{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/05/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 27/05/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 29/05/2024<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile 18.07.2015 vadeli, 24.650,00 TL bedelli ve 31.07.2015 vadeli ve 50.000-TL bedelli iki adet senet ile kambiyo senetlerine mahsus müvekkili kooperatif aleyhinde icra takibi başlatıldığını, kooperatife ait gayrimenkuller üzerine haciz şerhi konulduğunu ve satış işlemlerine başlanıldığını, ödeme emrini alan davacı kooperatifin yetkililerinin icra takibine konulan alacağa dayanak senetlerden birisi olan 31/07/2015 vadeli ve 50.000,00-TL bedelli senedi 07/01/2016 tarihinde kooperatif adına kooperatif müteahhidi ...'ın yanında ...'unda olduğu halde senet alacaklısı davalı şirketin yetkilisi ve sahibi olan ...'ya Karatay Sanayisin'de bulunan iş yerinde bizzat 50.000,00- TL olarak ödendiğini, ödeme esnasında şirket yetkilisi ...'dan söz konusu bedelli ödenen senedin talep edildiğini, ancak senedin şu anda Büsan'daki dükkanda olduğu bir iki güne kadar göndereceği cevabını aldıklarını, ...'ın kendisinin inşaatçılık işi ile uğraştığını ve karşı tarafa da uzun zamandır ticaretleri olmasından dolayı oluşan samimiyete binaen bu sözlere itibar ettiklerini, mezkur senet ödemesine ilişkin şirketin yetkilisi ...’dan dilekçeleri ekindeki imzalı ödeme belgesini aldıklarını, aradan belli bir zaman geçtikten sonra davalı kooperatif yetkilileri ellerinde ödeme belgesi olması dolayısıyla ve iyi niyetli olarak olayın üzerinde durmadıklarını, ama daha sonra bu kötü niyetli ve mükerrer alacak tahsili talebi ve icra takibi ile karşılaştıklarını, icra takibi başlatıldıktan sonra kooperatif yetkililerinin defalarca karşı taraf ile görüştüklerini, bugün yarın diyerek oyalandıklarını, ...’nın davacı kooperatif tarafından ödenen meblağı ödeme tarihi itibariyle hesaptan düşeceği yerde faiz vesaire hesabı çıkartarak bu miktarı düşmek istemediğini, icra takibine konulan 24.650,00-TL bedelli senede ve alacağın bu kısmına ilişkin bir diyecekleri olmadığını ve bu miktarın ve fer’ilerinin davacı tarafından ödeneceğini, dolayısıyla başlatılan icra takibindeki borcun bu miktarına ilişkin herhangi bir itirazlarının söz konusu olmadığını, buna mukabil icra takibine konulmadan çok önce 07.01.2016 tarihinde ödenen 50.000-TL bedelli, 31.07.2015 vadeli senede ilişkin olan miktarın aslına işletilen faize ve bütün ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, bu nedenlerle öncelikle icra takibinden önce yapmış oldukları ödemeden dolayı 31/07/2015 vadeli ve 50.000,00-TL bedelli senetten dolayı karşı tarafa bir borçlarının olmadığı ve müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için icra takibinin ve satış işleminin itiraz ettikleri kısmı ve miktar için tedbiren durdurulmasını ve icra takibine konu edilen 50.000,00-TL bedelli senetten ve ferilerinden dolayı borçlu olmadıklarının tespit ve icra takibinin ve takibe konu edilen ve takipten önce ödenen 31.07.2015  vadeli ve 50.000,00-TL bedelli senedin iptali ile açıkça haksız ve kötü niyetli karşı tarafın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet ve inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, duruşmada da bu beyanlarını tekrar etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılmış olan takipte takip konusu 24.650,00-TL meblağlı senede karşı borçlu olduğunu kabul ettiğini, bu senedin dava konusu olmadığını, 50.000,00-TL bedelli senedin ise yine bu ticari ilişkiye karşılık olarak müvekkiline verildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan ödeme belgesinin senede istinaden yapılmadığını, senet alacaklısının  ... İnş. Tur. Nak. Enerj. ve Mad. Tic. Ltd. Şti olduğunu, ödeme belgesinin ise ... adına olduğunu, şirket yetkilisi ...'nın şahsen daha önce vermiş olduğu borç paralar