{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                             TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t                     T.C.<br>\t                   BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                \t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ..<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/01/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 08/02/2018<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 16/02/2018<br><br>Mahkememize tevzi edilen  Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Alacaklısı davalı olan 01.06.2011 keşide tarihli, 31.12.2011 vadeli 1.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacı aleyhine  Bursa 18. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, davacının takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde İcra Mahkemesi'ne itirazda bulunmuş ise de  Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..................................... Sayılı kararı ile itirazın yasal süresi içerisinde yapılmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, davacının icra mahkemesine yapmış olduğu itiraz ile takibin iptal edilmiş düşüncesinde iken, kendi adına kayıtlı ... plakalı araç kaydına söz konusu icra dosyasından haciz konulduğunu e devlet yolu ile öğrendiğini, icra takibine konu bonondaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan ve aracına haciz konulmak suretiyle devam ettirilen icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra dosyasının iptaline, davalı tarafın kötü niyetli oluşu nedeniyle, kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aleyhine yürütülen  icra takibinde davacının süresi geçtikten sonra imzaya itiraz ettiğini, süresi içinde açılmayan davanın reddedildiğini, davacının başka dosyalarında imzaya itirazlarının kabul gördüğü için söz konusu icra dosyasında diğer borçlu Metin Alan yönünden icra takibini sürdürdüklerini, ancak bu esnada sehven davacının aracına haciz konulduğunu, davacı hakkındaki icra takibinde davacı yönünden feragat edilerek araç üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını, bu durum karşısında mahkememizdeki davanın konusuz kaldığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların  beyanı, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyası.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davalı alacaklı tarafından 21/12/2011 vadeli 1000 TL bedelli bonoya dayalı olarak Bursa 18. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasında kambiyo senedine dayalı davacı hakkında icra takibi başlattığı, davacının dava konusu senette keşideci olduğu, davalının ise 3. Kişi hamil olduğu anlaşılmaktadır.<br>Davacı tarafından icra takibine konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığına dair imza itirazında bulunduğu, ancak yargılama sırasında davacı vekili tarafından davalının icra takibinden feragat ettiği, hacizlerin kaldırıldığını, davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 17/03/2017 tarihli dilekçe de, davacının başka dosyalarında da imza itirazların kabul gördüğünü, sehven davacı aracına ihtiyati haciz konulduğunu, davacı hakkındaki icra takibinden feragat ettiklerini davanın konusu kalmadığını beyan etmiştir.<br>Diğer yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun \t2013/10-1350 Esas  ve  2013/1740 Karar sayılı Kararı, yine  2013/10-1860 Esas ve  2015/1451 Karar sayılı Kararında \"Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. \" konusuz kalma hallerinin sayıldığı ve yine  dava konusu hakkın sona ermesi ile davanın  konusuz kalabileceği anlaşılmaktadır.<br>6100 sayılı HMK' nın 331. Maddesine göre :Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. <br>O halde toplanan delillerden yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, davalı tarafından davacı hakkında bonoya dayalı yapılan icra takibinden davalının feragat ettiği, taraf beyanları ile dava konusu hakkın konusuz kaldığının ikrar edildiği anlaşılmakla dava konusu hakkın ödeme ile konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının cevap dilekçesinde sehven davacının aracına haciz konulduğu ve takipten feragat edildiği beyan edilmekle davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğundan lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Harçlar Kanunun gereğince alınması gereken 35,90 TL maktu karar ve ilam harcından  peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50 harcın davalıdan alınarak maliye hazinesine gelir olarak kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 66,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT 13/2. Maddesi ve 6. maddesine göre belirlenen 567, 3TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan  gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak HMK'nun 341. Maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle 3.560,00 TL kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi.  verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.  08/02/2018      <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br>                                                                                                                                                                         Hakim ...<br>                                                                                                                                                                    ¸e-imzalıdır  <br><br>                                                  <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d98a8ed3fb61b3ee","SID":"34e54eadd5a12ff0"}}