{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/87 \t               (DAVADAN FERAGAT NEDENİYLE YENİDEN  <br>KARAR NO\t: 2024/907\t\t    ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/10/2023<br>ESAS NO\t\t: 2020/479 E 2023/1115 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 03/09/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/09/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili; kambiyo senedinin müvekkilinin imzası taklit edilerek düzenlendiğini, üzerindeki imza da yazının da müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin, kendisinden habersiz aleyhine borç yükleyen ve müvekkilinin imzasını taklit ederek düzenlenen senedin varlığından 31.08.2020 tarihinde ... plakalı aracına ve mevduat hesaplarına konulan haciz ile haberdar olduğunu, sahte senet hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca ihtiyati haciz kararı veren Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/106 D.İş dosyasına da itiraz edildiğini, yapılacak soruşturma ile müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını, ayrıca senetteki düzenleme tarihi ile vade tarihi arasında bir senelik zaman farkı senede gerçeklik payı katmaya çalışmak maksatlı olduğunu, davalı ile müvekkili arasında hiçbir şekilde şahsi veya ticari anlamda hukuki ilişki mevcut olmadığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını,  müvekkilinin bilgilerini kullanarak sahte şekilde doldurulmuş bir senet ile hem resmi belgede sahtecilik suçu işlendiğini, hem de müvekkilinin haksız cebri icra yükümlülüğü altında kaldığını, davalının, ciro zincirine göre senet borçlusu olan müvekkili ile ...'dan sadece müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı aldığını, bu hususun da tek başına dava konusu imzası sahte senet ile salt müvekkili üzerinden TTK'nın bonoyu düzenleyen hükümleri aleyhte kullanarak kazanç elde etme çabasında olduğunu, diğer borçlu ... adına herhangi bir ihtiyati haciz kararı olmadığını, oysaki ...'ın davalının kendi cirantası olduğunu ve ...'a karşı ihtiyati haciz talebinde bulunulmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iyiniyetli olduğu iddiası ile imzası sahte senedi ...'dan alan davalının, müvekkiline karşı iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu ileri süremeyeceğini, bir an için aksi kabul edilse dahi müvekkilinin imzası sahte olmasından dolayı, bonodaki imzaların  bağımsızlığı ilkesi gereğince ...'ın bu bonodan sorumlu ve borçlu olan tek kişi olduğunu, bu nedenle müvekkiline karşı kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, bononun düzenleme tarihi itibariyle Hatay İl Jandarma komutanlığında personel olarak çalışmakta olup, bağlı bulunduğu MEBS Şube Müdürlüğü'nde İdari İşler Astsubayı olarak görev yapan ... adlı personelin; hem kurum içi hem de kurum dışı şahıslarla sahtecilik, dolandırıcılık ve haksız kazanç elde etme işlemleri ile tanındığını, söz konusu şahıs ...'in bononun imza tarihi olarak yazılan 18.06.2019 tarihinde müvekkilinin Ankarada olacağını, konumu itibariyle şube personelinin özlük dosyalarına erişimi olması sebebiyle müvekkilinin imzalarını, adreslerini ve en önemlisi de kamu personelinin her yıl zorunlu olduğu mal beyanı bildirimi ile müvekkilinin ne miktarda malı olacağını bilebilecek konumda olduğunu, senetteki imzanın müvekkiline ait olduğu tespit edilse dahi söz konusu ... adlı şahsın müvekkiline başka evraklarla birlikte imzalattığını, çünkü müvekkilinin böyle bir borcu yahut senet bedeli kadar malvarlığı hiçbir zaman banka hesaplarına veya mal bildirimlerine yansımadığını, davacının böyle bir senetten haberi olmadığını, her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı aleyhine açtıkları  menfi tespit davasının kabulüne; davalı nezdinde müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu 18.06.2019 düzenleme, 16.06.2020 vade tarihli kambiyo senedinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; hakkın kötüye kullanılmasının Yargıtay Kararları ve doktrin ışığında belirtilen koşulların varlığı halinde kabul edildiğini, senedin iyi niyetli 3.Kişi olan müvekkilinde bulunması nedeniyle davacının iş bu dosyada taraflarına karşı ileri sürebileceği bir def-i hakkı olmadığını, Ankara Batı İcra Dairesi’nin 2020/19302 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde borçlunun; ne borca ne de imzaya itiraz ettiğini, yalnızca taraflarınca Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/106D. İş dosyasında ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini,  açılan bu davada sadece taraflarının davalı gösterildiğini, borcunun olmadığını kendilerinin de bilmediği ve taraflarınca da bilinmesi mümkün olmayan bir takım farazi iddialarla kanıtlamaya çalışıldığını, iş bu sebeple; bu iddiaların kabulünün  mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak nedeniyle açılmış bulunan işbu haksız ve kötü niyetli davanın ve tedbir talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle Davacı/Borçlu’nun, davalı müvekkile %20 icra inkar tazminatı ödemesine, ( icra inkâr tazminatının aynı icra dosyası ile tahsiline), huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle uğrayacakları herhangi bir zararda dava açma haklarının saklı kaldığını belirterek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı/borçlu’ya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece,  kambiyo senedindeki imzanın davacı keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükünün senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düştüğü, aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda senette borçluya atfen atılı bulunan imzanın borçluya ait olduğu, inceleme konusu senet üzerinde iddialar doğrultusunda tahrifat yapıldığını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulgu saptanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE <br>Dava, takip konusu bonodaki imzanın sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.<br>Davacı vekili 08/08/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Akabinde 09/08/2024 tarihli dilekçesi ile de, davadan ve istinaf haklarından feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını belirterek davadan feragat doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili ise, davacının feragati sebebiyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, feragat nedeniyle işlem yapılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>HMK'nun 310.maddesinde; \"(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.<br>(2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra  yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.<br>(3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.<br>\"<br> HMK.'nın 311.maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davadan feragat maddi hukuk bakımından haktan da feragat anlamına gelir.  Feragat edilen dava yeniden açılamaz.<br>\"Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin\" \"Karar Verilmiş Dosyalara İlişkin İşlemler\" başlıklı 215.maddesinde; \"Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hakim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.\" şeklinde düzenleme mevcuttur.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilininAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/479 Esas 2023/1115 Karar sayılı dosyasında açmış olduğu menfi tespit davasından feragati kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından, karar kesinleşmeden davadan feragat nedeniyle, yerel mahkeme kararının kaldırılarak vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun davadan feragat nedeniyle KABULÜ ile;<br>2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/479 Esas 2023/1115 Karar sayılı 26/10/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br><br>3-a-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,<br>b-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60TL harcın, peşin alınan 5.152,84TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.725,24TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br><br>c-Taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  <br>d-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br> 6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine, <br>7-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin  olmak üzere 03/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>Başkan...<br> <br><br>Üye...<br> <br><br>Üye...<br> <br><br>Katip...<br> <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e97d5ad189cc04e7","SID":"d710f61740c95892"}}