{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/397 <br>KARAR NO\t: 2024/480<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/06/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 12/09/2024<br><br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi<br><br>DAVA:  Davacı vekili 02/06/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; \"<br> Müvekkil 2004 yılında ---- il merkezinde T.C. Kimlik kartını kaybetmiş olup kimlik kartını kaybettiğini fark etmesi ile birlikte derhal ---- İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’ne başvurmuş ve kayba ilişkin gazeteye ilan verilmiştir. Akabinde kendisine yeni kimlik kartı düzenlenerek teslim edilmiş ve Müvekkil yeni kimlik kartını kullanmaya başlamıştır. Müvekkil, ----adresinde ikamet etmekte olup ikamet adresi hiçbir zaman ---- ili dışına çıkmamıştır. Müvekkil yine ---- 40 yılı aşkın süredir marangoz olarak çalışmaktadır. Hiçbir suretle herhangi bir şirket ile bağı bulunmayan Müvekkil'e Ocak 2009 tarihinde ---- Vergi Dairesi'nden tebligat yapılmıştır. İşbu tebligat sonucu Müvekkil,  ...'nde (eski unvanı: ---- Limited Şirketi) bilgisi ve onayı olmaksızın şirket ortağı ve müdürü olarak kayıtlara geçirildiğini ve bu şirketten dolayı vergi borcu olduğunu öğrenmiştir. Söz konusu şirket ile hiçbir ilişkisi bulunmadığından konuyu derhal yargıya taşımış ve  ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştur. ---- Cumhuriyet Başsavcılığı; ------. Noterliği'nin 09/06/2006 tarih ve ---- yevmiye numaralı limited şirket hisse devir senedinin ---- ilçesinde düzenlendiği gerekçesi ile ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkisizliğine ve soruşturma dosyasının ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar vermiştir. Söz konusu suç duyurusuna ilişkin yapılan soruşturma sonucunda ---- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianame şu şekildedir; Şüpheli -----mağdur sıfatını haiz Müvekkilimiz adına sahte olarak ----. Noterliği'nden 18.02.2005 tarih ---- yevmiye nolu limited şirket hisse devir senedi düzenleterek -----Hisselerini mağdur Müvekkil'imize sattığı iddia, bilirkişi raporu, mağdur Müvekkil'in beyanı, şüpheli beyanı, adli sicil ve nüfus kaydı ve tüm evrak kapsamında anlaşılmakla şüphelinin yargılamasının yapılarak Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur.  Yukarıda arz ve izah edilen iddianame akabinde dosya --- -2013 tarihinde karara çıkmıştır. Mahkemenin gerekçeli kararında; Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın yetkilisi olduğu ---- Şirketi'ne ait hisselerin devrine ilişkin 09/06/2006 tarihli ve ------- Noterliği'nce düzenlenmiş limited şirket hisse devir senedindeki devralan imzasının ve kullanılan kimliğin sahte olduğunun sabit olduğuna karar verilmiştir. Ancak sanık hakkında sanığın üstüne atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir.  -----Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararında da açıkça hüküm altına alınmış olduğu üzere limited şirket hisse devir senedindeki imzanın sahte olduğu ve Müvekkil adına kullanılan kimliğin sahte olduğu tespit edilmiştir. 6-) Müvekkil'in sahte olarak kimliği kullanılmak sureti ile Müvekkil adına ------ Noterliği tarafından 18/02/2005 tarihli ----- yevmiye numaralı  limited şirket hisse devir senedi  tasdik edilmiştir.  İşbu hisse devir senedindeki imzanın Müvekkil'e ait olmaması, hiçbir işlemden haberi olmaması ve yıllar öncesinden kaybetmiş olduğu kimliğinin kendisinden habersiz olarak kullanılarak söz konusu işlemlerin yapılmış olması nedeniyle geçersizdir. Hal böyle iken Müvekkil'in bilgisi ve onayı dahilinde olmayan bu senedin geçerli olduğunu kabul etmek Müvekkil açısından telafisi imkansız zararlar doğuracaktır.Davalı Şirket,  21.02.2005 tarihinde -----karar numaralı belge ile bazı hususlarda karar almış olup bu karar, ------ Noterliği tarafından  ---- yevmiye numarası ile  23/02/2005 tarihinde tasdik edilmiştir. Söz konusu kararda dava dışı ---- şirketteki hisselerinin tamamını Müvekkil'e devrettiği, bahsi geçen hususların pay defterine işlenmesi, şirket hisselerinin 575.000.0000 TL'sinin Müvekkil ------ devredildiği ve Müvekkilin şirket müdürü olarak atanmasına karar verilmiştir. Hisse devir senedi ile aynı şekilde bu karar da hiçbir suretle Müvekkil tarafından imzalanmamış olup söz konusu karar yine sahte imza ile tasdik edilmiştir.  