dolayısı ile davalı şirketten daire hissesi satın aldığını, ekte sunulan sözleşmeden de anlaşılacağı üzere 125.000-TL daireye mahsup edildiğini, geri kalan 50.000-TL’sinin ise borç olarak belirtildiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme belgesinin mahkemeye sunmuş oldukları daire satış sözleşmesine istinaden ödenen meblağ olduğunu, her ne kadar daire satış sözleşmesinde anahtar teslimi 31.12.2015 olarak belirtilmiş ise de halen dairenin tesliminin gerçekleşmediğini, bu sözleşmeden dolayı ... tarafından her türlü yasal işlemi başlatacaklarını, bu nedenlerle davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"... Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede davaya konu senedin kooperatif defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmış, ayrıca  07/01/2016 tarihli ödeme belgesinde ödemenin davaya konu senede istinaden yapıldığının da belli olmadığı görülmüştür. Davalı yan da söz konusu ödemenin bahsi geçen senede istinaden ödendiğini kabul etmemiştir. Kaldı ki senette malen kaydı mevcuttur.<br>Öte yandan bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bu nedenle bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (T.T.K. m. 779/1). Bonoda şekil şartları T.T.K. 776.md. sayılmıştır. Bunlar; \"Bono\" ya da \"Emre Muharrer Senet\" ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Bu zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlarda vardır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Buna karşılık bonoya isteğe bağlı olarak, bedelinin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. <br>Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında da kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik olan \"bedel kaydı\"dır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması, senedin bono niteliğini etkilemez. Bu tür kayıtlar, bonoyu düzenleyenin, \"lehdardan karşı edimi aldığını\" belirtmeye yarar.  Kambiyo hukuku yönünden ise önemi yoktur. Bedel kayıtları daha çok bonoyu düzenleyenle, lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem kazanır ve kişisel defi nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin \"kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu\" yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır. Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir. Diğer taraftan senetteki malen kaydı malın senedin keşidecisine teslim edildiğine de karine teşkil eder. Az yukarıda da ifade edildiği üzere davacı taraf ödemenin davaya konu senede istinaden yapıldığını ispatlayamamıştır.<br>Bu hususta davacı vekiline iddiasını ispat sadedinde dava dilekçesinde yemin delili olduğu ve bu nedenle yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususu hatırlatılmış, ancak yemin deliline başvurulmamıştır.<br>Davalı vekili %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiş ise de İ.İ.K. 72/4 md. sine göre mahkemece verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından ( Davacının tedbir talebi mahkememizce reddedilmiştir. ) bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede, davacı vekilince davalı aleyhine açılan işbu davada, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 31/07/2015 tarihli, 50.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş olup, alınan rapor ve dosya kül halinde değerlendirildiğinde davacının ticari defterlerinde  davaya konu bono ile ilgili bir kaydın bulunmadığı, davacının yapılan ödemenin dava konusu bonoya ilişkin olduğunu ispatlayamamış olması, davalı yanın da ödemenin söz konusu bonoya istinaden yapıldığını kabul etmemesi, davacı vekiline yemin delili hatırlatılmasına rağmen bu delile başvurulmayacağının beyan edilmesi nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine ...\" gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davanın menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davalarında öncelikle ispat külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, davalının alacaklı olduğunu ispat edemediğini, ortada bir şirket olduğunu ancak alacaklı olduğunu iddia eden tarafın ne defter ne de delil sunabilmiş olmadığını, dosya kapsamı, deliller ve kooperatif defter belgeleri incelendiğinde kooperatif olarak karşı tarafa borçlanmalarını gerektirecek bir durum olmadığını, tanzim edilen bilirkişi raporlarında kooperatif kayıt ve defterlerinin muhasebe kanun ve usullerine ve TTK'ya uygun tutulduğunun belirtildiğini, davalının defterlerini sunmaktan kaçınmış olduğunu, zayi olduğu yönünde beyanları olsa dahi buna ilişkin bir dava yoluna başvurmadıklarını, ..... Ltd. Şti. bu yapılan ödemenin daireye ilişkin olduğunu buna mukabil 50.000 TL lik senet de yazılı ve malen kayıtlı alacağın ... Ltd. Şti ne ait olduğunu iddia ettiğini, bu durum karşısında ... Ltd. Şti.'nin  iddia ettiği malen kayıtlı alacak iddiasını ve bu borcun kaynağını TTK hükümleri gereğince İspat etmek zorunda olduğunu, 000261 nolu Tediye makbuzu aslı ve bu makbuzun defterde olduğu bölümlere bakıldığı zaman davacı olarak beyan ve talepler ile örtüştüğünü, mahkemece bilirkişi raporundaki beyanlar doğrultusunda, kaydı tutan muhasebecinin çağrılıp hangi amaçla nereye kayıt yapıldığı veya yapılmak istendiğinin sorulup gerçeğin ortaya çıkabileceğini talep etmelerine rağmen mahkemece eksik rapora dayalı olarak hatalı hüküm kurulduğunu, açmış oldukları işbu davayı hukuken geçerli her türlü belge, ibraname, tediye makbuzu ve kooperatif defter ve kayıtları ile ispat etmiş olmalarına rağmen ilk derece mahkemesinin, dosya gerçekleriyle örtüşmeyen, soyut, hayatın olağan akışına aykırı bir takım genel geçer, beyanlar ve mevzuatın somut olay ile doğrudan alakası olmayan hükümlerini içeren tespit adı altındaki cümleler ve beyanlara itibar etmiş, hukuka, hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı hüküm vermiş olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına konu edilen 50.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespiti istemli olarak açılan dava sonucunda mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibinde 27.03.2015 keşide, 31.07.2015 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli, malen kaydı bulunan ve 27.03.2015 keşide, 18.07.2015 vade tarihli 24.650,00 TL bedelli, malen kaydı bulunan bonolara istinaden kambiyo takibi yapıldığı, bonolarda keşidecinin davacı, lehtarın ise davalı şirket olduğu, davacının 24.650,00 TL bedelli bonoya yönelik bir davasının bulunmadığı görülmüştür.<br>Davacı yan, dava konusu senet bedelinin davalı şirket yetkilisi ...'ya ödendiği, bononun davalının iş yerinde olması nedeniyle teslim alınamadığı ancak şirket yetkilisince ödemeye ilişkin belge verildiği, iddiasında bulunulduğu, belgenin \"S.S. ... Kooperatifinden 07.01.2016 tarihinde ...'dan kooperatif adına 50.000 TL ellibin TL aldım.\" şeklinde düzenlendiği, belge atında ... isim ve imzası bulunduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde 07.01.2016 tarihli belgenin senete istinaden yapılmadığı, ...'nın şahsen daha önce davacı kooperatife verdiği borç paralara dolayısıyla davalı şirketten daire hissesi satın aldığı, alacağın 125.000,00 TL'sinin daireye mahsup edildiği, geri kalan 50.000,00 TL'nin ise borç olarak belirtildiği, davacının sunduğu ödeme belgesinin daire satış sözleşmesine istinaden ödenen para olduğu savunmasında bulunulduğu, davalı tarafça sunulan 12.03.2015 tarihli ... Peşin Daire Satış Sözleşmesinin, davacı kooperatif ile dava dışı ...... arasında düzenlendiği, sözleşmede belirtilen dairenin 125.000 TL bedelle ......'ya satıldığı, bedelinin tamamen  kooperatifin borcuna mahsup edildiğinin belirtildiği, Davacı tarafından cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan tarihsiz İbraname başlıklı belgede, ibra eden ......'nın dava dışı