{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2023<br>NUMARASI\t\t: Esas -  Karar<br><br>DAVACI\t: ... -  (T.C Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -<br>\t  Av. ... <br>DAVA\t\t: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/07/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/07/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 12/12/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2001 yılında davalı kooperatife üye olarak aidat ödemeye başladığını, ancak davalı kooperatifin 14.03.2011 tarih “183” sayılı yönetim kurulu kararı ile müvekkilini kooperatif üyeliğinden ihraç ettiğini, bu karara karşı müvekkilinin Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile iptal davası açtığını,  ancak davanın süresinde açılmadığı için usuli nedenlerle reddedildiğini, kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin üyelikten ihraç edildiği 03.02.2011 tarihi itibariyle kooperatife ödemiş olduğu bedelin 55.025,00 TL olduğunu, kooperatif ile ilişiği kesilmiş olduğu halde müvekkiline, ödemiş olduğu aidat paralarının iade edilmediğini, müvekkili tarafından alacağının ödenmesi için Konya ..Noterliği'nin 09.11.2020 tarih ve “.....” yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide ederek 10 günlük süre içinde alacağın ödenmesinin ihtar etmesine rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek  fazlaya ilişkin tüm hakları ve talepleri saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 55.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyen yasal faizi ve ihtarname tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kooperatif nezdinde Kooperatifler Kanunu gereğince muaccel bir alacağı olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın varlığının ve miktarının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak  davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; Bilirkişi raporunda: Davalı kooperatifin incelemeye sunulan ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin de süresinde yapıldığı, bunun dışında incelenen ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu ve ticari defterlerin birbirini teyit eder nitelikte olduğu tespit edildiği,   davacı ...'nın davalı kooperatife 55.025,00TL aidat yatırdığı, daha önce kesinleşen mahkeme kararlarında yer alan bilirkişi raporlarında da davacı ...'nın davalı kooperatife 55.025,00TL yatırdığı, bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığı,  davacının davalı kooperatiften 2011 yılında ayrıldığı hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamakta olup, davacının payına düşen masraf hissesinin raporda hesaplandığı üzere 169,42TL olduğu, davacının masraf hissesi düşüldükten sonra iade alması gereken 54.855,58TL aidat alacağının davacının üyelikten ayrıldığı 2011 yılı bilançosunun kabul edildiği 21.01.2012 tarihli genel kuruldan itibaren 1 ay sonra 21.02.2012 tarihinde muaccel olacağı ve borçlunun bu tarihten itibaren temerrüde düştüğü yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, getirtilen tüm deliller nazara alınarak bilirkişi raporunda kooperatif ana sözleşmesi ile yapılan ödemeler kapsamında tespit edilen iade tutarının  mahkemece uygun görüldüğü gerekçesiyle  davacının davasının kısmen kabulü ile 54.855,58 TL'nin 21/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davacının aidat alacağını kabul etmediklerini, davacının  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile ihraç kararının iptali davası açtığını, bu davada yerel mahkemece 13/07/2011 tarihli Tensip Tutanağı ile davacının da aralarında olduğu bir kısım davacılar yönünden davacıların    davalı kooperatifteki hisselerinin  dava sonuna kadar boş tutulması ve üçüncü kişilere devredilmemesi (üye alınmaması) için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacının açmış olduğu ihraç kararının iptali konulu davada Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen  ... E. ...K. Sayılı kararın Yargıtay 23. H.D. ... E. 2.... K. Sayılı  17.03.2020 tarihli ilamı ile onandığını, davacı bu yargılama sürecinde üyeliğinin devamını talep etmiş olup alacağının o tarihlerde muaccel olmasının davacının talebi ile çeliştiğini, davacının alacağının muaccel olduğu kabul edilse dahi müvekkil kooperatif temerrüde düşmüş olmadığını, zira ortada devam eden bir yargılama ve tedbir kararının mevcut olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kooperatif üyeliğinden ihraç nedeni ile kooperatife ödenen aidat bedellerinin iadesi talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı taraf, davalı kooperatiften ihraç edildiğini, bu nedenle davalı kooperatife ödemiş olduğu aidatların ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesini talep etmekte, davalı taraf ise davacının