Ayrıca Davalı Şirket, Ortaklar Kurulu Kararı ile 20/07/2005 tarihinde tasfiyeye giriş kararı almış olup bu karar 04.07.2006 tarihinde -----. Noterliği ----- yevmiye numarası ile tasdik edilmiştir. İşbu belgeyi de yine Müvekkil imzalamamış, sahte imza ile tasdik edilmiştir. Aynı şekilde, Müvekkilin sahte olarak kimliği kullanılmak sureti ile 18/02/2005 tarihinde bir taahhütname imzalanmıştır. Söz konusu taahhütname ---- Noterliği tarafından 18/02/2005 tarihinde ----- yevmiye numarası ile tasdik edilmiştir.  Davaya da konu işbu taahhütnamenin tarafımızca kabulü mümkün değildir. Müvekkil haksız bir şekilde imzası taklit edilerek borç altına sokulmuştur. Sayın Mahkemenize de sunacağımız her türlü maddi yasal delil ile imzaların sahteliği, Müvekkilin Davalı Şirket ile herhangi bir tarihte herhangi bir hukuki ilişkisinin bulunmadığı ve Davalı Şirketin hiçbir borcundan da sorumlu olmadığı ispatlanacaktır.(Yukarıda ilgili noterliklerde tasdik edilen belgelerdeki imza Müvekkil'e ait değildir. Zira Müvekkil'in kimliği yukarıda da izah etmiş olduğumuz üzere 2004 yılında rızası dışında elinden çıkmıştır. Bu hususun ispatı açısından  davaya konu noter tasdikli belgelerin tanzim tarihinden öncesine ve sonrasına ait resmi kurumlarda bulunan Müvekkil'e ait imza örneklerinin incelenmesini talep etmekteyiz.<br> Resmi kurumlarda Müvekkil'e ait imzaların ve yazı örneklerinin incelenmesi sonucunda Müvekkil'in sahte olarak kimliği kullanılmak sureti ile imzalanan ve ilgili noterliklerce tasdik edilen belgelerdeki imzaların Müvekkil'e ait olmadığı  açıkça görülecektir. Bu hususta bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulması halinde de imzanın Müvekkil'e ait olmadığı çok net anlaşılacaktır.<br> Müvekkile ait resmi kurumlarda bulunan imzaların temin edilememesi ihtimalinde Müvekkil'in imzasının grafoloji (imza) tespitine de konu edilmesini talep ederiz. <br>Müvekkil'in alınan örnek imzaları ile ilgili noterliklerce tasdik edilen belgeler karşılaştırıldığında başkaca bir incelemeye gerek duyulmadan imzalardaki farklılığın var olduğu ve söz konusu belgelerdeki imzaların Müvekkil'e ait olmadığı tespit edilecektir. Yukarıda da açıkladığımız üzere Müvekkil kimliğini kaybettiğinde ---- İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'ne başvurmuş ve kendisine yeni bir kimlik çıkartmıştır.<br> Gerek duyulması halinde, ---- İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Müvekkil'in hangi tarihte kimlik başvurusunda bulunduğunun ve kimlik kartının kaybına ilişkin ilanın hangi tarihte yapıldığının tespit edilmesini talep ediyoruz. Böylelikle müvekkilin kimliğinin kaybolduğu ve bu doğrultuda da Müvekkil'in kaybolan kimliği ile  rızası hilafına işlem yapıldığı ispatlanacaktır. Müvekkilin, celbini talep ettiğimiz noter tasdikli belgelerde (hisse devir senedi vb.) adresi \"---- olarak gözükmektedir. Ancak Müvekkil daimi olarak -----’da ikamet etmektedir. <br>Hiçbir zaman Davalı Şirketin bulunduğu şehirde ikamet etmemiştir. Müvekkil ------kısa seyahatler dışında hiçbir zaman uzun süreli yaşamamıştır. Zira ---- bir adresi de bulunmamaktadır. Müvekkil'in adresinin ----- gözükmesi ve burada bir şirket devralması hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki Müvekkilin mali ve ekonomik sosyal durumu da davalı şirketi devralmaya müsait değildir. Gerek duyulması durumunda  ----- İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne müzekkere yazılarak müvekkilin ikametgahının tespitini ve müvekkil için sosyal ekonomik durum araştırması yapılmasını talep etmekteyiz. Taleplerimiz sonucunda Müvekkil'in hiçbir zaman ----- ikamet etmediği ve maddi durumunun da hisse devralmaya uygun olmadığı çok net anlaşılacaktır.