyla davalının borçlu olduğu bedel hesaplanmış olup; bilirkişi raporuna itibar edilerek ve  gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulü kararı verilmesinde  isabetsizlik bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2020 tarih ve 2019/687 Esas, 2020/371 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 1.002,17 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 251,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 751,17 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6cecdbb63893d05d","SID":"65aa6acd6b4994b8"}}