{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2023/431 - 2024/991<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/431 <br>KARAR NO\t: 2024/991<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/457 Esas 2022/961 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 11/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/09/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 05.07.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ve ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, dava konusu kaza sonucu müvekkilinin Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine kaldırıldığını ve  sol ayak bileğinde kırık tespit edildiğini, alçı tedavisine başlandığını, kırığın müvekkilinin maluliyetine neden olabileceğini belirterek, davacının yaşadığı zarardan kaynaklı tedavi giderleri, bakım giderleri olduğunu, cismani zararlarından kaynaklı çalışamaması nedeniyle gelir kayıplarının meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik, 100,00 TL. tedavi ve bakım giderleri olmak üzere toplam 300,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\t Davacı vekili 03.03.2022 tarihli beyan dilekçesi ile,  100,00 TL tedavi ve bakım giderleri talebinin 50,00 TL'sin tedavi, 50,00 TL'sinin bakıcı giderine ilişkin olduğunu belirtmiştir. <br>\tDavacı vekili 06.12.2022 tarihli dilekçesi ile, 100,00-TL olan geçici iş göremezlik talebini 6.974,10 TL'ye, 100,00-TL olan tedavi ve bakıcı gideri taleplerini 3.063,0 TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir. <br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde, dava konusu kaza nedeni ile müvekkili şirket açısından sorumluluk temerrüt tarihinden başlamakla ve müvekkili şirkete dava öncesinde başvuru yapılmamakla kaza tarihinden faiz talebi ile ve sigortalı şirketten mevduat faizi talebinin mümkün olmadığından faiz türünün kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazanın çok taraflı trafik kazası olduğunu, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranlarının belirlenmesi ve davacının kaza sonrası maluliyet oranının belirlenmesi, akabinde konusunda uzman aktüer bilirkişi tarafından tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI\t<br>\tMahkemece,  05.07.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında  ... plakalı araç ile  ... plakalı araçların birbiri ile çarpıştığı akabinde, çarpmanın etkisi ile savrulan araçlar ile davacının idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarptıkları, çarpma neticesinde davacının İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 27.04.2022 tarihli raporunda belirtildiği üzere, kalıcı maluliyete uğramayacak, ancak 3 ay geçici iş göremez halde kalacak ve 1 ay bakıcı ihtiyacı duyacak şekilde yaralandığı,  Adli Trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda ifade edildiği üzere  davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı,  davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı bulunan dava dışı her iki araç sürücüsünün kusurlu oldukları  bu nedenle davalı sigorta şirketinin oluşan maddi zararı ödemekle yükümlü bulunduğu, davacı vekilince açılan dava ile müvekkilinin kalıcı maluliyeti bulunduğu belirtilmiş ise de,  İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 27.04.2022 tarihli raporunda belirtildiği üzere, kalıcı maluliyetin gerçekleşen somut olayda bulunmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin talebin reddine karar verileceği, usul ekonomisi gözetilerek aktüer bilirkişiden rapor alınmaksızın geçici maluliyet süresi kaza tarihindeki ve doktor bilirkişi raporundaki veriler dikkate alınarak mahkemece resen hesaplandığı  (6.974,10 TL)  ve doktor bilirkişi raporunda  SGK tarafından karşılanmadığı belirtilen tedavi gideri ve yol ücreti tutarı olan  3.063,00 TL dahil edilmek suretiyle toplam 10.037,10 TL üzerinde davanın kısmen kabulüne dair karar vermek  gerektiği gerekçesiyle; \" 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 10.037,10 TL nin 04.10.2020 dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline; davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece alınan adli tıp raporunun  hüküm kurmaya elverişli olmadığını,  12.11.2021 tarihli Raporun 2-B bendinde görüldüğü üzere müvekkilin muayenesinde yeniden grafi çekilmeden yüzeysel inceleme ile söz konusu raporun  oluşturulduğunu, ancak müvekkilin ayağında halen sancılar mevcut olup yürüme sıkıntısı yaşadığını, bunun nedeninin grafiler sonucu detaylı inceleme ile ortaya çıkacağını, ayrıca müvekkil fırıncı olup, beden işçisi olarak gün boyu ayakta çalıştığını, rapor düzenlenirken müvekkilin ağır beden işçisi olması da dikkate alınması gerekirken eksik inceleme sonucu rapor düzenlendiğini, mahkemece anılan kararda dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, ancak usul ve yasa gereği Yargıtay kararlarında da açık olduğu üzere trafik kazalarında olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini,  faiz başlangıç tarihi hatalı olarak belirlenmiş olup, müvekkilin hak kaybına sebebiyet verdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.