{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t: Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... - (T.C Kimlik No: ... )<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 08/07/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 08/07/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 03/11/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>\tDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı firmaya satmış olduğu alüminyum dezenfektanlar karşılığında 30/04/2020 tarihli ....Nolu 280.250,00 TL tutarlı ile 10.07.2020 tarihli ... Nolu 79.437,60 TL tutarlı faturaları kestiğini, bu satışlar ve faturalara istinaden davalı firma tarafından birtakım ödemeler gerçekleştirildiğini, kalan bakiye miktarının 129.687,60 TL olduğunu, kalan miktar için davalı tarafın arandığını ve borç ödenmediği takdirde icra takibi başta olmak üzere tüm hukuki sürecin başlatılacağının şifahen bildirildiğini, davalının 18/09/2020 tarih ve ... Nolu KDV dahil 132.750,00 TL bedelli e-arşiv iade faturası düzenleyerek 45 adet alüminyum dezenfektanlarının davacının iş yeri adresine iade olarak gönderdiğini, ilgili alüminyum dezenfektanların davacı tarafından kabul edilmeyerek 18/09/2020 tarihli iade faturasına süresi içerisinde Konya .. Noterliği'nin 25.09.2020 tarihli... yevmiye nolu ihtarname ile itiraz edildiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının 13/10/2020 tarihinde borca itiraz ettiğini, ve takibin durduğunu, dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, takip konusu alacağın likit fatura alacağı olduğunu beyan ederek davanın kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile Konya .. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında mevcut takibin 133.189,40 TL üzerinden devamına, davalının %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dezenfektan kabini üreten bir firma olduğunu 2020 yılı başında gereksinimi artan dezenfektan kabinlerini yurt dışına göndermek için üretim kararı aldığını, bu doğrultuda Avrupa ve dünya standartlarında cihaz üretimi yapabilmek için ve ürettiği cihazların ihraç edilmesi halinde ihraç edilen ülkelerin belirlediği standartlar doğrultusunda ve bu standartlara uygun parçalarla üretim kararı aldığını, bu doğrultuda dezenfektan kabin aksamında kullanacağı malzemeleri yurt dışı menşeli olması için araştırmaya girdiğini, bu doğrultuda ...Lımıted Şirketi'ne ait dezenfektan kabin parçalarının dünya ve Avrupa standartlarına uygun olduğunu gördüğünü ve bu parçaların Konya'da distribütörlüğünü yapan davacı ... ile parça alımı konusunda görüşmeler yaptığını ve siparişler verdiğini, siparişin verildiği dönemde salgının yoğunlaşması nedeniyle ve dezenfektan ile alakalı tüm kalemlerde tedarik sıkıntısı bulunduğunu ve davacının tek tedarikçi olması nedeniyle onun belirlediği fiyat konusunda anlaşıldığını, ilk sipariş edilen ürünlerin kendisine teslim edilmeden önce davacıya ilk sipariş tutarının büyük bir kısmının ödendiğini, ilk sipariş kabin parçalarının 30/04/2020 tarihinde teslim edildiğini, ilk teslimden sonra müvekkilinin dezenfektan kabin üretimine başladığını ve üretilen dezenfektan kabinlerini yurt dışına gönderdiğini, davacıya yeniden sipariş verdiğini ve 10/07/2020 tarihinde 2. siparişlerin teslim edildiğini, 2. siparişlerin tesliminden sonra yurt dışına gönderilen dezenfektanlarda arızalar meydana gelmeye başladığını, davacıdan alınan parçalarda kaçaklar meydana geldiğini bu kaçakların üretilen cihazlarda arızaya neden olduğunu, arıza yapan makineler için yedek parçalar gönderilmesine rağmen sorunun çözülemediğini, müvekkilinin sorunun kaynağını araştırmaya başladığını, davacı tarafından teslim edilen malzemelerin bir kısmının ölçülerinde tutarsızlık olduğunun tespit edildiğini, davacının sipariş verilen ingiliz firmasına ait siparişlerin içerisine sahte fason olarak yaptığı veya yaptırdığı malzemeleri karıştırdığının ortaya çıktığını, davacının bunu kabul etmediğini, müvekkilinin 18/09/2020 tarihinde iade faturası ile sahte olarak üretilen malzemeleri davacıya nakliye ile gönderdiğini, ancak gönderilen bu malzemelerin davacı tarafından iade alınmadığı gibi orijinal parçalarla da değiştirilmediğini, ayrıca kesilen iade faturasına da itiraz edildiğini ve müvekkili aleyhine dava dayanağı icra takibi ile 30.09.2020 tarihinde icra takibine geçildiğini, yapılan icra takibine müvekkilince itiraz edildiğini, ayrıca Konya. