{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/609 <br>KARAR NO\t: 2024/576<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Sicilden Terkin İstemine İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/09/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 09/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ... ile tasfiye halindeki davalı şirket (kısaca) ... arasında 18.01.2022 tanzim tarihli ve 18.03.2022 tarihinde yürürlüğe giren kira sözleşmesi akdedildiğini,  borçlu şirketin ilk altı aylık (18.03.2022 - 18.09.2023) kirasını ödediğini, bundan sonra ise herhangi bir kira ödemediğini,  şirketin yetkilisi ve müteselsil kefili ...'in İsviçre'de ikamet ettiğini, Türkiye'de herhangi bir malvarlığı bulunmadığını, borçlu şirketin Kira Sözleşmesinin 3. maddesinde de görüleceği üzere stopaj vergisinden sorumlu olduğu halde ödemediğini, borçlunun borcunun muaccel hale geldiğini, bunun üzerine alacaklı ... tarafından borçlu şirketin ... 3. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihbarnamesi ile kendisinin borcunu ödemesi için ihbar edildiğini, kefil ve şirket sorumlusu olan ...'in İsviçre'de ikamet ettiğini ve bu ülkeye kaçtığını, şirket sorumlusu ve kefilin Türkiye'de herhangi bir taşınmazı bulunmadığını ve bütün malvarlığının yurtdışında olduğunu, yaklaşık bir seneden beri dükkanın kapalı durduğunu, alacaklarının güvence altında olmadığını, ellerinde herhangi bir teminatın bulunmadığını, Tasfiye Halindeki ... şirketi müvekkilim tarafından kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağından dolayı ... 8. İcra Dairesi’nin ...sayılı dosyası ile tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, icra takibinin toplam miktarı 488.533,72 TL olduğunu, yine şirket yetkilisi ve kefili ...’in yurtdışında ikamet etmesi nedeniyle ve kira sözleşmesine konu dükkanı boşaltmaması ve dükkandaki malları kaçırması ihtimaline binaen taraflarınca ... 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş ... K. 03.08.2023 T.li kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, bu karardan sonra ... 8. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile ihtiyati haciz yapıldığını ve tutanak tutulduğunu, Şirket Kuruluş Sözleşmesi’nde şirket sermayesi 600.000 TL olarak gösterildiği halde borçlu şirketin ve kefilinin borçlarını ödemediklerini, TTK m.541/1'e aykırı olarak taraflarına bildirim yapmadan sadece Ticaret Sicil Gazetesi'ne ilan vererek borçlardan kaçmak amacıyla şirketi tasfiye yoluna gittiklerini, taraflarınca ...'ne tasfiyenin durdurulmasına dair 20.09.2023 T.li dilekçe verildiğini, ...'nün ...- sayılı cevabında ise mahkemeden alınmış tedbir kararı gerektiğinin belirtildiğini, icra takibi sonuçlandırılmadan ve söz konusu ödemeler yapılmadan tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün bulunmadığını, müvekkilinin alacağı ödenmeden ve 600.000 TL'lik sermayesi dururken şirketin tasfiyesinin tamamlanmasının mümkün olmadığını, yapılan tasfiyenin gerçeğe aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı; ... Şti.’nin gerçek olmayan tasfiyesinin durdurulmasını, tasfiye talebinin iptaline ve ticaret sicil kayıtlarından terkininin durdurulmasını, şirketin ihyasını ve borcunu ödeyene kadar aktif olup tescilinin silinmemesini, tasfiye ve ticaret sicil kayıtlarından terkin talebinin tedbiren durdurulmasını ve tedbir kararının birer örneğinin İstanbul Ticaret Odası ve ...'ne gönderilmesini, dava açılması sebebiyle tasfiyenin durdurulmasına dair derkenar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, iş bu davada müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini ve iş bu davanın davacı ile davalı tasfiye halinde şirket (tasfiye memuru) arasında görülmesi gerektiğini, nitekim davacı ve diğer davalılar arasında görülecek ve sonuçlanacak iş bu davanın gerek tedbir olarak