<br><br>Özetle, davalı şirketin düzenlemiş olduğu belgeler ile davacı müvekkilden alınan örnek imzalar  karşılaştırıldığında başkaca bir incelemeye gerek duyulmadan imzaların farklılığı görülecektir<br>Müvekkilin tespit edilen mali ve ekonomik sosyal durumu da Müvekkil'in hiçbir şirkette hissesi olamayacağı olgusunu ortaya koyacaktır. Müvekkil hiçbir zaman davalı şirkete gerçekte ortak olmamış; davalı şirket ile herhangi bir tarihte herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmamıştır. Dolayısıyla müvekkil davalı şirketin hiçbir borcundan da sorumlu değildir. Müvekkil sahte imza ile ortağı olmadığı bir şirketin borçlarından sorumlu tutularak son derece haksız ve katlanılmaz bir yükün altına sokulmuştur. Haklılığı açık bir şekilde ortada olan Müvekkilimin işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.<br>Yukarıda açıklanan ve re'sen ele alınacak nedenlerle; haklı davamızın kabulüne, müvekkilin davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, müvekkil ile davalı şirket arasında ilk kuruluş anında itibaren hiçbir bağın olmadığının tespitine, müvekkilin şirket borçlarından dolayı sorumlu olmadığının tespitine, ----- nezdinde tutulan her türlü kaydın düzeltilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederiz.\" denmiştir.Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafın dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. <br><br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ  VE  GEREKÇE:<br>Dava, davacının şirket ortağı, hissedarı ve temsilcisi olmadığının tespiti ve davacının şirketin borçlarından dolayı sorumluluğunun olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı vekili davacının marangoz olarak çalıştığını, ----ilinde ikamet ettiğini  hiçbir şekilde ---- ili dışına çıkmadığını davacının 2004 yılında nüfus cüzdanını kaybettiğini, kaybettiği nüfus cüzdanın bir şekilde kullanılarak davalı şirket ortağı yapıldığını, müdür tayin edildiğini taahhütname verildiğini iddia etmiştir.Davacının ibraz ettiği nüfus kayıt örnekleri incelenmiş 30.04.2004 veriliş tarihli nüfus cüzdanı incelendiğinde  \"KAYIP\" nedeni ile düzenlenerek davacıya verildiği anlaşılmıştır.----. ASCM ----- Esas sayılı dosya celp edilmiş ve sanığın yetkilisi olduğu ----Şirketi'ne ait hisselerin devrine ilişkin 09/06/2006 tarihli ve -----. Noterliği'nce düzenlenmiş limited şirket hisse devir senedindeki devralan imzasının ve kullanılan kimliğin sahte olduğunun sabit olduğuna karar verilmiştir. Aynı zamanda ------ adına atılı imzalarında sahte olduğu tespit edilmiş ancak sanık ------ hakkında sanığın üstüne atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği görülmüştür. İlgili ceza dosyasında ki bilirkişi raporu temin edilememiştir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, ortaklarının davacı ... ile ----olduğu görülmüştür.Şirketin tasfiye memurunun tespitine yönelik ----- yazılan müzekkereye verilen cevapta tasfiye memurunun ... isimli şahıs olduğu ancak ikametgah adresleri veya başkaca bilginin bulunmadığı belirtilmiştir.İlgili şahıs hakkında emniyet ve zabıta araştırmasından sonuç alınamamış tasfiye memuruna ulaşılamamıştır.<br>Her ne kadar tasfiye memuru ... adresinin araştırılmasına yönelik ilgili yerlere müzekkere yazılmış ve ilgili adres tespit edilememiş ise de tasfiye memurunun sadece tasfiye ile sınırlı olmak üzere yetkilendirildiği bu sebeple şirket yetkililerinin yetkilerinin devam ettiği ve davacının davalı şirket yetkilisi olmadığı görülmekle davalı şirket ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresine TK 35 göre çıkartılan tebligat ile tebliğin yapılmış sayılmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.Davacıya ait imza örnekleri bilirkişi raporuna yönelik olarak talimat yoluyla alınmış ancak altında davacı ... adına atılı imzalar bulunan dava konus----Noterliği ---- yevmiye no 04.07.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı, ---- Noterliği ----- yevmiye no 23.05.2005 tarihli hisse devri ve ortaklar kurulu kararı, ---- Noterliği ---- yevmiye no 09.06.2008 tarihli hisse devrine yönelik taahhütname, ----. Noterliği ---- ve ---- yevmiye no 18.02.2005 tarihli hisse devir senedi, -----Noterliği --- ve ---- yevmiye no 18.02.2005 tarihli imza beyannamesi ve ----- Noterliği ---- ve ---- yevmiye no 18.02.2005 tarihli hisse devrine yönelik taahhütname asıllarının teminine yönelik yazışmalar yapılmış ancak belgelerin imha/kayıp vs sebeplerle ulaşılamamıştır. 