{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO: 2024/161 Esas<br>KARAR NO: 2024/620<br><br>DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ: 29/02/2024<br>KARAR TARİHİ: 12/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; <br>Davacı müvekkili ..., davalı ... pay sahibi olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu; --------, --------- ve -------- oluştuğunu, Yönetim Kurulu üyelerinden ---------- tek başına dahi çoğunluk pay sahibi konumunda oludğunu, ----------- da Yönetim Kurulu üyesi pay sahipleri ile beraber hareket ederek hep birlikte çoğunluk pay sahiplerini teşkil etmekte olduklarını, buna göre Çoğunluk Pay Sahipleri, davalı şirketi hem kontrolünde tutmakta hem de bu kontrolu kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak davalı şirketi keyfi şekilde yönetmekte olduğunu, davalı şirketin yıllık bilançoları ve bu kapsamda açıkladığı yıllık kârın gerçek dışı olduğunu, bu nedenle, müvekkilinin hak ettiği kâr payına kavuşamamış olduğunu beyan ederek davalı şirketin gerçek kârının tespitine, tespit edilen kârın tümüyle dağıtımına ve müvekkil davacıya pay oranına düşen kâr payının ödenmesine, davalı Şirket'in 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin dağıtılabilir kârının, bilançolardaki, gerçek dışı ve kanuna aykırı kalemler yıllara sari biçimde ayıklanmak, bilançodan gizlenen kalemler ortaya çıkarılmak suretiyle tespitine; tespit edilen şirket kârından TTK m. 507 ilâ 509 hükümleri uyarınca müvekkil davacıya payına düşen tutarın, HMK m. 107 tahtındaki geçici talep sonucu olarak şimdilik 1.500.000,00 TL'sinin avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline ve müvekkil davacıya ödenmesine; yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>davacı tarafın davadaki taleplerini davalı şirketin 12/10/2023 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ilişkin açmış olduğu ve ------- Esas sayılı davasında dile getirmiş o açılan bu dava mükerrer olmakla derdestlik nedeni ile reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın karın tespiti ile dağıtımına ilişkin dava açmış olduğunu, anonim şirketlerde şirket bilançoları genel kurulda tartışılmakta ve kar dağıtımı genel kurulun onayı ile yapılmakta olduğunu, somut  olaya müvekkili şirketin 12/10/2023 tarihli genel kurulunda kar dağıtımı kararı alınmış ve bu karar doğrultusunda kar dağıtımı yapıldığını, mahkemenin kar oranını belirleme ve dağıtmaya yönelik bir karar vermesi TTK'na göre mümkün değil olmadığını,  --------- şirketin kurucusu ---------- adına kurulmuş ve tüm ortakların kurucusu olduğu bir vakıf olduğunu, tüm şirket ortakları anılan vakfın vakfedeni ve mütevelli hayeti üyesi olduklarını, bahse konu arsanın belediye tarafından kamusal hizmetler için ayrılması zorunlu bir alan olup inşaat izni sırasında belediyeye bırakılması gereken bir alan olduğunu, bu arsa Vakıfa bağışlanarak sosyal hizmetin belediye ile yapılacak bir protokol ile Vakıf tarafından ve vakıf denetiminde yapılması için öngörülmüş bir işlem olup bu işlem nedeni ile yöneticilerin ve/veya çoğunluk pay sahiplerinin bir menfaat elde etmesi mümkün olmadığını, Vakıf, ---------- Müdürlüğü'nün denetimine tabi bir vakıf olup böyle bir şey mümkün olmadığını ayrıca bu işlemin kar ve kar payı ile de bir ilgisi bulunmadığını, bahse konu arsa şu anda boş olup herhangi bir gelir getirmediğini beyan ederek davanın usülden reddine, davanın usulden ret edilmeyip yargılamaya devam edilmesi halinde Genel Kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak davacı tarafça açılmış olan --------- Esas sayılı dosya sonucunun beklenilmesine,  davanın usulden ret edilmeyip yargılamaya devam edilmesi halinde usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle kar payı alacağının tespiti ve karın dağtılmasına hükmedilmesi ile belirlenecek kar payı alacağının tahsiline ilişkin HMK m.107 hükmü kapsamında açılan belirsiz alacak davasıdır. Dava, miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olup anılan usule uygun olarak tensiben verilen kararlar doğrultusunda deliller toplanmaya başlanmış, usulüne uygun şekilde ön inceleme