{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                                    TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t                            T.C.<br>\t                      BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                \t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t:<br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>\t<br>DAVALI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/04/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 23/01/2018<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 02/02/2018<br><br>Mahkememize tevzi edilen  Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin metal sektöründe projeli veya projesiz çelik ve yassı mamulden üretilebilen işler yaptığını, davalı ...'un ise demir, çelik, sac ve profil v.b. metal ürün satışı yaptığını, taraflar arasında kurulan ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinin davalıya  ürün siparişi verip sipariş ettiği ürün bedeline karşılık avans çeki keşide etmek veya müşteri çeklerini ciro edip vermek suretiyle davalı ise ürün siparişini tedarik etmek, kısmen tedarik edemediği ürün bedeline karşılık nakden havale veya çek vermek suretiyle aradaki farkı kapatmak suretiyle çalıştıklarını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı sırasında son olarak müvekkili şirketin verdiği ürün siparişine karşılık Türk Ekonomi Bankası Özlüce Şubesi nezdindeki ..................... nolu hesabından ödenmek üzere; 30/03/2016 vadeli, 44.000,00 Tl bedelli, 6948318 nolu ve 30/04/2016 vadeli, 45.000,00 Tl bedelli, ............nolu çekleri keşide ederek 15/04/2016 tarihli çek çıkış bordrosu ile davalıya teslim ettiğini, davalının teslim aldığı bu iki çeke karşılık işlerinin bozulduğunu bahane ederek müvekkilinin sipariş ettiği ürünleri tedarik etmediği gibi HMK. 2 m gereği basiretli bir tacirden beklenen iyi niyeti göstererek avans olarak aldığı çekleri iade etmediğini, müvekkili şirketin borçlu bulunmadığı halde keşide ettiği çekin  yazdırılmaması ve saygın konumdaki ticari itibarının zedelenmemesi için 30/03/2016 vadeli, 44.000,00 TL bedelli 6948318 nolu çeki ödemek zorunda kaldığını, ancak 30/04/2016 vadeli, 45.000,00 Tl bedelli,  6948319 nolu çek bedelini de ödememesi halinde bu kez müvekkilinin şirketinin mali sıkıntıya gireceğini, bu nedenlerle  davalıya teslim edilen dava konusu çekten dolayı müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeke dayalı olarak açılacak icra takibinin durdurulmasına, dava konusu çek hakkında ödemeden men kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.<br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, tarafların  beyanı,  çek çıkış bordrosu, sipariş fişi, çek fotokopisi, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespiti yönünde ticari defter üzerinde inceleme yapmak için dosya SMMM bilirkişiye tevdii edilmiştir.<br>SMMM bilirkişinin 17/07/2017 havale tarihli raporunda özetle: Davacı tarafından  verildiği makbuzla belgelenen 44.000 ve 45.000 TL tutarındaki toplam 89.000 TL tutarındaki 2 adet çekle ilgili davalı defterlerinde hiçbir kaydın bulunmadığını, davalı kendi defter kayıtlarına göre davacıdan 43.994,67 TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, davalı defter kayıtlarında  89.000 Tl tutarındaki 2 adet çekin bu hesabın ve bakiyenin dışında olduğu mütalaa edilmiştir.<br>Taraf iddia ve savunmaları kapsamında öncelikle dava konusu çek sebebiyle açılan menfi tespit davasında,  ispat yükünün hangi tarafta olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Dava, çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup davacı, davalıya avans çeki verdiğini ancak bunların karşılığında mal teslim edilmediğinden borçlu olmadığını iddia etmiştir. Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiği konusunda karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Davacının dava konusu çekin miktarı itibariyle avans çeki olduğunu yazılı deliller ile ispat etmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi  2016/7961 Esas ve 2017/5343 Karar, 2015/3167 Esas ve 2015/16759 Karar, 2014/17834 Esas ve 2015/4830 Karar,  2013/10474 Esas ve 2013/14031, Karar, 2013/5500 Esas ve 2013/8662 Karar sayılı kararlarında vurgulandığı üzere)<br>O halde toplanan delillerden yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, dava konusu 30/04/2016 vadeli, 45.000,00 Tl bedelli,  ........... nolu  çekin avans çeki olduğunun davacı tarafından  yazılı belgelerle ispat edilemediği gibi avans çekinin davalı ticari defterlerinde yapılan incelemede düzenlenen 17/07/2017 tarihli serbest muhasebeci mali müşavir  bilirkişi raporunda da kayıtlarda yer almadığı ve  davacının yemin delilinden de vazgeçtiğinden, dava konusu çekin miktarı itibariyle  HMK' nın 200. Maddesi gereği  bu çekin mal karşılığında avans çeki olarak verildiğinin davacı tarafında yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden davanın sübut bulmadığından reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin, dava konusu çekle ilgili ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın subut bulmadığından reddine, <br>2-Davalının kötüniyet tazmitanı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, <br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 768,49 TL'nin mahsubu ile bakiye fazla kalan 732,59 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan  yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan  gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin  yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  HMKnın 341. Ve  345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/01/2018   <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br>                                                  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69f436bd96e4aac1","SID":"f9453cf3e49099c1"}}