<br>\tMaluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tSomut olayda, davacı vekili tarafından maluliyet raporuna itiraz edilmişse de, Fırat Üniversitesi ve Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlarda, ...'nin 05.07.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı meydana gelen sol ayak bileği dış malleol kırığı nedeniyle;  Şahsın maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtilmiş,  Şahsın 04.11.2021 tarihinde Fırat Üniversitesi tarafından  yapılan muayenesinde; sol ayak bileği eklem hareket açıklıklarının tam, yürüyüşün normal, fonksiyonel kısıtlılık, atrofi bulunmadığı ve önceki başvuruda grafileri çekilmiş olduğundan tekrar çekilmesine gerek duyulmadığı belirtilmiş,   Adli Tıp Kurumu tarafından da  20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu belirtilmiş olup, raporların usulüne uygun olduğu ve birbirini teyit ettiği anlaşılmakla, rapora yönelik istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. <br>\tDavacının  faiz tarihine yönelik istinafı yönünden; <br>\tYargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/09/2021 tarih ve 2021/18933 Esas, 2021/4438 Karar sayılı ilamında; “2918 sayılı KTK'nun  99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Somut olayda; her ne kadar davacı vekili davalı sigortacıya başvurmuş ise de, bu başvuruda sadece geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı için talepte bulunulduğu (davaya konu edilen bakıcı gideri için bir talebin olmadığı) görüldüğünden, anılan tarihin temerrüt belirlemesinde etkisi yoktur. Davacı tarafın davaya konu edilen bakıcı giderinin ödenmesini sağlamak amacıyla, 13.12.2019 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 23.12.2019 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalının temerrüt tarihinin yanlış belirlenmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.\" denilmektedir.<br>\tSomut olayda; davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükünün davacıda olduğu, davacının eldeki davadan önce davalı sigorta şirketine  başvurduğu anlaşılmakta ise de eksik evrakla başvurulduğu ve maluliyet raporunun eklenmediği , ancak sigortaya yönelik olarak alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulduğu anlaşıldığından artık sigortanın temerrüt tarihinin 26/8/2020 olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından, davacının bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve faiz başlangıç tarihi yönünden hükmün düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜ İLE;  Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 30/12/2022 tarihli, 2020/457 Esas- 2022/961 Karar sayılı kararın kaldırılmasına,<br>\t HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\t 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 10.037,10 TL nin    26/8/2020    arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, <br>\t- Fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 685,63-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40 TL ile tamamlama harcı 81,00 TL'nin toplamı olan 135,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 550,23 TL'nin  davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br>\t3-Kendisini vekille temsil davacı yararına AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00  TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t4-Reddedilen tazminat tutarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Davacı tarafından yatırılan  54,40  TL başvurma harcı, tebligat-müzekkere ücreti, bilirkişi ücreti, ATK ücreti 3.263,80 TL olmak üzere toplam 3.318,20  TL yargılama gideri ile 135,40 TL  harç giderinin davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, <br>\tIII-İstinaf talebi kabul edilen tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 111,00-TL istinaf yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tIV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tV- Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,\t<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 11/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e5ac5a49f372e7e","SID":"cec58b746711a69c"}}