kooperatif ve davacı kooperatif ile bu güne kadar gerek şahsının, gerek sahibi olduğu şirketlerin, gerekse  oğlu .......'nın yapmış olduğu tüm ticaret ile ilgili olarak tüm alacaklarının karşılığını daire, nakit ve senet olamak üzere aldıkları, daire sözleşmesi ve karar suretini aldıkları, geriye kalan 50.000 TL'nin de kooperatiflerin 2015 yılında yapacakları genel kuruldan sonra toplayacakları üye senetleriyle ödeneceğinin taahhüt etmeleri üzerine alacaklarının 50.000 TL senet harici diğerlerini aldığını, bu tarih itibariyle ismi belirtilen kooperatiflerden hiç bir hak ve alacağının kalmadığı beyanı bulunduğu, ibranamede atıf yapılan davacı kooperatif yönetim kurulunun 12.03.2015 tarihli karar tutanağında, kooperatifin sahibi olduğu yapılarda D blok 14 nolu dairenin dava dışı ...'ya 125.000 TL bedelle satıldığı, bedelin kooperatifin borcuna mahsup edildiği, genel kuruldan sonra toplanacak üye senetleriyle ödenmek üzere ......'ya 50.000 TL borcun bulunduğu, bunun dışından başka bir borç bulunmadığı yönünde karar alındığı, aynı hususta 12.4.2015 tarihinde alınan karar ile daire numarasının düzeltildiği,  görülmüştür.<br>Mahkemece taraf ticari defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, davacı kooperatifin ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi eliyle incelendiği, davalı şirket defterlerinin ise yangında zayi olması nedeniyle incelenemediği anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamından, tarafların dosya arasında yer alan 12.03.2015 tarihli daire satış sözleşmesi, 07.01.2016 tarihli  ödeme belgesi ve tarihsiz ibraname başlıklı belgeye itirazlarının olmadığı, uyuşmazlığın,   07.01.2016 tarihli  ödeme belgesi ile ödendiği sabit olan 50.000,00 TL'nin, dava konusu bonoya istinaden mi yoksa dava dışı ......'nın şahsen, davacı  kooperatiften olan alacağına karşılık mı ödendiği noktasında toplanmaktadır. <br> 12.03.2015 tarihli daire satış sözleşmesi ile davacı kooperatif yönetim kurulunun ilk kararının aynı tarihli ve yine takibe konu bononun keşide tarihin bu tarihlere yakın 27.03.2015 tarihli olduğu,   sözleşme ve ilk yönetim kurulu kararında daire numarasının farklı gösterildiği, ancak 12.04.2015 tarihli yönetim kurulu kararında bu farklılığın giderildiği,  dosya arasında taşınmazın dava dışı  ......'ya devredildiğine ilişkin tapu kaydı bulunmadığı ancak  tapu devrine ilişkin taraflarca ileri sürülmüş bir itiraz bulunmamasına göre bu hususlarda bir uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar dava dışı ...... tarafından düzenlenen ibranamede tarih bulunmamakta ise de ibranamede daire satışı sözleşmesine ve davacı kooperatif yönetim kurulu kararına atıf yapılması nedeniyle, ibranamenin belirtilen kayıtlarla aynı tarihte yada sonraki bir tarihte düzenlendiğinin anlaşıldığı, ibranamede dava dışı ......'nın gerek kendisi gerekse yetkilisi olduğu davalı şirketin, davacı kooperatiften olan alacaklarının ne şekilde tahsil edildiğinin ifade edildiği, ticaret sicil gazetesinden yapılan incelemede davalı şirketin kuruluşundan ......'nın şirket ortağı ve şirketi temsile yetkili müdürü olduğu, ibranamede şahsının ve sahibi olduğu şirketin alacaklarından dolayı 50.000 TL bedelli senet dışında alacak bulunmadığının açıkça ifade edildiği, 07.01.2016 tarihli ödemenin, ödeme tarihi de dikkate alındığında dava konusu bono nedeniyle yapılan ödeme olduğu, bu itibarla davacı kooperatifin Konya ..İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı icra takibine konu  27.03.2015 keşide, 31.07.2015 vade tarihli 50.000,00 TL miktarlı  bono bedelinin ödendiği iddiasını ispatladığı, ancak  davalının yemin deliline dayandığı, davalıya yemin delili hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  04/05/2023 tarih, ... Esas, ... Karar, sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d12407a083021f9","SID":"531a6cab7dbde512"}}