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş numaralı tespit dosyası ile ürünlerin fason olup olmadığının tespitinin yaptırıldığını, yapılan tespitte fason üretilen ürünlerin ölçülerinde farklılık olduğunun tespit edildiğini, ayrıca, yapılan araştırmada davacının fatura dayanağı malları gerçek piyasa fiyatının neredeyse 4 katına sattığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu durumdan dolayı iş kaybı yaşadığını beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....Davacının davalı firmaya satmış olduğu alüminyum dezenfektanlar karşılığında 30/04/2020 tarihli ... Nolu 280.250,00 TL tutarlı ile 10.07.2020 tarihli ... Nolu 79.437,60 TL tutarlı faturaları kestiğini, bu satışlar ve faturalara istinaden davalı firma tarafından birtakım ödemeler gerçekleştirildiğini, kalan bakiye miktarının 129.687,60 TL olduğunu, kalan miktar için davalı tarafın arandığını ve borç ödenmediği takdirde icra takibi başta olmak üzere tüm hukuki sürecin başlatılacağının şifahen bildirildiğini, davalının 18/09/2020 tarih ve ... Nolu KDV dahil 132.750,00 TL bedelli e-Arşiv İade Faturası düzenleyerek 45 adet alüminyum dezenfektanlarının davacının iş yeri adresine iade olarak gönderdiğini, ilgili alüminyum dezenfektanların davacı tarafından kabul edilmeyerek 18/09/2020 tarihli iade faturasına süresi içerisinde Konya .. Noterliği'nin 25.09.2020 tarihli ... Yevmiye Nolu İhtarname ile itiraz edildiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine Konya ... İcra Müdürlüğü'nün.... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının 13/10/2020 tarihinde borca itiraz ettiğini, ve takibin durduğunu, dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, takip konusu alacağın likit fatura alacağı olduğunu beyan ederek davanın kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile Konya ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında mevcut takibin 133.189,40 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmekle davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmektedir.<br>Dosya incelendiğinde itirazın iptali davasında konu olan taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan malların karşılığı olan bedelin ödenmediği , bu nedenle takibin davacı tarafından yapıldığı, yapılan takibe davalının itiraz ettiği, dolayısıyla nezdimizde görülen itirazın iptali davasında davacının sözleşmenin şartlarını yerine getirtiğini, alacaklı olduğunu iddia ettiği, ancak davalı vekilinin gerek icra dosyasında gerekse mahkememiz dosyasındaki cevap dilekçesinde sözleşmeye konu malların gerek ayıplı olduğu gerekse davacı tarafın hileli işlem yaptığı, zira taraflar arasındaki anlaşmadaki teslim etmesi gereken malları teslim etmediği daha doğrusu sözleşmedeki nitelikleri beklenen malları davalıya daha sonraki dönemde teslim edilen mallarla aynı nitelikte olmadığı; bu malların fason olarak üretildiğinin davalı tarafından Konya .. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini iddia ettiği anlaşılmıştır.<br>Söz konusu bütün evraklar, belgeler, sözleşmeler , teslim tutanakları mahkememizce celp edilmiş, özellikle davalı vekilinin daha önceden Konya .. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası mahkememiz dosyasına alınarak incelenmiş, Mahkememizce de bilirkişi incelemesi yapılmış, söz konusu inceleme neticesinde davacı tarafın ilk teslim ettiği malların daha doğrusu teslim ettiği mallar arasında nitelik farklılıkları olduğu, ölçülerinde farklılıklar oluştuğu, bunların bir nevi ayıp niteliğinde ve gizli ayıp olduğu, bu nedenle söz konusu malların gerekli verimi vermeyeceği kanaati oluşmuştur.