12.09.2024 tarihli celsede mahkememiz kasasında bulunan ---- ve ------ Noterliğine ait davacı asilin ıslak imzalarını barındıran evraklar getirilip incelenmiştir.Suret halinde bulunan ------. Noterliği ---- yevmiye no 04.07.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı altında davacı ... adına atılı imza, ------. Noterliği ----- yevmiye no 23.05.2005 tarihli hisse devri ve ortaklar kurulu kararı altında davacı ... adına atılı imza, -----. Noterliği ----- yevmiye no 09.06.2008 tarihli hisse devrine yönelik taahhütname altında davacı ... adına atılı imza, -----. Noterliği ---- ve ----- yevmiye no 18.02.2005 tarihli hisse devir senedi altında davacı ... adına atılı imza, ----. Noterliği ---- ve ---- yevmiye no 18.02.2005 tarihli imza beyannamesi altında davacı ... adına atılı imzalar ve ----Noterliği --- ve ----- yevmiye no 18.02.2005 tarihli hisse devrine yönelik taahhütname altında davacı ... adına atılı imza ile davacı asile ait talimat mahkemesince alınan imza örnekleri ve ilgili kurumlardan temin edilen imza örnekleri arasında HMK 211/1-a maddesi uyarınca mahkememizce yapılan karşılaştırma ve incelemede sahtelik iddiası olan dava konusu evraklar üzerine atılı imza ile davacı asile ait imzalar arasında yazı sitili, boyut, dikey, eğik ve yatay ibareler ve imzaların bütünlüğü bakımından açık farklılık bulunduğu bu farklılığın başkaca bir incelemeye gerek duyulmaksızın çıplak gözle yapılan incelemede duraksamaksızın ve net bir şekilde fark edildiği bu haliyle bahse konu Noterlik belgelerinde davacı adına atılı imzaların sahte olduğu anlaşılmış ve bilirkişi incelemesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, mahkememizce yapılan imza incelemesi, ceza dosyası ve ticaret sicil dosyası birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin sicil dosyasında bulunan evraklardaki davacı adına atılmış tüm imzaların davacının eli ürünü olmadığı, davacının ekonomik durumu itibariyle de şirket kurmasının hayatın olağan akışına da uymadığı kaldı ki davacının ----- ilinde ikamet ettiği ve bahse konu şirketle herhangi bir bağı bulunmadığı anlaşılmakla davacının ------ sicil numarasına kayıtlı ... isimli şirketin gerçekte hiç bir zaman ortağı, hissedarı ve temsilcisi olmadığının tespitine karar verilmiştir.Davacı yanın şirketin borçlarından dolayı sorumluluğunun olmadığına ilişkin tespit talebi bu davada karara bağlanamayacağından alacaklıların bu konuda takip veya dava açmaları halinde onlara karşı açılacak davalarda değerlendirilebileceğinden bu tespit talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br><br>Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kısmen KABULÜNE,<br>a-Davacının ----- sicil numarasına kayıtlı ... isimli şirketin gerçekte hiç bir zaman ortağı, hissedarı ve temsilcisi olmadığının TESPİTİNE, <br>b-Davacı yanın şirketin borçlarından dolayı sorumluluğunun olmadığına ilişkin tespit talebi bu davada karara bağlanamayacağından alacaklıların bu konuda takip veya dava açmaları halinde onlara karşı açılacak davalarda değerlendirilebileceğinden bu tespit talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, <br>c-Kararın kesinleşmesine müteakip ticaret sicilinde tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı yanca karşılanmasına, <br>2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin yatırılan 80,70 TL harcın düşümü ile geri kalan 346,9‬0 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, <br>3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL Peşin harç   ve 80,70  TL başvurma harcı  356,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 517,9‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,    <br>4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre  17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>5-Artan  gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair kısa  karar, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere  davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72a2de7b230d67f4","SID":"3da219f5076b3d18"}}