muaccel bir alacağı olmadığını, davacının ihraç kararının iptali için dava açıp ihtiyati tedbir kararı aldığını, tedbirin devamı süresince temerrüdün gerçekleşmeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmektedir. <br>Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere; Kooperatiften çıkma hakkını kullanan veya çıkartılan ortak, \"ayrılma payı\" alır. Ayrılma payının “asgari” miktarı, pay sahibinin sermayeye katılma borcu için ödemiş olduğu bedeldir. Fakat, ana sözleşmelerle, buna ek olarak, ortakların veya mirasçıların kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden oluştuğu düzenlenebilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanır. Kanundaki \"yedek akçe\" kelimesi sadece kanuni yedek akçelere inhisar ettirilmelidir <br>Ayrılma payının nasıl belirleneceği, 1163 sayılı KK’nun  17.maddesi ve örnek (tip) ana sözleşmenin 15.maddesinde düzenlenmiştir. Kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebilir. Bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay süre geçtikten sonra bu hak talep edilebilir.<br>1163 sayılı KK’nun 17.madde hükmü aynen; “Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.<br>Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.<br>Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür” şeklindedir. Bu yasa hükmü uyarınca;  ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı (istifa) veya çıkartıldığı (ihraç) yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların geri ödenmesi ise, bu bilançonun kesinleşmesinden, başka bir anlatımla bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde yapılabilir. Dolayısıyla alacak, bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay sonra muaccel hale gelir.Aynı yasa hükmünün ikinci fıkrası gereğince, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Erteleme kararı, kooperatife sadece yapacağı geri ödemeleri üç yıla kadar erteleme hakkı verir. Bu sürenin sonunda ortak, yine aynı yasa maddesi ile tip anasözleşmenin 15/1.maddesi uyarınca, yaptığı ödemelerin iadesini, ayrıldığı yılın bilanço tarihinden itibaren bir ay geçtikten sonraki tarihten itibaren faiziyle birlikte geri isteyebilir. Ancak, davacıya yapılacak geri ödeme, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecekse, dolayısıyla erteleme kararı geçerliyse ve dava, erteleme süresi dolmadan açılmışsa, zamanından önce açılan davanın reddi gerekecektir. Bu aşamada hemen belirtilmelidir ki, böyle bir erteleme kararı alınsa dahi, dava edilmesi durumunda, mahkemelerce öncelikle, ortağın istediği iade alacağının, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceğinin kooperatif kayıtları incelenerek tespit ettirilmesi gereklidir. <br>Ayrıca, tip anasözleşmenin 15/2.maddesi aynen; “Ancak ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın 21.madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir” şeklinde düzenleme öngörmekte olup, somut olayda davalı kooperatifin anasözleşmesinde de bu düzenleme aynen yer almıştır. Bu hüküm uyarınca,  ‘daha önceden de boş olan ortaklık payları dışında’, ortaklıktan çıkan ortaklar ‘yerine’ yeni üye alınması halinde, çıkma payının derhal ödenmesi gerekecektir.<br>Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olaya gelindiğinde; dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacının davalı kooperatifin 14.03.2011 tarihli genel kurul toplantısında ihraç edildiği, davacının ihraç kararına  karşı Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyası ile  açmış olduğu davanın reddedildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının davalı kooperatife toplam 55.025,00 TL para yatırdığı, Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davacının ayrılma payı alacağının davacının yatırdığı aidattan masraf hissesi düştükten sonra 54.855,58 TL olarak hesaplandığı, davacının ihracına ilişkin 2011 yılı bilançosunun 21.01.2012 tarihli genel kurulda kabul edildiği, genel kurulda aidat geri ödemelerinin ertelenmesi yönünde bir karar alınmadığı, bu nedenle davacı alacağının 21.02.2012 tarihinde muaccel olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ihracına ilişkin kararın iptaline ilişkin dava açılmış olması, davalı kooperatifin ayrılma payı ödemesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığından ihraç kararının iptali için dava açılması ve ihtiyati tedbir kararı alınması ayrılma payı  alacağının muaccel hale gelmesini engellemez. Buna göre mahkemece davanın kısmen kabulü ile  54.855,58 TL alacağın 21.02.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 3.747,18 TL harçtan peşin alınan 936,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.810,38‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b83a35e62f348651","SID":"335d30dd04411e00"}}