{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/388 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1372<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2016/1205 Esas 2020/459 Karar<br>DAVA KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/07/2024<br><br>Davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili idareden hizmet alımı yoluyla temizlik işi ihalesi alan şirketler olduğunu, davalı şirketlerin işçisi olarak temizlik işinde çalışan dava dışı ...(...) tarafından müvekkili aleyhinde İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2013/201 Esas sayılı dava dosyasında kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının tahsili istemiyle dava açıldığını, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 24/09/2014 tarih ve 2014/800 Karar sayılı ilam ile 8.000,00 TL kıdem tazminatı ve 500,00 TL yıllık izin ücretinin ferilerle birlikte hüküm altına alındığını, söz konusu ilamın İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2014/16782 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkili tarafından toplam 14.957,18 TL ödeme yapılarak dosya borcunun asıl alacak ve ferileri ile ödendiğini, davalıların adı geçen işçinin kendi şirketlerinde çalıştığı dönemlerde doğan alacaklarından sorumlu olduğunu, bu nedenle davalılar ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri hükümleri gereğince müvekkilinin ödediği 14.957,18 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava talep etmiştir.        <br>CEVAP: Davalı ... İnş. A.Ş. (... A. Ş.) vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticaret hukukundan kaynaklanan bir sözleşme bulunmadığını, davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, 6552 sayılı Yasa uyarınca İş Kanunundan doğan tazminat alacağından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, yasa gereği müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, alt işverenin kamu kurumundan ihale sırasında almadığı bir bedeli işçiye ödemek zorunda bırakıldığını, aksi kanaat halinde dava dışı işçinin müvekkili nezdinde çalıştığı dönem ve ücret esas alınarak sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini, faiz, yargılama gideri ve icra giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalı ... Taah. A.Ş. (... Şti.) vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticaret hukukundan kaynaklanan bir sözleşme bulunmadığını, davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, 6552 sayılı Yasa uyarınca İş Kanunundan doğan tazminat alacağından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, yasa gereği müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, alt işverenin kamu kurumundan ihale sırasında almadığı bir bedeli işçiye ödemek zorunda bırakıldığını, aksi kanaat halinde davacı idare ile yapılan sözleşmede kıdem tazminatına ve diğer alacaklara ilişkin hüküm bulunmadığından dava dışı işçinin müvekkili nezdinde çalıştığı dönem ve ücret esas alınarak yarı yarıya sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, faiz, yargılama gideri ve icra giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalılar ... Şti, ... Şti. Ve ... Şti'ye dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği, adı geçen davalıların davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır. <br>MAHKEMECE: \"...Dava, davacı üst işverenin davalı şirketler ile ardarda ihale yapılması suretiyle akdedilmiş bulunan hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davalı şirketlerce değişik tarihlerde çalıştırılan dava dışı işçinin iş aktinin sona ermesi üzerine dava açarak mahkeme ilamı gereğince icra takibine konu ettiği kıdem tazminatı ve yıllık izin ücret alacağı şeklindeki işçi alacaklarının ödeyen davacı üst işverenin ödediği bu bedelin, dava dışı işçinin davalılarda çalıştığı dönemlere denk gelen kısımları yönünden belirlenen bedelin rücuen bu davalılardan tahsili istemine ilişkindir.<br>Dava dışı üçüncü kişi durumunda olan ve davalı firmalarda değişik dönemlerde çalışan işçinin açmış olduğu karara bağlanıp kesinleşen İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2017/647 Esas, 2018/28 Karar sayılı dosyasında, yalnızca üst işveren davacı idarenin hasım gösterilip kararın bu şekilde kesinleştiği ve bu ilamın İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2014/16782 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, takip sonucunda takibe konu bedellerin davacı idare tarafından ödendiği belirlenmiş olup anılan bu hususlarda taraflar arasında bir ihtilaf yaşanmamıştır. Aynı şekilde dava dışı üçüncü kişi konumundaki işçinin, davalı şirketlerde 02/09/2005-30/01/2013 tarihleri arasında değişik sürelerde çalıştığı hususlarında da bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sunulan hizmet alım sözleşmesi değerlendirildiğinde, davacı idare ile davalılar arasındaki sözleşmelerin yapılan ihaleler sonucu düzenlenen hizmet alım sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve dava dışı üçüncü kişi olan işçinin bu sözleşmeler uyarınca alt işveren durumunda bulunan davalılar tarafından değişik sürelerde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. <br>Çekişme, dava dışı üçüncü kişi durumundaki işçiye mahkeme ilamı doğrultusunda ödeme yapan davacı idarenin yapmış olduğu bu ödeme miktarı üzerinden bu bedellerin