duruşması yapılmak suretiyle uyuşmazlık noktaları belirlenmiş, tahkikata geçilmek suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır. <br>Davalı vekilinin derdestlik itirazı kapsamında--------- E sayılı dosyasının genel kurul kararının iptali istemi ile açılmış olduğu dolayısıyla huzurdaki dava ile dava konusu ve dava sebebi kapsamında farklılık gösterdiği anlaşılmakla derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir.Dava konusu edilen 12/10/2023 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemi ile açılan ------- E sayılı dosyası Uyap üzerinden incelenmiş, davanın, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları ile bilançosunda gerçek dışı ve kanuna aykırı kalemler eklenmek suretiyle oluşturularak kar payının eksik dağıtıldığı iddiası kapsamında emsal içtihatlar uyarınca davalı şirketin bilançosuna esas olan ----------- ver vergi dairesi kayıtları ile üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkuller sorgulanarak dosya içerisine alınmış ve taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.Dava konusu uyuşmazlık, davalı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait 12/10/2023 tarihli olağan genel kurulunda kar dağıtıma ilişkin alınan kararın, şirketin bilançosunun gerçeğe ve kanuna aykırı şekilde alınıp alınmadığı, davacıya, olması gerekenden eksik ödeme yapılıp yapılmadığı, mahkememizce karın tespiti ile karın dağıtımı ve davacıya ödenmesine karar verilip verilmeyeceği hususunda toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 12/10/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının 4 nolu maddesinde 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin karının, ülkede yaşanan ekonomik sebepler, kira artışına ilişkin yapılan kısıtlamalar, bakım ve onarım giderleri ve vergilerdeki artış vs sebeplerle şirketin nakit ihtiyacına karşılık tespit edilen karın 7.500.000,00 TL kısmının şirketin mali ve kasa durumuna göre gerekirse taksitler halinde yönetim kurulunun uygun göreceği tarihlerde ve en geç 12/10/2024 tarihine kadar dağıtılmasına oy çokluğu ile karar verildiği, davacının söz konusu karara muhalefet şerhi koyduğu, davacının aynı zamanda söz konusu genel kurulda bilançonun tespiti ile ilgili karara da muhalefet ettiği, huzurdaki dava ile de bilançonun gerçek dışı ve kanuna aykırı kalemler eklenmek suretiyle tespit edilen bilançonun hukuka aykırı oluşturulduğunu iddia ederek karın tespiti ve dağıtılmasına karar verilerek davacının pay oranına göre hak sahibi olduğu karın davalıdan tahsili istemi ile iş bu davayı açtığı oysa 6102 sayılı TTK m.408/2-d fıkrasında finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil kullanılmasına dair kararların alınmasının genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğu, şirket genel kurulunun, şirket kar payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olduğu, bu yetkisini yönetim kuruluna dahi devretmesinin mümkün olmadığı başka bir ifade ile genel kurulun şirket kârının ne zaman, ne kadar ve nasıl dağıtılacağına karar vermeye yetkili tek organ olduğu, açılacak bir dava ile mahkemece kar oranının belirlenmesi ve dağıtımına yönelik bir kararın verilmesinin mümkün olmadığı, mahkemenin genel kurul yerine geçerek bu yönde bir hüküm kurmasının kanunen mümkün olmadığı, bu hususun ancak genel kurul kararının iptali istemine konu edilebileceği kaldı ki davacının söz konusu genel kurul kararının iptali için dava açtığı ve davanın derdest olduğu, söz konusu dava dosyasının sonucunun beklenilmesinin de sonuca etkili olmayacağı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE-<br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 25.188,65-TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 192.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları ---------- Arabuluculuk Bürosu ---------- Arabuluculuk Numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>7-Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık  yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/09/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fb4edae542d5f18","SID":"6d97a7c790765d27"}}