<br>Bununla beraber davacı vekili davalı tarafın ayıba ilişkin tekeffül hükümlerine uymadığı muayene şartını yerine getirmediği, gözle görülebilecek aksaklıkları ve borçlar kanunu ilgili maddesince ilk anda muayene ederek anlayabileceği, bu nedenle ve bu itiraz sürelerinin geçtiği iddiasıyla davalının itirazlarının reddedilerek davanın kabulünü talep etmiştir.<br>Ancak mahkememiz dosya kapsamındaki deliller dava dışı alınan bilirkişi raporu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu dosya kapsamındaki numunelerin ve söz konusu malların ebat olarak küçük sayı olarak fazla ve istiflenmiş olarak teslim edilmiş olduğundan söz konusu malların ancak imalat sırasında ortaya çıkabileceği kanaatiyle ayrıca davalının sözleşmede talep etmiş olduğu malları satıcının aracı olarak temin etmesi gerekirken kendisinin fason olarak imal etmesi ve bu imalat ile söz konusu malların ölçülerinin tam olarak tutturamaması ve bu nedenle davalının saf malzemeleri imalatta kullanırken  gerekli malzemeleri kullandığı esnada ölçülerin tam olmaması nedeniyle üretilen üründe deformasyon oluştuğu, ve bunun da bilirkişi raporunda tespit edilmesi dikkate alındığında aşağıdaki gibi hüküm kurulmaya karar verilmiştir.\" gerekçesiyle davacının davasının reddine, ispatlanamayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında malzemelerin ne şekilde olacağı yahut mevcut şeklinde olmaması gerektiğine dair bir yazılı anlaşma olmadığını, bu bakımdan davalının ayıp iddialarının dinlenebilmesi için ürünlerin ne şekilde olması gerektiğini yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, ön koşul, davalı tarafından ispatlandıktan sonra buna bağlı olarak da teslim edilen ürünler, eğer istediği şekilde veya istediği ürünler değilse, 8 günlük süre içerisinde ürünleri tek tek kontrol edip satıcı müvekkiline bildirimde bulunması gerektiğini,  delil başlangıcıyla bile desteklenmeyen davalının soyut iddia ve beyanlarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının 2.parti ürünleri 10/07/2022 tarihinde teslim aldığını ifade ettiğini ne var ki süresinde  yapılmış usulüne uygun herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmadığını, hükme esas alınan raporun, malzemelerin ayıplı olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koymadığını, her ne kadar raporda ölçü farklılıklarının olduğu belirtilse de bu farklılıkların ürünü kullanmaya engel teşkil eder nitelikte olup olmadığının belirtilmediğini, davalı her ne kadar malzemelerin ayıplı olduğunu ileri sürse de davacı müvekkilinin satmış olduğu malzemelerin ayıplı ve aldatıcı nitelikte olduğunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, tüm bu açıklamalar dava konusu ürünlerde kullanmakla ortaya çıkan gizli ayıp olduğu iddiasının bir an gerçek olduğu ve itirazın iptali davasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu varsayılsa dahi bu varsayım davalının iddia ve savunmalarında haksız olduğunu göstermek için olduğunu, hukuken işbu eldeki davada yapılacak yargılama sonucunda, \"ürünlerin iadesine\" şeklinde hüküm kurulması mümkün olmayacağından davalının \"ayıp iddialarının\" dinlenmesinin mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde özetle, davacının yapmış olduğu icra takibinde  ve açmış olduğu itirazın iptali davasında  kötüniyetli olduğunun tüm yargılama safahati ile ortaya çıkmış olup %20’den aşağı olmamak üzere davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerekirken bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmesinin kanun usul ve esasına açıkça aykırı olup söz konusu kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacı aleyhine  %20’den aşağı olmamak üzere  icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\tSomut olayda davacı tarafından davalı aleyhine 30/09/2020 tarihinde 2 adet faturaya dayalı olarak 10/07/2020 tarihli 79.437,60 TL bedelli fatura bedelinin tamamı, 30/04/2020 tarihli ,280.250,00 TL bedelli faturanın da 50.250,00 TL'lik kısmı için işlemiş faizleri ile birlikte toplam 133.189,49 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davalının takibe konu faturalardaki mallardan bir kısmının orijinal ürün olmadığının, yan sanayi ürün olduğunun sonradan anlaşıldığını bu  ayıplı malları davacıya iade faturası keserek gönderdiğini ancak davacının ayıplı malları iade almadığını savunduğunu, davalı tarafından davacıya 18/09/2020 tarihinde 45 adet alüminyum dezenfektanın iadesi için 132.750,00 TL bedelli iade faturası kesildiği ve iade faturasına konu malların davacıya gönderildiği , davacı tarafından malların iade alınmadığı ve iade faturasına itiraz edildiği de anlaşılmıştır.