davalılardan talep edip edemeyeceği, başka bir anlatımla ödenen bu bedellerde sorumluluğun hangi tarafta olduğu hususunda toplanmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşme ve şartnamelerde yüklenici olan alt işverenler tarafından çalıştırılacak olan işçilerin işten ayrılmaları halinde bunlara ödenecek olan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretleri gibi işçilik alacaklarının üst işveren mi yoksa alt işveren mi tarafından ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir. Konuyu düzenleyen 4857 sayılı İş Kanununun  2/7. maddesinde bu konulardaki sorumluluk hususunda idarenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu hükmü düzenlenmiştir. Ancak bu düzenleme dava dışı işçilerin ücret ve diğer hakları yönünden bu haklarının korunmasına yönelik bir düzenleme olup alt işveren ile üst işveren arasındaki rücuen taleplere yönelik bir düzenleme olmadığı açıktır. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde davalı taraflar hizmet veren sıfatında olup sözleşme gereğince davacıya temizlik hizmetini ifa etmekle yükümlüdürler. Aynı zamanda dava dışı işçi gibi diğer işçilerin hizmet veren sıfatındaki davalı şirketler tarafından çalıştırılarak bu hizmetin verildiği açıktır. Dava konusu bedeller yönünden sözleşmede ayrıntılı bir düzenleme bulunmamaktadır. Aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, davalı şirketler tarafından çalıştırılan dava dışı üçüncü kişi konumundaki işçinin tüm işçilik ücretinden doğan alacaklardan davalıların sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Zira yapılan ihale ve sözleşme uyarınca davacı tarafça davalı şirketlere ödenmesi gereken ihale bedeli belirlenmiş olup, davalılar tarafından çalıştırılan işçiler yönünden ayrıca hizmet alan ve hizmet sözleşmesi bedelini ödeyen davacı idarenin aksine bir sözleşme olmadığına göre sorumlu tutulması mümkün bulunmamaktadır. Bu bakımdan davacı tarafça ödenmek durumunda kalınan ve ihtilaf konusu bulunmayan rücu bedelleri üzerinden herhangi bir indirim yapılmadan dava ve ıslah dilekçesini gözeterek davalı şirketlerin sorumlu olduğu dönemler üzerinden hesaplama yapan dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli kök ve ek bilirkişi raporunda belirlenen bedeller üzerinden davanın kabulü gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının KABULÜ ile, <br>2.010,19 TL'nin 1.642,70 TL'sinin 25/12/2014, bakiye 367,49 TL'sinin ise 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>2.807,21 TL'nin 2.294,01 TL'sinin 25/12/2014, bakiye 513,20 TL'sinin ise 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den  tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,  <br>5.254,70 TL'nin 4.294,07 TL'sinin 25/12/2014, bakiye 960,64 TL'sinin ise 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Şti'den  tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>6.439,65 TL'nin 5.262,39 TL'sinin 25/12/2014, bakiye 1.177,26 TL'sinin ise 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A. Ş.(... A.Ş.)'den  tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>1.791,54 TL'nin 1.464,02 TL'sinin 25/12/2014, bakiye 327,52 TL'sinin ise 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hiz. Taah. A.Ş'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi raporunda, sözleşme ve eklerinde sorumluluğun tamamının alt işverenlerde olduğuna dair açık ve kesin hüküm bulunmadığından bahsettiğini ve bu doğrultuda 1/2 oranında  hesaplama yaptığını, müvekkil şirketin kendi çalıştırdığı dönem  üzerinden  asıl işveren kurum ile birlikte %50 sorumlu olduğunu, davacı ile davalılar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi ve ekleri olan şartnamelerin hükümleri incelendiğinde, davacı Bakanlığın çalıştırılacak işçiler ile ilgili işe başlama, çalışma koşulları, denetleme, mali haklarının ödenmesi ile ilgili denetim ve kontrolü tamamen elinde bulundurduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş akitlerinden doğacak dava konusu alacaklardan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenlemenin bulunmadığı görüldüğünü, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının müvekkil şirket yararına bozulmasına, müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini       istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: rücuen alacak\tistemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilk derece mahkemesince aldırılan denetime elverişli ve açık bilirkişi raporu ve dosya kapsamından; dava dışı işçinin istinaf eden  davalı şirket nezdinde raporda belirtilen dönemlerde çalışmış olmasına, taraflar arasındaki sözleşmede işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmamasına, davalının, işçiyi çalıştırdığı döneme ilişkin  işçilik ücretinin tamamından sorumlu olmasına göre davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/09/2020 tarih ve  2016/1205 Esas 2020/459 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. Maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...'nden alınması gereken 439,89 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 109,97 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 329,92 TL'nin davalı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 10/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"928ab6c409cee26c","SID":"c7e38c9b93ef7f81"}}