gerekse de iş bu dava sonucunda alınacak kesinleşmiş ilamın ibrazı ile müvekkili müdürlük nezdinde infazının sağlanabileceğini, bunun için müvekkili müdürlüğün davada taraf olmasının gerekmediğini, hal böyleyken, iş bu davada müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, buna göre davacıya müdürlükleri tarafından verilen ve tasfiye sonu müracaatının durdurulabilmesi için tedbir kararı getirilmesi gerektiğine ilişkin cevabın mevzuata uygun olduğunu, limited şirketlerde tasfiye sonu işlemlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 643 atfı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 532 vd. hükümleri ve konuya ilişkin Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine istinaden ve bunlarla bağlı olarak yürütüldüğünü, şirketlerin tasfiyeye giriş ve tasfiye sonu tescilinde istenen evrakların mevzuatta tanımlandığını, müvekkilinin mevzuat hükümleri çerçevesinde, söz konusu şirketin tasfiyeye giriş kararını mevzuata uygun olarak tescil ettiğini ve yine mevzuata uygun evrakla yapılan tasfiye sonu tescil başvurusunu ise herhangi bir mahkeme kararı olmadan durduramayacağını dava konusu edilen cevabi yazısında açıkladığını, şirketin borcu bulunmadığına ilişkin son ve kesin bilançonun şirket genel kurulu tarafından onaylanmasını müteakip tasfiye memuru tarafından borç bulunmadığına dair sunulan beyanla şirketin tasfiye sonu işlemi müracaat üzerine inceleme yapan ticaret sicili müdürünün tasfiye sonu kararının tescilini isteyen şirketin borcu bulunup bulunmadığını sorgulama yükümlülüğü ve hatta yetkisi bulunmadığını, ticaret sicili müdürünün kendisine ibraz olunan borç bulunmadığına ilişkin genel kurul kararı ve tasfiye memuru beyanı ile işlemi yapmak zorunda olduğunu, davacı tasfiye sonunu durdurmak istiyor ise tasfiye sonunu durduran bir karar alması gerektiğini, aksi halde tasfiye memurunun borç bulunmadığına dair beyanda bulunması üzerine müvekkili müdürlüğün işlem yapacağı bilgisinin mevzuata uygun olarak davacıya bildirildiğini ve bu bakımdan da müvekkilinin söz konusu cevabının mevzuata uygun olduğunu, husumet yöneltilemeyeceğini, tüm bu nedenlerden dolayı; öncelikle husumet yönünden müvekkili müdürlük hakkında açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. <br>Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde<br>Dava, tasfiye kararına rağmen sicilden terkin işlemi yapılmayan şirketin terkini istemine ilişkindir. <br>Uyuşmazlık, tasfiye halindeki şirketin tasfiye sonucunun bildirilmesi halinde sicil müdürlüğünün şirketin terkinin edildiğini tescil etmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığı, dava tarihinden sonra terkin edilen şirketin ihyası için gereken koşulların mevcut olup olmadığı konularından ibarettir. <br>Davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 23/05/2024 tarihli duruşmaya iştirak etmediği ve herhangi bir mazeret göndermediği anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK 150. Maddesi \"usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.<br>İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.\" hükümlerini ihtiva etmektedir.<br>Dosya kapsamından davacının dosyanın işlemden kaldırıldığı 23/05/2024 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde talebini yenilemediği anlaşılmakla HMK 150 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK 150. maddesi gereği yenilenmeyen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>2-Alınması gerekli harç 427,60 TL olduğundan peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75-TL karar  ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa  iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi.09/09/2024<br><br><br>BAŞKAN ...<br> <br>ÜYE ...<br> <br>ÜYE ...<br> <br>KATİP ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ebfe83469c2f25a","SID":"7f8db3559afe580a"}}