<br>\tİcra takibinden sonra 23/10/2020 tarihinde davalı tarafından  Konya ..Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2.... D.İş esas sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğu, makine mühendisi bilirkişinin katılımıyla yapılan tespit sonucunda verilen bilirkişi raporunda davalı elinde bulunan orijinal ve yan sanayi ürünlerin ölçülerine ilişkin tespitlere yer verildiği, delil tespiti dosyasında verilen bilirkişi raporunun davacıya  23/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu rapora karşı bir itiraz dilekçesi vermediği, mahkemece yargılama esnasında makine mühendisi, metalurji mühendisi ve elektrik mühendisi bilirkişilerin katılımıyla mahallinde keşif yapılarak bilirkişi kurulu raporu alındığı, bilirkişilerin aynı zamanda numune analizlerini de yaptırdıkları ,bilirkişi kurulu raporunda yan sanayi ürünün aldatıcı nitelikte olduğu bildirilmiştir.<br>\tTicari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1  maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde  TBK.  satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre  malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği,  açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı,  diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının  uygulanacağı düzenlenmiştir.<br>6098 sayılı TBK. ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesine göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”  düzenlemesi mevcuttur.<br>6098 sayılı TBK. 222. maddesinde ise; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.<br>6098 sayılı TBK. 223/2 madde hükmünde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.<br>Bu açıklamalardan sonra ,tekrar somut olaya dönüldüğünde davacı her ne kadar davalı ile aralarında satılan malzemelerin ne şekilde olacağı yahut mevcut şeklinde olmaması gerektiğine dair bir yazılı anlaşma olmadığını iddia etmiş ise de 04/06/2021 tarihli dilekçesi ekinde yurt dışı menşeli ..... Ltd. Şirketinin kendisine kestiği faturaları sunduğu bu sebeple davalıya satışını yaptığı malların ..... Ltd. Şirketinin ürettiği mallar olması  gerektiği, ancak davacı tarafından teslim edilen bir kısım malların bu şirketin ürettiği orijinal ürünler değil, başkaları tarafından üretilen yan sanayi ürünler olduğunun anlaşıldığı, bu durumun kullanım sonucu ortaya çıktığı, analiz ve ölçümler sonucu ortaya çıkan bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Ancak davacının, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına yönelik iddiası konusunda ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılmadığı gibi hem davadan önce delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda hem de yargılama esnasında alınan bilirkişi kurulu raporunda davalıya satışı yapılan mallardan kaç adetinin yan sanayi ürün olduğu konusunda bir belirleme olmadığı görülmüştür. <br>Bu sebeple öncelikle davalı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığına yönelik mevcut delillere göre bir değerlendirme yapılması, davalı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu değerlendirilirse  davalıya satışı yapılan mallardan kaç adetinin yan sanayi ürün olduğu konusunda gerekirse bilirkişilerin katılımıyla yeniden keşif yapılarak ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih ... Esas 2... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 2.300,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan  davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde  davalıya iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6-İstinaf başvurusunda bulunan taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/07/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97dd8803ac7c41a1","SID":"88aa28da5e1bb372"}}